logo
01 HAZİRAN 2026

Vaka sayıları yükseliyor

Koronavirüs salgınında ülkemizde günlük vaka sayıları 26 binin üzerinde seyrederken can kayıpları da artmaya başladı. 11 Ağustos itibarıyla iki doz aşı yaptıranların oranı yüzde 50 sınırının hemen altında olan ülkemizde uzmanlar, vaka sayılarının kontrol altında tutulabilmesi için her fırsatta aşının önemine dikkat çekiyor

11.08.2021 19:10:00
Vaka sayıları yükseliyor
Vaka sayıları yükseliyor

Tüm dünyaya 1.5 yıldan fazla bir süredir kabusu yaşatan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında Türkiye'de toplam vaka sayısı 6 milyona yaklaştı. Bu sayıyla dünyada en çok vaka tespit edilen 7'nci konumda olan ülkemizde kayıtlara geçen Covid-19 kaynaklı toplam can kaybı ise 52 bin 437 oldu. Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre 10 Ağustos'ta 264 bin 647 Covid-19 testi yapıldığı ülkemizde 26 bin 597 kişinin testi pozitif çıktı, 124 kişi de hayatını kaybetti. İyileşenlerin sayısı ise 14 bin 954 oldu. Sosyal medya hesabından günlük tabloyu paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Vaka sayılarındaki artışı kontrol altında tutmak zorundayız. Aşı ile bağışıklık sağlanmadan tedbirsizlik kısır döngü ile sonuçlanır. Aşı olun. Tedbirlere uyun" ifadelerini kullandı.

Günlük vaka sayısının seyri

Türkiye salgında günlük vakalarda ilk kez Aralık 2020'de 30 bin sayısının üstüne çıkmıştı. 8 Aralık 2020'de günlük vaka sayısı 33 bin 198'e yükseldikten sonra kapanmanın ve tedbirlerin etkisiyle düşüşe geçmiş ve 24 Ocak 2021'de 


5 bin 277'ye kadar gerilemişti. Bu tarihten sonra varyantların da etksiyle yeniden artışa geçen günlük vakalar 22 Nisan 2021'de 62 bin sınırına ulaşmıştı. Bu tarihten sonra aşılamanın hız kazanmasıyla birlikte gerileyen günlük vaka sayıaları 


Haziran ayı sonlarında 5 binin altına geriledi. Daha sonra yeniden hızlı bir artışa geçen günlük vaka sayıları şimdi 


26 bin sınırına dayanmış durumda. Bu vaka sayısı Mayıs ayından bu yana görülen en yüksek sayı olarak kayıtlara geçti. 


Vefat sayıalarındaki artışta da benzer bir durum sözkonusu. 10 Ağustos'ta vefat sayısı 124 olurken, bu sayı Haziran başından bu yan en yüksek sayı oldu. Türkiye'de Covid-19 salgınında günlük en yüksek vefat sayısı, 19 Nisan 2020'de 127, 28 Aralık 2020'de 257 ve 1 Mayıs 2021'de 373 olmuştu.

Aşıda yüzde 50 sınırındayız

Ülkemizde aşılama çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 18 yaş üstü nüfusta birinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 68.56, ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 49.09 olarak kayda geçti. Türkiye'de bugüne kadar yapılan aşı sayısı 42 milyon 555 bin 988'i birinci doz, 30 milyon 470 bin 7'si ikinci doz, 5 milyon 988 bin 679'u üçüncü doz olmak üzere 79 milyon 14 bin 674'e yükseldi. Böylece Covid-19'la mücadele kapsamında son 24 saatte birinci, ikinci ve üçüncü doz toplam 1 milyon 462 bin 13 aşı uygulandı. En az bir doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il sırasıyla Muğla, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Amasya, Aydın, Eskişehir, Tekirdağ ve Yalova oldu. En az bir doz aşı yapılanların oranı en az iller ise Şanlıurfa, Mardin, Bitlis, Muş, Diyarbakır, Gümüşhane, Batman, Bingöl, Siirt ve Iğdır olarak sıralandı.

