logo
11 NİSAN 2026

Yabancı hakem bile yönetti

Türk sporuna damga vuran ve "zıt kardeşler" olarak adlandırılan Fenerbahçe ile Galatasaray'ın 110 yılı geçen rekabeti birçok ilginç olaya tanık oldu

13.04.2019 00:00:00
Yabancı hakem bile yönetti
Yabancı hakem bile yönetti
İki takım arasındaki rekabette ilk golü Galatasaraylı futbolcu Emin Bülent Serdaroğlu attı. 17 Ocak 1909'da "Papazın Çayırı" olarak adlandırılan yerde yapılan ilk maçı 2-0 kazanan Galatasaray, rakibinden ilk 7 maçta gol yemedi.

Fenerbahçe 5 yıl bekledi

Fenerbahçe, Galatasaray karşısında ilk golü ve galibiyeti, rekabetteki 8. randevuda elde etti. Union Club sahasında 4 Ocak 1914'te yapılan İstanbul Ligi maçını 4-2 kazanan Fenerbahçe, böylece rakibi karşısında yaklaşık 5 yıl süren suskunluğuna da son vermiş oldu. Sarı-lacivertli takım adına Galatasaray'a tarihteki ilk golü ise Hasan Kamil Sporel attı.

En az ve en çok seyircili maçlar

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922'deki karşılaşmaya geldi. İttihat Sahası'nda sağanak altında, hakem Fethi Tahsin Başaran'ın şemsiyeyle yönetmek zorunda kaldığı maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi. İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 21 Eylül 2003'te yapılan lig maçını ise 70 bin 125 seyirci takip etti. Bu rakam, rakipler arasındaki bir maçı izleyen seyirci sayısındaki rekor olarak tarihe geçti.

Rekabetin golcüleri

Rekabette en fazla golü Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel attı. Sporel, Galatasaray'a karşı oynadığı 42 maçta toplam 27 kez rakip fileleri havalandırdı. Zeki Rıza Sporel'i, 24 golle yine bir Fenerbahçeli Alaattin Baydar izliyor. Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis'in 20, Galatasaraylı Metin Oktay'ın ise rekabette 19 golü bulunuyor.

Bu arada, iki takımda da forma giyen Tanju Çolak'ın da 14'ü Galatasaray, 8'i Fenerbahçe formasıyla olmak üzere rekabette toplam 22 golü var. Lig maçlarında ise Galatasaraylı Metin Oktay 9, Fenerbahçeli Aykut Kocaman 8 golle takımlarının en golcü isimleri oldu.

Turgay Şeren'in rekoru

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında en çok oynama rekoru merhum Turgay Şeren'e ait. A Milli Takım ve Galatasaray'ın unutulmaz kalecilerinden Şeren, Fenerbahçe'ye karşı sarı-kırmızılı kaleyi 55 kez korurken, rekabette en çok forma giyen futbolcu unvanını elinde bulunduruyor.

Özlem dolu yıllar

İki takım, rekabetin bazı dönemlerinde birbirlerine karşı galibiyet bakımından üstünlük kurmakta zorlandı. Fenerbahçe üst üste 11, Galatasaray ise 18 maç galip gelemedi. Fenerbahçe, 20 Kasım 1949'da 2-0 kazandığı maçın ardından üst üste 11 maç galip gelemedi ve 22 Şubat 1953'te taraftarlarına 1-0'lık skorla Galatasaray galibiyeti armağan edebildi.

Galatasaray ise 17 Mayıs 1942'de 3-1 kazandığı maçın ardından tam 18 maç galip gelemedi ve 1 Aralık 1946'daki 19. maçta sahadan 1-0 galip ayrıldı.

18 ayrı statta karşılaştılar

Fenerbahçe ile Galatasaray, 388 maçın sığdığı rekabette 18 ayrı statta karşılaştı. Rakipler, İstanbul İnönü, Ali Sami Yen, Fenerbahçe, Taksim, Şeref, Ankara 19 Mayıs, Atatürk Olimpiyat, İzmir Atatürk, Ankaragücü, Türk Telekom, Yeni Erzurum (Şimdiki adı Erzurum Kazım Karabekir), Offenbach, Frankfurt, Köln, Mönchengladbach Borussia Park, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has, Manisa 19 Mayıs ve Antalya statlarında sahaya çıktı.

Heyecanı iki takımda da yaşayanlar

Birçok oyuncu futbolculuk hayatında iki takım formasını da giyme şansını buldu. Son dönemde iki takımda da oynayan futbolcular şunlar: Raşit Çetiner, Güngör Tekin, Erdoğan Arıca, Engin Verel, Mehmet Oğuz, Erhan Önal, Arif Kocabıyık, İlyas Tüfekçi, Tanju Çolak, Semih Yuvakuran, Selçuk Yula, Hasan Vezir, Benhur Babaoğlu, Elvir Boliç, Sedat Balkanlı, Saffet Sancaklı, Ahmet Yıldırım, Sergen Yalçın, Emre Aşık, Fatih Akyel, Elvir Baliç, Haim Michael Revivo, Abdullah Ercan, Mehmet Yozgatlı, Stjepan Tomas, Servet Çetin, Emre Belözoğlu, Caner Erkin, Kazım Kazım, Mehmet Topal, Burak Yılmaz, Olcan Adın, Serdar Aziz.

Bir maçta dörder gol atanlar

Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinde şimdiye dek aynı maçta bir futbolcu tarafından en fazla atılan gol sayısı 4 oldu. Galatasaraylı Celal İbrahim, Cemil Gürgen ve Metin Oktay ile Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, rakip filelere bir maçta dörder gol atma başarısını gösterdi.

En çok görülen sonuç: 1-0

İki takımın 110 yıllık geçmişinde, geride kalan 388 maçta en çok görülen sonuç 1-0 oldu. Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki maçlarda tam 73 kez 1-0'lık sonuç ortaya çıktı, 48 kez 2-1'lik skor alındı.

En çok mart ayında karşılaştılar

Fenerbahçe ile Galatasaray, en çok mart, en az ise temmuz aylarında karşılaştı. İki takım, mart ayında 51 kez birbirleriyle karşılaştı, temmuz ayında ise yalnızca 10 kez maç yaptı.

En farklı skorlu maç

İki takım arasında geride kalan maçlarda en farklı skorlu galibiyeti, 7-0'lık sonuçla Galatasaray aldı. İstanbul Ligi'nde 12 Şubat 1911'de yapılan maçı, Galatasaray 7-0 kazandı.

