logo
21 ŞUBAT 2026


Türkiye’de artan maliyetlerin ruhsal yansımaları

Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada hayat pahalılığı, bireylerin yalnızca ekonomik durumunu değil, aynı zamanda psikolojik sağlığını da ciddi şekilde etkileyen bir sorun haline geldi

11.08.2025 00:10:00 / Güncelleme: 11.08.2025 10:24:08
Abdülkadir Gündoğdu
Türkiye’de artan maliyetlerin ruhsal yansımaları
Türkiye’de artan maliyetlerin ruhsal yansımaları
Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada hayat pahalılığı, bireylerin yalnızca ekonomik durumunu değil, aynı zamanda psikolojik sağlığını da ciddi şekilde etkileyen bir sorun haline geldi.

Enflasyonun yükselmesi, temel ihtiyaçların karşılanmasındaki zorluklar ve gelir eşitsizliğinin artması, toplumun farklı kesimlerinde kaygı, stres ve depresyon gibi ruhsal sorunları tetikliyor.

Uzmanlar, bu durumun bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve toplumsal huzursuzluğu artırdığını belirtiyor.

İşte hayat pahalılığının psikolojik sağlık üzerindeki etkilerine dair açıklamalar:

Hayat pahalılığının psikolojik etkileri



Hayat pahalılığı, gıda, barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların maliyetlerinin artmasıyla bireylerin alım gücünü ciddi şekilde düşürüyor.

Uzman Sosyal Pedagog Hanım Demirbaş, Kayseri Olay'a yaptığı açıklamada, "Yaşam krizinin maliyetinin etkileri sadece ekonomik değil, aynı zamanda muazzam sosyal ve psikolojik sonuçları da var. Sayısız aile için hayat, eğitim, kariyer, evlilik, çocuklar, ev satın alma ve emeklilik ağır bir yük haline gelmiş durumda" diyor.

1. Stres ve Kaygı Artışı: Enflasyonun artmasıyla birlikte bireylerin reel gelirleri düşüyor, bu da aynı parayla daha az mal ve hizmet satın alabilmelerine yol açıyor.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ümit Acar, "Enflasyon, bireylerin maddi refahını azaltmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğe dair endişe, güvensizlik ve umutsuzluk gibi duygusal boyutları da tetikler" şeklinde konuşuyor. Örneğin, market alışverişinden kira ödemelerine kadar her alanda artan fiyatlar, bireylerde "Ay sonunu nasıl getireceğim?" kaygısını derinleştiriyor.

2. Aile İçi ve Toplumsal Huzursuzluk:

Günışığı Gazetesi'nde Bilal Civelek'in yazısında, hayat pahalılığının aile hayatını ve çocuk psikolojisini olumsuz etkilediği vurgulanıyor. "Harcamak zorunda olduğun ve hayatının temel maddeleri olan şeyleri almakta zorlaşınca, aile hayatı yara alır. Toplumda kavgalar, ailelerin dağılmaları, yolsuzluklar geçim zorluklarının doğurduğu olumsuzluklardır" deniyor.



Artan maliyetler, aile içi tartışmalara ve hatta boşanmalara yol açabiliyor. Ayrıca, ekonomik baskılar nedeniyle bazı çiftler, normalde bitirecekleri ilişkilerde mali nedenlerle kalmak zorunda hissediyor, bu da aile içi şiddeti artırabiliyor.

3. Gençler ve Eğitim: Üniversite öğrencileri, hayat pahalılığından en çok etkilenen gruplardan biri. Hanım Demirbaş, "Öğrenciler kiralarını ödemekte zorlanıyor ve geçimini sağlamak için aileler borçlanabiliyor. Son yılların zorluklarından sonra, öğrencilerin çoğu psikolojik yıpranma nedeniyle üniversite eğitimiyle başa çıkmak için savaş veriyor" diyor. Pandemi sonrası sosyal izolasyonun üzerine eklenen maddi yükler, gençlerde depresyon, kaygı ve düşük benlik saygısını artırıyor.

4. Kadınlar Üzerindeki Ek Yük: Hayat pahalılığı, kadınları orantısız bir şekilde etkiliyor. E-magazin.tv'de yer alan bir haberde, ekonomik zorlukların kadınların özgüvenini, özsaygılarını ve yaşam kalitesini zedelediği belirtiliyor. "Fatma'nın hikâyesi, hayat pahalılığının kadınların psikolojisini nasıl olumsuz etkilediğini gösteriyor. Öfke ve stres de yaşıyor" deniyor. Kadınlar, hem ev ve çocuk bakım yükleriyle hem de maddi sorunlarla mücadele ederken daha fazla ruhsal baskı altında kalıyor.

