logo
05 EYLÜL 2026

Tunceli’de 1 terörist etkisiz hale getirildi

Tunceli kırsalında 1 terörist etkisiz hale getirildi

16.09.2019 00:00:00
 
Tunceli’de 1 terörist etkisiz hale getirildi
Tunceli’de 1 terörist etkisiz hale getirildi
Tunceli kırsalında 1 terörist etkisiz hale getirildi.
 
Tunceli Valiliği, merkez kırsalında İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığının ortaklaşa düzenlediği operasyonda 1 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, "Operasyon bölgesinde yapılan arama tarama faaliyetinde 1 adet Kalaşnikof piyade tüfeği, 3 adet Kalaşnikof şarjörü, 1 adet el bombası, 1 adet sırt çantası ve 1 adet terörist kıyafeti ele geçirilmiştir" denildi.
 
Kentte terörist unsurların bulunmasına ve etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların azim ve kararlılıkla sürdürüldüğü kaydedildi.

Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre yolu 30 yıla kadar özelleştirme kapsamına alındı

05.09.2026 14:26:00
Haber Merkezi
 
Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’
Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre yolu 30 yıla kadar özelleştirme kapsamına alındı. Karar, "Devlet neden kendi işlettiği gelir kaynaklarını özel sektöre devrediyor?" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Resmî Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu, İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Çeşme Otoyolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu ve diğer bazı otoyolların yanı sıra Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep ve Bursa çevre yollarının belirli bölümleri de özelleştirme programına dahil edildi.

"Satış değil, işletme hakkı devri"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyundaki "köprüler satılıyor" tartışmasına karşı çıkarak mülkiyetin devlette kalacağını, işletme hakkının ise devredileceğini açıkladı. Sözleşme süresinin 30 yıl olması ve işlemlerin 2031 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.

Ancak vatandaş açısından temel soru değişmiyor: Devletin yaptığı yatırımlarla ortaya çıkan ve geçişlerden gelir sağlayan bu altyapılar neden 30 yıllığına özel işletmecilere bırakılıyor?

Tartışmanın merkezinde para var

Karara yönelik eleştirilerde, köprü ve otoyolların gelecekte sağlayacağı gelirlerin kamu yerine özel işletmecilere aktarılabileceği savunuluyor.

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirleri üzerinden 30 yıllık dönemde yaklaşık 18 milyar dolarlık bir büyüklük hesapladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise bu hesabın "kâr" üzerinden yapılmasının doğru olmadığını, bakım, onarım, yatırım, personel ve işletme giderlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Yani ortada henüz herkesin üzerinde uzlaştığı bir "30 yıllık kazanç" hesabı bulunmuyor.

Muhalefetten sert tepki

Karar siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi. Yavuzyılmaz, uygulamayı Türkiye'nin gelecekteki gelirlerinin devri olarak nitelendirirken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de ihaleye girecek şirketlere yönelik, iktidar değişikliğinde otoyolları yeniden devletleştirecekleri mesajını verdi.

Kocaeli ve Adana'dan da karara yönelik "peşkeş" ve "halka ait varlıkların devri" eleştirileri geldi.

Asıl soru: Devlet neden satıyor?

Burada tartışmanın ekonomik boyutundan daha büyük bir soru ortaya çıkıyor: Bir devlet, yıllardır gelir sağlayan stratejik altyapılarını neden 30 yıllığına özel sektöre bırakır?

"Satarak ülke yönetilir mi?"

Türkiye'de özelleştirme tartışmasının geldiği nokta tam da burası.

Devletin ekonomik kaynak yaratması elbette gerekiyor. Ancak kamuya ait varlıkların işletme haklarının uzun sürelerle devredilmesi halinde, kararın yalnızca "Bugün bütçeye ne kadar para girecek?" sorusuyla değil, "30 yıl boyunca vatandaş ne ödeyecek, devlet ne kazanacak?" sorusuyla değerlendirilmesi gerekiyor.

Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı


 
Kapadokya'da sıcak hava balonları rahim ağzı kanserine dikkati çekmek için havalandı.
 

