logo
13 HAZİRAN 2026

Ümitcan Uygun'a 4 yıl 10 ay hapis cezası

Aleyna Çakır'ı darp edip videosunu sosyal medya üzerinden yaydığı gerekçesiyle görülen davada Ümitcan Uygun'a 4 yıl 10 ay hapis cezası verildi

25.02.2022 19:42:00
Ümitcan Uygun'a 4 yıl 10 ay hapis cezası
Ümitcan Uygun'a 4 yıl 10 ay hapis cezası
Aleyna Çakır'ı darp edip videosunu sosyal medya üzerinden yaydığı gerekçesiyle görülen davada Ümitcan Uygun'a 4 yıl 10 ay hapis cezası verildi.

Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Uygun, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Ümitcan Uygun hakkında Aleyna Çakır'ı ölümünden önce darp edip ve bunu görüntüleyerek sosyal medyada yayınlamasından dolayı yeni bir dava açılmıştı. Dosya kapsamında Uygun'un, Çakır'ı darp ederek bayılttığı ve Çakır'ın cep telefonunu alarak bilgisi ve rızası dışında kişisel veri kapsamında değerlendirilen görüntüsünü canlı yayınladığı belirtildi. Uygun'un bu olayda bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girerek, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu işlediği aktarıldı.

Beyanlara ilişkin savunma yapan Uygun, 'Olay farklı bir yerlere çekilmek isteniyor. Ben eve geldiğimde Aleyna zaten telefondan canlı yayın yapıyordu. Aleyna hayatını kaybettiğinde bile polislere telefonun tüm şifrelerini ben verdim. Mahkemenin artık karara bağlanmasını istiyorum. Olaydan sonra avukatlar televizyonlara çıktı Ümit astı kesti diye konuştular. Hiçbir suçum olmadığını söylemek isterim' dedi.

Kararını açıklayan mahkeme, Uygun hakkında 'bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma', 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak', 'konut dokunulmazlığına ihlal' ve 'tehdit' suçlarından 4 yıl 10 ay hapis cezası.

Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor

13.06.2026 13:54:00
AA
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu.

Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi.

Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi.

Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu.

Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı.

Hukuki statüsünü 1930'da kazandı

Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi.

1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi.

Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı.

"Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi.

6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi.

İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu

Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı.

Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi.

Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı. 

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek


 
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Karara göre yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesi girebilecek. Gri pasaportlular ise vize almaya devam edecek. Anlaşmanın 5. maddesine göre uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. 

13.06.2026 11:07:00 / Güncelleme: 13.06.2026 11:27:29
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma"nın onaylanması hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, söz konusu pasaport sahipleri her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmayan bir süre için diğer tarafın ülkesine girmek, ülkesinden transit geçmek, ülkesinden çıkmak ve ülkesinde geçici olarak kalmak için vizeden muaf tutulacak.



Anlaşmanın 5. maddesi uyarınca uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. Hac ve umre için 'özel olarak verilen vize' almak gerekiyor. 

Dışişleri Bakanlığı ne diyor?

Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları kısmında henüz düzenlemeye gidilmedi. Burada Suudi Arabistan başlığı altında şunlar yazıyor: "Umuma mahsus ve resmi pasaport hamili vatandaşlarımız vizeye tabi olup, turistik amaçlı e-vizelerini 'https://visa.visitsaudi.com' internet adresinden, Suudi Arabistan'a varışlarında havalimanlarında bulunan e-vize kabinlerinden veya anılan ülkenin Türkiye'de mukim temsilciliklerinden "365 günde 90 gün" kalış süreli "tek girişli" veya "çok girişli" olarak alabileceklerdir. Bahsekonu e-vizeler Hac ziyaretlerini kapsamamaktadır (menfi). Hac döneminde, e-vizeyle yalnızca kutsal bölgeler haricindeki şehirlere turistik ziyaret mümkün olabilecektir. 2025 yılı Hac dönemi hazırlıkları doğrultusunda, Hac vizesi hamili olmayan kişilerin 29 Nisan-10 Haziran 2025 tarihleri arasında Mekke'ye giremeyecekleri ve Mekke'de konaklayamayacakları, Hac ibadeti yapmak isteyenlerin Hac vizesi almaları gerektiği Suudi Arabistan makamlarınca bildirilmiştir."

Görüldüğü gibi Dışişleri Bakanlığı'na henüz 2026 yılı gelmemiş!

Siber tehdide eş zamanlı müdahale

Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti

13.06.2026 08:31:00
İhlas Haber Ajansı
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti. MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de gerçekleştirilen operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.

MİT, gece boyunca süren şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti. MİT, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin 7 Haziran gecesi başladığını ve sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine yönelik bilgilendirmelerin ve tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT düğmeye bastı. MİT'in koordinasyonunda ilgili güvenlik birimleri kısa süre içerisinde harekete geçerek olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını kapsayan çok yönlü süreç işletildi.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale



Finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağlandı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı.

İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. MİT koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi.

SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi.

Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca adayda heyecan ve kaygı düzeyleri artıyor. İstanbul Arel Üniversitesi ARELPDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde motivasyonu artırabileceğini; ancak aşırı düzeyde yaşandığında dikkat ve odaklanmayı olumsuz etkileyebileceğini belirtti

12.06.2026 14:30:00 / Güncelleme: 12.06.2026 14:33:13
İhlas Haber Ajansı
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
Üniversite hayaline ulaşmak isteyen öğrenciler için YKS'nin uzun ve yoğun bir emeğin son aşaması olduğunu hatırlatan Arda, adayların son günleri verimli ve sakin geçirebilmeleri için rehber niteliğinde yedi tavsiyede bulundu.

1-Yeni konulara değil, pekiştirmeye odaklanın

Sınava kısa süre kala eksik kalan tüm konuları yetiştirmeye çalışmak gereksiz bir baskı oluşturur. Bu dönemde yeni konular öğrenmek yerine mevcut bilgileri pekiştirmek çok daha faydalıdır.

Deneme sınavları çözün.

Yanlış yapılan soruları analiz edin.

Daha önce çalışılmış konuları tekrar ederek özgüveninizi artırın.

Günlük hedeflerinizi küçük ve ulaşılabilir tutarak başarı hissini destekleyin.

2-Düzenli uyku başarının anahtarı

Kaliteli uyku, öğrenilen bilgilerin hafızada kalıcı hale gelmesi için kritiktir ve günde ortalama 7-8 saat uyku gerekir. Biyolojik saatinizi sınav gününe göre düzenlemelisiniz. Son gece aniden erken yatmaya çalışmak yerine, son haftayı genel bir uyku rutini oluşturarak geçirmek çok daha sağlıklıdır.

3-Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Sosyal medya, sınav döneminde kaygıyı en çok körükleyen unsurlardan biridir. Herkesin öğrenme biçimi ve ilerleme hızı farklıdır. Başkalarının deneme sonuçları ya da çalışma programlarıyla sürekli karşılaştırma yapmak motivasyonunuzu düşürür. Bu süreçte olumsuz duygular oluşturan sosyal medya içeriklerinden ve kıyaslama ortamlarından uzak durmalısınız.

4-Nefes egzersizleri ve kısa molalar verin

Kaygının ilk belirtileri nefes alışverişinde hızlanma ve kas gerginliğidir. Gün içerisinde nefes ve gevşeme egzersizlerine zaman ayırmak bu durumu dengeler. Diyafram nefesi gibi basit teknikler vücudun sakinleşmesini sağlar. Ayrıca kısa yürüyüşler ve hafif esneme hareketleri, stres hormonlarını azaltarak zihinsel rahatlama sunar.

5-Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin

Fiziksel sağlık, zihinsel performansı doğrudan etkiler. Özellikle son günlerde aşırı kafein tüketiminden (kahve ve enerji içecekleri) kaçınılmalıdır, çünkü bu içecekler çarpıntıyı artırarak kaygıyı tetikler. Bunun yerine dengeli ve düzenli öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengede tutarak dikkat ve odaklanmayı destekler.

6-Olumsuz düşünceleri gerçekçi şekilde değerlendirin

Sınav yaklaştıkça "Bu sınav her şeyi belirleyecek" veya "Kesin başarısız olacağım" gibi yapıcı olmayan düşünceler gelişebilir. Bu gerçek dışı düşünceleri sorgulayın. Bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı ve emeklerinizi kendinize hatırlatarak daha gerçekçi ve yapıcı yaklaşımlar geliştirmeniz kaygınızı azaltacaktır.

7-Sınav günü hazırlıklarını önceden tamamlayın

Belirsizlik kaygıyı besler. Sınav günüyle ilgili tüm hazırlıkların önceden yapılması öğrencinin kendisini güvende hissetmesini sağlar.

-Kimlik ve sınav giriş belgesini hazır bulundurun.

-Ulaşım planını netleştirin (Tüm bu detayları sınavdan bir gün önce tamamlayın).

-Sınav sabahını zihninizde canlandırarak süreci önceden planlayın.

"Bu sınav hayatınızın tamamını belirlemiyor"

Psikolog Yeliz Arda, son olarak öğrencilere şu mesajı verdi:

"Öğrencilerimizin yıllardır verdikleri emeğe güvenmelerini istiyorum. YKS önemli bir sınav olsa da kişinin değerini, yeteneklerini veya gelecekteki başarısını tek başına belirlemez. Son günlerde yalnızca ders çalışmaya değil, zihinsel ve duygusal olarak dinlenmeye de zaman ayırmanız büyük önem taşıyor. Kendinize güvenin, bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı hatırlayın ve sınava sakin bir şekilde girin."

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.