logo
22 HAZİRAN 2026

Türkiye enflasyonda zirvede

TÜİK'e göre Haziranda yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 9.16 gerçekleşti. Gelişmiş ve gelişmekte olan 57 ülke dikkate alındığında Türkiye, dünya enflasyon liginde çalkantılı Ukrayna ve Mısır'ın ardından 3., yüzde 20'yi aşan çarşı-pazar enflasyo

04.07.2014 00:00:00
RECEP BAHAR / HABER-ANALİZHaziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 0.31, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0.06 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 9.16, yurt içi üretici fiyatlarında da yüzde 9.75 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayına ilişkin TÜFE ve Yİ-ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre, Haziran itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 8.31, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 9.03 artış gösterdi. Dünyada ilk sıralardaTürkiye, resmi veriler dikkate alındığında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Economist dergisinin her hafta verilerini aktardığı 5 milyar 250 milyon kişi ile dünya nüfusunun yüzde 75'ini oluşturan 57 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke dikkate alındığında Türkiye, TÜİk verileri dikkate alındığında çatışmaların yoğun olduğu Ukrayna (yüzde 11.3) ve sokak olaylarının eksik olmadığı Mısır'ın (yüzde 9.9) ardından 3. sırada yer alıyor. Bazı ülkelerde yıllık enflasyon oranları şöyle: ABD, 1.8; Çin, 2.3; Japonya, 2.6; İngiltere, 1.8; Fransa, 0.9; Almanya 1.2; İspanya, 0.2; Hindistan 8.2; Endonezya, 6.4; Rusya, 6.0; Brezilya, 6.5; Pakistan, 7.7; Vietnam, 5.7... Ancak çarşı-pazar enflasyonu dikkate alındığında Türkiye bu ülkeler arasında ilk sırada bulunuyor. Haziranda TÜFE'de yer alan ana harcama gruplarında aylık bazda en yüksek artış, yüzde 1.72 ile eğitim grubunda gerçekleşti. Ana harcama grupları itibariyle haziranda endekste yer alan gruplardan sağlıkta yüzde 0.98, lokanta ve otellerde yüzde 0.92, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.70, ulaştırmada yüzde 0.50 artış oldu. TÜFE'de, haziranda bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık en fazla artış yüzde 13.22 ile lokanta ve oteller grubunda oldu. Ekonomistler düşüş bekliyorduFinans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, Haziranda TÜFE'de yüzde 0,03 düşüş öngörmüşlerdi. Ankete katılan 20 ekonomistin Haziran ayı için enflasyon beklentileri, en yüksek yüzde 0.38 ve en düşük ise eksi yüzde 0.40 aralığında yer almıştı. Öte yandan ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentisinin ortalaması da yüzde 8.09 olarak belirlenmişti. Çarşı pazarda enflasyon uçuyorTÜİK, listesini bir türlü açıklamadığı çok sayıda ürünü enflasyon hesabına kattığı için Türkiye'de çarşı-pazar enflasyonu genelde TÜİK'in açıkladığı rakamları ikiye katlıyor. Özellikle mutfak enflasyonundaki son aylardaki artış dikkat çekiyor. Bu sene kuraklık başta olmak üzere afetlerin tarımsal üretime darbe vurması kayısı, fındık, fıstık, kiraz, şeftali gibi ürünlerin fiyatlarının anormal artmasına yol açtı. Et ve bakliyat fiyatları da ciddi şekilde yükseldi. Ramazan başlamadan önce çeşitli dernekler, çarşı-pazardaki enflasyonun yıllık bazda yüzde 20'yi aştığını kaydetti.   Enflasyonun düşündüren seyriTürkiye'de vatandaşları doğrudan ilgilendiren Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE), 2010 yılından bu yana inişli çıkışlı seyir izliyor. Aralık 2010'da yıllık bazda yüzde 6.4'e gerileyen enflasyon, Ocak 2011'de yüzde 4.90'a, Mart 2010'da yüzde 3.99'a indi. Bu tarihten itibaren yeniden yükseliş trendine giren yıllık enflasyon, Aralık 2011'de yeniden yüzde 10.45'e çıktı. Enflasyon Nisan 2012'de yüzde 11.14'e yükselerek Ocak 2010'dan bu yana en yüksek orana ulaştı. Aralık 2012'de yeniden yüzde 6.36'ya gerileyen enflasyon, Mayıs 2014'te yeniden yüzde 9.66'ya çıktı. Üretici Fiyatları Endeksi'nde ise Ocak 2010'dan bu yana en yüksek değer yüzde 12.98 ile Nisan 2014'te görüldü. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı

 

22.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:40:36
Anadolu Ajansı
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan'la Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30 maddeden oluştuğunu belirtti.

Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.

Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.

Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında suistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış sürecinde birinci açık artırmanın malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. İdari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli adım atıyoruz: İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamını genişletiyoruz. Öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacak. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasını açıkça disiplin yaptırımına bağlıyoruz."

Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı. Özgür Özel cephesi, kurultay çağrısı yapılmaması durumunda rotayı doğrudan yargıya çevirmeye hazırlanıyor.

22.06.2026 11:55:00
Haber Merkezi
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 38. Olağan Kurultay hakkında verilen "mutlak butlan" kararının yankıları devam ederken, parti içindeki "meşruiyet" tartışması yerini "kurultay takvimi" krizine bıraktı. Özgür Özel yönetimi tarafından toplanan noter onaylı 833 delege imzası, 17 Haziran'da Genel Merkez'e teslim edilmişti. Şimdi gözler, tüzüğün öngördüğü 10 günlük sürenin dolacağı 26 Haziran'a çevrilmiş durumda.

Özgür Özel cephesinin ısrarla vurguladığı olağanüstü kurultay çağrısının bir "siyasi tercih" değil, "tüzük zorunluluğu" olduğu belirtildi. Kılıçdaroğlu yönetimi tanınan süre içinde kurultay çağrısı yapmazsa, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurulacak. Delege iradesinin engellendiği ve tüzüğün uygulanmadığı iddiasıyla hazırlanan dilekçe mahkemeye teslim edilecek. Mahkemelerin bu tür başvuruları 15 gün içinde karara bağlama zorunluluğu bulunuyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminin delegeden gelen bu imzalı "kurultay" baskısına yanıt verip vermeyeceği, partinin bu haftaki en önemli tartışma konusu… Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de olağan kurultay yapılacağını açıklamıştı.

CHP Genel Merkezi'nde yarın gerçekleştirilecek toplantılar, partideki gerilimi zirveye taşıyacak. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı hamlesi iptal edildi. Kılıçdaroğlu yarın sabah 11.00'de MYK'yı, öğleden sonra 14.00'te ise Parti Meclisi'ni toplayacak. Hem MYK'da alınan kararlar hem de PM gündemine eklenen "il disiplin kurullarının durumu" maddesi, gözleri yeni bir ihraç dalgasına çevirdi. Salı toplantılarının, partideki "hukuki ve siyasi" hamleleri netleştirmesi bekleniyor.

Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde açık tutulan nüfus müdürlüklerinde 3 bin 25 kimlik kartı başvurusunun alındığını bildirdi

 

21.06.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"YKS maratonunu geride bırakırken bir evladımızın dahi hayaline ulaşmasına engel olmamak için nüfus müdürlüklerimiz hafta sonu boyunca görev başındaydı. Açık tutulan nüfus müdürlüklerimizde, cumartesi günü 2 bin 274, pazar günü 751 olmak üzere toplam 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu alınarak adaylarımızın sınavlarına zamanında katılmaları sağlandı.

Gençlerimizin hayallerine giden yolda büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan nüfus personelimize, sınav sürecinin huzur ve güven içerisinde tamamlanması için emek veren tüm İçişleri ailemizin mensuplarına teşekkür ediyor, tüm evlatlarımızın emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum."

AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi

Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti

21.06.2026 17:00:00 / Güncelleme: 21.06.2026 17:12:05
Haber Merkezi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti. Belediye, pankartların "gerekli izinler alınmadan asıldığı" gerekçesiyle kaldırıldığını açıkladı.

Ankara'da CHP'li Kalecik, Gölbaşı, Haymana ve Nallıhan belediye başkanlarının AKP'ye geçeceği iddiasının ardından yeni bir gelişme yaşandı. İddiaları yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç yalanlarken, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı'nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u ziyaret etmesi tartışmaları artırmıştı.

AKP'ye geçeceği öne sürülen isimler arasında yer alan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç'un talimatıyla ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a ait pankartların kaldırıldığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.