Fenerbahçe'nin farklı skorlu galibiyetleri

Fenerbahçe ise rakibi Galatasaray karşısında şimdiye dek en farklı skorlu galibiyeti, 2002-2003 sezonunun ilk yarısında Kadıköy'de yapılan maçta elde etti. 6 Kasım 2002'deki müsabakayı 6-0 kazanan sarı-lacivertli ekip, aynı zamanda lig maçlarında iki takım arasındaki en farklı skorlu galibiyete imza attı.

En gollü maçlar

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki en gollü maçlarda, penaltılar dışında sporseverler toplam sekizer gol gördü. Ali Sami Yen Stadı'nda 5 Haziran 1983'te yapılan lig maçında rakipler 4-4 berabere kaldı. İki takım arasında 7 Şubat 2001'de oynanan Türkiye Kupası yarı final karşılaşması da 4-4 sonuçlandı.

Yarıda kalan maç ve tarihi kavga

Rakiplerin 23 Şubat 1934 tarihinde yaptıkları İstanbul Ligi maçı futbolcular arasında çıkan kavga nedeniyle yarıda kaldı. Taksim Stadı'nda yapılan maçın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ'ın, Fenerbahçeli M. Reşat Nayir'e attığı tekme ve Kadri'nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan'ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla saha bir anda karıştı. İki takım oyuncuları arasında başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar büyüdü.

Yarıda kalan maçın ardından toplanan "Mıntıka Futbol Heyeti", Türk spor tarihinin en ağır cezalarından birisini verdi ve Fenerbahçe'den 9, Galatasaray'dan 8 futbolcu olmak üzere toplam 17 futbolcuyu uzun süreli cezalandırdı. Bu cezalardan en karlı çıkan takım Beşiktaş oldu, sezonu rakiplerinin önünde şampiyon tamamladı.

Yabancı hakemler

Rekabetin geçmişinde yabancı hakemler de görev yaptı. Bunlar arasında Çek, İngiliz, Yunan, İtalyan, Avusturyalı, Alman, İsviçreli, Rumen, Macar, Yugoslav, Belçikalı ve Bulgar hakemler bulunuyor.

Tarihten yapraklar

Galatasaraylı Bahri Altıntabak, Fenerbahçeli Şeref Has ile Nezihi Tosuncuk, rekabet tarihinde hem kendi kalesine hem de rakip kaleye gol atan oyuncular oldu. Şevki Şenlen, Raşit Çetiner, İlyas Tüfekçi, Hasan Vezir, Saffet Sancaklı ve Tanju Çolak hem Galatasaray hem de Fenerbahçe formasıyla rekabette gol atma sevinci yaşadı.

Rekabette takım değiştiren oyuncular arasında eski takımlarında kaptanlık bandını taktıktan sonra transfer olan futbolcular, Fenerbahçe kaptanıyken Galatasaray'a geçen Naci Erdem ve Galatasaray kaptanıyken Fenerbahçe'ye geçen Mehmet Oğuz olarak kayıtlarda yer aldı.

Rekabet dostlukla güzel

Rekabetin 110 yıllık geçmişinde pek çok centilmenlik gösterisi yaşandı. İki kulüp arasındaki rekabette son yıllarda artan gerilime rağmen geçmişte futbolcu ve yöneticilerin centilmence davranışları, bu zevkli mücadeleye renk kattı. Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, bir derbi öncesinde Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, "Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim." diye haber göndererek maçın ertelenebileceğini iletti.

Fenerbahçe'nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914'te yapılan erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yendi.

Beraber ev kiralayıp, ava çıkıyorlardı

Aynı kaynaklara göre, rekabetin yeni başladığı dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçe sporcuları, ortak kiraladıkları evde kalıyor ve beraber ava çıkıyorlardı. İki takım sporcuları geceleri bir araya gelerek sohbet ediyordu. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Galatasaray'dan Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, "Said, yarın bizimle maçınız var. Git yat ve dinlen." diye uyardı.

Ertelemeyi önerdiler

Rakipler arasında 17 Kasım 1922'de yapılan maç öncesinde de ilginç bir durum yaşandı. Bu tarihte Kadıköy'de iki takımın maçı vardı. Maç öncesinde günlerce yağan yağmur sahayı adeta göle çevirmişti. Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray Kulübüne telefon ederek, "Saha çok kötü, maçı erteleyelim." dedi. Galatasaray Başkaptanı Necip Şahin, bunun üzerine, "Anamız bizi bugün için doğurdu Galip Bey. Gelip maçı oynayacağız." diye cevapladı. Galatasaray, Kadıköy'e gelip maça çıktı ve Fenerbahçe karşılaşmayı 3-0 kazandı.

Birleşme durumu ve ortak takım kurma düşüncesi

Rakiplerin kuruluşlarının ilk yıllarında birleşme durumlarının bile ortaya çıktığı, hatta iki kulüp başkanının ortak takım kurma konusunda anlaştıkları iddia edildi. Galatasaray Kulübünün resmi yayın organı Galatasaray dergisinin 2003 Şubat sayısında, Adnan Işık'ın belgelere dayandırarak verdiği haberde, 1912 yılında Galatasaray Kulübü Başkanı Ali Sami Yen ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Hulusi Bey'in ortak imzayla kayıt altına aldıkları belgenin, birleşmeseler dahi iki kulübün yabancılara karşı ortak bir takım kurma konusunda anlaştıklarını hatta tüzüğü bile hazırladıklarını gösterdiği kaydedildi.

Bilerek kaçırılan penaltı

Rakiplerin 23 Ocak 1925'te Taksim Stadı'nda yaptıkları Vatan Gazetesi Kupası maçında ilginç bir olay yaşandı. Fenerbahçe'nin kazandığı penaltı sonrası, atış öncesinde stadın büyük balkon kısmı çöktü. Fenerbahçeli Cafer Çağatay, bu gelişme üzerine penaltı atışında topu bilerek kaleci Ulvi Yanal'a teslim etti.

Karma takım: "FenerSaray"

Fenerbahçe ile Galatasaray, 1934 yılında Türkiye'ye davet ettikleri yabancı takımlarla birer kez hazırlık maçı yaptıktan sonra, üçüncü maçı "Fenerbahçe-Galatasaray Karması" şeklinde oynadılar. Bu karmanın forması ise iki kulübün renklerinin karışımı olan lacivert, sarı ve kırmızıdan oluştu.