5. Gelecek Kaygısı ve Emeklilik Endişesi: Artan yaşam maliyetleri, bireylerin gelecek planlarını da etkiliyor. Ev sahibi olma hayali giderek zorlaşırken, kiracılar yüksek aidatlar ve kira artışları karşısında çaresiz hissediyor.

Demirbaş, "Giderek daha fazla insan emeklilikte finansal güvencelerinden korkuyor. Emekli maaşları enflasyona ayak uydursa da, gençler güvenli bir emeklilik beklentisine şüpheyle bakıyor" diyor. Bu durum, özellikle genç nesillerde uzun vadeli umutsuzluğa yol açıyor.

Toplumsal ve Ekonomik Boyut

Hayat pahalılığı, sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde de olumsuz etkiler yaratıyor. Dr. Ümit Acar, "İyi oluş ekonomisi" kavramına vurgu yaparak, sadece maddi ihtiyaçların değil, güven, huzur, adalet ve özgürlük gibi duygusal ve sosyal ihtiyaçların da karşılanması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye'de yaşam memnuniyeti anketleri yapılsa da, bu verilerin makroekonomik politikalara yeterince yansımadığına dikkat çekiyor.

Çözüm Önerileri

Uzmanlar, hayat pahalılığının psikolojik etkilerini azaltmak için şu önerilerde bulunuyor:Bütçe Yönetimi: Gelir ve gider dengesini korumak, gereksiz harcamalardan kaçınmak.
Psikolojik Destek: Stres ve kaygı ile başa çıkmak için profesyonel destek almak.

Toplumsal Dayanışma: Toplumun tüm kesimlerinin dayanışma içinde olması, bilinçli tüketim alışkanlıklarının benimsenmesi.
Ekonomik Politikalar: Enflasyonun kontrol altına alınması, vergi yükünün adil düzenlenmesi ve tüketici bilinçlendirme kampanyaları.

Sonuç

Hayat pahalılığı, Türkiye'de bireylerin ve ailelerin yalnızca cüzdanlarını değil, ruh sağlıklarını da derinden etkileyen bir sorun. Artan maliyetler, kaygı, stres ve umutsuzluk gibi duyguları tetikleyerek toplumsal huzursuzluğu artırıyor.

Uzmanlar, bu sorunun yalnızca ekonomik değil, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Devlet politikalarının yanı sıra bireysel düzeyde alınacak önlemler, bu zorlu süreçte ruhsal sağlığı koruma adına kritik önem taşıyor.

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda yakalanan 32 şüphelinin kimlikleri ortaya çıktı

20.02.2026 12:11:00
İHA
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis-Şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkında arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Adana Demirspor'dan Abdullah Sancak, Ankaragücü'nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor'dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor'dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor'dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor'dan Caner Tuna, Antalyaspor'dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe'den Enes Memiş, Giresunspor'dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor'dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor'dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor'dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor'dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor'dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor'dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor'dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor'dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor'dan Orhan Dönmez, Konyaspor'dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor'dan Osman Topal, Gençlerbirliği'nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor'dan Tahsin Çoban, Antalyaspor'dan Tuncay Gülel, Sivasspor'dan Yasin Ocak Denizlispor'dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor'dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında yaptığı açıklamada "Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.

ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi

Anahtar Parti, AK Parti, tarafından mı destekleniyor? Yavuz Ağıralioğlu'na ikinci Sinan Oğan Vakası benzetmesi yapıldı

20.02.2026 11:20:00 / Güncelleme: 20.02.2026 11:24:43
Ahmet Turan Yiğit
ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi
ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi
Anahtar Parti, AK Parti, tarafından mı destekleniyor? Yavuz Ağıralioğlu'na ikinci Sinan Oğan Vakası benzetmesi yapıldı. Erdoğan'ın her seçim bir düşmana ihtiyacı olduğunu dile getiren siyasi analistler, bu seçimde dış güçler yok, o yüzden iktidarın farklı formüller geliştirerek seçimi kazanmak istediğine vurgu yaptı.

