logo
04 TEMMUZ 2026

Tüketiciler Birliği, kredi kartı yönetmeliğine itiraza hazırlanıyor

15.03.2007 00:00:00
 
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), Banka Kartları ve Kredi Kartları Yönetmeliği ile tüketicinin yanında değil güçlünün yanında yer aldığını söyledi Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, 5464 Sayılı Banka Kartları Ve Kredi Kartları Kanununun yayınlanmasından bu yana 1 yıldan fazla süre geçtiğini, ancak BDDK'nın Banka Kartları Ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğini bu süre sonunda yayınladığını söyledi.Yönetmelikte sunulduğu iddia edilen bir çok hükmün zaten kanunda bulunduğunu ifade eden Özer, şunları kaydetti: "Ancak yönetmeliğin 17 ve 18. maddesi, tüketiciyi adeta köşeye sıkıştırmaktadır. Bankalar, kredi kartı ücretini hukuki zemine taşımaya tüketiciden kira öder gibi ücret almaya çalışıyor. Bunun için de BDDK'ya baskı yapıp istedikleri gibi bir yönetmelik çıkardılar. "18. madde büyük bir tuzak...''Öncelikle banka ile tüketici arasında imzalanan sözleşmelerde kart ücreti bölümü boş bırakılmıştı. Bankalar boş olduğu için dilediği ücreti yazıp tüketiciden aldı. Mahkemeler, açılan davalarda bölümün boş bırakılmasını 'ücret alınamaz' anlayışıyla tüketicileri haklı buldu.'' Bu yönetmeliğin 17. maddesi ile bankaların, kart ücretlerini sözleşmede belirtebileceğini ve 18. madde ile de sözleşmede istediği artışı yapabileceğini öne süren Özer, 18. maddenin (Kredi kartı sözleşmelerinde yapılacak değişiklikler kart hamiline hesap özeti ile bildirilir. Bu değişiklikler bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bildirimin ait olduğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartın kullanılmaya devam olunması halinde, sözleşmede meydana gelen değişikliklerin kabul edildiği addolunur' hükmünün yer aldığını kaydetti ve "Bu hüküm hukuksal açıdan faciadır. Dünyanın hiçbir yerinde banka ile tüketici arasında sözleşme tek taraflı olarak değiştirilemez. Bu kanunlara göre suçtur'' görüşünü dile getirdi.Banka, istediği kart ücretini alabilecekBu maddelerle bankaların ücret bölümüne önce düşük bir miktar yazacağını, daha sonra 18. maddeye dayanarak ister aylık ister yıllık artışlarla kart ücretini istediği düzeye çıkaracağını savunan Özer, "Tüketici de her ay kullandığı ve borçlu olduğu için kartı iade edemeyecek. Sonuçta oturduğu eve kira öder gibi bankaya kart parası ödeyecek. Bu kabul edilemez'' dedi.Tüketicilerin mahkemelerden kredi kartı ücretlerinin haksız olduğu yönünde kararlar almaya başlamasıyla, banka lehine yeni bir yönetmeliğin yayınlanmasını anlayamadıklarını belirten Özer, BDDK'nın banka kartları ve kredi kartları yönetmeliği ile tüketicilerin yanında değil güçlünün yanında yer aldığını öne sürdü.Söz konusu yönetmelikle kart ücretlerinin bankanın keyfine bırakıldığını ifade eden Özer, "Dünyanın hiçbir yerinde bankalar kart ücreti almıyor. Türkiye'de ise kanunla yasal hale getiriliyor. Yönetmelik, hukuka aykırıdır. Tüketiciler birliği olarak yönetmeliğin iptali için dava hazırlıklarına başladık'' diye konuştu.

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

04.07.2026 15:09:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 53 şüpheli gözaltına alındı.



Edinilen bilgiye göre Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 19 şüpheli; nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü'nce teknik takibe alındı. Şüpheli şahısların ülkede bulunan internet hizmeti sitelerinin benzerlerini yaparak internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı' yaptıkları, ülke genelinde toplam 17 bin 156 vatandaşın mağdur olduğu tahmin edildiği, banka hesaplarının toplam işlem hacminin 757 milyon 564 bin 454,52 TL olduğu, ayrıca Kayseri'de de toplam 204 vatandaşı 1 milyon 113 bin 530 TL zarara uğrattıkları tespit edildi.

Ankara 43, Kocaeli 6, İstanbul 1, Bursa 1, Antalya 1 ve Mersin 1 şüpheli olmak üzere dolandırıcılık suçunu işleyen ve yöneten, suçta kullanılmak üzere mobil hatlar temin eden şahısların da aralarında bulunduğu şahıslara yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüpheli şahısların ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilerek 53 şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden adliyeye çıkarılan 31 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

En çok çocuk kitapları satıldı


 
 
Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. 

04.07.2026 00:15:00
HABER MERKEZİ/AA
 
En çok çocuk kitapları satıldı
En çok çocuk kitapları satıldı

Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. Çocuk kitaplarını edebiyat ve eğitim kategorileri takip etti.

