logo
16 HAZİRAN 2026

Vatikan rıhtımına atılan demir

12.08.2009 00:00:00
Yazarımız Abdulah Kibarlı, AKP hükümetinin AB'ye girme projesi kapsamında bir takım projelere imza attığını belirterek, "Türkiye'ye dikte edilen bu talimatlar, inanç değerlerimizde derin tahribatlara yol açıyor" diye yazdı.

 

 

AB'ye uyum için Vatikan rıhtımına atılan demirAKP hükümetinin, Amerika'nın BOP'u kadar önem verip, peşinden koştuğu diğer bir proje de AB'ye girme projesidir. AB müktesebatı (uyum yasaları) adı altında Türkiye'ye dikte edilen bu talimatlar, inanç değerlerimizde, kültür hayatımızda, mukaddesatımızda derin tahribatlara yol açan uygulamalara neden olmuştur ve olmaya devam etmektedir. AKP hükümeti, AB ham hayali uğruna can havliyle çabalamaktadır. Hükümetin bu icraatlarından bazılarını hatırlayalım:

1- Bilindiği gibi R. T. Erdoğan ve A. Gül, 29 Ekim 2004 tarihinde AB Anayasası'nı imzaladılar. Nerede?  "Bütün Türkler yok edilmeden Hıristiyan dünyası rahat etmeyecek!" diyen Papa Cixtus'un (1585-1590) heykeli altında, manevi huzurunda?

2- Papa Jean Paul'ün ölümü dolayısıyla, İçişleri Bakanlığı'nın emri ile tüm vatan sathında bayraklar yarıya indirildi. İçişleri Bakanlığı, 8.4.2005 Cuma günü tüm resmi dairlerde gündoğumundan-günbatımına bayrakların yarıya indirilmesini istedi. Emir örneği için: (http://www.istanbul.gov.tr/images/docs/emir.doc)Halbuki  Papa için Rusya'da bile bayraklar yarıya inmedi (!?)

3- Papa 16. Benedict'in sevgili Peygamberimiz'i hedef alan "Muhammed kılıçla din yaymaktan başka ne yapmıştır?"  şeklindeki pervasızlığına hiçbir ciddi karşılık verilmedi.Önce Papa'yla görüşmeyeceğini söyleyen Erdoğan, aksine Papa'yı uçağın merdivenlerinde karşıladı.Sorulmaz mı; İslam ve Hz. Peygamber karşıtı Papayı düşmanca konuşmasının ardından uçak merdiveninde karşılamak neyin nesidir?Bu dönemde din telakkisinde yetkili ağızlardan ilginç beyanlar geldi:

4- Erdoğan, "Yahudi karşıtlığı utanç verici bir akıl hastalığının tezahürüdür, katliamla sonuçlanan bir sapkınlıktır" dedi. (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2005/HAZIRAN/11/p01.html)

5- Erdoğan 2002 seçimi öncesi Of'ta şöyle dedi:"Türkiye'de 30'a yakın etnik grup ve 4 hak dine mensup herkesi kucaklıyoruz". (http://www.yenisafak.com/arsiv/2002/temmuz/12/p3.html)Erdoğan birden fazla hak din ifadesini 3. Din Şûrâsı'nda da tekrarladı: "Bütün gerçek din ve inançlar, insanlığı hayra, iyiliğe, güzelliğe çağırmıştır." (21/9/2007 Vakit)Halbuki Kur'an-ı Kerim'e göre tek hak din İslam'dır. Yüce Allah, bütün peygamberlerinden de, Almelere rahmet Hz. Muhammed'in risaletine kavuştukları takdirde O'na inanıp tabi olacaklarına dair taahhüt almıştır.