Canaydın'dan centilmenlik dersi

Son yıllarda iki takım arasındaki maçların genelinde olaylar yaşanırken, Galatasaray Kulübünün merhum Başkanı Özhan Canaydın, rekabete centilmence yaklaşımıyla alkış aldı. Sarı-kırmızılı ekibin 6 Kasım 2002'de Kadıköy'de rakibine 6-0'lık sonuçla tarihi hezimete uğradığı maçta, başkan sıfatıyla ilk Fenerbahçe derbisini izleyen Özhan Canaydın'ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, maça damgasını vurdu.

Merhum Canaydın'ın bu centilmenlik gösterisi kendi camiasından bazı tepkiler görse de Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından 2002 Dünya Fair Play Ödülü'ne layık görüldü. Özhan Canaydın ayrıca, bu davranışı nedeniyle Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen Fair Play Sportif Davranış Ödülü'nü aldı.

Hyeon-gyu Oh ligde 6 gole ulaştı

Beşiktaş'ın Güney Koreli santrforu Hyeon-gyu Oh, Antalyaspor maçında attığı gollerin ardından Süper Lig'de 6 gole ulaştı

11.04.2026 00:55:00
İhlas Haber Ajansı
Hyeon-gyu Oh ligde 6 gole ulaştı
Hyeon-gyu Oh ligde 6 gole ulaştı
Beşiktaş'ın Güney Koreli santrforu Hyeon-gyu Oh, Antalyaspor maçında attığı gollerin ardından Süper Lig'de 6 gole ulaştı.

Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Antalyaspor'u 4-2 yendi. Siyah-beyazlıların gollerini 4. dakikada Orkun Kökçü, 8. dakikada Jota Silva, 33 ve ve 59. dakikalarda Oh kaydetti.

Oh da bu gollerle ligdeki gol sayısını 6'ya yükseltti.

24 yaşındaki futbolcu, geride kalan süreçte Alanyaspor, Başakşehir, Göztepe ve Kasımpaşa maçlarında birer kez fileleri sarsmıştı.

Ligde 2 de asisti bulunan Oh, Türkiye Kupası'nda ise 1 kez takımına skor katkısı verdi.

Orkun Kökçü son 10 maçta 7 gol attı

Beşiktaş'ın kaptanı Orkun Kökçü, Süper Lig'de çıktığı son 10 maçta 7 gol kaydetti. Milli futbolcunun bu süreçte 5 de asisti bulunuyor

10.04.2026 22:57:00
İhlas Haber Ajansı
Orkun Kökçü son 10 maçta 7 gol attı
Orkun Kökçü son 10 maçta 7 gol attı
Beşiktaş'ın kaptanı Orkun Kökçü, Süper Lig'de çıktığı son 10 maçta 7 gol kaydetti. Milli futbolcunun bu süreçte 5 de asisti bulunuyor.

Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Antalyaspor'u 4-2 mağlup etti. Siyah-beyazlıların golleri 4 dakikada Orkun Kökçü, 8. dakikada Jota Silva, 33 ve 59. dakikada Oh'tan geldi. Siyah-beyazlı takımın son haftalardaki en formda futbolcusu olan Orkun, bu golle ligdeki gol sayısını da 7'ye çıkardı.

25 yaşındaki oyuncu, söz konusu golleri ise çıktığı son 10 mücadelede kaydetti.

Süper Lig'de 25 müsabakada 9 da asisti bulunan başarılı oyuncu, bu asistlerin 5'ini yine son 10 maçlık periyotta yaptı.

Eyüpspor, Konyaspor, Alanyaspor, Başakşehir, Gençlerbirliği, Kasımpaşa ve Antalyaspor karşılaşmalarında fileleri sarsan Orkun Kökçü; aynı zamanda Konyaspor, Kasımpaşa ve Antalyaspor mücadelelerinde birer kez, Göztepe maçında da 2 kez gol pası verdi.

Dolmabahçe’de gol yağmuru: Kartal 4 Köşe

Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Beşiktaş, sahasında ağırladığı Antalyaspor'u 4-2 mağlup ederek taraftarı önünde kritik bir galibiyet aldı

10.04.2026 22:09:00
Haber Merkezi
Dolmabahçe’de gol yağmuru: Kartal 4 Köşe
Dolmabahçe’de gol yağmuru: Kartal 4 Köşe
Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Beşiktaş, sahasında ağırladığı Antalyaspor'u 4-2 mağlup ederek taraftarı önünde kritik bir galibiyet aldı.

Siyah-beyazlılar, maçın başından sonuna kadar oyun üstünlüğünü koruyarak sahadan üç puanla ayrılmayı başardı.



Beşiktaş, taraftarının desteğiyle maça fırtına gibi başladı ve henüz ilk 10 dakika dolmadan iki farklı üstünlüğü yakaladı:

5' Dakika: Cengiz Ünder'in sağ kanattan çevirdiği topa hareketlenen kaptan Orkun Kökçü, şık bir vuruşla perdeyi açtı: 1-0.

9' Dakika: Golün asistini yapan Orkun, bu kez Jota Silva'yı gördü. Portekizli oyuncu ceza sahası sol çaprazından net bir vuruşla farkı ikiye çıkardı: 2-0.



21' Dakika: Antalyaspor, Erdoğan Yeşilyurt'un ortasında Van de Streek'in kafa golüyle farkı bire indirdi: 2-1.

33' Dakika: Olaitan'ın pasında sahneye çıkan Güney Koreli forvet Hyeon-gyu Oh, kale önünde yaptığı tek vuruşla ilk yarının skorunu tayin etti: 3-1.

İkinci yarıya da konuk ekip hızlı başladı



47' Dakika: Samuel Ballet, ceza sahası dışından attığı sert şutla skoru 3-2'ye getirerek Akdeniz ekibini umutlandırdı.

59' Dakika: Beşiktaş'ın baskısı sonuç verdi. Kartal Kayra Yılmaz'ın şutunda kaleciden dönen topu tamamlayan Hyeon-gyu Oh, kendisinin ikinci, takımının dördüncü golünü kaydetti: 4-2.

Kırmızı Kart: Antalyaspor'da Güray Vural, 63. dakikada gördüğü doğrudan kırmızı kartla takımını 10 kişi bıraktı. Bu dakikadan sonra Beşiktaş oyunun kontrolünü tamamen eline aldı.

Puan Durumu ve Gelecek Hafta

Bu sonuçla birlikte Beşiktaş puanını 55'e yükselterek üst sıralardaki yerini korudu. Küme düşme hattından uzaklaşmaya çalışan Antalyaspor ise bu mağlubiyetle 28 puanda kaldı.

Beşiktaş, önümüzdeki hafta zorlu Samsunspor deplasmanına gidecek.

