HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Ülkemize yakışmayan görüntüler

03.07.2020 00:00:00

Ankara'da anayasal bir hak olan toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının kanunsuz emirlerle fiziki şiddet uygulayarak engellenmesini, baro başkanlarının çıkan arbedede darp edilmelerini ekranlardan üzüntüyle izledik.

Ülkemizin çeşitli illerinden yürüyerek başkente girmeye çalışan Baro Başkanları hiç hak etmedikleri bir tepkiyle karşılaştılar.

Haber bültenlerinde izlediğimiz görüntüler eminim sizi de rahatsız etmiştir. Polislerin Baro başkanlarına karşı başkentteki o olumsuz davranışlarından bahsediyoruz. Ülkemize hiç yakışmayan/yakıştıramadığımız görüntülerdi.

Yürüyüşün sonunda Anıtkabir'e gidip ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ziyaret edecekler. Bundan daha doğal ne olabilir. Bırakın gitsinler yahu. Sonunda amaçlarına ulaştılar. Değer miydi bunca kötülüğe! Sorun üretmede üzerimize yok.

Gördüklerimize inanamadık. Polisle yumruk yumruğa, ablukaya alınan, yargının ayrılmaz bir parçası olan savunma gücünü temsil edenlerin karmaşanın/kargaşanın içerisinde bulunması aslında "avukatlar" değil "adalet" kavramının ta kendisidir.

Baştan söyleyelim, polislerin el sallayıp tehdit ettikleri o baro başkanları, mahkemelerde yeri geldiğinde kendilerini savunacak kişilerdir. Maalesef böyle bir ironi var ortada. Düşünüyorum da eğer çoklu baro sistemine destek veren avukatlar aynı şekilde yürümüş olsalardı böyle bir tepkiyle karşılaşırlar mıydı? Zannetmem!

Tarafsız bir gözle baktığımızda kamu adına görev yapan baroların yasal statülerinin değiştirilmesi gündemde. Özellikle avukat sayısının 10 binleri geçtiği büyükşehirlerde birden fazla baro kurulması amaçlanıyor. Sorun da burada başlıyor.

Bunun, meslektaşları arasında ayrımcılığa, bölünmeye ve kamplaşmaya yol açacağını açıklayan birçok ilin baro başkanı, seslerini daha üst perdeden duyurmak için yasal haklarını kullanarak silahsız ve saldırısız olarak gayet mesleklerinin vakar ve onuruna yakışır yürüdüler sadece.

Ancak diğer meselelerde olduğu gibi yine siyasi/politik pencereden bakma hastalığımız nüksetti galiba. Böyle olmamalıydı.

Hukukun evrensel ilke ve esasları çerçevesinde bakılmalı meseleye diye düşünüyorum.

Hak, Hukuk, Adalet, Mahkeme, Hâkim, Savcı vs. gibi kavram ve meslekler politika malzemesi yapılırsa adalet mülkün temeli olmaktan çıkar.

Bir avukat babası olarak bu meseleye ilgi duymaktan ziyade bir yazar olarak bakınca şu sorular geliyor aklıma. Tüm bu olumsuz gelişmelerin sebebi olarak Neden Çoklu Baro?! Bir ihtiyaç mı yoksa zorunluluk mu? Soruları çoğaltabiliriz.

İkisinin de olmadığını gerek oğlum Av. Enes Turhan ve gerekse tanıdığım avukat arkadaşlarımla yapmış olduğum görüşmelerde, görüşüne önem verdiğim bilim insanlarını dinlediğimde öğrendim.

Yıllarca baro seçimlerine katılan, yönetim organlarında görev almış avukat arkadaşlarım böyle bir konunun gündeme gelmesinden bile rahatsızlar.

Ülkenin bunca ağır meseleleri varken böyle bir gündemin olması meslektaşlarının ülkenin başkentinde hiç hak etmedikleri kötü muameleye tabi tutulmaları onları da hayli üzmüş.