05.09.2026 08:10:00
AA
 
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı

Kapadokya'da, rahim ağzı kanserinden korunma ve erken tanının önemine dikkati çekmek amacıyla sıcak hava balonlarıyla özel uçuş gerçekleştirildi. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ile Türk Servikal Patoloji ve Kolposkopi Derneği tarafından Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği'nin desteğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında hekim ve akademisyenler Nevşehir'in Göreme beldesindeki balon kalkış alanında bir araya geldi. Görevlilerce tur için hazırlanan sıcak hava balonlarının sepetlerine, kanserle mücadelede aktif rol oynayan derneklerin pankartları yerleştirildi.

Erken tanı önemli

Avrupa Jinekolojik Kanser Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, gazetecilere, rahim ağzı kanserinin önlenebildiğine dikkati çekmek için etkinlik düzenlediklerini belirtti.
Jinekolojik kanserlerde erken tanı konusunda farkındalık oluşturmak istediklerini kaydeden Gültekin, şöyle konuştu: "Rahim ağzı kanseri dünyanın önlenebilir tek kanser türü ve bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü, aşılama, tarama ile ilgili mükemmel bir program yaptı. Biz de Kapadokya'ya geldik ve HPV'nin Avrupa Kongresi'ni burada yapıyoruz. Kapadokya balonlarla özdeşleşmiş bir yer. Burada bir farkındalık doğurarak diyoruz ki özellikle rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Kapadokya'da balonlarla uçacağız. Havada HPV'nin önlenebilir bir kanser olduğunu hep beraber vurgulayacağız."

Hekim ve akademisyenlerin binişinin ardından gökyüzüne yükselen balonlar yaklaşık bir saat boyunca peribacalarıyla kaplı vadiler üzerinde uçtu.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş'ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin, ölen saldırganın babası tutuklu sanık Uğur Mersinli ile annesi tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı

05.09.2026 07:03:00
AA
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dün görülmeye başlanan ve gece yarısını geçen duruşmada, sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşmada taraf avukatları, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu.

Duruşmaya aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarının yer aldığı tişörtleri giyerek katıldı.

Dün sanık savunmalarıyla başlayan ve müşteki beyanları ile avukat ifadeleriyle devam eden duruşmada psikologlar tanık olarak dinlendi.

Emniyet Müdürlüğünde görevli psikolog D.Ö, görev tanımının teşkilat mensupları ile eş ve çocuklarına psikolojik destek vermek olduğunu ifade ederek, Uğur Mersinli'nin çocuğunun sınavı için görüşmelere düzenli geldiğini ancak aralık ayından itibaren görüşmeleri sonlandırdığını ekledi.

Olaydan 1 hafta önce Mersinli ile karşılaştıklarını ve Aras'ı sorduğunu ifade eden D.Ö, "Psikiyatra gidiyoruz mutluyuz' dedi ve otizm teşhisi konulduğunu belirtti, ayrıldık." dedi.

Psikolojik danışman H.G. de 7 Mart'ta anne, baba ve çocukla görüştüğünü aktararak, şöyle devam etti:

"Rutin sorular yönelttim, çocukla yaptığım özel görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı olduğunu söyledi. Aileyi bu konudan bilgilendirdim, ikinci görüşmede ise halkla ilişkilerinin zayıflığı anlatıp okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü çalışmaya çok gönüllü gelmedi, ailesiyle görüştüm. Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu da ilettim. Annesi, konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim. Daha önce psikiyatra gittiklerini belirttiler, ben de oraya tekrar götürebileceklerini söyledim."

Psikolojik danışman F.B. ise özel klinikte psikolojik danışmanlık yaptığını belirterek, ailenin kendisine çocuğunun sınav sorunlarından bahsettiğini belirterek, "Sonra aile bize 'kayıt alacak mısınız'' diye sorunca biz de bu konuda aileye bilgilendirme yaptık. Hesap öderken 'Fatura kesilecek, onun için kimlik bilgilerinizi almamız gerekiyor' dedim. Sonra aile 'fatura kesmeyin' dedi, biz de böylelikle kayıt oluşmadan işlem yaptık." ifadelerini kullandı.

"Ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı"

Psikolog Y.G. de İsa Aras Mersinli'nin arkadaş edinemediği için kendisine başvurduklarını belirterek, "Aras'a arkadaşlarınla neden sorun yaşıyorsun dediğimde arkadaşlarının ve kendi yaşıtlarının cahil olduğunu söyledi. Ben Aras'a ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Ben bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı." ifadelerini kullandı.

Kendini boğmaya çalışmış, kalemle kendine zarar vermiş

Olayın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu'nun rehberlik öğretmeni E.İ. de Aras'ı 5. sınıftan beri tanıdığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"7. sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8. sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras, bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu."

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli doktor N.E.S. ise tetkik istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Hemşire hanım EKG çekilirken kollarında çizikler olduğunu fark ettik, konuştuğumda dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığını ve kalem-kalemtraşla böyle zarar verdiğini söyledi. Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde 'canın sağ olsun' dedi."

Duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına, anne Peyman Pınar Mersinli'nin tahliyesine karar vererek, duruşmayı 4 Aralık'a erteledi.

Saldırıda ölenlerin yakınları ise tahliye kararına tepki gösterdi.

Karara itiraz edilecek

Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin avukatı Özcan Kara, kararın ardından adliye binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin tarafsızlığını ve adil yargılama hakkını ihlal ettiğini iddia ederek, anne Mersinli'nin tahliyesine tepki gösterdi.

Zaman kaybetmeden karara itiraz edileceğini aktaran Kara, tahliye kararını destekleyen heyet üyeleri hakkında da reddi hakim talebinde bulunacaklarını aktardı.

Kara, anne Mersinli'nin ihmaller zincirine sebep olduğunu iddia ederek, mahkeme kararını "hukuk skandalı" olarak nitelendirdi.

Saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil de bir daha Türkiye'de böyle bir acının yaşanmaması için mücadele verdiklerini belirterek, gelinen noktada hukukun sarsıldığını savundu.

10-11 yaşındaki çocuklarını toprağa veren aileler olarak konuya el atılmasını isteyen Yeşil, tek isteklerinin hak ve hukukun yerini bulması olduğunu kaydetti.

Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Şişik de yaklaşık 15 saattir davanın sürdüğünü, bu süre zarfında da tüm tanıkların annenin ihmallerini anlattığını dile getirerek, "Bu kadar ihmali olan kadın, 'Benim iki kızım var, onlar evde yalnızlar' sözüyle mi serbest bırakıldı. Evladının birini terörist yetiştirmiş, biz evlatlarımızı toprağa verdik. Cani yetiştirmiş biri, dışarıdaki kızlarına mı destek olacak." diye karara tepki gösterdi.

İddianameden

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 43 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Uğur Mersinli'nin 10 kişiye yönelik "olası kastla öldürme", 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde "olası kastla yaralama" ile "6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından, tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması isteniyor.

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulunda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. 

İstanbul'da trafik uygulamasında silahlı saldırıya uğrayan polis şehit oldu

İstanbul Valiliği, Esenyurt ilçesinde trafik uygulamasında uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanan polis memuru Mehmet Ali Topatan'ın hayatını kaybettiğini bildirdi

05.09.2026 05:40:00
AA
 
İstanbul'da trafik uygulamasında silahlı saldırıya uğrayan polis şehit oldu
İstanbul'da trafik uygulamasında silahlı saldırıya uğrayan polis şehit oldu

Valilikten yapılan açıklamada, dün 22.50 sıralarında Akevler Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde trafik uygulaması yapan emniyet ekiplerinin, korsan taksicilik yaptığını tespit ettikleri bir araca işlem yaptığı belirtildi.

