HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

...ve "fakir Tanrı" ekonomiyi çözer: Kürtaj

19.10.2003 00:00:00
Kürtaj sözlükte "kazımak" demektir. Bir tıp terimi olarak ise gebeliğin ilk üç ayında ceninin, rahim iç zarı kazınarak alınmasını ifade eder.

Çocuğun anne karnında teşekkül ettikten sonra düşürülmesi, azilden ayrı bir işlemdir. Azilde, meniyi kadından uzaklaştırma söz konusudur. Kürtajda ise teşekkül eden ve ileride insan varlığını oluşturacak olan biyolojik bir varlığı dış etkilerle anneden ayırma işlemi vardır.

Doğum kontrolü ve buna bağlı olarak kürtaj işleminin batı ülkelerinde yapılması, İngiliz iktisat bilgini ve Anglikan rahibi Thomas Robert Malthus'un (1766-1834) öne sürdüğü "gıda maddelerinin artan dünya nüfusunu besleyemeyeceği" endişesine dayanır. Malthus, 1803'te yayınladığı "Nüfus Artışının Toplumun Gelecekteki Gelişmesi Üstündeki Etkileri Konusunda Bir Deneme" adlı kitabında; dünya nüfusunun sürekli arttığını, buna karşılık beslenme kaynaklarının sabit kaldığını, bu yüzden bu kaynakların bir gün tükeneceğini öne sürdü. Bunun için de bir önlem olarak doğumları teşvik etmek bir yana aksine cinsel perhizle nüfus planlaması gerektiğini söyledi. Ona göre, nüfus artışı işsizliği, yoksulluğu ve düşük ücreti birlikte getiriyordu. "Doğumun isteyerek kontrol altına alınması" diye tanımlanan Malthus'çu doktrin Avrupa'da yayılma sürecinde özellikle dinlerin büyük tepkisine yol açtı. Katolikler ve komünistlerce eleştirildi. Papalar ve rahipler doğum kontrolünü Allah'ın işine karışmak şeklinde yorumladılar. Komünistler de zenginlerin servetleri paylaşmamak için nüfusu azaltmak gayesiyle doğum kontrolü meselesini başlattıklarını öne sürdüler.

1798'de Amsterdam'da ilk doğum kontrol kliniği açıldı. Sonra bu hareket Birleşik Amerika'da giderek yayıldı. 1916'da burada da doğum kontrol klinikleri açıldı.

Gebeliği önleyici her türlü yöntem ahlaka uygun sayıldı.

(Delilleriyle Aile İlmihali, Prof. Dr. Hamdi Döndüren, İst. 1995, Altınoluk yay. s. 257)

Bir kardinal olan Malthus'un bu tip bir çareye başvurması olsa olsa "fakir Tanrı" inancının eseridir. Zaten gerekçesinde de bunu açıkça söylüyor: "Dünya nüfusun sürekli artıyor, buna karşılık beslenme kaynakları sabit kalıyor, bu yüzden bu kaynaklar bir gün tükenecektir. Bunun için de bir önlem olarak doğumları teşvik etmek bir yana aksine cinsel perhizle nüfus planlaması gerekir."

Müslüman inancında Allah Gani/zengindir. Kulların rızkına kefildir. Ve bir insanın henüz ruhu üflenmeden rızkı 400 sene önce programa alınmaktadır.

Bu inanca sahip bir mümin için rızık endişesi olmaz.

Ehl-i Kitap'tan özellikle Yahudilerin rızık konusundaki endişeleri bakın nasıl ifade ediliyor:

"Gerçekten Allah fakir, biz ise zenginiz" diyenlerin sözünü andolsun ki, Allah işitmiştir. Onların (bu) dediklerini, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ile birlikte yazacağız ve diyeceğiz ki: "tadın o yakıcı azabı" (Al-i İmran, 3/181).

"Yahudiler Allah'ın eli bağlıdır (sıkıdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lanet olasılar! Bilakis Allah'ın elleri açıktır, dilediğine verir..." (Maide, 5/64).

Ve şu ayet.

"Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır" (Zuhruf, 43/32).

Ne tuhaf bir dünya, sömürürken de, aç bırakırken de hep din eksenli oluyor.

Nasibimizi çalan hırsızlardan bir kurtulsak, açlık diye bir derdimiz mi olur? Bizim ve tüm dünyanın.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.