En çok satan kitaplar

Yılın ilk 6 ayında platform üzerinden 5 milyondan fazla kitap siparişi verilirken, okurlar 240 bin farklı kitap satın aldı. En çok satın alınan kitap, "Neyin Var Porsuk? Constanze Von Kitzing" oldu. "Sıfır Kural Sınıfı: Özgürlüğün Sınırları-Ergün Kazanır", "Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar" ve "Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes" en çok satanlar arasında öne çıkan eserler oldu.

"Masumiyet Müzesi-Orhan Pamuk" ise bu yıl da en çok satın alınan kitaplar arasındaki yerini korudu. Yılın ilk yarısında yayımlanan "Gece Yarısı Treni-Matt Haig", "Ben Şeytanın Oğluyum-Jean-Christophe Grange", "Kendimden Özür Dilerim-Miraç Çağrı Aktaş", "Kendini Tüketmeden Yaşa-Beyhan Budak" ve "Soygun-İskender Pala", kısa sürede okurların ilgi gösterdiği kitaplar arasında yer aldı.

En çok okunan yazarlar

Bu dönemde en çok okunan yazarlar Zülfü Livaneli, Matt Haig, Saniye Bencik Kangal, Şermin Yaşar ve Orhan Pamuk olarak sıralanırken, İş Bankası Kültür Yayınları, Turta Kitap, Bilgeoğuz Yayınları, Timaş Çocuk ve Can Yayınları ise en çok satan yayınevleri arasında bulundu. Kitap alışverişlerinin en yoğun gerçekleştiği saat aralığı 18.00-20.00 olarak tepsit edildi. Kitap siparişi veren kullanıcıların yüzde 68'ini kadınlar, yüzde 32'sini erkekler oluşturdu. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından kitap alışverişinin en yoğun olduğu şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Harbiye'deki stand-up gösterisinde yer alan dini ve siyasi hicivleri gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

03.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Türkiye'nin tanınan stand-up sanatçılarından komedyen Deniz Göktaş, son dönemde dijital mecralarda ve sahnelerde sergilediği "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tatil için bulunduğu Hollanda'dan Türkiye'ye döndüğü sırada İstanbul Havalimanı pasaport kontrolünde gözaltına alınan ve geceyi emniyette geçiren Göktaş, Çağlayan Adliyesi'ndeki savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

185 CİMER şikâyeti üzerine resen soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/117973 sayılı soruşturma kapsamında, Göktaş hakkında CİMER'e yapılan 185 ayrı şikâyetin toplu olarak değerlendirildiği açıklandı. Başsavcılık; gösterideki dini sembollere, kutsal kitaplara ve toplumsal yapılara yönelik hiciv içeren ifadelerin "suç unsuru" taşıdığı gerekçesiyle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" (TCK 216/3) ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı.

Emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Sağlık kontrolünün ardından avukatları Kudret Sıla Tatlı, İrem Akyüz ve Metin Sinan Aslan eşliğinde adliyeye getirilen Deniz Göktaş'ın yaklaşık 3 saat süren savcılık ifadesindeki detaylar belli oldu. Göktaş suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

"Söz konusu gösteriyi 3 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahneledim ve 100 binden fazla seyirci izledi. Bugüne kadar kimseden incindiğine dair bir şikâyet duymadım. 'Favori kitabım' derken ya da meal tartışmalarına atıfta bulunurken inançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu. Günlük hayatta bir seyirciden böyle bir geri dönüş alsam üzülürdüm."

"Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yoktur. 'Diktatör' kelimesi kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi bir nitelemedir. Gösteri boyunca popüler figürlere ve ideolojilere sosyolojik olaylar üzerinden mizahi bir yaklaşımdır."

"Canlı Bomba" esprisi ise psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu şeyleri mizaha çevirmeye çalışıyorum. Oruç tutanların uzun süre aç kaldıkları için daha gergin olabileceklerine yönelik bir kelime oyunundan ibarettir."

Adliye önünde Kemal Kılıçdaroğlu'na protesto gerginliği

Deniz Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesi üzerine çok sayıda sanatçı, milletvekili ve destekçi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet de Göktaş'a destek vermek amacıyla adliye binasına giriş yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin güvenlik bariyerlerinden içeri alınması, dışarıda bekleyen kalabalık tarafından tepkiyle karşılandı. Alanda toplanan vatandaşlar Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Hain Kemal", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor" sloganları attı. Güvenlik güçleri gerginliğin büyümemesi için çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Sanat dünyası ve siyasetten tepki yağıyor

Göktaş'ın ters kelepçe ile gözaltına alınması ve ardından gelen tutuklama kararı kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Oyuncular Sendikası adına konuşan Cem Yiğit Üzümoğlu, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" derken, tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh "Memleket kahkahaya bile tutanak tutuyor" sözleriyle karara tepki gösterdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), DEM Parti ve Emek Partisi (EMEP) yaptıkları açıklamalarda mizahın ve sahnenin suç mahalli ilan edilemeyeceğini belirterek Göktaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise tam da bu süreçte yayınladığı Cuma hutbesinde, kutsal değerlerin mizah adı altında dijital mecralarda alaya alınmasının çocukları değerlerden uzaklaştırdığını belirterek isim vermeden bir eleştiride bulundu.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini yerinde bularak komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı.