Antalyaspor, evinde Konyaspor'u konuk ederek çıkış arayacak.

Kayserispor ile Fenerbahçe, ligde 50. kez rakip olacak

Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında yarın karşılaşacak Kayserispor ile Fenerbahçe, ligde 50. kez karşı karşıya gelecek

10.04.2026 12:06:00
AA
Kayserispor ile Fenerbahçe, ligde 50. kez rakip olacak
Kayserispor ile Fenerbahçe, ligde 50. kez rakip olacak
Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında yarın karşılaşacak Kayserispor ile Fenerbahçe, ligde 50. kez karşı karşıya gelecek.

İki takım arasında daha önce bu kulvarda oynanan 49 maçta sarı-lacivertlilerin üstünlüğü bulunuyor.

Fenerbahçe, rakibini 31 kez mağlup ederken 10 kez de sahadan beraberlikle ayrıldı. Kayserispor ise sarı-lacivertliler karşısında 8 mücadeleden 3 puanla ayrıldı.

İstanbul temsilcisi, söz konusu müsabakalarda 114 gol atarken, kalesinde 55 gol gördü.

Kayseri'de 25. Maç

Kayserispor ile Fenerbahçe, Kayseri'de 25. lig mücadelelerine çıkacak.

Daha önce burada oynanan 24 müsabakada Fenerbahçe 12 galibiyet elde ederken, 6'şar beraberlik ve yenilgi yaşadı.

Söz konusu mücadelelerde Fenerbahçe 43 gol atarken, ev sahibi ekip 25 kez sevindi.

Tarihe geçen sonuçlar

Fenerbahçe, lig tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerinden ikisini Kayserispor karşısında elde etti.

Sarı-lacivertli takım, 1994-1995 sezonunda cezası nedeniyle rakibiyle İzmir'de yaptığı maçı 8-1, 2004-2005 sezonunda İstanbul'daki müsabakayı da 7-0 kazanarak lig tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerinden ikisine imza attı.

İki ekip arasında geçen sezon Kayseri'de oynanan karşılaşmada da 8 gol atılmış, Fenerbahçe mücadeleden 6-2'lik galibiyetle ayrılmıştı.

Bu arada iki takım arasında ligin ilk yarısında İstanbul'da oynanan karşılaşmayı Fenerbahçe, 4-1 kazanmıştı.

Babasının desteğiyle 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı

Antalya'da gerçekleştirilen Türkiye Karate Şampiyonası'nda 14 yaşındaki Mukaddes Feyza Yükselmiş, üstün performansıyla zirveye çıkarak Türkiye şampiyonu oldu.

10.04.2026 11:54:00
İhlas Haber Ajansı
Babasının desteğiyle 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı
Babasının desteğiyle 14 yaşında Türkiye şampiyonluğuna uzandı
Antalya'da gerçekleştirilen Türkiye Karate Şampiyonası'nda 14 yaşındaki Mukaddes Feyza Yükselmiş, üstün performansıyla zirveye çıkarak Türkiye şampiyonu oldu. 7 yaşından beri karateyle ilgilendiğini söyleyen Yükselmiş, "En büyük hayalim Avrupa ve dünya şampiyonu olarak Türk bayrağımızı dalgalandırmak" dedi.



Antalya'nın Kemer ilçesinde bulunan Daima Biz Spor Salonu'nda, 24-29 Mart 2026 tarihleri arasında Yeşilay Metin Demir Minikler ve Yıldızlar Türkiye Karate Şampiyonası gerçekleştirildi. Şampiyonaya 59 ilden 468 kulübe bağlı toplam 5 bin 130 sporcu katılım sağladı. Yarışmada 14 yaşındaki Mukaddes Feyza Yükselmiş, gösterdiği üstün performansla Türkiye birincisi olmayı başardı. Yükselmiş, daha önce iki kez Türkiye üçüncülüğü elde ederken, uluslararası Boğaziçi Turnuvası'nda ise ikinci olarak dikkatleri üzerine çekmişti. Elde ettiği son şampiyonlukla birlikte yükselen grafiğini sürdüren genç sporcu, gelecekte uluslararası arenada da önemli dereceler hedefliyor.

Mukaddes Feyza Yükselmiş: "Babamın bizi buraya getirmesiyle başladım"



14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi Mukaddes Feyza Yükselmiş, yaklaşık 7 yıldır karate sporuyla profesyonel olarak ilgilendiğini belirterek, "Babamın bizi buraya getirmesiyle başladım. Öncelikle yavaş yavaş antrenmanlara geldim. Ardından babam bana 'Gerçekten bu sporu yapmak istediğine emin misin'' diye sordu. Ben de 'Seve seve yaparım' dedim. Bu ortamı zaten en başından beri çok sevmiştim" dedi.

"Aylardır o anı bekliyordum"



Şampiyonluğu elde etmeden önce iki kez Türkiye üçüncülüğü ve uluslararası Boğaziçi Turnuvası'nda ikinci olduğunu dile getiren Yükselmiş, "Öncelikle aşama aşama gittim, final maçını baştan düşünmedim. Önce ilk tur, sonra ikinci tur, üçüncü tur ve dördüncü turu geçtim. En son final maçına çok odaklandım ve aylardır o anı bekliyordum" şeklinde konuştu.

"Bir amaç uğruna bu kadar çalışmak gerçekten zorlayıcıydı"

Tataminin yerden yüksek olduğundan kaynaklı denge kaybı yaşayabileceğinden tedirgin olduğunu ifade eden Mukaddes Feyza Yükselmiş, "Tatami yerden yüksekti biraz korkmuştum, denge kaybı yapabilirim diye düşündüm. Ama maçta soğukkanlılığımı koruyarak denge kaybı yapmadan başarılı bir şekilde tamamladım. O an heyecanım biraz daha geçti. Maçın ardından önce Kadir hocama sarıldım, ardından babama ve aileme. Yenilip sonrasında tekrar antrenmanlara dönüp hiçbir şey olmamış gibi devam etmek ve bir amaç uğruna bu kadar çalışmak gerçekten zorlayıcıydı. En büyük hayalim Avrupa ve dünya şampiyonu olarak Türk bayrağımızı dalgalandırmak" ifadelerini kullandı.