Çoklu Baro isteğini biraz incelediğimizde 5 bini geçen büyük illerde (İstanbul-Ankara-İzmir) ayrı barolar kurulmak isteniyor. Diğer bir ifadeyle bu şehirlerdeki barolar bölünecek. Diyelim bu baroları böldünüz. Bu bölünme ne adına olacak? Bu sorunun tek cevabı var. Siyasi görüşler adına.

Bölünme her zaman gücün zayıflaması istikrarın bozulması adalet kurumunun belki de zarar görmesini meydana getirecektir. Bize göre güçlü ve istikrarlı baro için mevcut yapının korunması gerekir. Bu her zaman ülkemizin menfaatinedir.

Anayasanın 135 maddesinde hüküm açık: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." 

Türkiye Barolar Birliği bu madde çerçevesinde seksen vilayette aktif olan bir kamu kurumu niteliğinde görev yapan bir sivil toplum örgütü.

Netice olarak bu yürüyüşe ait değerlendirmeler olumlu ya da olumsuz elbette yapılabilir.

Bir bilim insanı yaşananları şu cümlelerle izah etmektedir: "Çoklu baronun faydası ne? Zararı ne? Faydası yok. Zararı böl parçala yönet'tir."

Bir diğer görüş ise yeni düzenleme ile yargı bağımsızlığı ağır yara almış olacak ve siyasetten ayrılmasını istediğimiz yargı, maalesef siyasi iradenin kucağına bırakılacağı endişesidir.

50 bine yakın kayıtlı Avukatı bulunan İstanbul Barosu eğer bu sistem uygulanırsa 9 baroya bölünecek. Eğer 2 Bin avukat bir araya gelip baro kurabilme imkanı sağlanırsa sadece İstanbul'da yirmiden fazla baro kurulacak. Şimdi bu ilde birlik beraberlik/bütünlük nasıl sağlanacak.

Siz zannediyorsunuz ki bu barolar, Fenerbahçeliler-Galatasaraylılar-Beşiktaşlılar grubu olarak teşkil edilecek. Ne yazık ki siyaseten bölünme meydana gelecektir.

İstiyoruz ki böylesi düzenlemelerde diyalog kapıları kapatılmasın. Bir düzenleme yapılacaksa taraflar dinlensin. Görüşleri alınsın. Yapılacak görüşmelerle "Adaletin mülkün temeli" haline getirilsin. Ama çoğu kez böyle olmuyor.

Netice itibariyle çoklu baro sisteminin yıllardır bir FETÖ projesi olduğunu söyleyen Antalya Baro Başkanının şu tarihi uyarısı ile yazımızı tamamlayalım: "Çoklu baro sistemi, öteden bu yana FETÖ'nün baroları bölmek, parçalamak ve yönetmek üzerine kurmaya çalıştığı bir projeydi. Bu sistemde insanlar etnik kökenlerine, siyasal düşüncelerine, tarikat ve cemaatlerine göre örgütlenebilirler. Bu sistemin bölücü ve parçalayıcı ve tehlikeli olan tarafı da budur. Çoklu baro sisteminde kamu otoriteleri hangi baroyu muhatap alacak…"

Her şeyin konuşulup tartışılması bir zenginlik ama neticesinde yanlıştan dönülmesi bir erdemdir. İşte bu yüzden tek baro.

