logo
27 MAYIS 2026

Üretimsiz kalkınma olmaz...

28.09.2003 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, üretim olmadan büyüme ve kalkınmanın mümkün olamayacağını söyledi

Bağımsız Türkiye Partisi'nin 2. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Türkiye turu yaparak işadamları ve sanayicilerle toplantılarına devam eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, üretim olmadan büyüme ve kalkınmanın asla mümkün olamayacağını belirtti.

"Üretim, bir ülkenin büyüme ve kalkınmasının yegane sebebidir. Ülkelerin gelişmişlik ölçüsü olan üretimden kasıt, ekonomide gerçek (reel) anlamda mal ve hizmet ortaya koymaktır" diyen Prof. Dr. Baş, ekonomilerde değer ölçüsünün, üretimle eşdeğer olarak hesaplanması gerektiğine dikkat çekti.

Üretim rafa kaldırıldı?

Ülkeler için hayati öneme sahip olan üretimin, ekonomide ilk sırada yer alması gerekirken, günümüzün iktisat ekollerinin üretimin yerine "parayla para kazanma" metodu olan faizi yerleştirdiklerini anlatan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Dolayısıyla böylesi bir ekonomik ortamda -bugün olduğu gibi- mal ve hizmet üretimi değer olmaktan çıkmış, bunun yerini sanal ekonomi kalemleri olan faiz, borsa ve döviz piyasaları gibi spekülatif araçlar almıştır" şeklinde konuştu.

Günümüzde geçerli olan iktisadi ekollerin temellerinin atıldığı 17. ve 18. yüzyıllardaki akımların etkisiyle liberalizmin önde gelen isimlerinden olan Adam Simith gibi ekonomistlerin liberalizmin düşünce ekseni olan "bırakınız geçsinler" sloganı ile devletin ticari ve ekonomik hayattan çekilmesinin gerektiğini vaz' ettiklerini belirten BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Liberal ve kapitalist görüşe göre devlet ticari alanı hür teşebbüse bırakmalı, kendisi yol, köprü, baraj gibi alt yapı yatırımları ile asker, polis gibi güvenlik hizmetlerini üstlenmeliydi, ekonomiden elini ayağını çekmeliydi. Vatandaşların ihtiyaçları için gerekli giderleri karşılamak maksadıyla tüccarlığı bırakıp, vergi toplamalıydı. Fransız ihtilali ve özgürlük akımları karşısında kendini zor durumda hisseden devlet otoriteleri ekonomik hayattan çekilerek bu alanı şahıslara bıraktılar. Devletin çekildiği alanlarda özel girişim saltanatını kurdu. Özellikle belli şahıslar ve aileler, servetlerini inanılmaz boyutlara ulaştırarak adeta devletlere rakip hale geldiler" şeklinde konuştu.

Global odaklar haraç kesiyor

Prof. Dr. Baş, ekonomiden çekilen devletlerin, ellerinden çıkardıkları kârlı sektörlerden gelen kazançlardan mahrum kaldığına ve hatta özel sektörün kazançlı bulmadığı için girmek istemediği ağır maliyetlere sahip olan alt yapı ve güvenlik hizmetlerini sağlamakta da yetersiz kaldığına dikkat çekerek, "Dolayısıyla devlet vergileri sürekli arttırmak zorunda kalıyor, ancak bu da yeterli olmuyordu. Liberalizm ve kapitalizmin ortaya koyduğu görevlerin altında ezilen devlet otoritesi, ihtiyaçlarını artık vergilerle karşılayamaz duruma gelerek, bütçe açıklarını karşılamak için borçlanmak durumunda kaldı" dedi.

"Kârlı iş alanlarını devletin elinden alan bazı kişiler ve ailelerin servet sahibi olurken, devlet borç almadan ayakta kalamaz bir hale geldi" diyen BTP Genel Başkanı, "Bir süre üretim ve servet sahibi olan kesim, açıklarını kapatmak zorunda olan devletin kendi parasına talip olduğunu gördüğünde terlemeden kazanç sağlayabileceği yeni bir alan keşfetti. Artık mal ve hizmet üreten kesim devlete yüksek faizle borç vermeyi alışkanlık haline getirdi. Hatta bazı kişiler kurdukları IMF, DB gibi uluslararası kurumlarla devletleri adeta haraca bağladılar" şeklinde konuştu.