O analizleri izlemek için tıklayın:

Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı

İstanbul'da geçtiğimiz aylarda yüzde 18 seviyelerine düşen doluluk oranı, son yağışların etkisi ve regülatörlerden alınan suyla, yüzde 42 seviyesinin üzerine çıktı

20.02.2026 11:18:00
Haber Merkezi
Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı geçtiğimiz Kasım ve Aralık aylarında yüzde 18'li seviyelere kadar gerilemişti. Son haftalarda görülen yağışların etkisiyle ve regülatörlerden sağlanan suyla doluluk oranı son haftalarda arttı, 20 Şubat itibarıyla yüzde 42,09'a ulaştı.

Doluluk oranındaki artışı Alibey Barajı'da çekilmiş iki fotoğrafla paylaşan İSKİ yetkilileri, "Yağışlarla birlikte oluşan bu olumlu tablo umut verici olsa da, su kaynaklarımızın geleceğini güvence altına almanın yolu tasarruf alışkanlığından geçiyor" ifadelerini kullandı. İSKİ'nin intirnet sitesinde yer alan tablolara göre geçen yıl 20 Şubat'ta seviye yüzde 69, 2024'te ise yüzde 76 civarındaydı. Tablolara göre yılbaşından bu yana Melen regülatöründen 99 milyon metreküp, Yeşilçay'dan ise 44 milyon metreküp su sağlandı.

Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan ayına girilmesiyle fırınlarda "ramazan pidesi" mesaisi de başladı

 

19.02.2026 15:08:00
Anadolu Ajansı
Fırınlarda pide mesaisi başladı
Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi pideleri iftar saatine yetiştirmek için fırın ustaları yoğun tempoda çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde unu kazanlara dolduran ustalar, yaklaşık bir saat süren yoğurma işleminin ardından hamuru dinlenmeye bırakıyor.

Dinlenen ve belirlenen gramajlara göre bezelenen hamura pide formu veriliyor.

Vatandaşların talebine göre susamlı ve yumurtalı olarak hazırlanan pideler, odun ateşiyle ısıtılan fırınlarda yaklaşık 15 dakikada pişiriliyor. Ustalar, gün boyu üretimlerini aralıksız sürdürüyor.

Pide ustası Tuncay Kızılarslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan pidesi mesaisine başladıklarını söyledi.

Pide yapımının zahmetli bir süreç olduğunu belirten Kızılarslan, mesailerinin Ramazan Bayramı'na kadar devam edeceğini ifade etti.

İftar saatine yakın fırın önlerinde yoğunluk oluştuğunu dile getiren Kızılarslan, vatandaşlara en lezzetli pideleri sunabilmek için titizlikle çalıştıklarını kaydetti.

Kızılarslan, ramazan ayının maneviyatının yüksek olduğuna işaret ederek, "Ramazan bize bolluğu, bereketi hatırlatıyor. Birine sıcak pide ulaştırdığımızda onur duyuyoruz." dedi.

Pide almak için fırına gelen Nedime Özbay da ramazanın ilk gününde pide almak için geldiğini belirterek, ramazan pidesinin kendine has bir lezzeti olduğunu söyledi.

Özbay, tüm vatandaşların ramazan ayını tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu

2028’e doğru Türkiye siyasetinde kritik gelişmeler yaşanıyor

19.02.2026 15:07:00
Ahmet Turan Yiğit
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devam etme planları ve Bilal Erdoğan'ın sahaya sürülmesi sürecini Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ analiz etti.

Özdağ, "Şimdi Bilal Erdoğan ismini ilk defa dile getiren benim efendim. 3 yıl önce dile getirdim ve dedim ki Süleyman Soylu'ya seslendim. Soylu heves etme. Ahmet Davutoğlu tasfiye edildi. Kendisine rakip gördü.
Sizi de tasfiye edecekler. Parti içerisinde damatlar falan da olmayacak. Kim olacak? Sadece evlat olacak. Bu
evlat da Bilal Bey. Bilal Bey gelecek buraya. Şimdi Sayın Erdoğan bu seçimi kazansın. Kazanırsa 2028'i 2027 Kasım ve 2018 martında oğlunu genel başkan genel başkan yapacak. Kendisi cumhurbaşkanlığına devam edecek. Sonra da 2028'den sonra 5 yıl sonra da kendisi bırakacak bu işi" dedi.

Selçuk Özdağ'ın konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.