logo
30 MART 2026

Turist sayısı arttı gelir yerinde saydı

10.08.2010 00:00:00
Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye'ye gelen turist sayısında geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 9,26 oranında artış görülürken, turizm gelirlerindeki artış yüzde 3,6'da kaldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı, bu yılın ilk 6 ayında, Türkiye'ye gelen turist sayısında, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 9,26 oranında artış görülürken, turizm gelirlerindeki artışın yüzde 3,6'da kaldığını belirtti. Taşbaşı, bu yılın ilk 6 ayında gelen ziyaretçi sayısının 11 milyon 571 bin 427 olarak gerçekleştiğini dile getirerek, Türkiye'nin bu yılki 30 milyon hedefine doğru ilerlediğini kaydetti. Artışların aynı oranda olmamasının, ekonomik krizle bağlantılı olduğunu, kriz dönemlerinde insanların tatil için ayırdıkları bütçelerini azalttıklarını, ortalama konaklama sayılarını da düşürdüklerini kaydeden Taşbaşı,Türkiye'nin, kitle turizmine yönelik bir ülke olmasının da turizm gelirlerinin düşmesinde etken olduğunu dile getirdi.

Pazarlama politikası değişmeli

Taşbaşı, turizm gelirlerinin istenilen seviyeye gelmesi için pazarlama politikalarında değişiklik yapılmasının doğru olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Aynı ürünü her sene aynı taktikle, yöntemle satarsanız bir süre sonra satışınız durur ve sonra yavaş yavaş düşmeye başlar. Ya değişik ambalajlarla ya muhteviyatını değiştirerek, her sene veya belli aralıklarla yeni bir ürün sunuyormuş gibi pazarlama yapmanız gerekiyor.''

Almanya ve Rusya lider

Genellikle Türkiye'ye en fazla ziyaretçi gönderen birinci ülkenin Almanya, ikinci ülkenin Rusya olduğunu ifade eden Taşbaşı, "Rusya pazarında da önemli bir artış söz konusu. Bu yılın ilk 6 ayında Rusya'dan gelen ziyaretçi sayısı yüzde 25,30'luk artış ile 1 milyon 257 bin 630 kişiye ulaştı. Önümüzdeki yıllarda Rusya'nın bize en çok ziyaretçi gönderen Almanya'nın yerine geçme gibi bir atak içinde olacağını öngörüyoruz. Bu anlamda da bu pazara çok önem veriyoruz'' şeklinde konuştu. Taşbaşı, İsviçre, Belçika gibi bazı Avrupa ülkelerinden gelen turist sayılarında geçen yıla göre yüzde 5-6'lık düşüşler görüldüğünü vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:"Ortadoğu pazarında ise ciddi artışların olduğunu görüyoruz. İran, Suriye, Suudi Arabistan ve Dubai'den gelen ziyaretçi sayılarında ciddi artışlar oldu. İran'dan geçen yıl, 1 milyon 300 bin ziyaretçi gelmiş, bu yılın ilk 6 ayında gelen ziyaretçi sayısı 900 binin üzerinde. Suriye'den 375 binin üzerinde turist gelmiş. Dubai, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkelerden gelen turist sayıları küçük rakamlar gibi gözükse de büyük artışlar içeriyor.''

Suriyeli turistler arttı

Taşbaşı, ocak-haziran ayı rakamlarına göre Türkiye'ye gelen ziyaretçi açısından en çok artış gösteren ülkelerin yüzde 108 ile Suriye, yüzde 75,78 ile İran, yüzde 57,36 ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 42,86 ile Japonya, yüzde 25,30 ile Rusya, yüzde 29,69 ile Suudi Arabistan ve yüzde 17,57 ile İngiltere olduğunu belirtti. 

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi

Kuzey Marmara Otoyolu’nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi

30.03.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
Kuzey Marmara Otoyolu'nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi.

Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karışmıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçmuştu.

Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralanmıştı. Kaza alanı dron ile görüntülendi. Görüntülerde kazaya karışan araçlar ve ekiplerin çalışması yer alıyor.

Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı ile belediye çalışanı gözaltına alındı

 

30.03.2026 10:47:00
Anadolu Ajansı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı C.O. ile belediye çalışanı B.K. gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında C.O. ve B.K. gece saatlerinde Antalya'daki evlerinde gözaltına alındı.

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri süren şüphelilerin İstanbul'a götürüleceği öğrenildi.

Aynı soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir personel ile 2 şoför tutuklanmıştı. 

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:29:47
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması
 
Bu arada Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, 4 belediye personelinin gözaltına alınmasına ilişkin, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" dedi.

Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi

Uludağ'da mart ayının son haftasında etkili olan kar yağışı ve fırtına, bölgeyi adeta yeniden kışa döndürdü. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan yoğun kar yağışı, kısa sürede etkisini artırarak yüksek kesimlerde tipi şeklinde görüldü

28.03.2026 17:40:00 / Güncelleme: 28.03.2026 17:42:34
İHA
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Bursa kent merkezinde dün bahar havası hissedilirken, bugün Uludağ'da yaşanan ani değişim hem vatandaşları hem de turizm işletmecilerini şaşırttı.

Özellikle zirveye yakın bölgelerde görüş mesafesinin yer yer düştüğü, rüzgarın etkisiyle kar fırtınası çıktı.



Yetkililer ise fırtına nedeniyle sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Kar kalınlığının yeniden artış gösterdiği Uludağ'da, yağışın aralıklarla devam etmesinin beklendiği öğrenildi.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor

Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

28.03.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
"Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

Talep enflasyon sadece mallarda olmuyor. Ülkelerin de enflasyonu var. Bizim bulunduğumuz coğrafya bizi öyle bir noktaya taşıdı ki, bize talep fazla oldu. Türkiye'ye talep fazla.

Ama şu anda siz, Ortadoğu'da herhangi bir devleti söz konusu yapsanız bizim coğrafi şartlarımızı taşımadığı için bu dertlerin binde birini oralarda bulamazsınız. Biz farklı bir coğrafyadayız. Allah bizi öyle bir yere koydu ki, Avrupa'nın, Ortadoğu'nun, Türk-İslam dünyasının, Rusya'nın bir noktada şartelleri bize bağlı.

İşte bunun için bizde düğmeye basıldığı zaman Balkanlar harekete geçiyor, Avrupa harekete geçiyor, Asya harekete geçiyor, Uzakdoğu harekete geçiyor, Türk Cumhuriyetleri harekete geçiyor. Cenab- ı Hak, bizi enteresan bir coğrafyaya koydu. Dengemiz çok farklı. Farklı olan bu coğrafi yapıya bütün gözler, dost gibi görünse de maalesef "kem nazarla" bakıyor. İşte asıl mesele de bu bakışlara bağlı.

Ben şahsen, Türk Milleti ile kendi milletimizin dışında dost olacak bir millet bulacağımızı hiç zannetmiyorum.



Mesela; güneydoğuyu ele alalım. Güneydoğu, verimli hilal adıyla anılan tarihi Mezopotamya dediğimiz bölgedir. Burası insanlığın ilk beşiği, merkezidir. Bu merkezde birçok medeniyetler, devletler kuruldu. Bu bölge Cenab-ı Hakk'ın sevip, seçtiği peygamberlerin yaşadığı, ilahi hakikatleri insanlara tebliğ ettiği, irşat-ikaz yaptığı yerdir.

Dolayısıyla bu bölgede milli düşünceler, dini düşünceler hakimdir. Bu bölgede fertlerden devletlere uzanan çıkar hesapları vardır. Milli düşünceler, idealler, geçmişi yüzyıllara dayanan siyasetler var.  Adam Amerika'da ama hesabı burada. Amerika nere,  bu bölge nere? Bu nereden kaynaklanıyor? Burası çok enteresan bir yerdir  de  ondan kaynaklanıyor.

Güneydoğu'dan batıya geçelim. Trakya bölgesine, İstanbul'a gelin. İstanbul hakkında fazla konuşmamıza gerek var mı? İstanbul, medeniyetlerin buluştuğu ve fetihle birlikte bir devrin batıp yeni bir devrin ortaya çıktığı fevkalade bir coğrafyadır.

Ege'ye geç, apayrı bir bölge. Akdeniz'e geç hakeza. Dolayısıyla dünyada insan kalmadı ki gözü bizde olmasın. "Burası benim vatanım" diyor adam. " Diyalogcu" arkadaşlarımıza; "Rüya görseniz gelirler rüyanızı bile alıp ağzınıza koyarlar. Gerçekleri görün ayıkın" diyoruz.

"Yok, onlar bize öyle bakmazlar" diyor. Niye bakmasın? Herkes senin gibi aptal mıdır?

"Biz hicretimizi tamamlamadık. Mutlaka o bölgeye hicret ederek hicretimiz tamamlayacağız. Çünkü o bölge bizimdir" diyorlar.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor



Bir zamanlar biz bunlara çok çanak, çömlek verdik. "İşte sizin tapularınız" dedik. Erkeksen git de sen Avrupa'da sana ait bir şey bul. Osmanlı oralarda yıllarca kaldı. Adamlar Osmanlı'yı hatırlatacak camiye varıncaya kadar ne varsa hepsini yıktılar.