 
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
- Kapanmayan derin yara… / 09.08.2022
- Doğru tercih üzerine / 02.08.2022
- Nadir Küpeli / 20.07.2022
- Gümüşhane’den yazı+yorum / 05.07.2022
- Hoş geldin temmuz / 28.06.2022
- Bugün değilse ne zaman tasarruf? / 22.06.2022
- Kerbela’nın asil torunları: Aleviler / 14.06.2022
- İstanbul ve Koç Üniversitesi izlenimleri / 08.06.2022
- Fahiş zamlardan sonra vazgeçilen şeyler / 31.05.2022
- İletişim üzerine / 24.05.2022
- Musa Canlı ile Eskişehir’de… / 18.05.2022
- Ankara izlenimleri / 10.05.2022
- Annemsiz ilk bayram / 05.05.2022
- Her geleni Hızır her geceyi Kadir bil! / 26.04.2022
- Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş! / 20.04.2022
- Polis çevirmesinin düşündürdükleri / 13.04.2022
- Müslime teyze / 06.04.2022
- Geliyor gönlümün efendisi / 29.03.2022
- Atatürk’süz Çanakkale mi olur? / 23.03.2022
- Otogarda geçmişe yolculuk / 15.03.2022
- Hayaller Ay kuyruğu, gerçekler yağ kuyruğu / 09.03.2022
- Ukrayna savaşının perde arkası / 01.03.2022
- Gümüşhane izlenimleri / 24.02.2022
- Annem... / 15.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (2) / 11.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (1) / 10.02.2022
- Anne ile oğlunu barıştıran sistem / 01.02.2022
- Karla mücadele izlenimleri / 26.01.2022
- Yazı konumu değiştiren haber / 19.01.2022
- Boynu bükük çocuklar! / 12.01.2022
- Yiğit muhtaç oldu kuru soğana! / 05.01.2022
- Öyle bir fırıncı ki! / 30.12.2021
- Seçim mi / geçim mi? / 23.12.2021
- Biz böyle yaşamaya mahkum muyuz! / 16.12.2021
- Babamı yazı+yorum! / 08.12.2021
- Hayat mottonuz ‘uğraşma-uzlaş’ olsun / 02.12.2021
- Negatif insanları çıkarın hayatınızdan / 24.11.2021
- Dövizi, ekonomiyi yazdıkça için acıyor / 17.11.2021
- 10 Kasım sabahı ve Altan teyze! / 10.11.2021
- Cumhuriyet sabahında Türkiye gerçeği / 03.11.2021
- Erdoğan’ı Eskişehir’de dinlerken… / 30.10.2021
- İnsan fotoğraf gibidir / 20.10.2021
- Çifte maaş sefası / 14.10.2021
- İdareci böyle mi olmalı! / 08.10.2021
- Nadir Küpeli / 28.09.2021
- Aramızdaki cömert insanlar / 22.09.2021
- Raftaki çayın fiyatını görünce / 15.09.2021
- Üniversite arkadaşlığı üzerine / 08.09.2021
- Diyanet’in ayrıştıran hutbeleri! / 01.09.2021
- Uçağın kanadından asılmak istemiyorsanız! / 26.08.2021
- 14 Ağustos 2021 Cumartesi / 19.08.2021
- Sadece aşı ve uçak mı? / 11.08.2021
- Alev alev yakılan ülkem! / 05.08.2021
- Bayram yap(a)mayanlar! / 29.07.2021
- Kurbanını paylaş kardeşinle yakınlaş / 20.07.2021
- Sivrihisar-Sığırcık izlenimleri / 13.07.2021
- YKS-2021 ve Katarlı gençler / 01.07.2021
- Yozlaşmanın son örneği / 23.06.2021
- Ekranda ‘bizim çocukları’ izlerken… / 17.06.2021
- Ayasofya’nın imamları / 11.06.2021
- O şimdi asker… / 04.06.2021
- İçi boş sloganlarla kendimizi avutuyoruz / 27.05.2021
- Entübe olmuş bayramda Üstün Dökmen'i dinlerken… / 19.05.2021
- Futbolda iç burkan gelişmeler / 17.05.2021
- Hayat çok kısa / 06.05.2021
- Nurcan Özdemir / 28.04.2021
- Ramazan ve sahada oruç açan futbolcular / 22.04.2021
- O’nu anarken… / 13.04.2021
- Tencere dibin kara… / 07.04.2021
- Tedavisi olmayan hastalıklarımız! / 31.03.2021
