logo
13 HAZİRAN 2026

'Üç asırlık hegemonyaya son verdi'

İcmal Gençlik Derneği'nin geleneksel yaz kampında söz alan BTP Genel Başkan Yardımcısı Ekonomist Selim Kotil, bütün dünyayı üç asırdır hegemonyasına alan kapitalizmi tarihe gömen Prof. Dr. Haydar Baş'ın dışında hiç kimsenin bununla başa çıkamayacağını belirtti

16.08.2017 00:00:00
İcmal Gençlik Derneği tarafından Afyon'da düzenlenen geleneksel yaz kampındaki oturumda, "İçimizden bir insan çıktı. Bütün dünyayı üç asırdır hegemonyasına alan kapitalizmi tarihe gömdü. Bununla Prof. Dr. Haydar Baş dışında hiç kimse başa çıkamaz" diyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Ekonomist Selim Kotil'in çarpıcı konuşmasını siz Yeni Mesaj okurlarının dikkatine sunuyoruz:
"Konuşmama yıllar önce bir üniversite öğrencisi iken Prof. Dr. Haydar Baş hocamla tanıştığımız dönemde, bir olayla başlayayım. O zamanlar Boğaziçi Üniversitesinde Japonya'dan iktisat sahasında iktisat gurupları geliyor. Japon ekonomisi dünyanın en iyi ekonomisi, en hızlı büyüyen ekonomisi, bizler de iktisat programlarına katılıyoruz anlatıyorlar, ilgimizi çekiyor. Japonya dünya için bir örnek.
Bir gün muhterem hocama bu olayı anlattım. İşte Japon iktisatçılar geldi kendi ekonomilerinin ne kadar hızlı büyüdüğünü ne kadar başarılı olduğunu anlatıyorlar. 90'lı yılların başı o zaman dedi ki; "Yanlış yapıyorlar. 2000'li yıllar dünyanın eksi enflasyonla ve deflasyonla tanıştığı yıllar olacak. Bu kafayla giderse Japonya dünyada ilk defa deflasyona giren ülke olacak" dedi.
O zaman bunu demek AB'nin dağılacağını söylemek gibi bir şey. Fazla değil 2 sene sonra dünyada ilk defa bir ülke, Japonya deflasyona girdi.
İkinci bir olay anlatayım. Hani hep Türk siyaseti olarak biz Batı'dan, ABD'den fikir dileniriz ya, hele hele iktisat sahasında, birisinin İngilizce bilmesi yeterlidir. İngilizce biliyorsa tamam. Bir zamanlar Derviş'i yaşadık. Acayip İngilizce konuşuyordu.
IMF politikaları Türkiye'ye hep Batı'dan, ABD'den geldi yıllardır. Atatürk'ten sonra hep fikir dileniyoruz. Hatırlayalım 2008 krizi ABD'de Lehman Brothers çöktü. Amerika finans piyasaları tepe taklak, o zaman Amerika'da seçimler var. Obama Amerikan başkanı olmaya aday. O günün şartlarında, Milli Ekonomi Modeli diyor ki; 500 TL vatandaşlık maaşı, 250 TL gençlik maaşı, Bush o zaman Amerika'nın başında. Apar topar senatodan karar geçiriyor. Amerika'daki krizi engellemek için 500 dolar vatandaşlık maaşı, 250 dolar gençlik maaşı, bir de 100 bin TL'ye tekabül eden 85 bin doların altından vergi alınmayacak. Birebir kopya!
Ben bunu evde gece yarısı saat 01.00'de, Reuters haber ajansını okurken öğrendim. Obama seçim konuşması yapıyor diyor ki; "Sayın Bush bu görüş sana ait değil sen bu görüşü kopya çektin." Yani aşırdın yepyeni bir modelden, "National Ekonomi Model" diye yeni bir modelden sen bunu aşırdın diyor.
İnanın arkadaşlar gece yarısı bunu okudum ya, dedim ki; "Rabbim bundan sonra ölsem de gam yemem. Yıllarca bizim siyasilerin fikir dilendiği Batı dünyasına, ABD''ye, hocam Prof. Dr. Haydar Baş elini öptürüyor. Bu bize yeter."
'Kapitalizmi Haydar Hoca darmadağın ediyor'
Kitap basıldı, baskıya İstanbul'a gönderildi, tam baskıya girecek, aradı bizi dedi ki; "Kitapta bir bölüm var. Türk parası dünya parası olacak. Onu oradan çıkartıyorsun yırtıyorsun ve atıyorsun." Kitap baskıya girdi. Türkiye'ye bankacılık sistemini getiren bir profesöre ben gittim. Kitabı takdim ettim. O ara kalp krizi geçirdi profesör. Bir ay sonra ziyarete gittim, "hocam" dedim "kitabı okudunuz mu?" "Okudum" dedi. "Ne düşünüyorsunuz dedim?" "Haydar hocanın dünyada ikna edemeyeceği hiç kimse olamaz" dedi. "Kongremiz olacak, ilk kongre" dedim, "gelip konuşur musunuz?" "Gelmem" dedi. "Neden?" diye sordum. "Üç asırdır dünyada hâkim olan kapitalist sistemi Haydar Hoca darmadağın ediyor" dedi. "Ben nasıl geleyim oraya!" "Peki, konuşuyoruz bir şey soracağım" dedi. "Türk parasını nasıl dünya parası yapacaksınız?" dedi. "Orayı Haydar hocam çıkarttı. Onu nasıl yapacağını Allah sana ömür verirse yaptığında göreceksin" dedim.