Uluslararası finans kuruluşlarının telkini ile devletlerin, iç ve dış borçlarını ödeyebilme kısır döngüsünde bu tefecilerin kapısını çalmak zorunda kaldığına dikkat çeken BTP lideri Prof. Dr. Baş " Dolayısıyla borçlarını faizi ile birlikte ödemek zorunda kalan devlet tüketim grubu olarak tanımlanan (memur, işçi, esnaf, emekli, çiftçi) kesimden aldığı vergilerle gelir transferi yapmış oluyor. Günümüz iktisat ekollerinin ortaya attığı özel sektöre hürriyet masalıyla, ticari hayattan elde ettiği gelir kapısını kapatan devlet ağır gider kalemlerini karşılamak için servet sahibi tefecilerin eline düşmüş oluyor. Oluşturulan bu sistem dünya ekonomilerini, üretim alanından spekülatif alanlara kaydırmıştır" şeklinde konuştu.

Sanal bir ekonomik hayat?

Borsa, faiz,döviz gibi sanal alanlarda dolaşan dünyadaki para miktarının, mal ve hizmet ticaretinde dolaşan para miktarından 20 kat daha fazla olduğunun altını çizen BTP Genel Başkanı, "Nitekim Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin bilançolarında "faaliyet dışı gelir (faiz)" kalemi, şirket gelirlerinin %85'ini oluşturmaktadır. Yani firmalar günümüzün ekonomi gerçeklerinde kazançlarını üretim yapmak yerine faizden elde etmektedirler. İşte bu noktada, üretimden uzaklaşarak sanal ekonomiler haline gelen ülkeler için "Milli Ekonomi Modeli" kurtuluş çaresi olarak devreye girmektedir" dedi.

Milli Ekonomi Modeli'yle, liberalizm ve kapitalizmin etkisiz eleman haline getirdiği devleti tekrar devreye alarak, devlet - özel sektör ortaklığı ile kalkınma hamlesi ortaya koyacaklarını belirten Prof. Dr. Baş, "Çünkü Milli Ekonomi tezinde ekonominin dayandığı temel ve en önemli değer ölçüsü mal ve hizmet üretimidir" dedi.

Fabrikasını söken kaçıyor

Üretimde artan bir istikrarın yakalanması için bazı şartların yerine gelmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Baş, "Eğer bir ekonomide üretim faktörlerinin maliyetleri yüksekse ve tüketim imkanları sınırlıysa girişimci oraya ne üretim tesisi kurar, ne de üretim yapar. Eğer dikkatli bir tahlil yapılırsa, ülkemizde üretim maliyetlerinin yüksekliği, tüketim gruplarının satın alma güçlerinin günden güne eridiği, yabancı sermayenin gelmesi bir yana, yerli sermayenin bile yurt dışına kaçtığı görülecektir. Bugün fabrikasını söken iş adamı, üretim maliyetinin düşük olduğu yerlere, mesela Balkan ülkelerine kaymıştır" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Baş, "Siyasi iktidarlar yabancı sermayenin gelmesi için, yerli sermayenin çökmesi pahasına yasalar çıkarsalar da sorun çözülememektedir. Aslında özel sektörün beklediği üretim için maliyet probleminin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca yapılan üretimin satılabilmesi için tüketim gruplarının satın alma güçleri arttırılmalıdır. Milli Ekonomi Modeli, etkin devlet anlayışıyla, devlete ekonomi hayatında önemli görevler verirken, diğer yandan üretim maliyetlerini düşüren, sıfır faizli kredilerle özel sektörün önü açılacaktır" dedi.

Devlet rakip değil,

öncü olmalı

Belli gelirin altındaki tüketim gruplarından vergi alınmayarak ve sıfır faizli kredilerle tüketimin tahrik edileceğini belirten Prof. Dr. Baş, "Üretim ve tüketim açısından hayati öneme sahip olan piyasalardaki para miktarının piyasadan emilmesine izin verilmeyecektir. Paradan para kazanmayı alışkanlık haline getirmiş rantiye kesimine toplumun diğer kesimlerinden gelir transferi haline gelen ekonomi sisteminin yerine, üretim yapanın her zaman kazanacağı ekonomi sistemi getirilecektir. Devlet, girdiği ticari alanlarda özel sektöre rakip değil, öncü olacaktır. Üretim sürecinde özel sektörüyle işbirliği içinde bulunarak girdiği alanlarda önce yan sanayiyi zamanı geldiğinde işletmeyi kamu yararını gözeterek devredecektir" şeklinde konuştu.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Bayram namazında camiler doldu

Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

27.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:57:15
İhlas Haber Ajansı
Bayram namazında camiler doldu
Bayram namazında camiler doldu
Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti.






Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde İzzetpaşa Cami başta olmak üzere tüm camileri doldurdu. 