İşlemin ardından araç sürücüsü Ekrem A'nın polis ekiplerine ateş açtığının kaydedildiği açıklamada, "Sürücü Ekrem A. isimli şahıs emniyet ekiplerine ateş açmış ve Mehmet Ali Topatan isimli polisimizi ağır yaralamıştır. Saldırıyı düzenleyen şahıs, saldırının hemen ardından yanında taşıdığı silahla intihar etmiştir. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memurumuz Mehmet Ali Topatan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, ayrıca saldırıyı gerçekleştiren Ekrem A'nın da ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. 

Bolu Belediyesinde "araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük" iddiasına ilişkin 7 zanlı tutuklandı

Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, görevinden uzaklaştırılan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 7 şüpheli tutuklandı

05.09.2026 03:00:00
AA
 
Bolu Belediyesinde "araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük" iddiasına ilişkin 7 zanlı tutuklandı
Bolu Belediyesinde "araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük" iddiasına ilişkin 7 zanlı tutuklandı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 7'si daha İl Jandarma Komutanlığındaki işlemlerin ardından adliyeye getirildi.

Dün savcılığa sevk edilen 8 zanlı ile bugün getirilen 7 şüphelinin işlemleri tamamlandı.

Görevden uzaklaştırılan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 7 zanlı tutuklama, 8 zanlı ise adli kontrol talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

Şüphelilerden 8'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, Temizlik İşleri Müdürlüğü Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı B.T ile yüklenici firmanın sahibi ve 2 çalışanı tutuklandı.

Bu arada, firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Süreç

Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın başka bir suçtan tutuklu olması nedeniyle, Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, gerçekleştirme görevlisi S.E, Temizlik İşleri Müdürlüğü Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı B.T, komisyon üyeleri M.E.G, T.Y, M.Y, İhale ve Satın Alma Birim Sorumlusu E.Ö, Mali Hizmetler Müdürlüğü personeli H.C, Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli E.Ö.Ö, temizlik şirketlerinin yetkilileri Ç.A, S.K, F.Ş.E, S.K, H.B, F.D, İ.T, A.G, yüklenici firma yetkilileri F.G, A.Y, F.L. ve Y.E. olmak üzere 22 zanlı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Teknik incelemede, bazı çöp toplama araçlarının fiilen çalışmadığı günlerde çalışmış gibi gösterildiği, bu kayıtlar esas alınarak yüklenici firmaya ödeme yapıldığının belirlendiği aktarılan bilirkişi raporunda, Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünce düzenlenen 19 ayrı hakediş kapsamında, MCY-Yeşilçam İş Ortaklığına fiyat farkı ve KDV dahil toplam 34 milyon 288 bin 376 lira 61 kuruş fazla ve yersiz ödeme gerçekleştirildiği belirtilmişti.

Gözaltına alınan 21 şüpheliden 14'ü adliyeye sevk edilmişti. Adliyeye sevk edilenlerden 6'sı savcılık sorgularının ardından dün çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Oya Lale Arslan tutuklandı

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

05.09.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Oya Lale Arslan tutuklandı
Oya Lale Arslan tutuklandı
Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle Oya Lale Arslan hakkında TCK 217/A kapsamında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı doğrultusunda şüpheli gözaltına alınmış, ikametinde yapılan aramada dijital materyallere el konulmuştur.

Mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilen şüpheli Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiş olup, hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Soruşturma işlemleri titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi 

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından soruşturma yürütülen gazeteci Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle gazeteci Oya Lale Arslan, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Arslan savcılık ifaresinde, "Ben daha öncesinde gazetecilik yapmaktaydım. Ancak şu anda basın kartım bulunmamaktadır. Gazetecilik ve yayıncılık faaliyetlerime Youtube üzerinden devam etmekteyim. Lale Özan Arslan isimli Youtube ve X hesapları bana aittir. Bu hesapların içeriklerini kendim hazırlıyorum ve yayınlıyorum. Yayın başlıklarını da kendim hazırlıyorum. Yayın esnasında konukların ileri sürdüğü iddialar spontane gerçekleşiyor. Biz sadece konu başlıklarını daha önceden belirliyoruz. Konularla ilgili herhangi bir yerden bilgi temin etmiyoruz" dedi.