Şimdi sevgili dostlar içimizden bir insan çıktı. Bütün dünyayı üç asırdır hegemonyasına alan bir görüş var. Bununla Prof. Dr. Haydar Baş hocam dışında hiç kimse başa çıkamaz.
O yüzden Huntington, Fukuyama elini cebine koyarak, bu sistem insanlık gelişiminin geldiği son noktadır dediler. Bundan sonra kimse bizimle başa çıkamaz dediler ama bir Müslüman Türk geldi, onları hak ile yeksan etti. Bir tek insan! Türkiye gırtlağına kadar borç içerisinde. Katardan para dileniyoruz, Avrupa'dan para dileniyoruz, Avrupa bize kapılarını kapattı. Ömrümüz dilencilikle geçiyor. Adamlar bize bütün isteklerini para üzerinden yaptırıyorlar. 'Borç alan emir alır' haline geldik, Köleleri olduk.
'Dünyada 800 milyon insan aç'
800 milyar Dolar'ı aşan bir borcumuz sırtımızda. Ne sağa dönebiliyoruz ne de sola. Eğer Türk milleti olarak buradan, bu çıkmazdan çıkmak istiyorsak ki bu borç ülkemizin ulusal bütünlüğünü yıkar hale geldi. Millet olarak şu kararı vereceğiz: Eğer biz buradan çıkmak istiyorsak, önümüzde ikinci bir insan yok. Yatıp kalkıp Allah'a dua delim ki Atatürk'ten sonra Allah bize Prof. Dr. Haydar Baş'ı gönderdi.
Bakın Resûlullah efendimizin kıyametle ilgili bir hadisi var, Mehdi (a.s.)'ı müjdeliyor:
"İnsanlar kargaşa içinde olduğunda, depremler arttığında, yeryüzü adaletsizlikle, zulümle dolduğunda O gelir. Yeryüzü hak ve adaletle dolar, yer gök ehli ondan razı olur. Malı hak üzere, doğru şekilde dağıtır. Ya Resûlullah malın doğru şekilde dağıtılması nedir? Dikkat edin, malın herkese eşit olarak dağıtılmasıdır" diyor Allah Resulü. Şimdi haberiniz var mı? Şu anda dünyada 800 milyon insan aç, bakın 10 tane Türkiye nüfusu insan aç. Sevgili dostlar her gün 16 bin 500 çocuk dünyada açlıktan ölüyor. Dünyada şu anda müthiş bir açlık var.
Peki, dünyanın kaynaklarında mı bir problem var? Hayır. Ama Allah'a şirk koşan, iftira atanlar bu konuda da O'na iftira attılar. Papaz bir adam çıktı kaynaklar sınırlı, bu yetmez hepimize aç kalırız dedi. Kendi bereketsizliklerini, tamahlarını-açgözlülüklerini, hırslarını (hâşâ) Allah'a havale ettiler. İşte Prof. Dr. Haydar Baş geldi ne söyledi? İktisat okuyan gençlerimiz bilir. Derste ilk anlatılan şudur. İktisat sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların karşılanmasıdır. Bu iktisadın üç asırdır dünyada hakim olan iktisadın temelidir. Bu Batılı, bu putu insanlığın sırtındaki bu kamburu Prof. Dr. Haydar Baş yıktı attı. Hem de bir cümle ile ne dedi; yanılıyorsunuz, "kaynaklar sınırsızdır." Değil bu kaynakları yemekle, saymakla bitiremezsiniz. Bu Allah'ın ayetidir.
Cenab-ı Allah diyor ki; ey kullarım benim nimetlerimi saymakla bitiremezsiniz. Ama maalesef öyle bir düzen dünyada kuruldu ki, şu anda 800 milyon insan aç, ekmek bulup yiyemiyor. Bakın 'Gini katsayısı' diye bir kat sayı var. Gelir dağılımındaki eşitsizliği-dengesizliği gösterir. Türkiye kaçıncı sırada biliyor musunuz, en dipte! Şili, üstünde Meksika, ondan sonra Türkiye geliyor. Arkasından ABD geliyor. Biz birbirimizden ayrılmıyoruz. Ama nerede bu birincilik, bu sıralamayı nerede elde ettik; gelir dağılımında adaletsizlikte. Oysa Cenab-ı Hak ne diyor? Yeryüzünde iki şey idareciden isteniyor. Mehdi (a.s.) anlatılırken iki şey; adalet ile hüküm edecek, malı adil olarak herkese eşit dağıtacak.
Tüm faiz gelirleri üç beş aileye