- Ankara izlenimleri / 26.03.2021
- Tramvayda olduğunu unutan kadın / 20.03.2021
- Entübe olmuş komşuluklar / 11.03.2021
- Siz de bıktınız mı? / 06.03.2021
- Buna müsaade etmeyeceğiz! / 24.02.2021
- Sürpriz ziyaret / 18.02.2021
- Huzurlu kentin içinde / 03.02.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-III / 29.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-II / 28.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-I / 27.01.2021
- Aşı ile gülen yüzler / 25.01.2021
- Her yönüyle örnek bir akademisyen / 14.01.2021
- Kısır tartışmalarla başlayan yeni yıl / 07.01.2021
- Zalim bu sene / 30.12.2020
- Bugün değilse ne zaman? / 25.12.2020
- Babamı anarken / 17.12.2020
- Mahalle bakkallarının yaşam mücadelesi / 09.12.2020
- Kontrolsüz yaşamda çember daralıyor / 03.12.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci-II / 26.11.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci -1- / 25.11.2020
- İshak Gündoğan Bey / 20.11.2020
- Deprem anında ne yapmalı? / 12.11.2020
- Soframıza hoş geldin Kibarköy / 11.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını-II / 06.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını - I / 05.11.2020
- İmamoğlu ve Cumhuriyet Haftası üzerine / 30.10.2020
- Askıda ekmek / 22.10.2020
- Can yakanın canını yakmadıkça / 16.10.2020
- Değişörenliler alkışı hak ediyor / 13.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -3- / 12.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -2- / 11.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -1- / 09.10.2020
- Sağlıkçılara kalkan eller / 01.10.2020
- Söz üzerine / 24.09.2020
- Dostları artırıp düşmanları azaltmadıkça / 08.09.2020
- Kerbela, Hz. Hüseyin ve bir yudum su / 01.09.2020
- Müjdenin hatırlattıkları / 27.08.2020
- Fatma Hemşirenin evlat acısı / 19.08.2020
- Davetiye icra kağıdı gibi görülüyor / 12.08.2020
- Futbolda ahlak sorunu / 09.08.2020
- Bayram izlenimleri / 08.08.2020
- Bir iş adamı ki… / 25.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-II / 09.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-I / 08.07.2020
- Ülkemize yakışmayan görüntüler / 03.07.2020
- Fikret Öğretmen / 24.06.2020
- Milli Ekonomi Modeli’ni hatırlatan çalışma / 18.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-II / 10.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-I / 09.06.2020
- 2020 yılı şaşırtmaya devam ediyor / 01.06.2020
- Akitli Atilla amca! / 28.05.2020
- Telekonferanslı Ramazan Bayramı / 23.05.2020
- Gecesi Kadir olan / 19.05.2020
- Baş Hocamızın ‘üç fidan’ yorumu / 15.05.2020
- Diyanet-Baro polemiği / 07.05.2020
- Anılar, şimdi gözümde canlandılar / 06.05.2020
- Buruk geçen Ramazan / 01.05.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-III / 29.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-II / 28.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-I / 27.04.2020
- Atatürk ve çocuk sevgisi / 26.04.2020
- Taziye ve başsağlığı mesajları / 22.04.2020
- Haydar Baş Hocamıza ithafen / 17.04.2020
- MEM’den çiftçiye müjdeler / 15.04.2020
- Salgında sokaklara sığmayanlar / 14.04.2020
- Virüsle mücadelede 3 güzel örnek / 08.04.2020
