logo
08 AĞUSTOS 2026

Trump'ın bir ayda söylemi değişti

Trump, 28 Şubat’ta İran'a yönelik operasyonu başlattığında, İran halkını “hükümetinizi devralın” diye rejim değişikliğine çağırırken, bugün “rejim değişikliği hedefimiz değildi” diyerek kendi sözleriyle çelişki yarattı

02.04.2026 15:37:00
Eyüp Kabil
 
Trump'ın bir ayda söylemi değişti
Trump'ın bir ayda söylemi değişti
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı hava saldırılarını Truth Social platformu üzerinden yayınladığı yaklaşık 8 dakikalık video bildiriyle kamuoyuna açıklamıştı.

"Operation Epic Fury" (Destansı Öfke Operasyonu) olarak adlandırılan operasyon, İran'ın nükleer programı, füze kapasitesi ve rejimin bölgesel tehditlerine karşı "önleyici ve savunma amaçlı" bir adım olarak sunuldu. Saldırılar, nükleer müzakerelerin devam ettiği bir dönemde başladı ve uluslararası tartışmalara yol açtı.






Trump'ın video açıklamasında ana gerekçeler

Trump, videoda operasyonun gerekçelerini net hatlarla izah etti. Öncelikle İran'ın nükleer silah ve füze tehdidine vurgu yaptı.

Daha önce Haziran 2025'te İran'ın nükleer tesislerinin "tamamen yok edildiğini" iddia etmesine rağmen, rejimin programı yeniden inşa ettiğini ve uzun menzilli füzeler geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Bu füzelerin Avrupa dahil ABD müttefiklerini, yurtdışındaki Amerikan askerlerini ve "yakında Amerikan anavatanını" tehdit edebileceğini öne sürdü.

"Tekrar tekrar anlaşma yapmaya çalıştık ama reddettiler, artık dayanamıyoruz" diyen Trump, İran rejimini "kötücül, radikal diktatörlük" ve "zalim, korkunç insanlar" olarak nitelendirdi. Rejimin tarihsel tehditlerini hatırlatarak 1979 Büyükelçilik Krizi, 1983 Beyrut ABD Deniz Piyadeleri Kışlası saldırısı ve vekil gruplar üzerinden devam eden eylemleri gerekçe gösterdi. Amaç, İran'ın füze, donanma ve askeri altyapısını yok etmek olarak açıklandı.






Rejim değişikliği iması ve İran halkına çağrı

Trump'ın açıklamasının dikkat çeken bir diğer yönü, rejim değişikliği vurgusuydu. Operasyonun nihai hedeflerinden birinin İran halkının özgürlüğü olduğunu belirten Trump, İranlılara doğrudan seslendi.

Trump, "Özgürlük saatiniz yaklaşıyor. Sığınaklarda kalın, evlerinizi terk etmeyin. İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın, bu sizin olacak" demişti.

"Uzun yıllardır Amerika'nın yardımını istediniz ama alamadınız... Şimdi kaderinizin kontrolünü ele geçirme zamanı" ifadeleriyle halkı rejime karşı harekete geçmeye teşvik etti. Trump, saldırıları "Amerikan halkını savunmak ve ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumak" için "devam eden büyük bir operasyon" olarak çerçeveledi.

Uluslararası Tepkiler ve Tartışmalar

Operasyon, nükleer müzakerelerin sürdüğü bir zamanda başlaması nedeniyle eleştirilmişti. Destekçiler "önleyici savunma" olarak nitelendirirken, eleştirmenler Kongre onayı eksikliği, istihbarat delillerinin yetersizliği ve rejim değişikliği amacının uluslararası hukuka aykırılığını vurguladı. Gerekçeler zaman içinde nükleer tehditten rejim değişikliğine ve vekil gruplara doğru kaydı.






Trump'ın yeni açıklaması çelişkili

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı yeni açıklamada ise, İran'da rejim değişikliğinin ABD'nin ana hedefi olmadığını vurguladı. Trump, "Rejim değişikliği bizim hedefimiz değildi, bunu hiç söylemedik" diyerek operasyonu nükleer tehdit, füze programı ve bölgesel güvenlik odaklı bir askeri eylem olarak çerçeveledi. Ancak bu açıklama, 28 Şubat 2026'daki Truth Social video bildirisinde yer alan ifadelerle karşılaştırıldığında önemli bir çelişki yaratıyor.






28 Şubat'ta 'rejim değişikliği' vurgusu yapmıştı

Trump'ın operasyonun ilk gününde yayınladığı yaklaşık 8 dakikalık videoda, İran halkına doğrudan seslenerek şu ifadeleri kullanmıştı:

"Özgürlük saatiniz yaklaşıyor... İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın, bu sizin olacak. Uzun yıllardır Amerika'nın yardımını istediniz ama alamadınız... Şimdi kaderinizin kontrolünü ele geçirme zamanı."

Bu çağrı, operasyonun askeri hedeflerinin ötesinde, rejimin zayıflatılması ve İran halkı tarafından değiştirilmesi yönünde güçlü bir siyasi boyut taşıyordu. Trump, rejimi "kötücül radikal diktatörlük" olarak nitelendirmiş ve halkı rejime karşı harekete geçmeye teşvik etmişti. Birçok yorumcu ve haber kaynağı, bu bölümü rejim değişikliği amacının ima edildiği şeklinde değerlendirmişti.






Yeni açıklamada "Rejim değişikliği hedef değildi" vurgusu

Trump'ın son açıklamalarında ise ton belirgin şekilde değişti. Başkan, "Rejim değişikliği bizim hedefimiz değildi" diyerek operasyonu sınırlı askeri amaçlarla savundu ve rejim değişikliğinin "otomatik olarak gerçekleştiğini" çünkü İran'ın orijinal lider kadrosunun büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını belirtti. Trump, "Rejim değişikliği oldu ama biz bunu hedeflemedik" diyerek, liderlerin ölümü sonucu meydana gelen değişimi bir yan etki olarak sundu.






Ters düşme değerlendirmesi

Evet, iki açıklama arasında belirgin bir gerilim ve çelişki bulunuyor:

- 28 Şubat'taki video, rejim değişikliğini dolaylı yoldan teşvik eden bir çağrı içeriyordu ve operasyonun siyasi sonucunu halkın "hükümeti devralması" olarak işaret ediyordu. Bu, eleştirmenler tarafından "rejim değişikliği operasyonu" olarak yorumlandı.

- Yeni açıklamalar ise rejim değişikliğini resmi hedef olmaktan çıkarıyor ve "biz hedeflemedik, ama oldu" şeklinde bir revizyon getiriyor. Trump ve bazı yetkililer, bunu "İran halkının kendi iradesiyle gerçekleşen bir değişim" olarak tanımlamaya çalışıyor.

Bu durum, operasyonun gerekçelerinin zaman içinde kaydığını gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Başlangıçta nükleer/füze tehdidi ana gerekçe olarak öne çıkarken, kısa sürede rejim değişikliği ima edildi, ardından askeri hedeflere dönüş yapıldı ve şimdi "rejim değişikliği hedef değildi" vurgusu ön plana çıkıyor.






Eleştirmenler, bu değişken söylemi "hedef postlarını kaydırma" (moving the goalposts) olarak nitelendirirken, Trump yönetimi ise açıklamaların tutarlı olduğunu, asıl amacın tehditleri ortadan kaldırmak olduğunu savunuyor. Operasyonun seyri ve İran'daki iç dinamikler hızla değiştiği için, bu çelişki uluslararası kamuoyunda ve Kongre'de tartışmalara yol açtı.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.