6- II. Vatikan Konsili tarafından 1965'te karar altına alınan "Dinlerarası diyalog" projesi uygulamaya geçirilerek AKP hükümeti tarafından Antalya'da Dinler Bahçesi açıldı. (Aralık 2004) Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde Başbakan tarafından açılan "hoşgörü merkezi"nde cami, kilise, sinagog aynı avluya bakıyor.7- Yüzlerce talebe yurduna mülkiyetine bakılmasızın el koymak için yasa teklif edildi. Vakıf, dernek, hatta şahsa ait binaları işgal anlamına gelen korkunç maddeyi, tepkiler üzerine tasarıdan çıkarmak zorunda kaldılar.( Tasarı yasalaşsaydı bu yurtları boşaltmayan kişi ve dernekler, mülki idare tarafından 3 ay içinde tahliye edilecekti.) (www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/101-1262.doc) "Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" Madde 35.? AKP hükümeti bu yasa teklifini, cumhurbaşkanlığı ile ilgili mağduriyet edebiyatına sarıldığı süreçte verdi.

8-  AKP'li Belediye Başkanı Kadir Topbaş: "Ayasofya turizme açılmış? Tekrar camiye çevirelim demek gereksiz bir polemik!" dedi. (29 Şubat 2004 - Pazar Postası)

9- Erdoğan, Rotaryen toplantısına katılan ilk başbakan oldu. Ali Babacan da masonik bir kuruluş olan Bilderberg toplantısına katıldı.(Vakit Gazetesi - 17.05.2003)AKP'li Bülent Arınç, Antalya Kemer'de Rotaryenlere "Siz veren elsiniz, öpülecek elsiniz" dedi. Rotary rozeti takan Arınç, plaketini 2430. Bölge Guvernörü'nün elinden aldı. (Vakit Gazetesi - 18.05.2003)

10- Türkiye'de ilk defa Siyonizm konferansı yapıldı. Theodor Herzl, Milli Kütüphane'de anıldı. (7.12.04 - Vakit) AKP'li belediye başkanı Kadir Topbaş, Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Masonlar Locası'nın toplantısına katıldı. (14.12.2004 - Vakit)

11- AKP'nin "sulandırılmış-ılımlı İslam projesiyle geldiği"ne dair bir olay da şudur:Başbakanın başdanışmanı Cüneyt Zapsu'nun eşi, kadın-erkek aynı safta namaz kıldı.Beyza Zapsu "Cuma'yı ben kıldırayım. Türkiye'de bir ilk olsun." dedi. (Hürriyet, 23.01.2009; Takvim, 22.01.2009).

12- Umuma açık içkili yerlerin okullara uzaklığı 200 metreden 100 metreye indirildi. Turizmi teşvik kapsamında olan yerlerde ise mesafe şartı aranmayacak. (4.4.2004 - Türkiye)Ve bazı ilklere de AKP imza attı:AKP'den bir ilk: Gay ve Lezbiyen Filmleri Festivali'ne onay verildi. (27.09.2004 -Vakit)"Outistanbul 1. Uluslararası İstanbul Gay ve Lezbiyen Filmleri Festivali"Aile Sağlığı adı altında bazı okullarda "eşcinsellik" dersi verildi. Tepki gelince uygulama durduruldu. (16.03.2007 - Zaman)Türkiye'nin ilk eşcinsel oteli açıldı. (31.05.2007 - Posta)İbre AB ve Vatikan'a dönünce ilginç uygulamalar da başladı:

13- AB mevzuatına uygun Türk Gıda Kodeksi yayınlandı. "Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği" Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4716801_p.asp)? Domuz ve yaban domuzu kasaplık hayvanlar arasına alındı. Kasaplarda domuz etinin dana eti ile beraber satışı serbest bırakıldı.