Kadir Karakaş: "Kız çocuklarımıza da örnek olmasını istiyorum"

Isparta Karate İl Temsilcisi antrenör Kadir Karakaş, Mukaddes Feyza Yükselmiş ile 2019 yılında tanıştığını aktararak, "Mukaddes Feyza benim için çok farklı bir sporcu. Yetişme sürecini birebir gözlemlediğim analizini yaptığım, benim için yeri farklı olan bir sporcum. Mukaddes Feyza'nın görünen ve birde görünmeyen tarafı vardır. Aslında görünmeyen tarafı görünenden daha fazladır. Onun içinde çok müthiş bir sabır, sessizliğinin altında çok ciddi bir savaşçı vardır. Mesela Mukaddes'e dışarıdan baktığınızda bir savaşçı gibi asla görünmez. Çok sessizdir, çok naiftir. Ama aslında içinde büyük bir savaşçı vardır. Sabırlı bir savaşçı vardır, bekler. Zamanını bekler, çalışır, antrenman yapar.

O yüzden Mukaddes benim için sabrın bir simgesidir. Onu ben sabrıyla ve sefahatiyle tanıdım. Yenildiğinde bile ertesi gün tekrar antrenmana gelip hiçbir şey olmamış gibi tekrar antrenman yaptığımız bir sporcumdur. Şu an gelmiş olduğu noktadan çok memnunum. Aynı zamanda LGS'ye hazırlanıyor. LGS sürecinde satrançla da çalışmalarını devam ettirerek, birçok sosyal aktivitesini aksatmadı. Bunun yanında antrenmanlarını da aksatmadı. Bu konuda ailemizin çok büyük desteği var. Müsabakalarda yendik, yenildik. Hiç kötü bir şey demediler. Sadece çocuklarının sürecine odaklandılar. Rabbim Avrupa, dünya şampiyonluğu nasip etsin diliyorum. Kız çocuklarımıza da örnek olmasını istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Trabzonspor, Alanyaspor'a konuk olacak

Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Trabzonspor deplasmanda Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak. Ligde iki takım arasında oynanan 19 maçta Alanyaspor'un üstünlüğü bulunuyor

10.04.2026 11:41:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzonspor, Alanyaspor'a konuk olacak
Trabzonspor, Alanyaspor'a konuk olacak
Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Trabzonspor deplasmanda Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak. Ligde iki takım arasında oynanan 19 maçta Alanyaspor'un üstünlüğü bulunuyor.

Süper Lig'de zirve iddiasını sürdürmek isteyen Trabzonspor, konuk olacağı Alanyaspor maçını kazanarak yarıştaki iddiasını sürdürmeyi hedefliyor. Bordo-mavililerde, Muçi'nin tedavisi sürerken, takımla birlikte çalışmalarını sürdüren Batagov'un 11'de olup, olmayacağına Teknik Direktör Fatih Tekke karar verecek.

20. randevu

Alanyaspor ile Trabzonspor, yarın saat 17.00'de karşı karşıya gelecek. İki takım arasında bugüne kadar oynanan 19 maçta turuncu-yeşillilerin 8 galibiyeti bulunurken, bordo-mavililer de 6 galibiyet aldı. 5 müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Alanyaspor'un 33 golüne Karadeniz ekibi 28 golle karşılık verdi.

Alanya'da Alanyaspor üstün

İki takım arasında Alanya'da oynanan 9 müsabakada ev sahibi ekip 5 galibiyet elde ederken, Trabzonspor ise 2 defa kazandı. 2 maç ise berabere sona erdi. Alanyaspor'un 18 golüne, Karadeniz ekibi 11 golle yanıt verdi.

İki takım arasından sezonun ilk yarısında Trabzon'da oynanan maç ise 1-1 beraberlikle tamamlandı.

Trabzonspor, Alanya'da 3 maçtır şansızlık yaşıyor

Karadeniz ekibi, Alanyaspor ile deplasmanda oynadığı son 3 maçta galip gelemedi. Bordo-mavililer, Alanyaspor karşısında son 3 karşılaşmada 2-1, 3-1 ve 5-0'lık sonuçlar aldı.

İstanbul'da 19 Nisan'da yarı maraton heyecanı yaşanacak


 
Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu, "En Hızlı Yarı, En Hızlı Sen" sloganıyla 19 Nisan Pazar günü koşulacak. Yarı maratonun lansman toplantısı İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın da katılımıyla İBB Dijital Deneyim Merkezi'nde yapıldı.

10.04.2026 00:20:00
ÖNDER YILMAZ
 İstanbul'da 19 Nisan'da yarı maraton heyecanı yaşanacak
 İstanbul'da 19 Nisan'da yarı maraton heyecanı yaşanacak

Dünya Atletizm Birliği'nin Gold Label (Altın Etiket) kategorisinde bulunan Avrupa'nın üç, dünyanın da 10 maratonundan biri olan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu, 19 Nisan Pazar günü yapılacak. Yarı maratonda 7 bin, 10 kilometrelik yarışta ise 11 bin olmak üzere koşulara yaklaşık 18 bin kişi kayıt yaptırdı. Böylece kayıtlar sürerken rekor kırıldı.
"En Hızlı Yarı, En Hızlı Sen" sloganıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Spor İstanbul tarafından düzenlenecek Türkiye'nin en büyük yarı maratonunun tanıtım toplantısı İBB Dijital Deneyim Merkezi'nde yapıldı.
Toplantıya İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Dr. Ahmet Karadağ, aynı zamanda maraton koşucusu olan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk ve İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Barış Yıldız ile çok sayıda davetli ve medya mensubu katıldı.

Katılımda da rekor bekleniyor

Toplantının açılış konuşmasını yapan İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, "Dünya Atletizm Birliği'nin 'Gold Label-Altın Etiket' statüsünde yer alan maratonumuz, özellikle son 7 yılda değişen vizyonuyla ülkemizin en büyük, Avrupa'nın ilk 3 ve dünyanın da ilk 10 yarı maratonu arasına girmeyi başardı" dedi. Sportif olarak da her yıl katılımcı ve bitiren rekoru kırıldığını vurgulayan Prof. Dr. Demir, "Bugün itibarıyla iki farklı kategoride toplam 17 bin 300 kayıt aldık. 106 farklı ülkeden 2 bin kişiyle yabancı katılımcı sayısında da yüzde 25'lik artışla rekor kırmış durumdayız. Rekor katılımcı ve bitiren sayısıyla süreci tamamlayacağız" dedi.

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu'na bu yıl toplam 55 elit atletin yarışacağını kaydeden Prof. Dr. Volkan Demir, "Erkeklerde İstanbul'un son şampiyonu Alex Matata, ünvanını korumak için koşacak. Kadınlardaysa bu ay Paris'te, yılın en iyi 5. derecesini yapan Etiyopyalı Ftaw Zeray ve vatandaşı Asmarech Anley birincilik için yarışacak" diye konuştu.