Diyanet İşleri Başkanlığı Müftüsü Mecit Can'ın vaazının ardından saf tutan vatandaşlar bayram namazı kıldı. Namaz sonrası tekbirlerle minbere çıkan cami imamları bayramın anlam ve önemini anlatan hutbe verdi. 






Daha sonra İzzetpaşa Camisi'nde Vali Yardımcısı Ömer Özbay ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, vatandaşlarla bayramlaştı.

Bayramın ilk günü yollar boş kaldı

İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü

27.05.2026 10:23:00 / Güncelleme: 27.05.2026 12:44:07
İhlas Haber Ajansı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...

Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı


 
Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

26.05.2026 08:31:00
AA
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı

Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

Kuraklık nedeniyle geçen yıl kritik su seviyesine gerileyen Naip Barajı, kentte etkili olan yağışların ardından yüzde 24 doluluk oranını yakaladı.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla Süleymanpaşa ilçesinde tüm mahallelerde uygulanan kısmi planlı su kesintisi uygulamasının sona erdiği bildirildi.

Bayramda 'mide dostu' 10 önlem


 
Kurban Bayramı sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, aile sofralarının kurulduğu ve tatlıların bol bol tüketildiği dönemlerden biri. Ancak sadece birkaç güne sıkıştırılan bu beslenme şenliği başta tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve diyabet olmak üzere ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor.

26.05.2026 08:20:00
MURAT ÇORBACI
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem

Sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenin tabağımızı ne kadar doğru yönettiğimizle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, "Bayram döneminde kırmızı et ve tatlı tüketiminin artması nedeniyle porsiyon kontrolü sağlamak, etin yanında salata ve meyve gibi liften zengin gıdalara yer vermek büyük önem taşıyor. Özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmesi hem pişirme hem de sindirim açısından zorluk yaratır. Bu nedenle etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesine dikkat edilmelidir" dedi. Kronik rahatsızlığı olanların ve sindirim sistemi hassasiyeti bulunanların bayramda beslenme düzenine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini belirten Çelik, bu süreçte sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı.







Güne dengeli bir kahvaltı ile başlayın

Geleneksel alışkanlıklardan biri olan bayram sabahı kavurma tüketmek, güne yüksek yağlı bir öğünle başlamanıza neden olur. Bu durum mide yanması, reflü ve hazımsızlık gibi şikayetlerin artmasının yanı sıra gün içerisinde enerjinin düşmesine yol açabilir. Bunun yerine haşlanmış veya yağsız pişmiş yumurta, peynir, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşillik gibi) ve tam tahıllı ekmekten oluşan dengeli bir kahvaltı tercih edilebilir.







Eti Dinlendirin

Etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi; gastrit, reflü ve bağırsak problemlerinin yaşanmaması için oldukça önemli.

Et ile birlikte otu da tüketin

Kırmızı etin ağırlıklı tüketildiği öğünlerde bağırsak hareketleri yavaşlayabilir. Bu nedenle öğünlerde etin yanına mutlaka bol yeşillik, çoban salata ya da semizotu salatası ve semizotlu-salatalıklı cacığa yer verilmeli.







Doğru pişirme yöntemlerini seçin

Kurban etini pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırınlama ya da ızgara gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerekir.







Tatlı seçiminde hafif alternatiflere yönelin

Kırmızı et ağır bir öğün anlamına gelir. Bu ağır öğünün ardından hamurlu ve şerbetli tatlıların tercih edilmesi kan şekerinde ani dalgalanmalara ve kalp üzerinde ekstra yüke neden olabilir. O nedenle daha hafif olacağı için tercihinizi sütlü tatlılar, dondurma veya meyve bazlı tatlılardan yana yapın.

Akşam öğünlerini daha hafif planlayın

Eğer gün içinde veya öğle yemeğinde kırmızı et tüketildiyse, vücudu dinlendirmek adına akşam öğününü daha hafif planlayın. Akşam saatlerinde zeytinyağlı sebze yemekleri, çorba veya hafif bir salata tercih etmek, gece boyunca rahat bir uyku uyumanıza ve sindirim sisteminin yorulmamasına yardımcı olur.







Yemekten hemen sonra uyumayın!

Özellikle akşam yemeklerinden sonra hemen uzanmak veya uyumak, reflü şikayetlerini doğrudan tetikleyebilir. Et gibi sindirimi uzun süren gıdaların tüketilmesinin ardından, mide boşalmasına zaman tanıyarak yemek ile uyku arasında en az 3-4 saatlik bir zaman bırakın.







Fiziksel aktiviteyi artırın

Ağır yemeklerin ardından hemen oturmak yerine, gün içinde yapılacak 30-45 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler hem kan şekerini dengeler hem de sindirimi kolaylaştırır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.