logo
09 AĞUSTOS 2026

Tuz Gölü: Flamingoların cenneti mi, kuruyan bir havza mı?

Türkiye'nin ikinci büyük gölü ve dünyanın en önemli flamingo üreme alanlarından biri olan Tuz Gölü, uzun yıllardır iklim krizi ve insan eliyle gelen kuraklığın pençesinde can çekişiyordu

28.05.2026 00:28:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Tuz Gölü: Flamingoların cenneti mi, kuruyan bir havza mı?
Tuz Gölü: Flamingoların cenneti mi, kuruyan bir havza mı?
Türkiye'nin ikinci büyük gölü ve dünyanın en önemli flamingo üreme alanlarından biri olan Tuz Gölü, uzun yıllardır iklim krizi ve insan eliyle gelen kuraklığın pençesinde can çekişiyordu.

Geçtiğimiz yıllarda yaşanan trajik kitlesel flamingo ölümleri ve göl sınırlarının yüzde 70'e varan oranda daralması, "Cennet yok mu oluyor?" sorusunu sorduysa da, 2026 ilkbaharında düşen rekor yağışlar bölgeye kelimenin tam anlamıyla "can suyu" oldu.

Bugün Tuz Gölü, bir yanda küresel ısınmanın kurutucu tehdidi, diğer yanda ise doğanın direnci ve acil kurtarma projeleriyle tam bir varoluş mücadelesi veriyor.







Geçmişin Ağır Bilançosu: Cennet Nasıl Çöle Döndü?

Aksaray, Ankara ve Konya sınırlarının kesişiminde yer alan Tuz Gölü, dışarıya su çıkışı olmayan sığ bir kapalı havza özelliği taşıyor. Bu hassas ekosistem, son yıllarda iki büyük darbe aldı:

Tarımsal Sulama ve Bentler: Göle su taşıyan doğal kanalların ve akarsuların önü, çevre köylerdeki tarım arazilerini sulamak amacıyla bentlerle kesildi. Suyu kesilen göl, özellikle yaz aylarında hızla kurudu.







Yeraltı Sularının Çekilmesi: Havzadaki kaçak kuyular ve aşırı su tüketen ürünlerin (mısır, yonca gibi) ekimi yeraltı su seviyesini bitme noktasına getirdi.

Bu iki etken, yakın geçmişte (özellikle 2021 ve 2025 yaz dönemlerinde) binlerce yavru flamingonun susuzluk ve besinsizlik yüzünden göl üzerinde hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Geçen yıl göç döneminde 20-30 binleri bulan flamingo popülasyonunun 3-4 binlere kadar gerilemesi, çevre örgütlerini ve bilim insanlarını alarma geçirdi.







2026 Baharı: Rekor Yağışlar ve Geri Dönen Umut

Son 6 ayda Tuz Gölü havzasına düşen yağışlar, önceki yılların ortalamasını yüzde 100'ün üzerinde aşarak ezber bozdu. Bölgeyi inceleyen uzmanlar ve jeoloji mühendisleri, gölün şu an adeta bir deniz görünümüne kavuştuğunu belirtiyor.

Derinlik Arttı, Göl Canlandı: Kapalı havzanın en derin noktaları 30-40 santimetre suyla kaplanırken, kıyı şeritleri yeniden ışıl ışıl bir görünüme büründü.







"Kreş" Yeniden Açıldı: Suyun geri gelmesiyle birlikte, göç yollarındaki allı turnalar (flamingolar) üremek ve yavrularını büyütmek için yeniden Tuz Gölü'nün sığ sularına sığındı. Bu yıl yavruların susuzluk tehlikesi yaşamadan "kreş" dönemini atlatacağı öngörülüyor.

Geçici Bir Rahatlama mı, Kalıcı Bir Kurtuluş mu?

Uzmanlar, bu yılki manzaranın umut verici olduğunu ancak rehavete kapılmamak gerektiğini ısrarla vurguluyor. Tuz Gölü'nün tamamen kurtulduğunu söylemek için henüz çok erken; zira göl sığ olduğu için ağustos ayında tarımsal sulamanın zirve yapması ve buharlaşma ile sular yeniden kritik seviyelere çekilecek.







Bilim İnsanlarının Ortak Görüşü:

"Tuz Gölü'nün eski ekolojik dengesini tamamen geri kazanabilmesi için bu şekilde yağışlı geçecek en az 5 ila 7 yıla daha ihtiyacımız var. Doğanın bize verdiği bu krediyi, yeraltı sularını kaçak kuyularla tüketerek ve gölü besleyen kanallara kaçak bentler çekerek sabote etmemeliyiz."

Bakanlık düzeyinde yürütülen boru hatlarıyla su taşıma projeleri ve sıkılaştırılan denetimler, doğanın yağmur bereketiyle birleştiğinde işe yarıyor. Tuz Gölü'nün kalıcı olarak "Flamingoların Cenneti" kalması, iklim döngüleri kadar havzadaki su yönetiminin ne kadar sıkı yapılacağına bağlı.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.