logo
26 MAYIS 2026

Türkiye'nin beyni göçüyor

09.07.2003 00:00:00
Yapılan anketler, okuyan gençlerimizin % 80'inin yurtdışına gitmeyi ve yurtdışında yaşamayı tercih ettiğini gösteriyor. Bu acı gerçek bir yana imkan bulan gençlerimiz ise öğrenimini devam ettirmek için kapağı ABD ve diğer Batı ülkelerine atıyor. Bizzat devlet tarafından gönderilenler de dahil olmak üzere bu gençlerin çoğu bir daha geriye dönmüyor. Aradan zaman geçiyor ve dün gönderdiğimiz bu gençlerin ne tür başarılara imza attıklarını öğreniyoruz. Tabii bu başarılar, gençlerimizin bulunduğu yabancı ülkenin gelişmişliğine gelişmişlik katarken, gelişmekte olan bir ülke olarak kendine ait yetişmiş beyinlere inanılmaz derecede ihtiyacı olan Türkiye bu beyinlerin katkısından mahrum oluyor. İki darbe birden yiyor Türkiye.

En fazla beyin göçü veren 34 ülke arasında 24. sırada bulunan Türkiye'nin bu yarasını Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mahmut Kaya ile konuştuk.

p Hocam, siz, Türkiye'de çok önemli bir konuya, beyin göçüne parmak basıyorsunuz. Türkiye'den dışarıya giden beyinlerle ilgili araştırmalarınız var. Öncelikle bize beyin göçünün nasıl bir olay olduğunu anlatın da bilelim. Beyin nasıl göç ediyor? Beyin göçü derken neyi kastediyorsunuz?

Prof. Dr. Mahmut Kaya- Beyin göçünü şöyle tanımlamayı tercih ediyorum. İyi eğitim görmüş, kalifiye, nitelikli, yetenekli, uzman, profesyonel kişilerin, kıt kaynaklarla yetiştikleri az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerden en verimli oldukları çağda gelişmiş ülkelere göç etmelerine veya oraya akmalarına beyin göçü adını veriyorum. Beyin göçünü temelde ikiye ayırmak mümkün: İç beyin göçü, dış beyin göçü. Ülke içinde olan beyin göçüne iç beyin göçü diyoruz. Örneğin kamu kuruluşlarında yetişen mühendislerin, doktorların veya bilim adamlarının kamu kuruluşlarından özel sektöre geçmesi de yine bir beyin göçüdür. Bunu bir kayıp olarak görmüyoruz.

Giden geri dönmüyor

Ülkemiz açısından asıl önemlisi dış beyin göçü dediğimiz olaydır. Ülkemizin, kıt kaynakları ile yetiştirdiği değerli, nitelikli insanları, yurt dışına kaçırmasıyla, bunlara yaptığı bütün yatırım, 15-16 yıllık bir yatırım boşa gidiyor. Bu insanlar master veya doktora için yurt dışına gidiyorlar ve daha sonra geri dönmüyorlar.

p Peki neden geri dönmüyorlar?

Kaya- Dönmeme nedenlerini altı guruba ayırmak mümkün. Ekonomik sıkıntılar var. Siyasi, politik sıkıntılar var. Bilimsel alanda, bilime ve araştırma-geliştirmeye gereken önemi vermememizden dolayı bazı sorunlar var. Eğitim sistemimizde bazı çarpıklıklar var. İşsizlik sorunu maalesef büyük boyutlarda. Bir diğer neden de yabancı dilde eğitimin olması, kişilerin çok rahat şekilde yurt dışına kaçmasına sebep oluyor.

Eğitimde plansızlığın sonucu

p Gençler, gittikleri ülkelerin imkanlarını görüp kendileri mi iş arıyorlar? Yoksa çok kaliteli oldukları için onlara bu ülkeler tarafından çengel mi takılıyor?