Yarı maratonun aynı zamanda Türkiye şampiyonunu da çıkartacağını kaydeden Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Dr. Ahmet Karadağ, "Yol koşularının sayılarının artması, yerli ve yabancı çok sayıda koşucunun bu yarışmalara iştirak edip mücadele etmeleri, atletizm sporunun topluma yayılmasına çok büyük destek vermektedir.
Avrupa'da yalnızca üç yarı maratonun sahip olduğu Gold Label ünvanı, İstanbul Yarı Maratonu'nun uluslararası arenadaki saygınlığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı zamanda bu yarışta milli sporcularımızın yer aldığı Türkiye Yarı Maraton Şampiyonası'nı da eşzamanlı olarak gerçekleştireceğiz. Bu yönüyle İstanbul Yarı Maratonu, hem uluslararası rekabetin hem de milli sporcularımızın performansının aynı anda sahneye çıktığı özel bir platform niteliği taşımaktadır. Dünyada 3 ülkenin bir araya gelip herhangi bir konuda anlaşması çok zor bir olay iken 106 ülkeden atletlerin bu organizasyonda buluşuyor olması, sporun birleştiriciliğine çok iyi bir örnektir" dedi. En büyük arzusunun bir gün bir Türk atletin kasım ayından yapılan İstanbul Maratonu'nu kazanması olduğuna işaret eden Karadağ, Türk elit atletlerden Ali Kaya, Ramazan Baştuğ ve Hüseyin Can'ın İstanbul Yarı Maratonu'nda koşacağını söyledi. 

İstanbul Yarı Maratonu'nun isim sponsorluğunu üstlenen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle de İstanbul Maratonu ve İstanbul Yarı Maratonu'nun isim sponsorluğunu 2027'ye kadar üstlendiklerini hatırlattı.


Hedef dünya spor başkenti İstanbul

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul'u dünyanın spor başkenti yapma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Aslan, "Olimpiyatlara ev sahipliği hedefimizle çok çalışmaya devam ediyoruz. Spor tesislerimizin sayısını 40'tan 70'in üzerine çıkardık. İstanbul ayrıca uluslararası prestiji yüksek iki organizasyona daha sahip: Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu ve Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu. Bir yanda İstanbul Boğazı, bir yanda Haliç… Süleymaniye'nin gölgesi, diğer yanda Ayasofya ve Sultanahmet… İstanbul Yarı Maratonu'nda sadece bir parkuru değil, binlerce yıllık bir tarihi koşuyorsunuz" dedi.

Kayıtlar 13 Nisan'a kadar sürecek

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu, 21 kilometre ve 10 kilometre olmak üzere iki kategoride koşulacak.
21K'ya 7 bin, 10K'ya da 11 bin kişi kayıt yaptırdı. 13 Nisan'a kadar sürecek kayıtlar sonunda katılımın 20 bini bulması bekleniyor.

YARIŞ PRORGAMI

04.30 – Tüm Parkurun Araç Trafiğine Kesilmesi
06.30 – 10K Alana Giriş
07.15 – 21K Alana Giriş
08.00 – 10K Yarış Başlangıcı
08.30 – 10K Şampiyonunun Tahmini Finiş Zamanı
09.15 – Elit Atlet ve 21K Yarış Başlangıcı
09.30 – 10K Yarışının Sona Ermesi
10.15 – 21K Şampiyonunun Tahmini Finiş Zamanı
11.00 – Ödül Töreni
11.05 – Balat'ın Trafiğe Açılması
11.45 – Sirkeci'nin Trafiğe Açılması 
12.40 – 21K Yarışının Sona Ermesi
12.50 – Master Atletler Ödül Töreni
13.30 – Yenikapı'nın Trafiğe Açılması

Şampiyonlara 15 bin dolar

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu'nda şampiyon olacak erkek ve kadın atletlere 15'er bin dolar ödül verilecek. İlk sekize giren erkek ve kadın atletlere toplamda 106 bin dolar (yaklaşık 4 milyon 728 bin TL) ödül dağıtılacak.
Yarı maratonda dereceye giren atletlere verilecek para ödülleri ise şu şekilde dağılıyor:
1. 15 bin dolar
2. 10 bin dolar
3. 8 bin dolar
4. 6 bin dolar
5. 5 bin dolar
6. 4 bin dolar
7. 3 bin dolar
8. 2 bin dolar
Parkur ve dünya rekorları için de ilave para ödülleri olacak. Buna göre erkeklerde 59:15'i, kadınlarda da 01:04:02'yi geçecek atlet olması halinde 3 bin dolarlık ilave ödül verilecek. Dünya rekoru kırılması halinde atlet, 10 bin dolarlık bonusun da sahibi olacak.

Türk atletlerin ödülü az

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu 21K kategorisindeki Türk atletler arasında ilk 5'e girecek kadın ve erkek sporcular toplam 360 bin lira tutarında para ödülüne hak kazanacak. Türkiye İş Bankası tarafından verilecek ödüllerin dağılımışu şekilde olacak:
1. 50 bin lira
2. 40 bin lira
3. 35 bin lira
4. 30 bin lira
5. 25 bin lira
Bunların dışında 11 ayrı yaş kategorisinde kadınlarda ve erkeklerde ilk 5'e giren katılımcılara da toplam 1 milyon 144 bin lira ödül dağıtılacak.
Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu, İngilizce anlatımla uluslararası spor dünyasına Spor İstanbul'un Youtube kanalı üzerinden ulaştırılacak. Türkiye İş Bankası'nın isim sponsorluğunu üstlendiği 21. İstanbul Yarı Maratonu, ana sponsor Sportive, tedarik sponsorları Kahve Dünyası, Züber, MG, Hamidiye, Red Bull, SKG, medya sponsoru Metro FM ve mekân sponsoru Kanyon'un katkılarıyla düzenlenecek.

Fenerbahçe'de Kayserispor maçı hazırlıkları devam etti

Fenerbahçe, 11 Nisan Cumartesi akşamı deplasmanda Kayserispor ile oynayacağı Trendyol Süper Lig 29. hafta maçının hazırlıklarını yaptığı antrenmanla sürdürdü

09.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Fenerbahçe'de Kayserispor maçı hazırlıkları devam etti
Fenerbahçe'de Kayserispor maçı hazırlıkları devam etti
Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde, Teknik Direktör Domenico Tedesco yönetimindeki idman salonda yapılan core çalışmasıyla başladı. Ardından sahada ısınma, çabukluk ve koordinasyon hareketlerinin devamında iki gruba ayrılan oyuncularımız, 5'e 2 top kapma ve pas çalışması yaptılar. İdman, taktiksel ve bireysel çalışmalarla da noktalandı.

