Türkiye’de altın ve petrol madenleri
Ülkemizde söylenenin aksine işlenmemiş hali ile 3 katrilyon dolarlık yeraltı ve yer üstü kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de sahip olduğumuz altın cevheridir
10.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Ülkemizde söylenenin aksine işlenmemiş hali ile 3 katrilyon dolarlık yeraltı ve yer üstü kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de sahip olduğumuz altın cevheridir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1933 yılında bu cevheri açığa çıkartmak için çalışma başlatmasına rağmen ondan sonra bu faaliyetler adeta durdurulmuş ve ısrarla ülkemizde altın olmadığına dair kamuoyuna yanlış bilgiler aktarılmıştır.
Bir taraftan ülkede altın ne arar haberleri yapılırken bir taraftan da ülke topraklarında özellikle son 20 yıl içerisinde kazılmadık yer bırakılmamıştır.

Türkiye'de petrol madeni
Son yüz yıldır birçok ülkenin iktisadi alanda en büyük destekçisi olan ve dünya siyasetine yön veren maddelerin başında gelen petrol, petrolde ithalata bağımlılık oranı %93,6 ve doğal gazda ithalata bağımlılık oranı %99,2 olan Türkiye için hayati bir önem taşımaktadır.
Türkiye'de altın yok" şeklinde çıkan yalan haberler, maalesef ülkemizde bulunan petrol kaynaklarımız hakkında da yapıldı.
Daha kötüsü ise; muhalefetin, bakanların hatta başbakanların bile "petrolümüz yok" şeklinde açıklama yapması son derece üzücüdür. Oysa ülkemiz çok büyük bir petrol rezervine sahiptir.
Bir ucu Suudi Arabistan diğer ucu Mardin'e uzanan 4000 metre aşağıda büyük bir petrol denizi mevcuttur.

Bu yeni elde edilmiş bir bilgi de değildir. Bugün ülkemizde en önemli petrol firmalarından olan Aladdin Middle East'in eski ortağı ve Müdürü olan Öymen Sayer 12/2/1997 yılında Reuters'e verdiği mülakatta bir ucu Mardin'de olan bu petrol denizine işaret ederek, sadece Mardin'den günde 1.5 milyon varil petrol çıkarılacağını ifade etmiştir.
Dünyanın en saygın araştırma firmaları bölgede yaptıkları araştırmalarda bunu belgelemişlerdir.
Gerek Demac, gerekse Geomark firmalarının bu hususta çok önemli araştırmaları mevcuttur.

Petrol sahasında uluslararası önemli araştırma şirketi Demac'ın kurucusu De Golyer 1940'lı yıllarda ABD adına Ortadoğu'da yaptığı araştırmaları 1944 yılında rapor olarak sunmuş ve bu raporunda bölgede 300 trilyon varil petrol olduğunu belgelemiştir. Bugünkü piyasa ederi 20 katrilyon dolar civarıdır.
Bu petrol denizinin sadece Arabistan ve Irak'ta değil ülkemiz sınırları içerisinde de olduğu sismik araştırmalara dayalı petrol haritalarında mevcuttur.
Suudi Arabistan 4000 metre aşağıya inip bu petrol havuzundan istifade ederken ülkemizdeki kuyular genellikle 1000-2500 metre aralığındadır.
Ülkemizin Mardin'den Karadeniz'e, oradan Kastamonu'ya, Trakya'ya Ege'ye, Akdeniz'e kadar her yerinde petrol bulunmaktadır. Anadolu'nun bir petrol denizinin üzerine oturduğunu söylemek yerinde olacaktır.
Bu gerçeği bilen yabancı firmalar özellikle Güney Doğu bölgesini üs edinmişlerdir.

