logo
01 HAZİRAN 2026

Unutulmuş topraklar

08.07.2002 00:00:00
Emre MURATO?LU

O gün bir arkadaşımla oturmuş sohbet ediyoruz. Her zamanki gibi bir iddiaya giriştik. Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? Ben birinciyi destekliyordum. Ancak bu sefer yanıldığımın farkındaydım. Sizden ayrı kaldığım zaman diliminde iki haftalık bir seyahate çıktım ve niçin yanıldığımın farkına vardım. Bugün siz değerli okuyucularımla, gezmiş olduğum illerin şahı olan bir şehri ve şehrin tarihini paylaşmaya çalışacağım: Çanakkale.

Çanakkale, hakkındaki destanlar okunarak şahlanacak bir şehir değil. Her Türk insanının gezip görmesinin adeta farz olduğu topraklar. Atalarımızın tarihe vurduğu silinmez damganını beşiği Çanakkale. Akif'in deyişiyle Bedrin aslanlarının ancak bu kadar şanlı olduğu yer. Çanakkale anadan, yardan bile geçilebilecek, lakin kendisinden geçilemeyecek topraklar. Şuna mutlaka inanın ki, şayet dünya üzerinde Mekke, Medine, Kudüs gibi topraklar olmasaydı insanlar Çanakkale'ye gelirlerdi. Çünkü Çanakkale, maddiyattan çok mananın cereyan ettiği topraklar. Çanakkale Savaşı da Allah'ın 'Celal' sıfatının göstergesi.

Çanakkale'ye merhaba

Çanakkale'ye girişte insan değişik duygular hissetmiyor. Ancak Anadolu yakasından Avrupa yakasına feribotla geçerken yavaş yavaş derya oluyorsunuz. İki yakada karşılıklı Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri göze çarpıyor. Bunlardan Kilitbahir Kalesi Fatih Sultan Mehmet zamanında 'kalp' şeklinde yaptırılmış. Manası da ülkenin kalbi demekmiş. Bu büyük insan ve zamanın alimleri sanki geleceği okurcasına donatmışlar şehri. Bu arada ilginç bir not: Çanakkale Savaşı'nda da kullanılan ve kilit noktalardan olan Kilitbahir Kalesi 9 ayda bitirilmiş. Acaba, günümüzde aynı kale yapılmak istense, ne kadar sürede yapılabilir?

Anadolu yakasına ayak bastığınız zaman, şanlı tarihimizin destansı şiiri göze çarpıyor. "Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın; bir vatan kalbinin attığı yerdir!" İşte tam deryadasınız, hülyadasınız, ayrı bir alemdesiniz. Hep o alemde kalayım, bırakın, uyandırmayın beni diyorsunuz. Muhteşem duygularla, ayaklarınızın yere basarken çekindiğini hissettiğiniz topraklarda ilerliyorsunuz.

Allah dostlarının manevi yardımı

Tepeye doğru dar bir patika çıkıyor. Sağ tarafınızda Çanakkale'nin manevi temsilcilerinden Kaşıklı Dede'nin türbesi bulunuyor. Dedik ya, bu savaş mananın cereyan ettiği savaş. Madem Kaşıklı Dede dedik, onunla Cevat Paşa arasında geçen ilahi olayı sizlerle paylaşalım.

Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, rüyasında Çanakkale Denizi'nde 'kef' ve 'vav' harflerinin parıldadığını görür. Buna bir anlam veremeyen Cevat Paşa'nın içi sıkıntıya düşer ve öyle bunalır ki, bir gün Kaşıklı Dede'nin hocalarından Cahidi Sultan Hazretleri'nin türbesine kabir ziyaretinde bulunup rahatlamak ister. O sırada Pir-i Fani bir şahsiyet yanına yaklaşır ki Cevat Paşa kendisini daha önce hiç görmemiştir. Sonra aralarında şöyle bir konuşma geçer:

-Hayrola oğul. Bir derdin mi var?