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.

Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktasında yer alan "kilit kavşak" Kırıkkale'de, kurban bayramı tatilini tamamlayan vatandaşların dönüşe geçmesiyle gece yarısı yoğun trafik oluştu. Kilometrelerce uzayan araç kuyruğu havadan görüntülendi

31.05.2026 06:00:00
İHA
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Tatilciler dönüş yolunda: 43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ya da tatil bölgelerinde geçiren vatandaşlar, dönüş için yeniden yollara akın etti.








Türkiye'nin önemli ulaşım güzergahlarından biri olan Kırıkkale'de de gece saatlerinde de yoğunluk arttı. Ankara-Samsun ve Kırıkkale-Kayseri kara yollarının kesiştiği "kilit kavşak"ta yaşanan araç yoğunluğu havadan görüntülendi.








Kilometrelerce araç kuyruğuna takılan sürücüler tampon tampona ilerledi. Trafik ekipleri de yoğunluğun yaşandığı bölgelerde önlem aldı. Ekipler, ulaşımın aksamaması için kavşaklar ve bağlantı yollarında çalışma yaptı. 






Trafik yoğunluğunun pazar gecesine kadar devam etmesi bekleniyor.




















Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı


 
Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Kurban Bayramı tatilinde ülkenin farklı illerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
 

30.05.2026 12:42:00
AA
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, 9 günlük bayram tatilinde de ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. İlçeyi ziyaret edenler, Ilısu Barajı nedeniyle orijinal yerlerinden taşınan İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf Müzesi ve Er-Rızk Camisi gibi tarihi yerleri ziyaret ediyor.
Ziyaretçiler, ​Ilısu Baraj Gölü'nde katıldıkları tekne turlarıyla kanyonları ve Hasankeyf Kalesi'ni görme imkanı buluyor.







İnsanları çok cana yakın ve misafirperver

Kocaeli'nden gelen Rıdvan Yıldırım, Hasankeyf'te tarihi eserleri gördüğünü belirterek, "Çok turistik bölge, çok güzel. Turistik alanı da çok fazla. Memnun kaldık ve çok keyif aldık. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver" dedi.







Mardin'in Midyat ilçesinden gelen Hilvan Konak da fırsat buldukça Hasankeyf'e gezmeye geldiğini söyledi.
İlçenin görülmeye değer olduğunu dile getiren Konak, "Bayram tatilinde fırsat bulup tekrar geldik. Tekneye bindik, müzeye gittik" diye konuştu.







Buranın doğası, tarihi çok başka

Tuğba Çiçek ise Hasankeyf'in beklentilerini fazlasıyla karşıladığını anlatarak, kardeşiyle birlikte çıktıkları GAP turu kapsamında ilçeye geldiklerini bildirdi.
Çiçek, "Kütahya'dan geldik. Heyecanlıyız. Doğasıyla, kültürüyle çok güzel bir şehir. Çok beğendik. Diyarbakır'ı da gezdik. Diyarbakır da çok güzeldi. Daha sonra Mardin'e gideceğiz. Buranın doğası, tarihi çok başka" ifadelerini kullandı.







İlçede 40 yıldır esnaflık yapan Cemil Uluk de ziyaretçi yoğunluğundan memnun kaldıklarını dile getirdi. Uluk, "Büyük bir hareketlik var. Esnaf olarak mutluyuz. Herkesi ilçeye bekliyoruz. Misafirlerimizi ağırlayıp memnun gönderiyoruz" dedi.

Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde rahatsızlanan televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, özel bir hastanede tedavi altına alındı

30.05.2026 11:29:00 / Güncelleme: 30.05.2026 11:32:17
İHA
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Uzun yıllar televizyon ekranlarında görev yapan Reha Muhtar'ın, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Bodrum'daki özel bir hastaneye başvurduğu öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan kontrollerin ardından Muhtar'ın kalp yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alındığı belirtildi.



