logo
24 HAZİRAN 2026

Türkiye'yi 9 ayda 50 milyon turist ziyaret etti

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2025 yılı Ocak-Eylül döneminde ülkemize gelen toplam ziyaretçi sayısı 50 milyon kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemdeki turizm gelirimiz ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 oranında artarak, 50 milyar dolara yükselmiştir" dedi

14.11.2025 12:35:00
İHA
Türkiye'yi 9 ayda 50 milyon turist ziyaret etti
Türkiye'yi 9 ayda 50 milyon turist ziyaret etti
2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerinin devam ettiği TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri görüşüldü. Komisyonda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sözlerine Gürcistan-Azerbaycan sınırında askeri uçağın düşmesi sonucu şehit olan 20 kahraman askere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

Türkiye'nin dünya çapında bir turizm markası olduğunu söyleyen Ersoy, "2025 yılı Ocak-Eylül döneminde ülkemize gelen toplam ziyaretçi sayısı 50 milyon kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemdeki turizm gelirimiz ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 oranında artarak, 50 milyar dolara yükselmiştir. Bu tüm zamanların 9 aylık gelir rekoru anlamına gelmektedir. 2017'de dünyada en çok turist çeken ülkeler arasında 8'inci iken, 2024'te 4'üncü sıraya yerleştik. Turizm gelirlerimizde de büyük bir sıçrama yaşandı. 2017'de 15'inci sırada olan ülkemiz, 2024'te 7'nciliğe yükseldi. Bu ivme, yılsonunda ulaşmayı hedeflediğimiz 64 milyar dolarlık gelir hedefine adım adım yaklaştığımızı göstermektedir" dedi.

Bakan Ersoy, YouTube kanalının 5,28 milyon abone sayısıyla rakip ülke hesapları arasında birinci sıradaki yerini koruduğunu kaydederek, "TikTok'ta 4,8 milyon takipçi ile ülke hesapları arasında birinci sırada yer alırken, Instagram'da 3,8 milyon takipçi ile ikinci sırada yer almaktayız. Go Türkiye platformu, dünyanın bu alandaki lider tanıtım portalıdır. Platformun İstanbul ve Antalya temalı iki mini dizisi toplamda 2,4 milyar görüntülenme sayısı ile Türkiye'nin marka değerini daha yukarı taşıyarak ülke tanıtımında başka bir aşamaya geçmenin de kapısını araladı. Son yıllarda büyük sıçrama kaydettiğimiz alanlardan biri de arkeolojik keşiflerimizin global çapta tanıtımıdır. Roman'ın kalbi Kolezyum'da düzenlediğimiz Göbeklitepe sergimizi 6 milyon kişi ziyaret etti. Bu etkinliklerimizi farklı ülkelere taşıyarak tanıtım çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

"Ülkemiz Mavi Bayraklı plaj sayısında da dünya üçüncüsü konumundadır"

Turizm alanında ücretsiz halk plajı projeleriyle vatandaşların yüksek kalitede hizmet almasını sağlayan nitelikli plajlar yapıldığını söyleyen Ersoy, "2019 yılında başlayan proje ile bugün itibarıyla 19 ayrı noktada halk plajlarımız hizmet vermektedir. Önümüzdeki yıl içinde 7 adet yeni ücretsiz girişli halk plajının yapılması planlanmaktadır. Ülkemiz Mavi Bayraklı plaj sayısında da dünya üçüncüsü konumundadır" şeklinde konuştu.

"2025 yılında 65 ilde 255 kazı alanına ulaştık"

Arkeolojik kazılar hakkında bilgi veren Bakan Ersoy, "2025 yılı sonunda yürütülen tüm kazı ve araştırma çalışmalarının sayısı yıllık 780'e ulaşmış olacak. Kültürel mirasımıza verdiğimiz önem ve sorumluluk bilinci ile özverili çalışmalar neticesinde ülkemizdeki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının sayısı 129 bin 506'ya, sit alanlarının sayısı ise 27 bin 462'ye yükselmiş bulunmaktadır. 2025 yılında 65 ilde 255 kazı alanına ulaştık. Yabancı heyetlerce yürütülen 29 kazımızı da 12 aylık kazı programına dahil ederek, her birine Türk koordinatör kazı başkanı atadık. Geleceğe Miras Projesi kapsamında Anadolu'nun dört bir yanındaki 17 antik kentimizde ziyaretçi karşılama merkezi ve çevre düzenleme projelerini tamamladık. 8 noktada çevre düzenleme uygulamalarını bitirdik. Ayrıca Bitlis'te, tarihimizin dönüm noktasında dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı olma özelliği taşıyan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ziyaretçi karşılama merkezinin Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle 25 Ağustos tarihinde açılışını gerçekleştirdik" diye konuştu.