-Var ama...

-Söyle oğul söyle.

Cevat Paşa rüyasını anlatmak istemez ama sanki onu zorlayan bir şey vardır. Sonunda Cevat Paşa dayanamayarak rüyasını anlatır. Bir süre düşünceye dalan nur yüzlü ihtiyar:

-Müjdeler olsun oğul. Çanakkale kurtarılacak. Kurtuluş da 26 mayındadır. Ebced hesabına göre 'kef' 20, 'vav' 6, ikisi beraber 26 eder, der.

Cevat Paşa şaşırır, 377 adet Alman yapımı mayın denize döşenmiştir. 26 mayın da nerden çıktı? Bu düşüncelerle Pir-i Fani'ye döner ancak kendisini bulamaz. Sırlı bir olayın içerisinde olduğunu anlayan Cevat Paşa, hemen donanmaya döner. Mayın grubu kumandanı Nazmi Bey'e;

-Kaç adet mayınımız kaldı.

-26 adet efendim.

-Nasıl olur?

-Almanlar 26 mayını Türk yapımı diye kabul etmeyip döşemediler, patlamaz dediler.

Cevat Paşa, 26 mayının derhal denize döşenmesini ister. Zamane alimlerinin ısrarlı teklifleri sonucu mayınlar, denize dik ve derinliklere değil de, paralel ve kıyıya, Karanlık Liman'a döşenir. 18 Mart günü boğazdan giren gemilerden en alımlısı "Ocean", efsanevi kahraman Koca Seyit'in kaldırdığı 275 kiloluk mermi ve nişancı olmayan Niğdeli Ali'nin ateşi sonucu kuyruk kısmına darbe alır. Döşenen 377 mayının temizlendiğinden emin diğer donanma gemileri, Ocean'ın çevresinde döndüğünü görünce hemen Karanlık Liman'a kaçarlar ve 26 mayının kurbanı olurlar. İşte 200 yıldır yenilmeyen İngiliz ve Fransız donanmaları, Niğdeli Ali ve Koca Seyit ile, yani altı üstü 2 kişiyle darmadağın olur.

Yabancılar da tasdik ediyor

Çanakkale'nin manevi desteğini açıklayan birçok örnek mevcuttur. Ancak bunları özetleyen birkaç yabancı söz var ki, onlara yer vermek yetecek gibi. Sir Winston Churchil'in savaştan sonra 'Biz Çanakkale'de Tanrı'ya yenildik', Avustralya Genel Valisi Keissy'nin de 'Ben karada, denizde, havada çarpışan askerleri gördüm fakat uçarak savaşan askerleri ilk kez Çanakkale'de gördüm' demeçleri, manevi gücün yabancı ağızlardan tasdikinin belgesi değil mi?

Gelelim zamanımıza. Bizden katlarca az zaiyat vermiş Yeni Zellandalılar, 22 anıt yaptırmış ve bunları 1930 yılında bitirmişler. Karaya çıkartma yaptıkları ilk gün olan 25 Nisan'da da 400 otobüs, yaklaşık 12000 kişiyle 28 saatlik yoldan gelip, yas tutuyorlar.

İngilizler de yenilmelerine rağmen anıtlarını görkemli bir biçimde yapmış, üzerlerinde de "Onlar ölmedi, sonsuza dek yaşayacaklar" yazısını not düşmüşler. İngilizler anıtlarını 1926'da, Fransızlar da 1930'da tamamlamışlardır. Ya biz?