Hastanede gözetim altında tutulan Muhtar'ın sağlık durumunun doktorlar tarafından yakından takip edildiği öğrenilirken, ailesi de Bodrum'a hareket etti.

Muhtar'ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukları Mina ve Poyraz ile birlikte Bodrum'a geldiklerini belirterek sevenlerinden dua istedi. Uğur paylaşımında, "Reha Muhtar'ın hastaneye kaldırıldığı haberini aldık. Çocuklarımızın babalarının yanında olmaları ve sağlık durumunu takip etmeleri için Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Reha Muhtar'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Yola çıkacaklar dikkat!

Kurban Bayramı tatilinin son günlerine yaklaşırken, memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşların erken dönüş yolculuğu ana arterlerde trafiği kilitledi

29.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Yola çıkacaklar dikkat!
Yola çıkacaklar dikkat!
Kurban Bayramı tatilini İstanbul dışında, memleketlerinde ya da tatil beldelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu başladı.

Hafta sonu yaşanacak olası büyük yoğunluğa kalmak istemeyen binlerce sürücü, Cuma gününden itibaren yollara akın etti. İstanbul ve Ankara gibi metropollere bağlanan ana arterlerde trafik durma noktasına gelirken, yetkililer sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Kilit kavşaklar alarm veriyor

Anadolu'dan batıya giden araçların en kritik geçiş noktalarından biri olan ve "kilit kavşak" olarak bilinen Kırıkkale'de dönüş trafiği zirveye ulaştı. 43 ilin kara yolu bağlantı noktasında yer alan şehir geçişinde, Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Samsun istikametlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sürücüler yoğunluk nedeniyle ilerlemekte güçlük çekiyor.

Benzer manzaralar Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı, Düzce ve Gerede kesimlerinde de yaşanıyor. İstanbul yönüne doğru akın eden araçlar nedeniyle otoyolun belirli noktalarında trafik adım adım ilerliyor.

Tekirdağ-İstanbul yolu durma noktasında

Tatilini Ege ve Trakya kıyılarında geçirenlerin dönüş rotası olan Tekirdağ-İstanbul kara yolunda da erken dönüş hareketliliği hakim. Özellikle Tekirdağ girişindeki kritik ışıklı kavşaklarda araç kuyrukları dikkat çekerken, trafik ekipleri akışı rahatlatmak adına bölgedeki 7 ana kavşakta konuşlanmış durumda. Yetkililer bu güzergahtaki yoğunluğun Pazar gecesine kadar artarak sürmesini bekliyor.

Ağır vasıtalara İstanbul'a giriş yasağı geldi

Bu arada İçişleri Bakanlığı, bayram dönüş trafiğindeki kaosu minimuma indirmek amacıyla kritik bir tedbir kararı aldı. Alınan karara göre; 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'ten başlayarak, 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar ağır tonajlı ve ağır vasıta araçların İstanbul'a giriş yapacağı bazı ana arterlerden geçişi yasaklandı.

Kısıtlama uygulanacak yollar:

O-4 Anadolu Otoyolu: Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar

D-100 Devlet Karayolu: Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar

Bu önlemle birlikte tedarik zincirinin aksamaması sağlanırken, binek araçların dönüş yolculuğunda nefes alması hedefleniyor.

Ekipler sahada

Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, otoyol gişeleri, kavşaklar ve bağlantı noktalarında denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer yola çıkacak olan sürücülere şu hayati uyarılarda bulunuyor:

• Uykusuz ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmeyin.

• Takip mesafenizi koruyun ve aşırı hızdan kaçının.

• Her 2 saatte bir mutlaka kısa molalar vererek dinlenin.

• Alternatif güzergahları ve güncel trafik yoğunluk haritalarını kontrol etmeden yola çıkmayın.

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.