Uyku bozukluğu hayatınızı etkiler
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde hızla artmaya devam eden uyku apnesinin birçok hastalığa neden olduğunu belirten Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, uyku bozukluğunun yaşam kalitesini de olumsuz etkilediğini söyledi
22.07.2019 00:00:00





Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, uyku bozukluğunun yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtti.
Özellikle orta ve şiddetli apne varlığında depresyonun sık görülen bir belirti olduğunu dile getiren Op. Dr. Bahadır Baykal, "Kalp hastalığından reflüye, cinsel fonksiyon bozukluğundan beyin kanamasına pek çok hastalığa neden olan uyku apnesine bağlı gelişen ölüm oranı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmaktadır.
Tedavisi yapılmış uyku apneli hastalarının sosyal hayatlarında ve yaşam kalitelerindeki düzelme bizleri bu hastalığı, nedenlerini, sonuçlarını ve tedavisini daha fazla araştırmaya itiyor" dedi.
Kalbi de etkiliyor
Dr. Baykal, gece nefes alamayan hastada oksijen düzeyi düşerken karbondioksit düzeyi yükseldiğini, beyin adrenalin salgıladığını ve zamanla tansiyon yükseldiğini anlatarak, "Kalp de bu durumdan etkilenir ve ritm bozukluğu gelişebilir, bir müddet sonra kalp yetersizliği gelişir. Akciğer genişlemesi sonrasında meydana gelen reflü de günlük hayatta sık karşılaştığımız bir sorun.
Dengesiz hormon salgılanması beyin kanamasına, damar tıkanıklığına yol açabilir. Felç ve kalp krizi riski artar. Bu kişiler uyku bölünmesi yaşadığından yorgun uyanırlar.
Gün içinde buldukları her an uyumak isterler, özellikle iş yerinde ve direksiyon başında uyumamak için mücadele veriyorsanız hemen uyku apnesi ile ilgilenen bir doktora başvurun. Bunun dışında dikkat bozukluğu, unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğü başlamıştır. Özellikle orta ve şiddetli apne varlığında depresyon sık görülen bir belirtidir" şeklinde konuştu.
Uyku testine göre tedavi
Dr. Baykal, uyku apnesi tedavisi konusunda ise şunları söyledi:
"Kişinin uyku testi sonrasında ortaya çıkan sonuçlarına göre tedaviyi yönlendirmek gerekir. Çok ağır olgularda sadece cihaz (CPAP) verebiliyoruz ama bu cihaza uyum da sandığımız kadar kolay olmuyor.
Ayrıntılı muayene yaptığımız hastalarda burun kemiği eğriliği, burun et büyümesi ya da bademciklerin iriliği gibi durumlar varsa cihaz verilecek olsa bile öncelikle bu sorunların halledilmesi gerekir.
Bir kısım hastada ise yumuşak damak ve dil köküne yönelik germe-açma cerrahileri ile pasajı genişletmeye çalışıyoruz. Havayolu etrafındaki kasları güçlendirmek horlama ve uyku apnesinin şiddetini azaltabilir.
Bu çalışma, dilin damağın önünde yerleştirilerek her gün otuz dakika yapılan boğaz ve nefes egzersizinin yüzde 39 oranında horlamayı azalttığını ve apne şiddetini olumlu yönde etkilediğini göstermiştir."
İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.