Kaya- Aslında mesele arz talep meselesine dayanıyor. Bizim ülkemize nazaran bu ülkelerde nitelikli insan yetiştirmek masraflı bir olay. Bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde eğitim plansız ve programsızdır. Yani bize ne kadar mühendis, doktor, bilim adamı lazım, bunun planını, programını yaptığımızı söyleyemeyiz. Plansız programsız bir şekilde yetiştirdiğiniz üniversite mezunlarının, bugünkü istatistiklere göre % 70'i mesleki alanlarının dışında çalışıyor. Ancak % 30'luk kısmı meslekleriyle ilgili iş bulabiliyor. Eğitim sistemimizin bu plansız, programsızlığından dolayı fazla arzımız var. Yani üniversite mezunu nitelikli insanı fazla arz ediyoruz. Buna karşın gelişmiş ülkelerin nitelikli insana talebi var.

p Yani böyle bir taleple karşılaşınca da gençlerimiz hemen gidiyorlar. Japonlar da gidip başka ülkelerde eğitim görüyorlar. Ama geri dönüyorlar.

Kaya- Japonya'nın ekonomik, siyasi sistemi ile bizim ekonomik ve siyasi sistemimiz birbirinden çok farklı. Kendi ülkemizin insanlarını dışa göç etmeye iten bazı sebepler var. Ayrıca gelişmiş ülkelerin de bu insanları çeken, cazip bir takım özellikleri var.

p Bu beyin göçü sadece göçü veren ülkedeki şartların ağırlığından mı kaynaklanıyor? Yoksa göçü alan ülkelerin böyle bir stratejisi mi var?

Kaya- Dünyada en güçlü devlet olmak istiyorsanız mutlaka dünyanın en iyi beyinleri ile çalışmak zorundasınız. Ben, en güçlü devlet olmak istiyorsam, dünyadaki tüm en iyi beyinleri kendime çekmek isterim. Amerika'nın yaptığı da bu. Belki, planlı bir şey yok ama belli bir hedefi var, vizyonu var.

Yalnız değiliz

p "Bizim gibi ülkeler de beyin göçü veriyor" diyorsunuz. Bizim gibi ülkeler, hangi ülkeler?

Kaya- Gelişmekte olan ülkelerin veya 3. Dünya ülkelerinin hemen hemen hepsi beyin göçü veriyor. Beyin göçü sadece gelişmekte olan ülkelerde yok. Gelişmiş ülkelerde de var. Örneğin, ben 7 sene Kanada'da eğitim gördüm; mühendisler, doktorlar, gelişmiş bir ülke olan Kanada'dan, ABD'ye göç ediyorlardı. Çünkü, ABD'de daha fazla maaş alabiliyorlardı. Ödeyecekleri vergi Kanada'ya nazaran daha düşüktü. Dolayısıyla yaşam standartları daha yüksek olacaktı. Benzer şey İngilizler için de geçerli. Bir çok İngiliz, İngiltere'den Amerika'ya göç ediyor. Beyin göçünün cazibe merkezi, dünyadaki beyin göçünün % 54'ünü çeken ülke ABD.

p Kaç gencimiz, yetişmiş beyin olarak başka ülkelerde?

Kaya- Benim edindiğim bilgilere göre 50 bin civarında öğrencimiz yurt dışında eğitim görme aşamasında. Bunların bir kısmı bitiriyor. Bir kısmı bitirmek üzere. Bunun da yaklaşık % 59'u geri dönmüyor. Yani her giden 100 kişinin 59'ununun ülkemize dönmediğini söylemek mümkün.

p Yani 30 bin kişi dönmüyor. Bu çok büyük bir rakam mı?

Kaya- Büyük rakam. Bizden çok daha kötü olan ülkeler var. En fazla beyin göçü veren ülkeler olarak 34 tane ülke sıralanmış. Türkiye, 24. sırada. Örneğin Mısır, Çin, Hindistan, Pakistan, Nijerya bizden çok daha kötü durumda.

Beyinleri karşılıksız hibenin faturası

p Bu olay, tehlikeli görmemiz gereken bir olay mı? Yoksa, "Bizim gencimiz çok. Yunanistan'ın nüfusundan daha fazla gencimiz var. Yetiştiririz" mi dememiz lazım.

Kaya- Tabii, bu, karşılıksız hibe oluyor. Zaten Türkiye'de kıymetli beyin diyebileceğimiz kesim çok fazla değil. Bunun da büyük bir kısmını yurt dışına kaçırırsanız veya kaptırırsanız, ülkemizde, sosyo-ekonomik alanda çok ciddi sorunlar yaşamamız mümkün.

p Yani her şey beyine bağlı, öyle mi?