Sarı-lacivertliler, çalışmalarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak ve ardından Kayseri'ye gidecek.

Bayern Münih ve Arsenal avantajı kaptı

UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçlarında Bayern Münih, deplasmanda Real Madrid'i mağlup ederken, Arsenal da Sporting'i yendi

08.04.2026 10:34:00
İhlas Haber Ajansı
Bayern Münih ve Arsenal avantajı kaptı
Bayern Münih ve Arsenal avantajı kaptı
UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçlarında Bayern Münih, deplasmanda Real Madrid'i mağlup ederken, Arsenal da Sporting'i yendi.



UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final heyecanı yaşanıyor. Real Madrid, bu turun ilk maçında Bayern Münih'i konuk etti. Alman ekibi ilk yarıyı Luis Diaz'ın golüyle 1-0 önde kapatırken, ikinci yarıya da golle başladı.



Harry Kane, 46'da takımının ikinci golüne imza attı. Real Madrid, golü 74. dakikada Mbappe ile bulurken karşılaşma da Bayern'in 2-1'ik üstünlüğü ile sonuçlandı. Müsabakaya 11'de başlayan milli futbolcu Arda Güler, 71 dakika sahada kaldı.

Gecenin diğer maçında Sporting CP ile Arsenal karşı karşıya geldi. İngiliz ekibi 90+1. dakikada Kai Havertz'in ayağından bulduğu golle galibiyeti aldı.

Bu iki karşılaşmanın rövanşı 15 Nisan Çarşamba günü oynanacak.

Selçuk İnan: 'Bu işi üst perdede yapacağım'

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan futbolculuk kariyerini noktalayacağı dönemde yaşadığı zorlukları, sonraki hayatında sürdüreceği meslek seçimini neye göre yaptığını, kendini nasıl geliştirdiğini, teknik direktörlük için elzem olan parametreleri ve teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini ve teknik ekibini anlattı

07.04.2026 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
Selçuk İnan: 'Bu işi üst perdede yapacağım'
Selçuk İnan: 'Bu işi üst perdede yapacağım'
Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Bu alanda kalmak istedim. Sahanın dışını yönetmek ise bambaşka ve zor. Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var. İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü işimi çok seviyorum. Hocalık beni daha hızlı olgunlaştırdı. Başladığım günden bu yana daha özgüvenliyim. Artık 'Bu işi üst perdede yapacağım' demeye başladım" dedi.

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan futbolculuk kariyerini noktalayacağı dönemde yaşadığı zorlukları, sonraki hayatında sürdüreceği meslek seçimini neye göre yaptığını, kendini nasıl geliştirdiğini, teknik direktörlük için elzem olan parametreleri ve teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini ve teknik ekibini anlattı. 2020 yılında futbolculuk kariyerini noktalayarak antrenörlüğe başlayan Selçuk İnan; Galatasaray, Kasımpaşa ve Gaziantep'ten sonra Haziran 2025'te Kocaelispor'da göreve başladı. Körfez ekibinde yakaladığı başarı grafiğinin ardından sözleşmesini 2 yıl daha uzatan Selçuk İnan teknik direktörlük üzerine bilinmeyen yanlarını ortaya koydu.

"Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu"



Sevdiği işi yaparak para kazandığı için şanslı olduğunu ifade eden Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Biz hayatta şansı olan insanlardanız. Çünkü çok sevdiğimiz bir işten para kazanıyoruz. Bu işe başlarken aklımızda para kazanmak yoktu. Ama futbol oynamayı, sahada olmayı çok severken aynı zamanda profesyonel olup para da kazanmak bizim için önemli ve güzel bir şey. Benim futbolculuk dönemim çocukluğumda başladı. Başka bir iş yapmadık, yapamadık. Bütün hayatımızı bu işe vermiştik. Artık belli bir yaşa gelip futbolu bırakma zamanım geldiğinde bunun üzerine çok fazla düşünmeye başladım. Sahanın dışında olmak; bir balığın denizin dışında olması gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Futbola çok kafa yordum, saha içinde de, dışında da. Anlamaya çalıştım. Arkadaşlarımı bir şekilde yukarı çekmeye, onlara yardım etmeye çalıştım. Futbolu bıraktıktan sonra da hocalık yapmam gerektiği kanısına vardım" dedi.

"İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum"



Farklı bir mesleğe yönelmek yerine neden teknik direktör olmaya karar verdiğini açıklayan Selçuk İnan, "Bilgilerim, birikimlerim vardı. Tabii ki çok şey öğrenmem gerekiyordu. Tecrübelenmem gerekiyordu. Hocalık farklı bir alan. Eğitimlere devam etmem gerekiyordu. Bir yandan da kendi ülkeme bu alanda da hizmet etmeye devam etmem gerekiyor diye düşündüm. Genç kardeşlerime yol gösterici, futbola teşvik edici, onları ortaya çıkarıcı olarak, ne derseniz deyin bu alanda da olmak istedim. İyi ki de olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum" ifadelerini kullandı.

"Bu iş sevda, hırs ve başarma isteği işi. Hepsi bende mevcut"

Ekibiyle birlikte yaptıkları iş üzerine çok zaman harcadıklarının altını çizen genç teknik adam, "Türk futboluna ufak da olsa katkımız olursa ne mutlu bize. Bu sevda işi, sevgi işi. Başka meslekleri yapmak konusunda ise tabii ki o yönde seçim yapan başka arkadaşlarıma saygı duyuyorum. Çok zor bir iş bu, özellikle hocalık. Birçok arkadaşım 'Bu kadar zor bir mesleği yapmak neden'' diye soruyor. Sevda işi, hırs işi, başarma isteği işi. Bunlar da bende mevcut, en azından şimdilik. Hocalığa da böyle karar verdim" şeklinde konuştu.

"Sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Kolay iş değil"

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, futbolculuğunun teknik direktörlüğüne etkisini "Bu konuda söyleyeceklerim sadece benim için geçerli değil. Benim gibi hocalığa yeni başlayan bütün hocalarda bu gerçekleşen bir durum. İstediğimiz kadar sahanın içinde etkili olalım, iyi futbolcu olalım, kaptanlık yapalım, en nihayetinde sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Elbette ki futbolculuğumun avantajları oldu. Bütün hayatım boyunca oynadığım her takımda kaptanlık yapmış olmak, bir yerde liderlik yapmış olmak bir avantaj ama sahanın dışını, oyuncuları yönetmek, oyuncuların her türlü sorunlarına ortak olmak, istediklerinizi yaptırmak, ikna etmek, kendinize saygı duyulmasını sağlamak, onları sevmek ve karşılığını istemek... Çok çeşitlendirebiliriz. Çok kolay işler değil. Ama her gün bunlarla ilgili kendimizi geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyoruz. Eğitimlere gidiyoruz" sözleriyle anlattı.