"Kemer Datça'da Osmanlı donanmasından bir gemiden elde edilen bulgular, şimdiden dönemine ait önemli verileri bize sundu"

Su altında da kazı çalışmalarının devam ettiğini belirten Ersoy, "Sadece karada değil su altında da çalışmalarımız sürüyor. Kemer Datça'da ise Osmanlı donanmasından bir gemide kazı çalışmaları yapıyoruz. Bu gemiden elde edilen bulgular, şimdiden dönemine ait önemli verileri bize sundu. Tüm bu işler için 2025 yılında 3,5 milyar TL kaynak ayırdık. Proje kapsamında ilk 10 aylık süreçte bin 200'den fazla uzman, 3 binden fazla çalışanın istihdam edilmesi; 15 binden fazla envanterlik buluntunun gün yüzüne çıkarılması ve bu buluntuların bilimsel yayınlar aracılığıyla arkeoloji dünyasına kazandırılacak olması da nitelik olarak en üst seviyeye çıktığımızın göstergeleridir. 6 Ağustos 2025 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Millet Kütüphanesi'nde açılan 'Bir Vizyonun Doğuşu: Geleceğe Miras Projesi-Arkeolojinin Altın Çağı' adlı sergide 52'si ise yasa dışı yollarla ülkemizden çıkarılıp, daha sonra Türkiye'ye kazandırılan eserlerden oluşmak üzere 37 ilden toplam 570 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ülkemizin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelesindeki kararlılığını tüm dünyaya göstererek, kararlı ve titiz çalışmalar sonucunda iadesi sağlanan Boubon Antik Kenti kökenli bronz Marcus Aurelius heykeli öne çıkan eserler arasındadır. 2024 yılında hayata geçirilen 'Türk İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeler Ulusal Envanter Projesi' kapsamında İstanbul, Tokat, Diyarbakır ve Denizli illerinde belirlenen mezarlık alanlarında belgeleme çalışmaları 2025 yılında tamamlanmıştır. 2026 yılında da saha çalışmalarına ülke çapında devam edilmesi öngörülmektedir" ifadelerini kullandı.

"Tarihinde ilk kez Ayasofya-i Kebir Camii Bütüncül Projesi tamamlanmış, muhtemel risklere karşı Ayasofya'nın koruma çalışmaları devam etmektedir"

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydeden varlık sayısının 22 olduğunu ifade eden Ersoy, "2020 yılında UNESCO Geçici Listesi'ne kaydedilen 'Zerzevan Kalesi ve Mithraeum'un adaylık dosyası, 2026 yılında değerlendirilmek üzere Dünya Miras Merkezi'ne sunulmuştur. Bunun yanı sıra Bakanlığımız ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürütülen çalışmalar neticesinde 'Ankara: Modern Bir Cumhuriyet Başkentinin Planlanması ve İnşası', UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne eklenerek, listede yer alan varlık sayımız da 79'a yükselmiştir. Kültür varlıklarımızla ilgili çalışmalarımıza değinmişken ecdat yadigarı vakıf eserlerimizle ilgili çalışmalarımızdan da bahsetmek istiyorum. 2025 yılının ilk dokuz ayında 101 adet eserin onarım ve restorasyonu tamamlanırken, yıl sonuna kadar bu sayıyı 121'e çıkarmayı planlamaktayız. Son iki yılda yurt içinde İstanbul Fatih Beyazıt Camii, İstanbul Fatih Süleymaniye Külliyesi Darüşşifası ve Sıra Odalar başta olmak üzere 166 vakıf kültür varlığının onarım-restorasyonları tamamlanmıştır. 2025 yılı içerisinde tarihinde ilk kez Ayasofya-i Kebir Camii Bütüncül Projesi tamamlanmış, muhtemel risklere karşı Ayasofya'nın koruma çalışmaları devam etmektedir" şeklinde konuştu.

"1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 27 müze ve ören yerinde gece ziyaret imkânı sunuldu"

'Gece Müzeciliği' uygulaması ile artık Anadolu'nun kadim hazinelerinin güneş battıktan sonra da medeniyet ışığıyla aydınlandığına işaret eden Ersoy, "Özenle tasarlanmış aydınlatma sistemlerimizle ışıklandırılan antik kentlerimiz ve müzelerimiz, misafirlerine gündüzden çok daha büyülü ve unutulmaz bir deneyim sunuyor. 2025 yaz döneminde, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 27 müze ve ören yerinde gece ziyaret imkânı sunuldu. 2024 yılında başlattığımız uygulama kapsamında içinde bulunduğumuz yıl, 550 binden fazla ziyaretçi bu eşsiz deneyimden faydalandı. 2025 yılında 22 adeti proje yapımı ile 59 adeti de yeni müze binası çalışması olmak üzere 81 işi tamamladık. 105 adeti proje ve 93 adeti bakım, onarım ve restorasyon olmak üzere başlattığımız toplam 198 adet iş ise halen devam etmektedir. Tüm bu işler için de yaklaşık 6 milyar TL ödenek kullandık" diye konuştu.