Her gün bir tane daha yeni kuyu açılırken bu binlerce kuyunun dağların başında olduğu ve bunların en ufak bir güvenlik sorunu yaşamadığı da dikkate değer bir konudur. Bu kuyulara yönelik en ufak bir terör saldırısı şu ana kadar olmamıştır.
Transatlantik Petroluem firmasının yaptırdığı bir araştırmada sadece Şelmo bölgesinde 800 milyon varil olduğu tespit edilmiştir.
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle yerli ve yabancı firmalara devredilen petrol arazisi 88 milyon dönüm, yani ülkemizin %10,8'idir.
Özellikle Güneydoğu ve Trakya bölgesi tamamı ile yabancı ve yerli ortaklarına devredilmiş durumdadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1933 yılında bu cevheri açığa çıkartmak için çalışma başlatmasına rağmen ondan sonra bu faaliyetler adeta durdurulmuş ve ısrarla ülkemizde altın olmadığına dair kamuoyuna yanlış bilgiler aktarılmıştır.
Bir taraftan ülkede altın ne arar haberleri yapılırken bir taraftan da ülke topraklarında özellikle son 20 yıl içerisinde kazılmadık yer bırakılmamıştır.

Türkiye'de petrol madeni
Son yüz yıldır birçok ülkenin iktisadi alanda en büyük destekçisi olan ve dünya siyasetine yön veren maddelerin başında gelen petrol, petrolde ithalata bağımlılık oranı %93,6 ve doğal gazda ithalata bağımlılık oranı %99,2 olan Türkiye için hayati bir önem taşımaktadır.
Türkiye'de altın yok" şeklinde çıkan yalan haberler, maalesef ülkemizde bulunan petrol kaynaklarımız hakkında da yapıldı.
Daha kötüsü ise; muhalefetin, bakanların hatta başbakanların bile "petrolümüz yok" şeklinde açıklama yapması son derece üzücüdür. Oysa ülkemiz çok büyük bir petrol rezervine sahiptir.
Bir ucu Suudi Arabistan diğer ucu Mardin'e uzanan 4000 metre aşağıda büyük bir petrol denizi mevcuttur.

Bu yeni elde edilmiş bir bilgi de değildir. Bugün ülkemizde en önemli petrol firmalarından olan Aladdin Middle East'in eski ortağı ve Müdürü olan Öymen Sayer 12/2/1997 yılında Reuters'e verdiği mülakatta bir ucu Mardin'de olan bu petrol denizine işaret ederek, sadece Mardin'den günde 1.5 milyon varil petrol çıkarılacağını ifade etmiştir.
Dünyanın en saygın araştırma firmaları bölgede yaptıkları araştırmalarda bunu belgelemişlerdir.
Gerek Demac, gerekse Geomark firmalarının bu hususta çok önemli araştırmaları mevcuttur.

Petrol sahasında uluslararası önemli araştırma şirketi Demac'ın kurucusu De Golyer 1940'lı yıllarda ABD adına Ortadoğu'da yaptığı araştırmaları 1944 yılında rapor olarak sunmuş ve bu raporunda bölgede 300 trilyon varil petrol olduğunu belgelemiştir. Bugünkü piyasa ederi 20 katrilyon dolar civarıdır.
Bu petrol denizinin sadece Arabistan ve Irak'ta değil ülkemiz sınırları içerisinde de olduğu sismik araştırmalara dayalı petrol haritalarında mevcuttur.
Suudi Arabistan 4000 metre aşağıya inip bu petrol havuzundan istifade ederken ülkemizdeki kuyular genellikle 1000-2500 metre aralığındadır.
Ülkemizin Mardin'den Karadeniz'e, oradan Kastamonu'ya, Trakya'ya Ege'ye, Akdeniz'e kadar her yerinde petrol bulunmaktadır. Anadolu'nun bir petrol denizinin üzerine oturduğunu söylemek yerinde olacaktır.
Bu gerçeği bilen yabancı firmalar özellikle Güney Doğu bölgesini üs edinmişlerdir.

Her gün bir tane daha yeni kuyu açılırken bu binlerce kuyunun dağların başında olduğu ve bunların en ufak bir güvenlik sorunu yaşamadığı da dikkate değer bir konudur. Bu kuyulara yönelik en ufak bir terör saldırısı şu ana kadar olmamıştır.
Transatlantik Petroluem firmasının yaptırdığı bir araştırmada sadece Şelmo bölgesinde 800 milyon varil olduğu tespit edilmiştir.
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle yerli ve yabancı firmalara devredilen petrol arazisi 88 milyon dönüm, yani ülkemizin %10,8'idir.
Özellikle Güneydoğu ve Trakya bölgesi tamamı ile yabancı ve yerli ortaklarına devredilmiş durumdadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)


















































