Yayınların kamu düzeni, iç dış güvenlik konusunda tehlike oluşturmayacağını düşündüğü yayınları paylaştıklarını ifade eden Arslan, "Genellikle gündemde olan konuları yorumluyoruz. Bu yorumların çoğu da konuklar tarafından gerçekleştirilmekte ben ise moderatörlük yapmaktayım. 'iktidarın seçim için kaos planı' adlı 3 Nisan 2023 tarihinde yayınlanan yayınla ilgili olarak kastetmiş olduğumuz oyların durumları ile ilgili vatandaşlardan gelen endişeleri paylaşmaktır.

Bilgi kaynakları da vatandaşlardan gelen şikayetlerden oluşmaktadır. Kaos planı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum kastettiğimiz bu değildir. '15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu' başlıklı yayını aradan uzun zaman geçmesi sebebi ile şu an hatırlayamamaktayım. 'Büyük tehlike! cemaat tarikat TSK çocukları' başlıklı yayından kastetmiş olduğum çocukların istismarıdır, TSK dan kastım ise FETÖ gibi yapıların askeriye içerisinde yapılandığına ilişkin duyumlardır, Ancak buna ilişkin herhangi bir bilgi sahibi değilim. Bu iddiamı destekleyen somut bilgi ve belgem bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.

"Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır"

FETÖ/PDY'yi bir terör örgütü olarak bildiğini aktaran Arslan, "Eylemlerini asla kabul etmiyorum. Herhangi bir yayınında FETÖ/PDY mensuplarını mağdur olarak nitelendirmedim. Yayınlarımda devlet kurumları ve kamu görevlileri hakkında 'Operasyon, kumpas, kaos, gizli plan' gibi ibareler kullanmamın nedeni daha çok dikkat çekecek yayınlar olmasını istememden kaynaklanmaktadır. Evimden ele geçirilen Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır" dedi.
Herhangi bir suç işleme kastı bulunmadığını ifade eden Arslan, suçlamaları kabul etmedi.

Uykunun sırları çözülüyor


 
 
Çoğumuz uykuyu, yoğun geçen bir günün ardından yalnızca dinlenmek ya da ertesi güne enerji toplamak için ayırdığımız pasif bir zaman dilimi olarak görüyoruz. Oysa uyku, bedenin adeta 'bakıma alındığı', hücrelerin yenilendiği, organların onarıldığı ve biyolojik dengenin yeniden kurulduğu en aktif süreçlerden biri. Uykuda hiç bir şey uyumuyor

05.09.2026 00:06:00
Murat Çorbacı
 
Uykunun sırları çözülüyor
Uykunun sırları çözülüyor

Günün yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz. Ancak uyuduğumuz saatlerde dinlenen aslında biz değiliz. Beynimiz toksinleri temizliyor, bağışıklık sistemimiz adeta yeniden programlanıyor, hormonlarımız dengeleniyor, kalbimiz ve damarlarımız günün yorgunluğunu atıyor, hücrelerimiz ise hasar gören dokuları onarmaya başlıyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, "Kalitesiz veya yetersiz uyku, sadece ertesi günü yorgun geçirmenize neden olmaz. Uzun vadede insan fizyolojisinin temel yapı taşlarını etkileyerek sistemik bir çöküşe zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kaliteli uyku, sağlıklı yaş almak için de vazgeçilmezdir" dedi. Sağlıklı bir yaşamın temelinin kaliteli ve yeterli uykudan geçtiğini belirten Kırışoğlu, "Kalitesiz veya yetersiz uyku sadece ertesi günkü yorgunlukla sınırlı kalmaz; nöronal bağlardan hormonlara, kalbin kasılma dinamiklerinden bağışıklık ve üreme hücrelerine kadar tüm insan fizyolojisini sarsan sistemik bir çöküşe zemin hazırlar" diyerek, uyku sırasında bedenimizde değişen 10 hayati süreci sıraladı.