"Deprem bölgesindeki özel mülkiyette bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik yardım çalışmaları için 2025 yılında 1,5 milyar TL ödenek ayırdık"

Ersoy şöyle konuştu:
"Hatay'da eski Meclis binası ve Gastronomi binalarında restorasyon çalışmaları, Kurtuluş Caddesi'nin tarihi dokusunu ayağa kaldırmak amacıyla başlatılan kentsel tasarım uygulamalarının 1. ve 2 Etap çalışmaları devam etmektedir. Aslına uygun olarak yeniden inşa edilen tarihi Meclis binasının önümüzdeki dönemde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğümüze bağlı yerleşik bir sahne olarak hizmet vereceği bilgisini de sizlerle paylaşmak isterim. Bakanlığımızca özel mülkiyetteki kültür varlıklarının korunması noktasında Mayıs 2023'de yapılan yönetmelik değişikliği ile afet bölgesinde proje yardımı üst limitini 5 kat, uygulama yardımı üst limitini ise 10 kat arttırarak, deprem bölgesindeki özel mülkiyette bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik yardım çalışmaları için 2025 yılında 1,5 milyar TL ödenek ayırdık. 2026 yılında da 1,5 milyar TL ödenek ayırmayı planlıyoruz. Müze ve kültür merkezine dönüştürülmek üzere restorasyon çalışmalarına başladığımız Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'ni müze, tiyatro salonu, konferans salonu, atölyeler, kütüphane ve açık hava etkinlik alanlarını içeren bir kompleks olarak 2026 yılı içerisinde vatandaşlarımızın ziyaretine açacağız. Yenilenmesinin ardından bulunduğu bölgede bir odak noktası haline gelecek olan Antalya Müzesi'ni çok daha fazla eserimizin sergilenmesine imkan verecek çağdaş müzecilik anlayışı ile 2026 yılında halkımızla buluşturacağız. Çağdaş müzecilik sembolü haline gelecek yeni Antalya Müzesi'nde kapalı alan 9 bin 500 metrekareden tam 19 bin 500 metrekareye çıkacak. Mevcut alan böylece neredeyse ikiye katlanacak. Açık alan da modern müzecilik anlayışı ile 22 bin 677 metrekare ile güncellenecek. Yeni müzenin sergi alanlarında yaklaşık yüzde 164'lük bir artış olacak. Mevcut 4 bin 172 metrekarelik sergi alanı, 11 bin metrekareye yükselecek. Böylelikle depoda sergilenmeyi bekleyen eserlerin büyük bölümü ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak."

"UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri'ne kayıtlı 31 yaşayan kültür değeriyle Türkiye, Sözleşme'ye taraf olan devletler arasında listelere en çok unsur kaydettiren ikinci ülkedir"

Ersoy, müze ve ören yerleri hakkında bilgi vererek, "2025 yılı itibarıyla 217 müze, 146 düzenlenmiş ören yeri ile hizmet vermekteyiz. Bunların yanı sıra bugün sayısı 448'e ulaşan Bakanlığımız denetiminde faaliyet gösteren özel müze bulunmaktadır. Bu özel müzelerde toplamda 285 bin 348 kayıtlı eser yer almaktadır. 2025 yılı Ekim ayı sonu itibarı ile Bakanlığımıza bağlı müze ve ören yerlerini yaklaşık 29 milyon 700 bin kişi ziyaret etmiştir. Kültür yolu festivallerimizin ilk günden beri vizyonu 'Kültür ve sanatla bütünleşmiş bir turizm'dir. Bu vizyonla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, kapsadığı alan ve katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivalidir. 2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne her yıl ülkemizden ve dünyadan farklı sanatçılar ve sanat kurumları dâhil edilmiştir. Bu yıl Manisa, Kayseri, Mardin ve Malatya ile Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan şehir sayısı 20'ye çıkmıştır. Ulusal düzeyde Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri'ne 352 yaşayan kültür değerimiz kaydedilmiştir. Uluslararası düzeyde ise UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'nin belirlediği en önemli koruma araçları olarak öne çıkan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri'ne kayıtlı 31 yaşayan kültür değeriyle Türkiye, Sözleşme'ye taraf olan devletler arasında listelere en çok unsur kaydettiren ikinci ülkedir. 2025 yılı sonunda bir kültürel değerimizin daha listelere kaydedilmesiyle birlikte kayıtlı unsur sayımızın 32'ye çıkması beklenmektedir" şeklinde konuştu.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.