14-  "Zina suç olmaktan çıkarıldı" (2004). AKP'nin meclisten geçirdiği TCK'nın 230. maddesi: "Aralarında evlenme olmaksızın dini nikah yapanlar, 6 aya kadar hapisle cezalandırılırlar." (2004) maddesi getirerek; nikahsız birlikteliğin önünü açtı, zina suç olmaktan çıkartıldı.? Iğdır Valisi şu açıklamayı yapma ihtiyacı hissetti: "Fuhşun suç sayılmaması ve yaygınlığı yüzünden namuslu kadınlarımız neredeyse sokağa çıkamaz hale geldi." (23.11.2005 - Vakit)"Dağa, taşa tek yol İslam yazacağız" diye yola çıkanların yıllar sonra zinayı yasak olmaktan çıkaracağını ve domuz eti satışını serbest bırakacağını, o zaman söyleselerdi, herhalde kimse inanmazdı.

15- 4928 No.lu ve 15.07.2003 tarihli Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 'cami' kelimesi 'ibadethane' olarak değiştirilerek apartman kiliselerinin önündeki yasal engel kaldırıldı.(25173 sayılı Resmi Gazete - Yayın tarihi:19 Temmuz 2003 Cumartesi)

16- Diğer yandan "Kasımpaşa Büyük Piyale Kur'an Kursu Yıkımı" ülke tarihinde bir ilk oldu.Tarih: 3 Nisan 2007 ( Mevlid kandilinden 3 gün, Akdamar Kilisesi açılışından 5 gün sonra?)Yer: Kasımpaşa (Erdoğan'ın eski mahallesi?)? Yüzlerce polisin hazır bulunduğu yıkımda cemaate biber gazı sıkıldı.? Yıkımı Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri yaptı.? Büyük Piyale Kur'an Kursu, "yürütmeyi durdurma kararına rağmen" yıkıldı.(30 günlük yürütmeyi durdurma kararı: İstanbul 5. İdare Mahkemesi. Esas No: 2007/647)Müslümanların gözleri önünde bu uygulamalar hayata geçerken, daha önemlisi de eğitim alanında itikadımızı derinden sarsan bilgiler de çocuklarımıza verilmeye başlandı.  (Devam edecek)

Abdullah KİBARLI / editor@yenimesaj.com.tr

İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı

İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk, çığırtkanlık ve bagaj simsarlığı yapan kişilere yönelik emniyet ekiplerince düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı

16.06.2026 16:00:00
İHA
İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı
İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı
Havalimanı terminallerinde hanutçuluk, çığırtkanlık ve bagaj simsarlığı yapan kişilere yönelik Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Yerli ve yabancı yolcuları taşımacılık hizmeti sunmak bahanesiyle rahatsız ederek haksız kazanç sağladıkları ve firmalar arasında haksız rekabete neden oldukları belirlenen çok sayıda kişiye yönelik çalışma başlatıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü ekipleri, daha önce haklarında idari işlem uygulanmasına rağmen hanutçuluk faaliyetlerine devam eden kişileri tek tek tespit etti.

Söz konusu soruşturma kapsamında bugün eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 21 şüpheli gözaltına alındı.

Zanlılar, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Silivri Belediye Başkanı tutuklandı

Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 18 şüpheliden, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da arasında olduğu 10 şüpheli tutuklandı

16.06.2026 12:32:00
Haber Merkezi
Silivri Belediye Başkanı tutuklandı
Silivri Belediye Başkanı tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da arasında bulunduğu 18 şüphelinin sevk edildikleri Silivri Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Aşkın Kaynar, Serdar Tuna, Gökhan Tuna, Adem Tuna, İbrahim Kömür, Aykut Batur, Fatih Yavuz, Yavuz Dirik ve Nihat Nahit Sarayönü'nün tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, 8 şüphelinin ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmetti.

Şüphelilerin adliyede işlemleri sürerken İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile bazı partililer de belediye binası önünde bekledi.

Öte yandan, serbest bırakılan şüphelilerden Naci Aydın adliyeden çıkarken yakınları tarafından alkışlandı. Bu duruma bazı CHP'lilerin tepki göstermesi üzerine adliye önünde kısa süreli bir tartışma yaşandı.