1. Beyin gün boyu biriken yükü temizliyor

Gün boyunca beynimiz durmadan çalışıyor; düşünüyor, öğreniyor, karar veriyor ve bunun sonucunda metabolik atıklar birikiyor. Kaliteli uyku sırasında beyin adeta gece vardiyasına geçerek bu atıkları temizliyor, gün içinde öğrendiklerimizi hafızaya yerleştiriyor ve ertesi güne hazırlanıyor. Bu temizlik süreci yeterince gerçekleşmez ise beyin zamanla 'toksik yük' altında kalıyor. Uzun süreli uykusuzluk Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların riskini artırabiliyor.

2. Kalbiniz de gece dinlenmeye ihtiyaç duyuyor

Sağlıklı bir uykuda kalp atışları yavaşlıyor, tansiyon düşüyor ve damarlar günün yükünü atıyor. Ancak yetersiz uyku bu doğal dinlenme sürecini bozabiliyor. Kalp sürekli çalışmaya devam ettiği için damarlar daha fazla yıpranıyor; yüksek tansiyon, ritim bozukluğu, kalp krizi ve felç riski artabiliyor. Kalp krizi ve inme vakalarının sabahın erken saatlerinde zirve yapmasının temel nedeni, uykusuzluğun yarattığı bu sistemik stres yükü.

3. Bağışıklık sistemi gece güç kazanıyor

Vücudumuz enfeksiyonlarla mücadele edecek savunma hücrelerinin önemli bir bölümünü uyku sırasında hazırlıyor. Uykusuz kalan bir bireyde, vücudun virüsleri tanıma ve onlara karşı antikor üretme kapasitesi önemli ölçüde düşer. Araştırmalar, uyku süresi kısıtlı kişilerin, yeterli uyuyanlara göre soğuk algınlığına yakalanma ihtimalinin 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermekte. Hatta uykusuzluk aşılardan alınan koruyucu etkinliği bile azaltabiliyor.

4. Kanserle mücadelede de uyku etkili

Uyku sırasında vücudumuz yalnızca dinlenmiyor, hasar gören hücreleri de onarıyor. Gece salgılanan melatonin, yalnızca bir uyku hormonu değil; aynı zamanda hücre içi DNA hasarlarını onaran çok güçlü bir antioksidan olmasının yanı sıra tümör baskılayıcı genlerin çalışmasını destekliyor. Özellikle gece vardiyasında çalışanlarda veya sirkadiyen ritmi bozuk bireylerde meme, prostat ve kolon kanseri riskinin artması, uykunun kanserle mücadeledeki rolünün önemine dikkat çekiyor. 

5. Mikrobiyata uykusuzluğu

Bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler de tıpkı bizim gibi bir biyolojik ritme sahip. Gündüz besinlerin sindirilmesine yardımcı olurken, gece bağırsak duvarını onarmaya başlıyorlar. Yetersiz uyku bu düzeni bozarak reflü, şişkinlik, hazımsızlık ve bağırsak problemlerini artırabiliyor.

6. Doğal GLP-1 : uyku

Az uyuduğunuz günün ertesi sabahı neden daha çok tatlı veya hamur işi istediğinizi hiç düşündünüz mü? Bunun nedeni sadece irade değil. Uykusuzluk, tokluk hissini azaltırken açlık hissini artıran hormonları değiştiriyor. Aynı zamanda kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırıyor ve zamanla diyabet riskini yükseltebiliyor.

7. Böbrekler gece mesaisine çıkıyor

Uyku sırasında böbrekler vücudun su ve mineral dengesini yeniden düzenliyor. Bu nedenle kaliteli uyku, böbreklerin daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor. Geceleri 5 saatten az uyuyan bireylerde böbrek fonksiyonlarında hızlı gerileme ve Kronik Böbrek Hastalığı gelişme riskinin, 7-8 saat uyuyanlara kıyasla iki katından fazla olduğu görülmüştür.

8. Doğurganlık da uykudan etkileniyor

Kaliteli uyku, kadın ve erkek üreme hormonlarının düzenli salgılanması için de büyük önem taşıyor. Uzun süreli uykusuzluk erkeklerde sperm kalitesini azaltabilirken, kadınlarda adet düzenini ve yumurtlamayı olumsuz etkileyebiliyor.