Sen ise kaç yüzsene evvelki bilmem neyin kazısını yapıyorsun. Bu çok yanlış bir şey. Bizim, millet olarak kendi değerlerimize sahip çıkmamız şarttır.

Gözleri bu topraklarda olduğu için de habire problem çıkartıyorlar. Adam umudunu bu ülkede çıkacak kavgalara bağladı. Onun için gelip de sana: "Nihat efendi, Haydar Hocayı çok sev. O da seni çok sevsin. Birlik, beraberlik içinde dertlerini, sıkıntılarınızı çözün" diyecek değildir.

Ya ne diyecek? "Birbirinize sırtınızı dönün" diyecek. Senin eline bir silah verecek, benim elime de bir silah verecek ve bizi birbirimize kırdıracak.

Dikkat ederseniz, anarşik olaylarda kullanılan silahların hiç birisi Türk yapısı değildir. "Cinayet işlerken tutukluk yaparsa bu işten vazgeçer" diye en modern silahları kullandırıyorlar. Adamlar hesapları bu kadar ince yapıyor.

Güneydoğu için; "Burası Yahova'nın bize vadettiği arzdır" diye inanan ve hesaplarını buna göre yapan birileri var, bir güç var. Doğu bölgemizde; "On yılda büyük bir devlet olmak durumunda, hatta mecburiyetindeyim" diyen bir hayalci Ermenistan var.

Bütün bunlara rağmen sen; " Bu topraklar üzerinde kimsenin gözü yoktur" diyorsan, sen kendini kandırıyorsun demektir.

Bir başka husus da şudur:

Ortadoğu'nun gelirlerini elde edebilmek için ülkemizi sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyen Batılı ülkeler var. Bunlar güya dostlarımız, müttefiklerimizdir. Onun için bizim Güneydoğu'nun sınırları şu anda Batı tarafından çizilmedi.

Adamlar Lozan'ı kabul etmiyorlar. "Biz, Sevr'e göre iş yaparız" diyorlar. Bu anlattıklarımın hiçbiri hayal değildir. Biz burada dedikodu da yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz. Maalesef gerekli duyarlılığı göstermiyoruz. Oysa çok hassas olmamız lazım. Bunlar, ihmale gelmeyen milli konulardır. Milli konular dejenere edilirse, Mısır piramitleri gibi, bir taş yerinden oynadığı zaman topyekûn her şey yıkılıp gider." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti

27.03.2026 21:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 21:56:31
İhlas Haber Ajansı
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti.

Memur-Sen tarafından İran ABD ve İsrail savaşı başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmaları protesto etmek üzere ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenleyerek Siyah Çelenk Bırakma Eylemi gerçekleştirdi.

Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, 'Savaşa hayır' yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı.

"ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir"



Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını ifade ederek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran'a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada hayatını kaybeden kim olursa olsun kendilerinden olduğunu söyleyen Yalçın, karşılarında ABD'nin emperyal aklıyla İsrail'in siyonist hattı olduğunu ve ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi.

Yalçın, buna karşı bütün dünyanın birlik olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende' diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır" diye konuştu.

'Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir'



Çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydeden Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihinde çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyorum. Onu sistemin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bugün burada yaptığımız budur. Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak bu düzen büyür. Sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı halde gelir. Onun için İran'a yapılan saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Devamında genişleyen ateşi buradan görmek lazım. Bu saldırı bu düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir. Onun için bu süreçte her şey araç haline gelir. Toprak araçtır enerji, araçtır, insan bile araçtır. En acısı çocuklar bile bu kirli savaşın aracı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.

"Bu sadece bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır"

Ortadoğu'da yaşanan savaşın sadece İran'a yönelik bir saldırı olmadığını belirten Yalçın, saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamına temsil ettiğini söyleyerek, "Bu sadece bir savaş değil, bu bir zihniyetin ifşasıdır. Bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk bir yas değil bir kayıptır. Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir makam meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde 'Savaşa hayır' yazılı siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin önüne bıraktı.

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00 / Güncelleme: 27.03.2026 20:54:15
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü tıkamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklama nereye hizmet etmektedir? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan yaptı bu açıklamayı. Yani bu da iktidarın amiral gemisi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteğinin birilerinde var olduğunu gösteriyor. Ya şu an İran, İsrail'le Amerika'yla savaşta. İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.