Kaya- Tabii, her şey beyine bağlı. Türkiye'nin gelişebilmesi için en önemli sermayesi bir, yer altı ve yer üstü kaynakları, iki, insan sermayesidir. Biz nitelikli beyinlerimizi, beyin işçilerimizi yurt dışına kaçırırsak mutlaka bunun faturasını öderiz. Kaldı ki halen de ödüyoruz. Şu anda belki ekonomik sıkıntılarımızın en önemli nedenlerinin altında bu beyinleri kaçırmamız geliyor. Bu beyinler ülkemizde olsaydı bilim ve teknoloji şu andakinden çok daha ileri seviyede olacaktı. Bunları kaçırdığımız için maalesef teknoloji satın alan, teknoloji transfer eden ve bunun karşılığında çok büyük bedeller ödeyen, gelişmekte olan bir ülke kategorisinde yer alıyoruz.

Beyinlerimiz başkalarına hizmet ediyor

p Dünya bakıyoruz. Dünya çapında önemli çok Türk isimler var. Bunlar bizim elimizde olsa her halde dünyayı sallarız, değil mi?

Kaya- Mutlaka. Kuzey Amerika'da bulunduğum sırada gördüğüm şey şu: Oraların gelişmesinde temel faktör yabancı bilim adamları. Amerikalı veya Kanadalının, kendi ülkesinde, lisans eğitiminden sonra, pek master, doktora çalışmasına eğilimi yok. Çünkü daha lisans eğitimini bitirmeden yeteri kadar maaşlı, cazip iş teklifleri geliyor. Biraz tahmin olacak ama doktora ve master yapanların % 80'ini yabancı uyruklular, % 20'sini kendi vatandaşları oluşturuyor. Çünkü, onlarda lisans eğitimi yeterli ekonomik getiriyi sağlıyor.

p Bizim yetiştirdiğimiz bu beyinler başka ülkelerin kalkınmasına hizmet ediyorlar.

Kaya- Aslında en önemli noktalardan biri bu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin arasındaki uçurum, beyin göçü ile sürekli artmakta. Beyin göçünü engelleyemediğimiz sürece gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin arasındaki fark çok daha büyüyecek. Eğilim ise beyin göçünün tüm dünyada artışı yönünde. Çünkü gelişmiş ülkelerin sağladıkları olanaklar gelişmekte olan ülkelerdeki bilim adamlarını cezbediyor.

Beyin göçünü tersine çevirmek şart

p Beyin göçünü tersine çevirmek mümkün mü?

Kaya- Çevirmek zorundayız. Mümkün olmasa da mümkün kılmak için her türlü tedbiri almak zorundayız. Çünkü bunlar, bizim beyin gücümüz. Bunları, geri kazanamadığımız sürece ülkemiz çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacak. Hem ekonomik, hem siyasi, hem toplumsal açıdan büyük sorunlarla karşılaşacağız. Beyin göçünü ancak kademeli olarak tersine çevirmek mümkün olabilir. Dışardaki şartları ülkemizde birebir sağlayamayabiliriz. Ancak, gidenleri, Türkiye'ye ısındırarak, kısmi olarak çekmek herhalde mümkün olabilir. Burada bilime, araştırmaya, geliştirmeye önem vererek, bütçeleri arttırarak, en önemlisi bu kişilere değer vererek bunu yapabiliriz. Bu kişilerin en büyük sıkıntılarından biri değer verilmemesi, devletlerinin kendileri ile ilgilenmemesi.

p Yani devletin böyle bir derdinin olmaması.

Kaya- Gibi görülüyor. Aslında bu biliniyor. Ama, gereği niye yapılmıyor, bunu bilemiyorum. Örneğin ataşelikler, elçilikler, bunların kayıtlarını tutabilir. Şu anda iletişim çok hızlı. Hepsinin e-mail adresleri toplanır. Belki ülkelerinden kendilerine mesaj gönderilse bunları çok mutlu edecektir. Belki sırf bu sebepten % 10'u geri dönebilecektir. Ama, ben orada bulunduğum süre içinde bunların yapıldığını görmedim.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Bayram tatili İstanbul'u boşalttı

Tatilciler Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı

25.05.2026 13:40:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:14:21
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Tatilcilerin Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı. İBB Trafik Yoğunuluğu Haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü.