Bugün Türkiye'de bunun tam tersi ile karşı karşıyayız. Gelelim dünyaya, dünyanın bir yıllık toplam üretimi 78 trilyon Dolar. Dünyada insanlar bir yılda 78 trilyon dolar üretim yapıyor. Dünyada devletlerin faiz borcu 152 trilyon dolar. Bireylerin borcu da 150 trilyon dolar. Şimdi toplayalım; dünya 78 trilyon üretim yapıyor yaklaşık 300 trilyon Dolar borcu var. 300 trilyonla elde edilen faiz geliri dünyada toplam üretimin yüzde doksanını alıyor. Yüzde doksanını üç-beş aileye Lehman Brothers, Rothschild, Rockefeller, İsrail Mosses'ler işte dünyanın kazancı bunlara gidiyor. Geri kalan çok az gelir 8 milyar insana kalıyor. Ve sonuç açlık, sonuç iflas, sonuç gelir dağılımında adaletsizlik.
Para basma yetkisini Atatürk geri aldı
Bu noktaya bunlar son üç asırda geldiler. Daha önce madeni para vardı. Metelik vardı o zamanlar, "meteliğe kurşun atmak." "Metelik etmez." Osmanlı'nın en küçük para birimi, bir de pul vardı. "Param pul oldu." Bunlar hep madeni para dönemi. Sonra kâğıt para dönemi geldi. İlk defa 14. asırda Floransa, İtalya, Fransa bu taraflarda sarraflara borç veriyorsunuz, adam sana bir kâğıt veriyor 'bank not.' O banknotlar ileride işte para haline dönüşüyor.
İlk defa kâğıt paraya giriş Napolyon'un "para para" dediği savaşta oluyor. Arkadaşlar Napolyon bunu boşuna demiyor. İngiltere Fransa tutuşuyor, Natürlu'da Rothschild ailesi hem Napolyon'a para veriyor, hem İngiltere'ye para veriyor. Kim kazanırsa. İngilizler kazanıyor, İngiltere merkez bankasını kurma yetkisini alıyorlar İngiliz kralından. Bank of England. Sonra Banque de France, Fransa merkez bankası. Ondan sonra Amerikan Federal Rezerv onu da alıyorlar. Bu arada hani cennet mekan diye anlatılır ya, ll. Abdülhamit. 1863 ll. Abdülhamit dönemi Rothschild ailesi Osmanlı'ya geliyor. Diyorlar ki Osmanlı'ya; senin kayme diye kâğıt bir paran var, bunu biz basalım, bize yetki ver. Ve Osmanlı'da bir banka kuruyorlar. Bank-ı Şahane-i Osmaniye, isim çok güzel. Bank-ı Şahane-i Osmaniye, Osmanlı Bankası. Peki, sahibi kim? Rothschild. Neyi basıyor? Osmanlı'nın parasını. Kim veriyor ona bu yetkiyi? ll. Abdülhamit. Peki, Rothschild'lerden bu yetkiyi geri kim alıyor? 1925'te Cumhuriyet'i kurar kurmaz Mustafa Kemal Atatürk alıyor.
Şimdi milletin alın terini Yahudi'ye teslim eden Abdülhamit cennetlik, bu hakkı Yahudi'den alan, bize veren Mustafa Kemal dinsiz! Hadi oradan diyor Prof. Dr. Haydar Baş. Ben de onların yerinde olsam Mustafa Kemal'i sevmem. Ben de onların yerinde olsam Haydar Hocayı karartmak isterim. Niye? Çünkü işin ucunda Alaaddin'in sihirli lambası var. Sonsuz bir servet var. Yolunacak (affedersiniz) kerizler var. Bütün insanlığı yoluyorlar. İnsanlığın kanını emiyorlar. Haydar Hoca bu sülüklerin elini kesti.
Bütün insanlık adına mücadele veriyoruz
Aslında biz bugün Anadolu coğrafyasında bütün insanlık adına bir mücadele veriyoruz. Haydar Hocanın verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. 4 milyar insan diyoruz, iyi dinleyin bugün dünyanın yarısı yönünü ve yüzünü ay çiçeği gibi güneşe, Haydar Hocaya çevirdi. Neden? Aç kaldığı için, köle olduğu için, artık borcunu ödeyemez hale geldiği için. Artık Türk milleti olarak sürünme dönemimiz bitmedi mi? Artık açlık dönemimiz bitmedi mi?
İmsak vakti güneş ışığının ilk semaya vurduğu andır. İmsak doğdu mu, güneşin doğuşunu hiç kimse durduramaz. Türk milletinin üzerine imsak vakti doğmuştur. Bundan sonra bizim kaderimizi hiç kimse durduramaz. Yeter ki, el ele verelim. Bir ve beraber olalım. Gelecek, Prof. Dr. Haydar Baş ile beraber, Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği Cumhuriyet'indir.  Ve ilelebet payidar kalacaktır."
SELİM AYANOĞLU / AFYONKARAHİSAR

Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek


 
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Karara göre yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesi girebilecek. Gri pasaportlular ise vize almaya devam edecek. Anlaşmanın 5. maddesine göre uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. 

13.06.2026 11:07:00 / Güncelleme: 13.06.2026 11:27:29
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma"nın onaylanması hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, söz konusu pasaport sahipleri her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmayan bir süre için diğer tarafın ülkesine girmek, ülkesinden transit geçmek, ülkesinden çıkmak ve ülkesinde geçici olarak kalmak için vizeden muaf tutulacak.



Anlaşmanın 5. maddesi uyarınca uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. Hac ve umre için 'özel olarak verilen vize' almak gerekiyor. 

Dışişleri Bakanlığı ne diyor?

Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları kısmında henüz düzenlemeye gidilmedi. Burada Suudi Arabistan başlığı altında şunlar yazıyor: "Umuma mahsus ve resmi pasaport hamili vatandaşlarımız vizeye tabi olup, turistik amaçlı e-vizelerini 'https://visa.visitsaudi.com' internet adresinden, Suudi Arabistan'a varışlarında havalimanlarında bulunan e-vize kabinlerinden veya anılan ülkenin Türkiye'de mukim temsilciliklerinden "365 günde 90 gün" kalış süreli "tek girişli" veya "çok girişli" olarak alabileceklerdir. Bahsekonu e-vizeler Hac ziyaretlerini kapsamamaktadır (menfi). Hac döneminde, e-vizeyle yalnızca kutsal bölgeler haricindeki şehirlere turistik ziyaret mümkün olabilecektir. 2025 yılı Hac dönemi hazırlıkları doğrultusunda, Hac vizesi hamili olmayan kişilerin 29 Nisan-10 Haziran 2025 tarihleri arasında Mekke'ye giremeyecekleri ve Mekke'de konaklayamayacakları, Hac ibadeti yapmak isteyenlerin Hac vizesi almaları gerektiği Suudi Arabistan makamlarınca bildirilmiştir."

Görüldüğü gibi Dışişleri Bakanlığı'na henüz 2026 yılı gelmemiş!

Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı

Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

13.06.2026 08:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı/ Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 86 şüpheli gözaltına alındı.

2024'ten bu yana devam eden soruşturma kapsamında yapılan MASAK analizlerinde, örgütlü yapı içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen şahıslara ait banka hesapları ve kripto varlık hesaplarında toplam 5.3 Milyar TL para hareketi tespit edildi. Yapılan incelemelerde, çok sayıda şahsın para transferlerini yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine gerçekleştirdiği, şüphelilerin bu sitelerde kullanılmak üzere banka hesapları temin ettiği ve hesaplar üzerinden para transferlerini organize ettiği belirlendi.

Şüphelilerin, hesaplarda toplanan paraları farklı banka hesaplarına ve kripto varlık hesaplarına aktararak para hareketlerinin takibini zorlaştırmaya çalıştıkları tespit edildi. Ayrıca erişim engeli getirilen yasa dışı bahis sitelerinin adreslerini sürekli değiştirerek faaliyetlerini sürdürdükleri belirlendi. Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 414 bin 621 ayrı hesap üzerinden para giriş çıkışlarının bulunduğu tespit edildi.

Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 86 şahıs yakalandı. 20 milyon TL üzerindeki hesap hareketleri sorulduğunda şüphelilerin yasa dısı bahis organizasyonunu inkar ederek, "Bahis oynatmadım, bahis oynadım. Bu parayı oynayarak kazandım " şeklinde ifade verdikleri öğrenildi.

Gerekli işlemlerinin yapılmasının ardından adli makamlara sevk edilen 44 şüpheli tutuklandı.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale

Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti

13.06.2026 08:31:00
İhlas Haber Ajansı
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti. MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de gerçekleştirilen operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.

MİT, gece boyunca süren şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti. MİT, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin 7 Haziran gecesi başladığını ve sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine yönelik bilgilendirmelerin ve tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT düğmeye bastı. MİT'in koordinasyonunda ilgili güvenlik birimleri kısa süre içerisinde harekete geçerek olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını kapsayan çok yönlü süreç işletildi.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale



Finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağlandı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı.

İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. MİT koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi.

SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi.

Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza


 
Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

13.06.2026 01:46:00
HABER MERKEZİ/AA
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza

Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda konuya ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı yollarla Nemrut Dağı bölgesi kırsalında çekirge toplayan 3 yabancı uyruklunun, 26 poşet içinde 135 çekirgeyle yakalandığı belirtilerek şunlar ifade edildi: "Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanmış, yasal süreç başlatılmıştır.

Ekosistemimizin dengesini bozacak ve doğal mirasımızı tehlikeye atacak her türlü eylemin karşısında durmaya, koruma ve kontrol faaliyetlerimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

Milliyetleri açıklanmadı

Söz konusu yabancıların milliyeti açıklanmadı, cezanın tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmedi.

Çekirgelerin özellikleri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırlarında 2 bin 150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'nda 20 santimetre uzunluğunda etçil çekirgeler yaşıyor. Uzmanlar, böcek türleri ve tarımsal açıdan zararlı haşerelerle beslenen 'saga ephippigera' türü çekirgenin çiftçi dostu olduğunu ve korunması gerektiğini belirtiyor.

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu

Sakarya'da belediye otobüsünde seyir halindeyken fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular adeta seferber oldu. Güzergahını değiştirerek otobüsü hastaneye süren şoför ile yolcuların örnek dayanışması araç kamerasına yansıdı

12.06.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9-B Maltepe Hattı'nda sefer yapan belediye otobüsünde meydana gelen olayda, seyir halindeki otobüste bulunan bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden yolcular, vakit kaybetmeden otobüs şoförüne haber verdi. İhbar üzerine harekete geçen şoför, güzergahını değiştirerek otobüsü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi.

Hastaneye ulaşıncaya kadar yolcular fenalaşan vatandaşın yere düşmesini engellemek için destek olurken, sakinleştirmeye çalışarak ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kısa sürede hastanenin acil servis girişine ulaşan otobüste bulunan yolcular, sağlık ekiplerinin getirdiği sedyeye kadar fenalaşan vatandaşa eşlik etti. Yaşanan toplumsal duyarlılık anları saniye saniye araç içi kamerasına yansıdı.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü

CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü

12.06.2026 11:01:00 / Güncelleme: 12.06.2026 11:33:02
Haber Merkezi
CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü
CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü
Cumhuriyet Halk Partisi'nde hareketli günler yaşanmaya devam ediyor.

Partinin grup başkanvekilliğini yürüten Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri kaldırıldı.

TBMM'nin resmi sitesinde de görev tanımları düşürüldü. Böylece, CHP'nin Meclis Grup Başkanvekili olarak Murat Emir kalmış oldu.

Günaydın konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, "Olmayan MYK'nın verdiği hukuksuz bir karardır. TBMM'nin buna uymasını üzüntüyle karşılamak lazım, biz gerekli duruşumuzu bozmadan devam ederiz" diye konuştu.

Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 10'u tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bir şüpheli hakkında ev hapsi, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol uygulanması istendi

12.06.2026 06:00:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 23 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadeleri tamamlanan şüphelilerden Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Emre Tari, Hasan Vatan, Reyhan Küçükyeğen, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correira ve Rafet Eren Yorulmazer tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden Ali Efe Bezci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talep edilirken, Ayşe Hatun Önal, Ahmet Karoğlu, Kerimcan Durmaz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Mehmet Cem Karcı, Berdan Mardini, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Enis Arıkan ve Selin Ciğerci'nin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanması istendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.