Operasyonun detayı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.

Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.

Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "rüşvet alma-verme", "irtikap", "nüfuz ticareti", "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "imar kirliliğine neden olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın, Adem Tuna ve Gökhan Bıçak yakalanmıştı.

Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı.

11 şüphelinin tutuklanması talep edilmişti

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 18 şüpheli sağlık kontrolünün ardından Silivri Adliyesine götürülmüştü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet alma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", Aşkın Kaynar, Serdar Tuna, Gökhan Tuna, Adem Tuna, İbrahim Kömür, Aykut Batur, Fatih Yavuz "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "rüşvet alma ve aracılık etme", Yavuz Dirik "suç işlemek amacıyla örgüte üye olma", "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama", Adem Kalaba ile Nihat Nahit Sarayönü ise "rüşvet verme" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Diğer 7 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanması istemiyle hakimliğe gönderilmişti.

'Boyun eğmedim, eğmeyeceğim'

Bugün sabah saatlerinde tutuklanan Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu yaptığı yazılı açıklamada, "Başımı eğmedim, eğmeyeceğim. Boyun eğmedim, eğmeyeceğim. Susmadım, susmayacağım" ifadelerini kullandı.

Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi

16.06.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde akşam saatlerinden itibaren toplam 62 adet deprem meydana geldi.

Paylaşılan verilere göre, sallantıların en küçüğü 0,8 ve en büyüğü de 3,9 şiddetinde ölçüldü.

Meydana gelen depremlerde herhangi bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

16.06.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Narkotik ve İstihbarat Şube Müdürlükleri ekiplerince 'uyuşturucu madde imal ve ticaretine' yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan çalışmalarla İran sınırından Van'a uyuşturucu madde getirildiği tespit edilerek, Başkale Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda Van İl Jandarma Komutanlığı tarafından 6. Hudut Tugay Komutanlığı ile koordine sağlanmış ve Başkale ilçesi Sualtı Mahallesi İran sınırı mevkiinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) desteğinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığı, Başkale Jandarma Komando Taburu ve 6. Hudut Tugay Komutanlığı birlikleriyle müştereken icra edilen operasyonda 15 çuval içinde 237 paket halinde 291 kilogram toz esrar maddesi ele geçirilmiş.

İran uyruklu şüpheli K.Z. (E-41/İran) isimli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış ve sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Van T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Güvenlik güçlerimiz tarafından narkotik suçlarıyla mücadele kapsamında, şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir" denildi.

Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu


Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

16.06.2026 09:27:00
AA
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu

Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

Pirali Mahallesi Hiran Mezrası'nda hayvanlarını otlatırken kaybolan çoban Okan Koç'un bulunması için yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD ve jandarma ekipleri ile dalgıçlar, Aras Nehri ve çevresini botlarla araştırıp dürbünlerle de bölgeyi taradı.

Kars İl Jandarma Komutanlığından 25 personelin de bölgedeki ekibe destek verdiği çalışmalar, 100'den fazla personelle sürdürüldü.
Kaybolduğu belirtilen yerden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta Aras Nehri'nde genç çobanın cansız bedeni bulundu.

Pirali Mahallesi kırsalında 10 Haziran'da hayvanlarını otlatan Okan Koç'un kaybolduğu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmiş, bölgeye yönlendirilen ekipler arama çalışmalarına başlamıştı.

‘Onurlu Dönüş’ yalanmış

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi

15.06.2026 22:02:00
Haber Merkezi
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, "Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak" dedi.