9. Ruh halimiz gece şekilleniyor

Uyku sırasında beyin yalnızca dinlenmiyor, gün içinde yaşadığımız olayları da işleyerek duygusal yükümüzü hafifletiyor. Bu süreç yeterince gerçekleşmediğinde kişi daha gergin, kaygılı, tahammülsüz ve mutsuz hissedebiliyor. Uzun süreli uykusuzluk depresyon ve anksiyete riskini de artırabiliyor.

10. Güzellik uykusu gerçekten var

Gece boyunca ciltte kan dolaşımı artıyor, kolajen üretimi hızlanıyor ve gün içinde oluşan hasarlar onarılıyor. Bu nedenle kaliteli uyku cildin daha canlı görünmesine katkı sağlarken, kronik uykusuzluk cildin daha mat görünmesine ve kırışıklıkların daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Cep telefonunu bir kenara atın


Öte yandan Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar da sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi. Uçar, "Uzun yıllar hem tıp camiasında hem de kamuoyunda uyku, fizyolojik bir süreç olarak görüldü ve gereken önem verilmedi. Oysa sağlıklı bir uyku gündüz yaşantımızı doğrudan etkiliyor. Gece yeterince dinlenemeyen bir kişi ertesi gün birçok sorunla karşı karşıya kalabiliyor" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu

04.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, partideki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Berhan Şimşek, hakkında devam eden davalar sonuçlanana kadar partideki görevlerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Şimşek'in 10 yıldır birlikte olduğu Özlem Şanver'e şiddet uyguladığı anlara ilişkin ortaya çıkan görüntülere tepki yağmıştı. Görüntülerde Şimşek'in Şanver'in ayağına tekme attığı, ardından elinden kurtulmaya çalışan kadını zorla evin içine sokmaya çalıştığı görülmüştü. Videoda, içereyi götürülen Şanver'in, "Bırak beni" diye bağırdığı da duyuldu.

Berhan Şimşek'in 10 yıllık hayat arkadaşı Özlem Şanver, Nisan 2026'da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek mahkemeye başvurmuştu.

Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında Şimşek hakkında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri uygulanmasına karar verdi. Söz konusu tedbir kararının daha sonra 2 ay daha uzatıldığı belirtilmişti.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi

04.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
Türkiye'de STK'lara yönelik güven, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin ardından sarsıldı. Aksoy Araştırma'nın gerçekleştirdiği "STK'lara Güven" araştırmasına göre katılımcıların yüzde 85,6'sı bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni azalttığını söyledi. Her iki kişiden birinin bağışlarını azaltmayı ya da tamamen bırakmayı düşündüğü araştırmada belirtildi.

Marketing Türkiye adına Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen "STK'lara Güven" araştırması, Türkiye'de STK'lara yönelik güvenin hangi dinamikler üzerinden şekillendiğini, bağış davranışının ne ölçüde karşılık bulduğunu ve son dönemdeki tartışmaların bu güven üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmanın saha çalışması, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi ve araştırma sonucunda Ahbap Derneği, 1,7 güven ortalamasıyla son sırada yer aldı.

STK'lara duyulan güven azaldı
Araştırmaya katılanların, yüzde 64,8'i bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni "çok azalttığını", yüzde 20,8'i ise "biraz azalttığını" söylüyor. Yüzde 14,4'lük kesim ise güveninin etkilenmediğini belirtiyor. Böylece araştırma, toplamda yüzde 85,6'lık bir kesimin güveninin azaldığını ortaya koydu.

Bağış davranışını olumsuz etkiledi
Katılımcıların yüzde 26,5'i bundan sonra daha az bağış yapacağını, yüzde 22,5'i ise STK'lara bağış yapmayacağını belirtirken, yüzde 27,8'i henüz karar vermediğini ifade etti. Bu tablo, katılımcıların yüzde 49'unun bağışlarını azaltma ya da tamamen sonlandırma eğiliminde olduğunu gösterirken, yüzde 27,8'lik kararsız kesim de gelecekteki bağış davranışlarının güven ortamına bağlı olarak şekillenebileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.