- Virüs zihniyetli fırsatçılar / 01.04.2020
- Alkışladığımız sağlık çalışanları / 28.03.2020
- İnancın zaferi / 17.03.2020
- Yengemin ardından / 13.03.2020
- Gözyaşıyla yıkanan şehitler / 03.03.2020
- ‘Soruları verdiler öyle kazandım’ / 26.02.2020
- Porsuk ile Harşit’in dostluğu / 21.02.2020
- Mihalgazi ve Sarıcakayalı çiftçiler / 11.02.2020
- ‘Büroyu ziyarete gidelim’ / 08.02.2020
- Emek verip emekliye ayrılanlar / 28.01.2020
- Bu karar skandaldır! / 21.01.2020
- Klavye kahramanları / 14.01.2020
- Yeni yıl düşünceleri / 08.01.2020
- 2019 yılında unutamadıklarımız / 31.12.2019
- Erol Mütercimler ile Eskişehir’de / 24.12.2019
- Babam-II / 15.12.2019
- Babam-I / 14.12.2019
- Uzlaştırma ve uzlaştırmacı üzerine / 13.12.2019
- Kaybolan değerlerimiz / 03.12.2019
- Bir öğretmenle baş başa / 30.11.2019
- Yol çilesi bitmeyen Sarıcakaya / 19.11.2019
- On değil, son Kasım’a kadar / 17.11.2019
- Cumhuriyetin baş savunucusu / 03.11.2019
- ‘Ben devletim’ var mı ötesi! / 26.10.2019
- Baroda heyecanlı vakitler / 06.10.2019
- Koç Üniversitesi izlenimleri.. / 28.08.2019
- 2019-YKS sınavı üzerine / 29.07.2019
- Üniversite sınavı hakkında / 15.06.2019
- Gönül orucu tutanlardan mıyız? / 18.05.2019
- Bir solukta Gümüşhane / 06.05.2019
- Geçersiz oylar üzerine / 12.04.2019
- Kimi muhtar seçelim? / 26.03.2019
- Nasıl bir belediye başkanı? / 02.03.2019
- Uzlaştırma kurumuna dair / 03.02.2019
- Kalandar geleneği / 20.01.2019
- Annemle baş başa… / 17.01.2019
- Es Es ile Gümüş’ün ortak kaderi / 10.01.2019
- Bitüm değil beton yol / 05.01.2019
- Gümüşhane’nin en prestijli ödülleri üzerine / 02.12.2018
- ABD hep ikiyüzlü / 17.10.2018
- Bir ömürsün Niyazi Sadık! / 09.10.2018
- Bir kulüp neden batar?(!) / 03.09.2018
- Alparslan'dan Atatürk'e? / 28.08.2018
- Çözüm sınav değildir / 05.07.2018
- Son dönemin görmemişliği / 09.06.2018
- Eskişehir'de Ramazan düşünceleri / 27.05.2018
- Tamam/devam demekle karın doymuyor / 12.05.2018
- Sıcak gündemde ekran baykuşları / 29.04.2018
- Tosuncuk ve tosta tüküren kurye / 04.04.2018
- Eskişehir'de MEM'in yansımaları / 06.03.2018
- Akarbaşında fark oluşturan hoca / 28.02.2018
- Adliyelerde uzlaştırmacı olabilirsiniz / 19.01.2018
- Şairin kaleminden "Hoş Geldin Atatürk" / 05.12.2017
- Es Es'teki durum futbolun turnusol kağıdı / 20.11.2017
- Hoş Geldin Atatürk / 09.11.2017
- Basının önemi ve Eskişehir'den 2 örnek / 01.11.2017
- Firuz Kanatlı'nın ardından / 24.10.2017
- Emirdağ izlenimleri / 15.09.2017
- Trabzon'dan yükselen 'Atatürk' sesleri / 31.08.2017
- Atatürk'e yapılan çirkin saldırılar / 29.08.2017
- Sivrihisar'ın bilge insanı Naci Şakar / 23.08.2017
- Eskişehir'de bir ilk gerçekleşti / 01.08.2017
- 'Vazgeç gönlüm sen bu aşktan' / 09.07.2017
- Gümüşhane'den Metin Balki geçti / 08.07.2017
- Anadolu efsanesi bitiyor mu? / 06.07.2017
- Atilla'nın hazin sonu / 13.06.2017
- 1. Lig'e kim yükselecek? / 19.05.2017
- 'Ömür Dediğin' Gümüşhane'de / 11.05.2017
- Mehmet Garaçoğlu'nun ardından / 01.05.2017
- Nerelisin? Gümüşhaneliyim Hakim'im, Ovacık'ta / 24.04.2017
- Çanakkale çanak antenle geçilmesin! / 18.03.2017
- Gümüşhane'de vali olmak / 04.03.2017