"Özgüvenim arttı ve artık bu işi üst perdede yapacağım demeye başladım"

Teknik adamlık kariyerinin ilk yılıyla şimdiki zaman arasında kendisindeki değişimi anlatan ve nasıl bir teknik direktör olduğu üzerine de samimiyetle yanıtlar veren Selçuk İnan, "Çok sevdiğim, saygı duyduğum hocalarım var, onlarla istişare ediyoruz. Yurtdışına gidiyor; merak ettiğimiz yeni sistemleri, yeni gelişmeleri takip ediyor, hepsiyle bir şekilde bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu işi yapmaya devam ettiğim sürece bu hep böyle devam edecek. Başladığım an ile şu anki ben arasında kendimde; daha özgüvenliyim ve 'Evet, artık hocalık yolunda kendimi iyi hissediyorum ve ben bu işi üst perdede yapacağım' demeye başladım. İnşallah bu düşünce devam eder" dedi.

"Teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı"

Teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini de değerlendiren İnan, "Kesinlikle teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı" paylaşımında bulundu. İnan konuyla ilgili olarak konuşmasının devamında, "Aslında oyunculuk dönemimde diğer arkadaşlarıma göre biraz daha ağır profil çizmiş olabilirim. Bu benim karakterimden kaynaklanıyor. Ama hocalık farklı parametreler barındırıyor. Bunlara uygun olmanız ve uygun davranmanız gerekiyor. İyi taraflarını konuşuyoruz ama bu işin bizde kısmen eleştirilebilecek tarafları da oluyor. Bunu da ben kendimde şöyle görüyorum; bazen agresif olabiliyorum. Futbolculuğumda bu halimi insanlar sahada fazla görmediler ama asıl görünmeyen tarafta ben buydum. Hep bu şekilde davranıyordum. Kazanma ve başarma isteği sizi bazen agresiflik konusunda yukarı çekebiliyor. En nihayetinde her şeyden önemlisi; hakaret etmemek, fiziki müdahalede bulunmamak, ne olursa olsun karşıdakini rencide etmemek. Yoksa isyan etmek, bağırmak, sıkıntılı ya da haksızlığa uğradığınız durumlarda reaksiyon vermek hayatımızın parçası. Devam edecek, bu iş böyle" diye konuştu.

"Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var"

Son dönemlerde futbol oyun sistemleri, formasyonlar ve taktikler üzerinden ifade edilen başarı ve çağın gerisinde kalmak konusuna değinen Selçuk İnan teknik direktörlerin okullu-alaylı ayrımını da doğru bulmadığını belirtti. Genç çalıştırıcı bu konuda şöyle konuştu:
"Son dönemlerde bu tartışmalar artık yok gibi. Bu tartışmaları çok da doğru bulan biri değilim. Yerli-yabancı, büyük- küçük, tecrübeli ' tecrübesiz, genç- yaşlı hepsinin belli başlı yerlerde önemi var ama hocalığın başka birçok önemli parametresi var. Ama kendi adıma rahatlıkla 'Futbolculuktan gelmiş olmanın avantajı var' diyebilirim. Her anı yaşadık. Oyuncuların ne hissettiğini biliyoruz, en azından yönetme açısından. Antrenman metotlarını biliyoruz. Son dönemlerde artık tamamıyla her şeye hakimiz, bütün veriler elimizde var. Oyuncular da bunları biliyor. Antrenman bittikten sonra bütün fiziksel veriler, videolar paylaşılıyor. Herkes her şeyin farkında. Hocalığa başlamak istiyorsanız bunlar bir adım öne taşıyor."

"Tüm parametreler bir araya gelince iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor"

Kocaelispor'da başarılı bir sezon geçiren Selçuk İnan futbolun içinden gelmeyen teknik direktörlere saygının büyük olduğunu söyledi. İnan, "Eğer futbolun içinden gelmiyorsanız ve dışardan bir hoca olmak istiyorsanız -ki çok büyük emek istiyor- eğitim dahilinde sürekli dışardan kurs ya da antrenmanları seyrederek kendinizi geliştirmeye ve işin içinde olmaya çalışıyorsunuz. Kolay iş değil. O yüzden onlara çok büyük saygım var. En nihayetinde bir takım oluşturmak öyle bir şey ki birçok parametresi var; oyuncuların transferinde söz sahibi oluyorsunuz. İstediğiniz oyuncular, fiziksel özellikleri, farklı metotlar var, çalışma sistemleriniz var, ekibiniz var. Hepsinin birleşiminde iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor. Alaylı ya da akademik diye dışardan ayrılabiliyor. Son zamanlarda bu fazla dile getirilmiyor ki öylesini doğru buluyorum. Artık ne kadar çalışırsanız, bilgilere ne kadar çabuk ulaşırsanız, doğru bilgileri oyunculara ne kadar hızlı şekilde aktarırsanız bir şekilde yolunuz açılır diye düşünüyorum. Bu bağlamda da bu işi yapmak isteyen bütün hocalarımıza başarılar diliyorum" dedi.

"Türkiye'de ekip oluşturmak kolay değil"

Futbolda mevzunun çağı yakalamak olduğunun altını çizen Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan son olarak ekibinin kalitesine değindi ve şu sözleri kaydetti:
"Zaten mevzu çağı, gelişimi, değişimi yakalamak. Bu ekip işi, Türkiye'de çok kolay oluşturabilir bir şey değil. Ama ben çok şanslıyım. Çünkü gerçekten uzun yıllardır beraber olduğum ekibim var. 20 yıl önce hocalığımı yapan hocalarım benimle beraber. Ki onların hepsi aynı zamanda akademisyen. Akademik tarafı olan, bilimsel çalışmaları olan, tez yazan değerli isimler. Onlarla aynı ortamda çalışma fırsatı yakaladım. Sahanın içinden gelen ekibimden eski oyuncular var. Kariyerli oyuncular var. Çok iyi performans antrenörüm var. Hemen anı, son gelişimleri ve teknolojileri anında takip edebiliyorum. Bu bizim için avantaj. Bu konuda şanslı hissediyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.