Büyükelçi Nuh Yılmaz'ın Açıklaması



Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, yaptığı konuşmada Suriyeli sığınmacıların tamamının ülkelerine gönderilmeyeceğine işaret etti. Yaklaşık 700 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'de kalmaya devam edecek milyonlarca Suriyelinin ise Türkiye-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesine köprü olarak katkı sağlayacağını savundu

Ümit Özdağ'ın Sert Tepkisi

Büyükelçi Yılmaz'ın açıklama videosunu sosyal medya hesabından paylaşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, hükümetin geçmişteki söylemlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Hani savaş bitince döneceklerdi? Hani geri dönüşleri teşvik ediyorduk? Yıllarca Türk milletini 'savaş bitince dönecekler' diye oyalayanlar, şimdi kalacaklarını açık açık söylüyorlar. Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak."

Onurlu dönüş!



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sığınmacılar konusunda Türkiye'nin resmi politikasının "gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" olduğunu vurgulayarak, "Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini tarihimize, kültürümüze ve ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz" demişti.

Erdoğan, Suriye'deki iç dinamikler ve güvenli bölgelerin genişlemesiyle birlikte geri dönüşlerin hızlanacağını ifade ederek: "Suriye istikrara kavuştukça gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin vatan hasretinin artık yavaş yavaş son bulacağına inanıyorum" cümlelerini kurmuştu.

MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak

MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi

15.06.2026 14:16:00
Haber Merkezi
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

MİT Başkanı Kalın, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili olarak açıklamada bulundu.

"Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı," diyen Kalın, "Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak." diye ekledi.

Kalın açıklamasında "Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." ifadelerini kullandı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi

15.06.2026 14:07:00 / Güncelleme: 15.06.2026 14:13:35
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi.

"Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir"

Daha sonra görüşmeye geçildi. BTP lideri Hüseyin Baş, "Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir. Biz ne tam anlamıyla bir Avrupa ülkesiyiz ne de bir Ortadoğu ülkesi. Müziğiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanatıyla ve insan yaşayış biçimiyle yoğun bir Balkan esintisi taşımaktayız" derken RUMELİSİAD Başkanı Evke, "Toplamda 60 bin çalışanı istihdam eden ve yıllık ticaret hacmi 2,5 milyar doları bulan, 330 üyeden oluşan bir derneğiz. Bünyemizde sanayiciler, inşaatçılar, tekstilciler, mobilyacılar ve daha birçok sektörden temsilciler bulunmaktadır. Toplam 36 farklı sektörde hizmet veren üyelerimiz vardır. Balkanlara yönelik hissiyatımız yalnızca ekonomik değildir; kültürel boyutu da vardır. Ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi hususunda Balkanlarla ciddi temas hâlindeyiz" ifadelerini kullandı.






BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş RUMELİSİAD ziyaretinde yaptığı değerlendirme şöyle;

"Devlet dediğiniz millettir"

"Devleti toplum olarak tanımlarım. Türkiye'de bu anlayış son yıllarda biraz farklılaşmıştır. Devlet ve millet ayrı kavramlarmış, devlet milletin sahibiymiş gibi bir yönetim ve işleyiş anlayışı ortaya çıkmıştır. Ben buna bütünüyle karşıyım. Çünkü devlet dediğiniz millettir ve devletin sahibi de millettir. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturu da bunun bir başka ispatıdır. Velhasıl, biz de bu köprüyü görmek adına bir siyasi yolculuk yapıyoruz.






"Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır"

Piyasada mali açıdan ciddi bir zorluk ve problem bulunmaktadır. Üstelik bu sorun çözülememektedir. Normal şartlarda kriz dediğimiz süreç bir yıl, belki iki yıl sürer; en fazla üç yıl sürsün diyelim ancak Türkiye belki de on yıldır derin bir krizin içerisindedir. Son bir ya da bir buçuk yıldır dövizin ciddi şekilde baskılanmış olması da ihracat açısından rekabeti zorlaştıran bir unsur hâline gelmiştir. Dövizi serbest bıraksanız bu kez ithalata dayalı iç piyasa ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır. Hiç kimse aldığı maaştan memnun değildir. Hatta bırakın maaşı; ailenizle bir yemeğe gitseniz gelen hesap sizi şaşırtıyor. Hesabı ödeyen 'Bu kadar para mı ödenir?' diyor. İşletmeci ise parayı alırken 'Bu parayla para kazanamıyoruz.' diyor. Bu durum mobilya sektöründe de böyledir, diğer sektörlerde de.