- Dağları tribün, seni şampiyon yapacağız! / 25.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-2 / 15.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-1 / 14.02.2017
- Hayaller başka bahara kaldı / 27.01.2017
- Karne alamayan ana kuzuları / 25.01.2017
- Putin'e, 'Türkiye'yi bölelim' telefonu / 17.01.2017
- Terör belasına karşı somut öneriler / 06.01.2017
- Metintaş ailesinin baba acısı / 27.12.2016
- Dört tarafımız hainlerle çevrili / 18.12.2016
- Bir okuyucumun sözlerinden babamı yazmak / 13.12.2016
- Biz kalbimizde yaşatıyoruz ama! / 11.11.2016
- Cumhuriyet Bayramı düşünceleri / 31.10.2016
- Lozan'dan 15 Temmuz'a / 07.10.2016
- Kritik süreçteyiz / 30.08.2016
- Darbenin arka planı / 01.08.2016
- Ramazan'da sünnet heyecanımız / 24.06.2016
- Bir başarı öyküsü / 04.06.2016
- Çektiği kandil mesajı sonu oldu / 20.05.2016
- Eskişehirspor ile Gümüşhanespor'un yolları kesişir mi? / 13.05.2016
- Gümüşhane'nin altın adamları anketi / 08.03.2016
- Sabah saatlerinde yolda gördüklerim / 26.01.2016
- Seda Anne Üniversitesine dair / 10.11.2015
- Nerede yeşil Gümüşhane? / 08.10.2015
- Uzat elini Gümüşhane'm / 20.09.2015
- Bataklığın içindeyiz! / 30.07.2015
- Çocukluğumuzun Ramazan günleri / 10.07.2015
- İmam da bunu yaparsa / 15.06.2015
- Eskişehirde ilginç seçim diyalogu / 06.06.2015
- Asgari ücret ne kadar olmalı meselesi / 22.05.2015
- Türk gençliğine sesleniyorum / 06.05.2015
- Muazzez ablamızın ardından / 14.03.2015
- Gümüşhane'nin kurtuluşu / 14.02.2015
- Kar altında kalan karayolları / 14.01.2015
- 2014 yılını Ehl-i Beyt'le uğurladık / 01.01.2015
- Başöğretmen Atatürk ve ulusu kurtaran öğretmenler / 25.11.2014
- Atatürk'e yapılan saldırılar ve bir anısı üzerine / 18.11.2014
- Bir Ehl-i Beyt dostu: İrfan Çetinkaya / 29.10.2014
- Ehl-i Beyt panel serisi Eskişehir'deydi / 20.10.2014
- Öğrenci ve velilerin k / 14.09.2014
- Eskişehirin çatısı örnek olmalı! / 14.08.2014
- Sami(mi) dostun ardından / 08.08.2014
- Gümüşhane Devlet Hastanesi ile ev arasında gördüklerim / 22.06.2014
- Konuştukça Hızır'ı hatırlatanlar / 08.06.2014
- Kim senin ölçün? / 24.04.2014
- Yerel seçim ve projeler üzerine / 15.03.2014
- Kurtuluşun yazısı / 21.02.2014
- Aralık'ta ayrılık varmış meğer / 07.01.2014
- Babamın ardından / 28.12.2013
- Seçimler ve başkan adayları / 07.12.2013
- Onurlu mesleğin ağır işçileri: Öğretmenler / 04.12.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-II / 02.07.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-I / 01.07.2013
- Eskişehir 21. Yüzyılın Milli Kahramanlarını bekliyor / 26.01.2013
- Sokak iftarları / 01.08.2012
- Bir Ramazan geleneği, sokak iftarları! / 31.07.2012
- Misafirimiz var / 23.07.2012
- Yunus Emre'nin diyarından / 30.04.2012
- Beklediğim kurtuluş törenleri Kelkit'te yapıldı / 20.02.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.07.2019, 03.07.2018, 03.07.2017, 03.07.2016, 03.07.2015, 03.07.2014, 03.07.2013, 03.07.2012, 03.07.2011, 03.07.2010, 03.07.2009, 03.07.2008, 03.07.2007, 03.07.2006, 03.07.2005, 03.07.2004, 03.07.2003, 03.07.2002, 03.07.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.