logo
21 NİSAN 2026


Yanal sert çıktı! Öğrenmek isteyen varsa gelsin

Antalyaspor Teknik Direktörü Yanal, 4 Mart Perşembe günü deplasmanda Fenerbahçe ile yapacakları maçta kendilerine güvendiklerini ve şampiyonluk yarışındaki takımlarla oynadıkları maçların sonuçlarının ortada olduğunu söyledi

02.03.2021 12:20:00
Yanal sert çıktı! Öğrenmek isteyen varsa gelsin
Yanal sert çıktı! Öğrenmek isteyen varsa gelsin
Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra ilk özel röportajını veren Ersun Yanal, Süper Lig'de bu hafta sarı-lacivertli ekiple yapacakları karşılaşmayı ve Fenerbahçe'nin başındaki dönemini değerlendirirken, hakkında yapılan eleştirilere de yanıt verdi. Yanal, Antalyaspor ile Avrupa kupalarında mücadele etmek istediğini de açıkladı.

Deneyimli teknik adam, Fenerbahçe karşılaşmasına hazır olduklarını belirterek, "Her maç aynı, her maçın senaryosu farklı. Her maçın kendine göre bir senaryosu var. O gün maçta kim oynayacak, kim oynamayacak? Cezalı veya sakat oyuncu var mı? Bilmiyorum. Fenerbahçe için de aynı şey geçerli. Onların gideceği yer de belli. Rakibimizin nasıl oynayacağı da belli. Hiçbir sonuç sürpriz değil. Şampiyonluğa oynayan takımlarla yaptığımız karşılaşmalar da ortada. Her takıma karşı oyun stratejimizi kabul ettireceğimiz ve kabul ettireceğimize inandığımız bir oyun oynuyoruz. Her maçta rakibimizle bu mücadeleyi yapacağımızı düşünüyorum. O maçta da aynı şekilde rakibimizle her türlü mücadeleye hazırız ve kazanabilecek seviyedeyiz. Kaybetmeyecek seviyedeyiz. Hiç kimse kusura bakmasın biz kazanmak için her şeyi yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ersun Yanal, "Fenerbahçe'deki son döneminizde kendinizi rahat hissettiniz mi? Üzüntüleriniz ya da pişmanlıklarınız var mıydı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Şampiyon olduğumuz bir takım. Şampiyon olduğum bir takım. Bunu yaparken çok önemli sonuç aldığımız bir takım. Elbette ki büyük bir camia. Bence Fenerbahçe, Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü. Kendi dinamikleri, kendi özel zorlukları ve kolaylıkları olan bir yer. Orası farklı bir kulvar, farklı kulvarda çalıştığın birçok iş arkadaşın var, camia çok büyük, beklentiler çok fazla. Onun yönetim şekliyle burası farklı. Fenerbahçe'de sonuç haricinde birçok şeyde başarılı olduğumuzu düşünüyorum. En azından orada bulunmak da başarıdır ama Fenerbahçe'de başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bugünkü gerçekleri ortaya koyacak olursak, o günkü zorluklar ve şartlarla ilgili çalışılan birçok konu zorluktu. Transfer zorluğu vardı, transfer yasakları vardı. Yönetim sorunları, herkesin önünde farklı boyutta tartışılabilen ayrı bir mecraydı. Biliyorsunuz. O dönem kendine özel bir dönemdi, bugünkü dönem kendine özel bir dönem. O takımları kendine özel dönemlerle kıyaslamak gerek. Ben Fenerbahçe, Trabzon, Trabzon, Fenerbahçe serisiyle uzun bir süre görev yaptım. Kolay yerler değil. Aynı şekilde Anadolu'daki takımlar da kolay değil ama buralar çok özel yerler. Çok büyük deneyim kazandım. Yapabileceğim çok şey var, yapamadım. Yapamayacağım çok şey var, yaptım. İmkanlar ve imkansızlıklar eşit ama şu bir gerçek ki bir takım olmak gerekiyor. Şampiyonluklar ya da liderlikler takım olmaktan geçiyor. İyi takım olursanız, her takımda başarılı olursunuz."

