logo
28 EYLÜL 2026

Trump'ın bir ayda söylemi değişti

Trump, 28 Şubat’ta İran'a yönelik operasyonu başlattığında, İran halkını “hükümetinizi devralın” diye rejim değişikliğine çağırırken, bugün “rejim değişikliği hedefimiz değildi” diyerek kendi sözleriyle çelişki yarattı

02.04.2026 15:37:00
Eyüp Kabil
 
Trump'ın bir ayda söylemi değişti
Trump'ın bir ayda söylemi değişti
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı hava saldırılarını Truth Social platformu üzerinden yayınladığı yaklaşık 8 dakikalık video bildiriyle kamuoyuna açıklamıştı.

"Operation Epic Fury" (Destansı Öfke Operasyonu) olarak adlandırılan operasyon, İran'ın nükleer programı, füze kapasitesi ve rejimin bölgesel tehditlerine karşı "önleyici ve savunma amaçlı" bir adım olarak sunuldu. Saldırılar, nükleer müzakerelerin devam ettiği bir dönemde başladı ve uluslararası tartışmalara yol açtı.






Trump'ın video açıklamasında ana gerekçeler

Trump, videoda operasyonun gerekçelerini net hatlarla izah etti. Öncelikle İran'ın nükleer silah ve füze tehdidine vurgu yaptı.

Daha önce Haziran 2025'te İran'ın nükleer tesislerinin "tamamen yok edildiğini" iddia etmesine rağmen, rejimin programı yeniden inşa ettiğini ve uzun menzilli füzeler geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Bu füzelerin Avrupa dahil ABD müttefiklerini, yurtdışındaki Amerikan askerlerini ve "yakında Amerikan anavatanını" tehdit edebileceğini öne sürdü.

"Tekrar tekrar anlaşma yapmaya çalıştık ama reddettiler, artık dayanamıyoruz" diyen Trump, İran rejimini "kötücül, radikal diktatörlük" ve "zalim, korkunç insanlar" olarak nitelendirdi. Rejimin tarihsel tehditlerini hatırlatarak 1979 Büyükelçilik Krizi, 1983 Beyrut ABD Deniz Piyadeleri Kışlası saldırısı ve vekil gruplar üzerinden devam eden eylemleri gerekçe gösterdi. Amaç, İran'ın füze, donanma ve askeri altyapısını yok etmek olarak açıklandı.






Rejim değişikliği iması ve İran halkına çağrı

Trump'ın açıklamasının dikkat çeken bir diğer yönü, rejim değişikliği vurgusuydu. Operasyonun nihai hedeflerinden birinin İran halkının özgürlüğü olduğunu belirten Trump, İranlılara doğrudan seslendi.

Trump, "Özgürlük saatiniz yaklaşıyor. Sığınaklarda kalın, evlerinizi terk etmeyin. İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın, bu sizin olacak" demişti.

"Uzun yıllardır Amerika'nın yardımını istediniz ama alamadınız... Şimdi kaderinizin kontrolünü ele geçirme zamanı" ifadeleriyle halkı rejime karşı harekete geçmeye teşvik etti. Trump, saldırıları "Amerikan halkını savunmak ve ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumak" için "devam eden büyük bir operasyon" olarak çerçeveledi.

Uluslararası Tepkiler ve Tartışmalar

Operasyon, nükleer müzakerelerin sürdüğü bir zamanda başlaması nedeniyle eleştirilmişti. Destekçiler "önleyici savunma" olarak nitelendirirken, eleştirmenler Kongre onayı eksikliği, istihbarat delillerinin yetersizliği ve rejim değişikliği amacının uluslararası hukuka aykırılığını vurguladı. Gerekçeler zaman içinde nükleer tehditten rejim değişikliğine ve vekil gruplara doğru kaydı.






Trump'ın yeni açıklaması çelişkili

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı yeni açıklamada ise, İran'da rejim değişikliğinin ABD'nin ana hedefi olmadığını vurguladı. Trump, "Rejim değişikliği bizim hedefimiz değildi, bunu hiç söylemedik" diyerek operasyonu nükleer tehdit, füze programı ve bölgesel güvenlik odaklı bir askeri eylem olarak çerçeveledi. Ancak bu açıklama, 28 Şubat 2026'daki Truth Social video bildirisinde yer alan ifadelerle karşılaştırıldığında önemli bir çelişki yaratıyor.






28 Şubat'ta 'rejim değişikliği' vurgusu yapmıştı

Trump'ın operasyonun ilk gününde yayınladığı yaklaşık 8 dakikalık videoda, İran halkına doğrudan seslenerek şu ifadeleri kullanmıştı:

"Özgürlük saatiniz yaklaşıyor... İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın, bu sizin olacak. Uzun yıllardır Amerika'nın yardımını istediniz ama alamadınız... Şimdi kaderinizin kontrolünü ele geçirme zamanı."

Bu çağrı, operasyonun askeri hedeflerinin ötesinde, rejimin zayıflatılması ve İran halkı tarafından değiştirilmesi yönünde güçlü bir siyasi boyut taşıyordu. Trump, rejimi "kötücül radikal diktatörlük" olarak nitelendirmiş ve halkı rejime karşı harekete geçmeye teşvik etmişti. Birçok yorumcu ve haber kaynağı, bu bölümü rejim değişikliği amacının ima edildiği şeklinde değerlendirmişti.






Yeni açıklamada "Rejim değişikliği hedef değildi" vurgusu

Trump'ın son açıklamalarında ise ton belirgin şekilde değişti. Başkan, "Rejim değişikliği bizim hedefimiz değildi" diyerek operasyonu sınırlı askeri amaçlarla savundu ve rejim değişikliğinin "otomatik olarak gerçekleştiğini" çünkü İran'ın orijinal lider kadrosunun büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını belirtti. Trump, "Rejim değişikliği oldu ama biz bunu hedeflemedik" diyerek, liderlerin ölümü sonucu meydana gelen değişimi bir yan etki olarak sundu.






Ters düşme değerlendirmesi

Evet, iki açıklama arasında belirgin bir gerilim ve çelişki bulunuyor:

- 28 Şubat'taki video, rejim değişikliğini dolaylı yoldan teşvik eden bir çağrı içeriyordu ve operasyonun siyasi sonucunu halkın "hükümeti devralması" olarak işaret ediyordu. Bu, eleştirmenler tarafından "rejim değişikliği operasyonu" olarak yorumlandı.

- Yeni açıklamalar ise rejim değişikliğini resmi hedef olmaktan çıkarıyor ve "biz hedeflemedik, ama oldu" şeklinde bir revizyon getiriyor. Trump ve bazı yetkililer, bunu "İran halkının kendi iradesiyle gerçekleşen bir değişim" olarak tanımlamaya çalışıyor.

Bu durum, operasyonun gerekçelerinin zaman içinde kaydığını gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Başlangıçta nükleer/füze tehdidi ana gerekçe olarak öne çıkarken, kısa sürede rejim değişikliği ima edildi, ardından askeri hedeflere dönüş yapıldı ve şimdi "rejim değişikliği hedef değildi" vurgusu ön plana çıkıyor.






Eleştirmenler, bu değişken söylemi "hedef postlarını kaydırma" (moving the goalposts) olarak nitelendirirken, Trump yönetimi ise açıklamaların tutarlı olduğunu, asıl amacın tehditleri ortadan kaldırmak olduğunu savunuyor. Operasyonun seyri ve İran'daki iç dinamikler hızla değiştiği için, bu çelişki uluslararası kamuoyunda ve Kongre'de tartışmalara yol açtı.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.