"Millî Ekonomi Modeli, mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır"

Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2004 yılında kaleme aldığı Millî Ekonomi Modeli, dünyadaki mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır. Bu model üzerine 11 farklı uluslararası kongre gerçekleştirilmiştir. Modelin temel farklılıklarından biri, dünyada hâkim para birimi olan Amerikan doları yerine millî paralarla ticaret yapılmasını savunmasıdır. Bugünlerde dünyada sıkça duyduğunuz bu fikir ilk kez Millî Ekonomi Modeli'nde yer almıştır. Buna göre devletler ticaret yaparken Amerikan doları yerine kendi millî para birimlerini kullanmalıdır. Nitekim Venezuela'da Nicolás Maduro'ya yönelik girişimlerin temelinde, Çin ile Venezuela'nın kendi millî para birimleriyle ticaret yapmasıydı. Bugün bu durum, Amerika Birleşik Devletleri'ni ciddi şekilde rahatsız eden bir mesele hâline gelmiştir.






"Devlet piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olmalı"

Sanayi güçlenmeden ve yatırım yapılmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Türkiye'de yabancı yatırımcı beklenmektedir. Buna itirazımız yok. Ancak yerli yatırımcı ülke dışına giderken yabancı yatırımcı çekmeye çalışmak doğru değildir. Mısır'la ticaret yapan bir arkadaşım, 'Uçağa biniyorum, herkes Türk tekstilci.' diyor. Tekstilciler Mısır'a gidiyor. Yarın diğer sektörler de farklı ülkelere yönelebilir. İnsanlar Avrupa'ya, örneğin Bulgaristan'a gidiyor. Bu durum değiştirilebilir. Bunun için devletin mutlak surette ön ayak olması, teşvik etmesi ve yatırımcının önünü açması gerekir. Bu, bugün teşvik olmadığı anlamına gelmez. Teşvikler vardır; ancak demek ki yeterince tahrik edici değildir. Eğer yatırımcıyı veya iş insanını harekete geçiremiyorsanız, verdiğiniz teşvik yeterince etkili değildir. Dolayısıyla devletin piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olduğu bir model savunulmaktadır. Biz de parti olarak bunu destekliyoruz.








Ziyaretin sonunda BTP liderine Atatürk'ün, "Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır" sözünün yer aldığı plaket ve Balkanlardan göçü anlatan 'Ölüm ve Sürgün' kitapları hediye edildi.
BTP lideri ise RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke'ye Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kitabını hediye etti.













İBB Davası'nın 50. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

15.06.2026 12:23:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 50. duruşması başladı
İBB Davası'nın 50. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "9 Mart'ta başlayan duruşma maratonumuzda 3 ayı geride bıraktık. Bu hafta duruşma bitiminde ifade ettiğiniz gibi tutukluluk incelemesi olacak. Bu vesileyle perşembe günü heyetçe yapacağınız değerlendirmenin sürece katkı sunmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, 100 güne geçen bir süreç yaşadıklarını, savunmasını yapmış arkadaşlarının olduğunu belirterek, mahkemenin vicdanıyla güçlü bir haftayı kapatmasını talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıklardan Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor.

Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu

Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu

15.06.2026 00:47:00
İhlas Haber Ajansı
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu.

Bartın'ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklenebilen insansız hava aracı vurdu.



Plaj boşaltılırken, jandarma ekipleri çevrede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. İnsansız hava aracında mühimmat bulunduğu öğrenilirken, uzman ekipler tarafından mühimmatın kontrollü olarak imha edileceği öğrenildi.



İnsansız hava aracının, Ukrayna-Rusya savaşında denize düşen silahlı insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.