logo
24 MART 2026


Vatandaşın hali içler acısı

11.01.2005 00:00:00
AKP hükümeti yetkilileri ve de hükümetin icraatlarını tozpembe gösterme gayretinde olan AB ve ABD taşeronu medya mensupları, istedikleri kadar uğraşsınlar çuvalın sağlam tarafı kalmadı, gizleyemiyorlar.

Hatta bazıları "yahu her gün bu kriz senaryolarını nasıl yazabiliyorlar" diyor. El cevap, iktidarımız bu kadar malzeme verirken yazmamak mümkün mü?

İşçin kan ağlıyor.

Çiftçin kan ağlıyor.

Memurun kan ağlıyor.

Sanayicin kan ağlıyor.

İhracatçın kan ağlıyor.

Emeklin kan ağlıyor.

Kısaca mutlu bir azınlık dışında toplumun yüzde 99'u kan ağlıyor, diyorsun ki "bu kadar kriz edebiyatı nasıl yapabiliyorsunuz?"

Vatandaşın ekserisi sıkıntı içindeyken ekonominin iyiye gittiğini nasıl ifade edebilirsiniz?

Millet de şunu soruyor: "Yahu bu ekonomi anlatıldığı kadar iyiyse ben hangi ülkede yaşıyorum? Farkında olmadan Somali'ye falan mı geldim?"

Biraz da rakamlara gelelim.

Türk işçisi, OECD ülkeleri arasında en çok vergi ödeyenler arasında yer alıyor. 2001 yılında toplam gelir vergisinin yüzde 32.93'ünü üstlenen işçiler, 2002 yılında ülke genelindeki gelir vergisinin yüzde 36.37'sini, 2003'te yüzde 38.37'sini ödedi. Bu rakam artmaya devam ediyor.

2001'de asgari ücretlilerden kesilen vergi 395 trilyon lirayken, bu rakam 2002'de 593 trilyon liraya, 2003'te 817 trilyon liraya yükseldi.

İşçi ücretlilerden ödenen toplam gelir vergisi de 5 katrilyon liradan 6.5 katrilyon liraya çıktı.

Tarımın durumu zaten ortada.

Tarım Bakanı Sami güçlü hükümet olarak tarımı gönülden desteklemediklerini, doğrudan destekleri yüzde 80'lerden, yüzde 45'lere düşüreceklerini, tarım köylüsünün 25 milyon kişiden, 15 milyona düşürüleceğini beyan etmişti.

Tarımdaki tahditler, tarım ürünleri ithalatının artması, çiftçimizin ürünlerini alım fiyatlarındaki düşüşler, buna karşın maliyetlerin yüzde 33 artması çiftçimizi perişan etmiştir ve bu yıl da AB hayali uğruna ve IMF politikalarıyla durum daha da kötüye gidecektir.

Bakmayın siz Sayın Başbakanımızın tarıma teşvik sözlerine. Sadece muhtemel erken seçim veya başkanlık seçimi yatırımı. Tarım sezonu bitti, nasıl olsa sezonun açılmasına zaman var. AB'nin tarım konusundaki yaptırımları ve IMF politikalarına evet diyen bir siyasi hareketin gerçekte tarımı desteklemesi asla mümkün değildir.

Memurun hali ise içler acısı.

Kamu-Sen'in Aralık raporu durumu gözler önüne seriyor.

Aralık ayı itibariyle memurların yüzde 94'ü yoksulluk sınırının, yüzde37'si ise açlık sınırının altında maaş alıyor.

Devlet kurumlarında işler niye yürümüyor? Memurunu üç kuruşa muhtaç hale getirirsen, ailesine ve de çocuklarına bakamayacak hale getirirsen sağlıklı çalışmasını nasıl bekleyebilirsin?

Emeklilere, dul ve yetimlere, şehit ailelerine yapılan yardımlar ve komik zamlar da ortada.

Sanayicimiz ise her gün erimekte, kepenk kapatmakta.

Bakın! Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği(BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova ne diyor: "Dolar kuru 2002 yılının Şubat ayı seviyesine geriledi. Bu süreçte asgari ücret, SSK ve vergi gibi girdi maliyetleri katlanarak artarken, sanayici rekabet edemez duruma geldi ve son aylarda kapanan tekstil ve konfeksiyon fabrikalarının sayısı hızla arttı."

Sanayicinin stoklarında artış var, Pazar sorunu yaşıyor, rekabet edemiyor. Durumu kurtarmak için düşük fiyatlara mal satmaya çalışıyor ve durmadan işçi çıkarıyor. Bu politikalar devam ederse her geçen gün kepenk kapatanlar artacaktır.

Millete bir dokunuyorsun bin ah işitiyorsun.

Ama problemleri çözme koltuğunda oturanlar ise hala ekonominin iyiye gittiğinde ısrar ediyor.

Problemleri yok farzetmek onları çözmüyor, bilakis katlanarak artmasına sebep oluyor.

Şimdi vatanını ve milletini düşünen bazıları bu gerçekleri görüp ifade ediyorsa yanlış mı yapıyor?

Basının görevi bu gerçekleri gizlemek mi, yoksa toplumun sıkıntılarını gündem ederek çözüme gidilmesini hızlandırmak mı?

Herkesin yanlışları doğru diye gösterdiği bir ortamda ülkenin selameti için gerçekleri ifade edenleri eleştirmek değil, ödüllendirmek gerekmez mi?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.