9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla İstanbulluların bir kısmı şehir dışına çıktı. Vatandaşların memlekletlerine veya tatil beldelerine gitmesinin ardından kentte trafik yoğunluğu da düştü. Kurban Bayramına 2 gün kala İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü. Yenibosna Şirinevler E-5 mevkiinde havadan çekilen görüntülerde trafiğin aktığı görüldü.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu

24.05.2026 19:15:00
Haber Merkezi
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Ankara'daki Genel Merkez'in 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde polis tarafından basılması, birçok noktada protesto ediliyor.

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterildi, Özgür Özel'e ve CHP yönetimine destek verildi.

Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engelleri ve yer yer çıkan arbedeler sonrası Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.

Özgür Özel burada kalabalığa seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.

AKP'yi yendikleri için zulüm gördüklerini söyleyen Özel, "Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapanmıştır" dedi ve tarihte iki kez kapatılan CHP'yi üçüncü kez tekrar açmak için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, "AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan kolları yan yana karşımızdadır. Bugüne kadar hep dişimi sıktım, sustum. Ama yeter" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen eski CHP milletvekili Müslim Sarı, partinin kurultaya gitmesinin 'kaçınılmaz' olduğunu belirtti

24.05.2026 19:12:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Tartışmalı bir mahkeme kararıyla 'göreve iade edilen' eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden eski CHP milletvekili Müslim Sarı, pazar günü kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girişlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sarı, "3-4 Kasım'daki kurultaydan kısa süre sonra şaibe iddilarıyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendilerini "yok saydığını" belirten Sarı, "Hukuk süreci başladı ama CHP yöneticileri yine yoksaydı. İstinaf süreci başladı ama yine yok sayıldı. Genel merkezin aynı tutumu sergilemesi olayı krize dönüştürdü" diye ekledi.

"CHP yöneticileriyle iletişime geçerek maksimum çabayı sergiledik. Orta yolu bulmak, genel merkeze müdahale olmaması için çaba sarf ettik. Sabah genel merkeze geldik, içeri girip diyalogla bu sorunu çözmek istiyoruz dedik. CHP'nin kapıları CHP vekillerine kapalıydı. Diyaloğu en üst düzeyde sürdürme çabalarımız devam etti. Saatlerce burada kaldık" diyen Sarı, "Her türlü iş birliğine diyaloğa açık olduğumuz belirttik. Bizle konuşmak yerine içişleri bakanıyla konuşmayı tercih ettiler. Maalesef polis ekipleri sürece dahil olmak zorunda kaldılar" diye ekledi.

"Bu CHP yönetiminin bir eseridir. Kendi yol haritamızı belirleyeceğiz. Kapıyı kapatanlara bizim kapımız açık. Dışlayıcı değil kucaklayıcı olacağız. CHP bu krizi fırsata çevirebilir. Bu sorundan da el birliği ile çıkacağız. CHP kurultaya gidecek."

CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun tartışmalı bir mahkeme kararıyla "göreve iadesinin" ardından yaşanan gerginlik sürüyor. Pazar günü sabah saatlerinde polis partinin genel merkezine geldi ve günün ilerleyen saatlerinde biber gazı ile binanın içine girdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti liderliğine gelmesiyle sonuçlanan ve 2023 yılında düzenlenen CHP 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı vermişti.

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel cuma günü telefonda görüştü.

Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmede Kılıçdaroğlu'nun, "en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme" niyetini Özel'e ilettiğini aktarmıştı.

Pazar günü ise gergin başladı. Sabah saatlerinde içlerinde birkaç CHP milletvekilinin de olduğu bir grup Kılıçdaroğlu destekçisi partinin genel merkezine yürüdü.

Sabah saatlerinden itibaren pek çok CHP yetkilisi ve milletvekilinden Kılıçdaroğlu'na ve yaşananlara tepki geldi.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi

İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı

24.05.2026 17:38:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı. Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi. CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Binanın polis müdahalesiyle boşaltılmasının ardından Genel Merkez'den ayrılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çok üzgünüm, baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz; bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve iş birlikçileri buna cesaret edemeyecekler." açıklamasını yaptı.

Özel, "Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun!" diye konuştu.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Çelik ve beraberindekiler polislerce, "Siz buyrun, şöyle buyrun" diyerek içeri alındılar. Binaya giren grup "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" şeklinde slogan attı.

Özel'in fotoğrafı ve posteri indirildi

Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi.

Polisin tahliye ettiği CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi. Mutlak butlan kararının alındığı gün Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafı duvardan indirilmiş, vatandaşlar tarafından parçalanmıştı.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.