logo
05 HAZİRAN 2026

Tunceli'de Ehl-i Beyt rüzgârı esti

Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden ülkemizin her köşesinde düzenlenen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panellerinin bir durağı da Tunceli oldu. Tunceli halkı paneli ilgiyle izledi

25.12.2014 00:00:00
Gazetemizin organizatörlüğünde, doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden ülkemizin her köşesinde düzenlenen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panellerinin bir durağı da Tunceli oldu. Panel, seçkin bir dinleyici kitlesi tarafından dikkatle takip edildi. Panelde konuşan eğitimci yazar Cevdet Çelikdemir, İslam dünyasında ve özellikle Türkiye'de yürütülmekte olan dinlerarası diyalog faaliyetlerine değindi. "Dinlerarası diyalog veya medeniyetlerarası ittifak? Biri cemaat diğeri ise siyaset ayağını oluşturan, ülkemiz üzerinde yürütülmekte olan haçlı Batı kökenli sinsi bir projedir" diyen Çelikdemir, Vatikan merkezli bu proje ile insanımızın inancı ve kimliğinin hedef alındığını söyledi. Çelikdemir şöyle konuştu: "Amaç, savaşlarla istediklerini elde edemeyen batının, inancını ve kimliğini kaybeden Türk Milletini teslim almak ve mücadelesiz vatan topraklarını ele geçirmektir. Maalesef AKP iktidarı da bilerek veya bilmeyerek bu projeye dâhil olmuştur. Bu cümleden olmak üzere bedava dağıtılan din ve ahlak bilgisi kitaplarında Kelime-i Tevhit'teki "Muhammedun Resullulah" kısmı çıkarılmıştır. İmar yasasındaki cami ifadesi ibadethane olarak değiştirilerek yetmiş bin kilise ev yasal zemine kavuşturulmuştur. Zina suç olmaktan çıkarılmıştır. Domuz eti kasaplık et yapılmıştır. Denizli'de örneğini gördüğümüz gibi tarihi camii kiliseye dönüştürülmüştür. Havra, kilise ve camiinin yan yana bulunduğu ve adına dinler bahçesi denilen yapılar Şanlıurfa ve Antalya'da yapılmıştır. Hükümetin Alevi açılımlarından ise hiçbir sonuç çıkmamıştır. Trilyonlar harcanarak Akdamar Ermeni kilisesi gibi eski kilise ve sinagoglar tamir edilirken Cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi ve dedelere maaş bağlanması hususunda bir gelişme olmamıştır."Atatürk, anne ve baba tarafından SeyyiddirHukukçu yazar Av. Atakan Yıldız ise konuşmasında İslam tarihindeki tehlikeli bid'at akımlarını değerlendirdi ve bugüne yansımaları üzerinde durdu. Yıldız şöyle konuştu: "Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Veda Hutbesi'nde size iki emanet bırakıyorum: Biri Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim. Diğeri benim Ehl-i Beyt'im. Bu ikisine sarıldığınız müddetçe batıla sapmazsınız. Hak üzere olursunuz. İslam Tarihi boyunca Ehl-i Beyt'i hedef alan bid'at akımlar olmuştur. Bunlardan biri de Nakşibendîliktir. Nakşibendîlik tasavvufi bir akım gözükse de Ehl-i Beyt'e şiddetli düşmanlığı olan bir bid'at akımıdır. Velayetin başı İmam Ali efendimizdir. Bu vazife Allah ve Resulü tarafından İmam Ali Efendimize verilmiştir. Nakşibendîlikte yeni bir yol ihdas edilmektedir. İhdas ettikleri bu yolun başında Hz. Ebubekir efendimizin olduğunu iddia etmekteler. Hâlbuki Hz. Ebubekir'in, hayatında hiç böyle bir iddiası olmamıştır." Cumhuriyet dönemindeki çoğu isyanların arkasında Nakşi şeyhlerinin olduğunu da söyleyen Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şeyh Sait ayaklanması, Ağrı isyanı, Menemen Olayı gibi, Musul-Kerkük meselesi, Hatay meselesi gibi kritik zamanlarda Nakşi şeyhler İngiliz ve Fransızlar tarafından kullanılarak ayaklanmalar çıkarılmıştır. Nakşibendîlik İngilizler tarafından kurulan bir tarikat olduğu için bu tarikat mensuplarının Atatürk'e şiddetli düşmanlık yaptığı görülmüştür. Atatürk'ün şahsına ve annesine iftiralar atmışlardır. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın açıkladığı Osmanlı arşiv belgelerinden Atatürk'ün anne ve baba tarafından Seyyid ve Şerif olduğunu öğrendik. Nakşibendîlik mensuplarının Atatürk'e neden düşman oldukları burada anlaşılmaktadır. Günümüzde Ehl-i Beyt mensuplarının katlinin fetvasını verenlerin de Nakşibendîlik cenahında sarıklı, sakallı ve cübbeli şahıslar olduğunu dikkatinizi çekmek isterim."Türkiye'yi yönetenler artık MEM'i görmeliKonuşmasında Milli Ekonomi Modeli (MEM)'ne yer veren Mimar Bayram Kavak ise Dünyada ve ülkemizde uygulanan kapitalist liberal ekonomi sonucu zenginlerin daha zengin, fakirlerin de daha fakir olduğunu belirtti.Kavak şöyle konuştu: "İşsizlik had safhada, gelir dağılımında adaletsizlik almış başını gidiyor. İnsanlık modern köleliği yaşamaktadır. İnsanlık açlık ve yokluğa mahkûm edilmiştir. Kapitalizm iki papazın ürünüdür. Milli Ekonomi Modeli, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konmuş yepyeni bir ekonomik modeldir. Ehl-i Beyt'ten, İmam Ali Efendimizden, Hazreti Peygamber Efendimizden ilham almaktadır. Onların uyguladığı ekonomik modeldir. Sayın Baş, geliştirdiği Milli Ekonomi Modeli ile kapitalizmi tarihe gömmüştür. Artık Milli Ekonomi Modeli dünyadaki uygulamaları ile teoriden uygulamaya geçmiştir. Geçerliliğini ispatlamıştır. Rusya örneği ortadadır. Dağılan Sovyetler Birliği'nden şimdi dünyaya meydan okuyan Rusya örneğini iyi görmemiz gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler artık bu gerçeği görmelidir." 'Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir?' Son konuşmacı olarak sözü ilahiyatçı yazar Fatih Kıvık aldı. Ehl-i Beyt'i ayrıntılı ele aldığı konuşmasında Kıvık, "Ehl-i Beyt seçilmiş bir zümredir. Hamse-i âli aba hadisi ile Ehl-i Beyt'in beş kişiden oluştuğunu anlıyoruz: Peygamber Efendimiz, Hz. Fatıma, İmam Ali, İmam Hasan ve İmam Hüseyin. Kuran-ı Kerim'de Ehl-i Beyt ile ilgili çok sayıda ayet-i kerime vardır: Meveddet ayeti bunlardan bir tanesidir. "Ey Peygamber! (Müslümanlara) De ki: Sizden tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma (Ehl-i Beyt'ime) sevgidir (Şûra Sûresi: 23)."Tathir ayeti ise Ehl-i Beyt'in tertemiz olduğunu ifade etmektedir. "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hale getirmek diler (Ahzab, 33)."Bir hadis-i şerifinde Peygamberimiz "Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helâk olur" buyurmaktadır.220 Sünni âlimin kitabında yer verdiği ve tevatür olarak rivayet edilen Gadir-i Hum hadisi ile peygamber Efendimizin kendinden sonra İmam Ali (a.s.)'yi kendinden sonra halife, imam ve vasi tayin ettiğini öğreniyoruz" dedi.Panelle ilgili görüşlerini açıklayan dinleyiciler, "Ehl-i Beyt adını görünce konferansı dinlemeye geldik. Bu tür paneller çok faydalı olmaktadır. Paneli çok beğendik. Üç saat süren panelin nasıl geçtiğini fark etmedik. Çok güzel, faydalı oldu" dediler. 