03.07.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Özel, partisinin haftalık grup toplantısını da zirve nedeniyle Meclis kapalı olacağı için saat 13.30'da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirecek.

CHP Grup Toplantısı'nın Eskişehir'de yapılma kararının, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi nedeniyle alındığı öğrenildi. Zirve dolayısıyla TBMM'nin kapalı olacağı, bu nedenle Özel'in 7 Temmuz'daki grup toplantısını Eskişehir'de gerçekleştireceği belirtildi.

Butlan kararının ardından halk buluşmalarını sürdüren Özel, bugün Kastamonu'da yurttaşlarla bir araya geliyor.

3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi

Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi

03.07.2026 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

119 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 119 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi. 119 şüpheli, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi.

Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması

Büyük şehirlerin ışık kirliliğinden kaçan milyonlarca insan, Samanyolu'nu ve kuyruklu yıldızları görebilmek için yollara düşüyor. Lüks oteller ışıklarını söndürürken, seyahat acenteleri "Karanlık Gökyüzü Parkı" turları satıyor

02.07.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel seyahat endüstrisi, deniz, kum ve güneş üçlüsünden sıkılan modern gezginler için rotayı gökyüzüne çevirdi. Dijitalleşme ve şehirleşmeyle birlikte yapay ışıkların altında gökyüzünü kaybeden insanlık, artık tatil planlarını yıldızların en net göründüğü rotalara göre yapıyor. Turizm raporları, "Astro-Turizm" (Gök Turizmi) veya "Karanlık Gökyüzü Turizmi" olarak adlandırılan bu yeni seyahat akımının, sektörün en hızlı büyüyen niş alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Outside Online'ın seyahat trendleri analizlerine göre; çıplak gözle yıldız gözlemi, gece safarileri, astro-fotoğrafçılık turları ve gece treni yolculukları, insanların hayatın temposunu yavaşlatma arzusuna doğrudan hitap ediyor. Özellikle bu yaz Avrupa hattında gözlemlenecek olan tam güneş tutulması gibi büyük gök olayları, İzlanda ve Kuzey İspanya gibi serin destinasyonlara olan seyahat talebini şimdiden zirveye taşımış durumda.

'Starlight' destinasyonları yükselişte

Astro-turizmin büyümesi, sadece amatör astronomları değil, büyük otel zincirlerini ve yerel yönetimleri de harekete geçirdi. Dünyanın yapay ışıklardan en uzak ve atmosfer kalitesi en yüksek bölgeleri, uluslararası kuruluşlardan "Karanlık Gökyüzü Parkı" veya "Starlight Destinasyon" sertifikası alabilmek için yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2026 Turizm Liderleri Ödülleri'nde Portekiz'deki Dark Sky Alqueva bölgesinin birinci seçilmesi, bu alandaki kurumsallaşmanın en net örneği olarak gösteriliyor.

Acenteler; profesyonel teleskoplar, astronom rehberliği ve astro-fotoğrafçılık eğitimlerini içeren özel paket turlar hazırlıyor. Geleneksel beş yıldızlı oteller konsept değiştirerek odalarının çatılarını cam kubbeye dönüştürürken, kamp ve glamping (lüks çadır) alanları ise geceleri tüm çevre aydınlatmalarını kapatarak misafirlerine "yıldız banyosu" deneyimi sunuyor.

Türkiye'nin yaylaları doğal gözlemevine dönüşüyor

Işık kirliliğinin küresel bir sorun haline gelmesi, coğrafi avantajları yüksek olan ülkeler için yeni bir ekonomik kazanç kapısı aralıyor. Sektörel akademik çalışmalar ve saha raporları, Türkiye'nin yüksek rakımlı yaylalarının ve kırsal alanlarının astro-turizm açısından çok yüksek bir potansiyel barındırdığını ortaya koyuyor.

Özellikle Tokat'ın Dumanlı ve Batmantaş yaylaları, Akdeniz'in Toros dağları ve Karadeniz'in ışık kirliliğinden uzak yüksek bölgeleri, gökyüzü fotoğrafçılarının ve kampçıların yeni gözdesi haline geldi. Uzmanlar, sürdürülebilir turizm politikaları ve doğru tanıtım stratejileriyle kırsal bölgelerin, ekolojik dengeyi bozmadan astro-turizm sayesinde kalkınabileceğini vurguluyor. Çıplak gözle Samanyolu galaksisini izleme deneyimi, artık kitle turizminin yerini alan en lüks seyahat alternatifi olarak kabul ediliyor.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.