Anıt çalışmalarını 1944'te başlatmış, 16 yıl sonra, 1960'da bitirmişiz. İngilizler'e, Fransızlar'a, Anzaklar'a anıt yeri sata sata kendi anıtlarımızı yapmak için zor yer bulmuşuz. Öyle ki, Atatürk'ün saatinin kırıldığı yeri bile Anzaklar'a vermiş, onlar anıt yaptıktan seneler sonra da biz aynı yere bir anıt yapmak istemişiz. 1918'den beri siperlere, cephaneliklere, anıtlara -koruma altına alınmalarına (!) rağmen- isimlerimizi kazımış, resimler çizmişisiz. Acaba ülkemizde dümdüz bir yolda giderken yabancılardan kalma iki üç adet taşa bir çizik atabilir miyiz? Tabiî ki hayır.

Çanakkale gezimizi noktalarken şunu iyice kavramıştım. 1915'te Çanakkale'den galip ve başımız dimdik ayrılmışız. Yıl 2002. Bu topraklara verdiğimiz önem ve gösterdiğimiz ilgiyle Çanakkale'den mağlup ve başımız önde ayrılıyoruz.

Kemikleri sızlattığımız şehitlerimizin ruhu şâd olsun.

Kaynaklar:

* Çanakkale Savaşları ve Menkıbeler, Mehmet İhsan Gençcan. * Gezi Notları.

İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı

İstanbul’da Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü kapsamında Taksim ve çevresinde yapılması planlanan anma ve basın açıklaması öncesinde İstanbul Valiliği kararıyla ulaşımda bir dizi kısıtlama uygulamaya konuldu. Metro İstanbul bazı istasyonların geçici olarak kapatıldığını duyurdu

31.05.2026 16:28:00
Haber Merkezi
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
Gezi eylemlerinin13. yılı dolayısıyla Taksim Dayanışması'nın yaptığı eylem çağrısının ardından İstanbul Valiliği çeşitli tedbirler aldı. Taksim Dayanışması'nın "Gezi Direnişi 13. yılında, umudu ve dayanışmayı büyütüyoruz" başlığıyla bugün saat 19.00'da Taksim'de gerçekleştirmeyi planladığı basın açıklaması öncesinde, Beyoğlu ve Şişli'de yoğun güvenlik önlemleri uygulanmaya başlandı.

Valiliğin yasak kararının ardından bugün saat 13.00 itibarıyla Taksim'e ulaşımı etkileyen yeni düzenlemeler devreye alındı. Eylem yasağının gelmesi ardından metro seferlerinde kısıtlamaya gidilirken, Beyoğlu ve Şişli'de çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, saat 11.00'den itibaren Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi'ne bağlanan birçok yol ile çevredeki çok sayıda cadde ve sokakta trafik akışı durduruldu. Ayrıca Taksim ve çevresine çıkan pek çok bağlantı yolu da geçici olarak ulaşıma kapatıldı.

Yetkililer, sürücüler için alternatif güzergah olarak Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bahriye Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve bazı çevre yollarını işaret etti.

Şişli'de ise Taşkışla Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Cumhuriyet Caddesi ve Askerocağı Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Bu bölgede sürücüler için Ortaklar Caddesi, Abide-i Hürriyet Caddesi, Vali Konağı Caddesi, Halaskargazi Caddesi ve çevre yolları alternatif güzergâh olarak belirlendi.

Toplu ulaşımda da önemli değişiklikler yapıldı. Metro İstanbul'un açıklamasına göre, İstanbul Valiliği'nin kararı doğrultusunda bugün saat 13.00'ten itibaren ikinci bir duyuruya kadar M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı'ndaki Taksim istasyonu, F1 Taksim–Kabataş Füniküler Hattı ile TF1 Maçka–Taşkışla Teleferik Hattı hizmet vermeyecek.

Ayrıca Şişhane Metro İstasyonu'nun İstiklal Caddesi çıkışı yolcu kullanımına kapatılırken, diğer giriş ve çıkışların açık kalacağı bildirildi. M2 hattında çalışan metro araçları ise Taksim istasyonunda durmadan seferlerine devam edecek.

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.

İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde


 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarını canlı yayınlayan A Haber, TRT Haber, Ülke TV, TV Net, NTV, Haber Türk, Haber Global, TV100, CNN Türk; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını canlı yayınladı. Bazı kanallar çift ekran oluşturarak, Özgür Özel'in görüntüsünü verdiler ancak sesini aktarmadılar. 

30.05.2026 14:45:00 / Güncelleme: 30.05.2026 15:06:32
AHMET TURAN YİĞİT
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı binasında saat 14:00'ten itibaren partililerle bayramlaştı.
Güvenpark'ta bir araya gelen çok sayıda kişi Özgür Özel'e destek ve Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki sloganları attı. Alanda bulunanların sayısı 100 bini aştı. Özel, konuşmasını yaparken elektrikler kesildi. Konuşma jeneratörün devreye girmesiyle devam etti. 

Yavaş adresini belli etti

Alana Özgür Özel ile birlikte gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da geldi. Yavaş, "İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP''yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır" dedi. Özel, "Kurultay tarihini ilan edin. Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" dedi. Kalabalık sık sık "Hain Kemal" sloganı attı.

Özel: İşin başında Erdoğan var

Ardından konuşmasını yapmaya başlayan Özgür Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" dedi.

Kılıçdaroğlu ne dedi?

Kılıçdaroğlu ise az sayıda kişiye hitap etti. CHP Genel Merkezi'nin önüne gelenlerde coşku yoktu. İnsanlar bir oradan bir oraya alanda dolaşıyorlardı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını aktaran kanallar da alanı vermekten kaçındı. Kılıçdaroğlu ise konuşmasını metinden okudu.

Mahkeme kararaıyla göreve getirilen CHP lideri, "Bizim hesaplaşmamız kişisel değil, ahlakıdır" diyen Kılıçdaroğlu, "Önce hesaplaşacağız, sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atalarımızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım." 
 
"Benim bu millete özür borcum var" diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."

Cumhur İttifakı seçmeninin de Kılıçdaroğlu'na destek verdiği tahmin ediliyor.

 

Anıkabir'e yürüryüş

Öte yandan Özgür Özel, konuşmasının sonunda meydandakilere "Anıtkabir'e yürüyoruz" diyerek, kalabalığı Anıtkabir'e davet etti. 

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti

Trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti

29.05.2026 17:57:00 / Güncelleme: 29.05.2026 18:02:25
İhlas Haber Ajansı
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Antalya'da trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası araç sürücüsü sinir krizi geçirdi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü.






Kaza, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi Aspendos üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram gezmesi için evinden çıkarak tramvay durağına doğru yürüyen 13 yaşındaki Emirhan Soytürk, trafik ışıklarına geldiğinde bir süre bekledi. Işıkta duran araçları gören Soytürk, yayalara yeşil ışığın yandığını düşünerek karşıya geçmek üzere hareketlendi. Bu sırada süratli bir şekilde ışıktan geçtiği iddia edilen Abdullah K.'nın idaresinde ki 07 AZH 25 plakalı hafif ticari araç küçük çocuğa çarptı.







Araç sürücüsü sinir krizi geçirdi

Yaklaşık 25 metre savrulan küçük çocuğun yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çevredeki vatandaşlar yardımına koştu. Kazanın 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya karışan araç sürücüsü Abdullah K.'nın ehliyetini yeni aldığı öğrenilirken, polis merkezine götürülürken araç içerisinde sinir krizi geçirdi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.







Kaza güvenlik kamerasında

Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü. Kazaya durakta beklerken şahit olan Ahmet Yıldız, "Yaya karşıya geçiyordu, tramvay yoluna. Arabada tahminen hızlı geliyordu. Vurma sesini duyup arkamı döndüğümde çocuk yerdeydik. Ama bayağı şiddetli vurdu. Çocuğa çarptıktan sonra ışıkta arabalar duruyordu" dedi.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi

29.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan dolu yağışı tarım alanlarında zarara yol açtı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.