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu

CHP’de Özgür Özel ve kurmaylarının kurultay süreci ile olası hukuki gelişmelere ilişkin hazırlıkları sürerken alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Kulislerde, yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirildiği iddia ediliyor

05.06.2026 11:25:00
Haber Merkezi
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP'de Genel Başkanlığa mahkeme kararı ile dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Başkanlıktan mahkeme karıyla uzaklaştırılan Özgür Özel çevreleri arasındaki temasların yeniden başladığı belirtiliyor.

İki tarafın görüşmeleri yürütmek üzere temsilciler belirlediği ve sorunların çözümüne yönelik diyalog kanallarının açık tutulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Parti içerisindeki temaslarda, CHP'nin geleceğine ilişkin hukuki ve siyasi süreçlerin değerlendirildiği belirtilirken, bazı isimlerin uzlaşı arayışlarını sürdürdüğü kaydediliyor.

DİLEKÇELER KILIÇDAROĞLU'NA TESLİM EDİLECEK
Özgür Özel'in önceliğinin partinin olağanüstü kurultay sürecini tamamlamak olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda yaklaşık 900 delegenin kurultayın toplanması yönünde imza verdiği belirtilirken, çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesi ve parti yönetiminin kurultayı toplamasının talep edilmesi planlanıyor. Talebin karşılanmaması halinde ise yargı yoluna başvurulabileceği konuşuluyor.

YENİ PARTİ SEÇENEĞİ DE MASADA
Öte yandan CHP yönetiminin, olası hukuki risklere karşı alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Parti kaynaklarına göre, seçimlere katılım konusunda yaşanabilecek olası sorunlara karşı yeni bir siyasi partinin kurulması seçeneği masada bulunuyor.

Siyasi Partiler Kanunu'na göre bir partinin seçimlere katılabilmesi için belirli örgütlenme şartlarını yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre partinin, seçim tarihinden en az altı ay önce en az 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlaması, büyük kongresini gerçekleştirmesi ve gerekli koşulların Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor.

Parti içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, seçime katılma yeterliliğine sahip alternatif siyasi partilerin de değerlendirildiği öne sürülüyor. Bu hazırlıkların, CHP'nin olası hukuki süreçlerden etkilenmesi durumunda siyasi faaliyetlerin kesintiye uğramaması amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Yeni parti hazırlıklarıyla ilgili çalışmaların, CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Ensar Aytekin tarafından koordine edildiği ifade edilirken, sürecin olası hukuki gelişmelere karşı bir tedbir niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Ayrıca, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de süreç hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu iddia ediliyor.

YENİ PARTİNİN ADI 'İSTİKLAL'
Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirilen seçeneklerden biri olduğu öne sürülüyor. Ancak parti yönetiminden bu konuda resmi bir açıklama yapılmış değil.

CHP yönetimi ise önceliğin mevcut parti yapısının korunması ve kurultay sürecinin tamamlanması olduğunu vurgularken, alternatif planların olası risklere karşı hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor.

Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor

Anayasa Mahkemesi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi için TBMM'ye 9 ay süre tanındı

04.06.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Türkiye'de uzun yıllardır hukuk dünyasının ve kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında gelen "süresiz nafaka" uygulamasıyla ilgili tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), bugünkü Genel Kurul gündeminde gerçekleştirdiği esastan görüşmede, boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören kanun hükmünü iptal etti.

Süreç Antalya'dan başladı

Yüksek Mahkeme'yi harekete geçiren süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, baktığı bir boşanma davasında uygulayacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak iptal talebinde bulunmuştu. İtirazı haklı bulan AYM Genel Kurulu, düzenlemedeki ucu açık nafaka yükümlülüğünü hukuka aykırı buldu.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal ederken, yasal bir boşluk doğmaması adına kritik bir hamle yaptı. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, mevcut süresiz nafaka uygulaması 9 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek.

Gözler TBMM ve yeni yargı paketinde

AYM'nin tanıdığı 9 aylık yasal süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) nafaka süresine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ve meclis gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yeni nafaka modelleri zaten masada bulunuyordu.

Yeni yasal düzenleme için kulislerde öne çıkan formüller ise şunlar:

Evlilik Süresine Göre Kademeli Nafaka: Kısa süreli evliliklerde kısa dönem, uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılına paralel süre sınırları getirilmesi (Örn: 3 yıl evli kalana 5 yıl nafaka gibi).

Hakim İnisiyatifi: Nafaka süresinin belirlenmesinde alt sınır konulması ve nihai sürenin takdirinin aile mahkemesi hakimlerine bırakılması.

Devlet Destekli Fon: Nafaka süresi bittikten sonra da yoksulluğu devam eden tarafların mağdur olmaması adına kamusal sosyal yardımların devreye sokulması.

Yüksek Mahkeme'nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı gerekçeli kararı, mecliste yapılacak yeni yasal düzenlemenin de temel çerçevesini oluşturacak.

Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı

04.06.2026 16:59:00
İhlas Haber Ajansı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında hak ediş birimindeki bir memurun adına kayıtlı 13 yarış atı olduğu belirlendi. Belediye Başkanı Görkem Duman'a ait 400 bin TL'lik rüşvet dekontu ile bir belediye personelinin 'bankamatik memuru' olduğunu kabul ettiği telefon kayıtları da dosyaya girdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Buca Belediyesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski belediye başkanları, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki gözaltı süreci devam ediyor. Yarın İzmir Adliyesine sevk edilmesi beklenen şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın boyutu daha da derinleşti.

Belediye memurunun 13 yarış atı varmış
Soruşturma dosyasında yer alan incelemelerde, Buca Belediyesi hak ediş biriminde memur olarak çalışan Bahadır Yılmaz'ın 13 adet yarış atı sahibi olduğu tespit edildi. Memur Yılmaz'ın ayrıca ilçe sınırları içerisinde yapılan iki ayrı inşaat projesi süreciyle ilgili rüşvet aldığı suçlaması da dosyaya yansıyan detaylar arasında yer aldı.

400 bin TL'lik dekont ve bankamatik memuru itirafı
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ise, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan belediye personeli ve işleyişle ilgili talimatlar aldığı, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan müteahhit Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla alakalı ilgili personelden bilgi edindiği öne sürüldü. Ayrıca Başkan Duman'ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Genç ile görüşmesinde 400 bin TL para aldığına dair bir dekontun bulunduğu belirlendi. Öte yandan, Buca Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü personeli Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinde ise çarpıcı bir telefon görüşmesi kaydı ortaya çıktı. Güçerek'in yaptığı telefon görüşmesinde, işe gitmeden maaş alan ve kamuoyunda 'bankamatik memuru' olarak nitelendirilen durumu kendisi için net bir şekilde kabul ettiği tespit edildi.İHA

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.