"Kazanmak için daha iyi savunma yapmalıyız"

Antalyaspor'daki hedefini "Burada yapmak istediğim, iyi ve herkesin saygı duyduğu bir takım oluşturmak." sözleriyle ortaya koyan Yanal, "Hatayspor karşısındaki 6-0'lık yenilgiden sonra ligde 11, kupada 2, toplam 13 maçlık yenilmezlik serisi yakaladınız? 6-0'dan sonra ne değişti?" sorusunu, "Çok hızlı gelişti, 3-4 hafta içerisinde bu sonuca geldik. Oyuncuların birlikte oynayabileceği bir takım oyunun, planlanması gereken bir süreç vardı. Bu kolay bir süreç değildi. Ama 6-0 bizim için büyük bir fırsattı. Bu fırsatı iyi değerlendirdik. Aslında bazı eleştiriler de aldık, o eleştiriler sorunun cevabı. Savunma yapmak ülkemizde hep korkaklık, cesaretsizlik, kaybetmemek olarak adlandırıldı. Aslında savunma yapmak bunun tam tersidir. Savunma yapmak kazanmak içindir. Bugün her takım kazanmak için savunma yapmak zorundadır. Eğer iyi savunma yapmazsanız, bugün liderliğe, şampiyonluğa ya da büyük hedeflere oynuyor dediğiniz takımların savunmaları ne hallere düşüyor. Oyun disiplinini, birlikte oynamayı, takım olarak bunu daha iyi nasıl yaparızı çalıştık." şeklinde yanıtladı.

Ersun Yanal, savunma futbolu oynattığı ve oyunu kilitlediği yönündeki eleştirilerle ilgili şöyle konuştu: "Evet çünkü hücum oynayabilmek için çok daha farklı organizasyonlara, çok daha farklı oyuncu profillerine ihtiyaç var. Oyuncuların karakterlerine ve özelliklerine göre bir oyun planlarsınız. Hücumu tamamen kendi yarı sahasından rakip yarı sahaya iten, orada oynayan... Rakibe savunma yaptıran bir takım olmak için farklı özelliklerde oyunculara sahip olmalısınız. Bunlar yoksa ne yapacaksınız? Oyunu kaybetmemek için değil, kazanmak için bir takım organizasyonlar yapmak zorundasınız. Bugün doğru izlediğimizde aslında biz iyi savunma yapıyoruz ama iyi de hücum yapıyoruz. Hatta yaptığımız hücumların birçoğundan da beceriksiz olarak geri dönüyoruz. Bu beceriyi geliştirdiğimizde çok daha farklı bir takım olacağız. Dolayısıyla eleştirilere saygı duyuyorum ama biz kazanmak için daha iyi savunma yapmalıyız."

"Öğrenmek isteyen varsa gelsin"

Deneyimli teknik adam, "Sizin için yapılan eleştirilerden biri de şuydu; 'Ersun Yanal, Manisaspor'da çok modern bir teknik adamdı, yeni teknolojiyi kullandı, derinlemesine analizler yaptı. Ama daha sonra kendini fazla geliştirmedi, geride kaldı.' Bu eleştirilere yanıtınız nedir?" sorusu üzerine şunları kaydetti: "Eleştirileri yapanlar geride kalmış. O zaman iyi incelememişler, iyi izlememişler. Ciddi bir ekiple çalışıyoruz. Ekibimizde profesör, yüksek lisans ve doktora yapan var. Her zaman kendini geliştiren bir ekip. Vestel Manisaspor'dan sonra bu ekip Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Genel Direktörlüğü'nde çalıştı. Futbol Genel Direktörlüğü'nde hem eğitim dairesinde hem de futbol gelişim direktörlüğü içindeki konuları yöneten bir ekip oldu. Bu ekip daha sonra Eskişehirspor'a gitti, çok başarılı bir dönem geçirdi. O zaman play-off'lar vardı ve play-off'lara kaldı. Uzun süre sonra ilk defa Eskişehirspor'u Avrupa kupalarına taşıdı. Önemli oyuncular çıkardı, Alper, Tarık, Veysel, Erkan transfer yaparak önemli bir gelir elde edildi. Sonra Fenerbahçe'ye gittik. Bir yıldan biraz fazla orada çalıştık ve Türkiye'de en erken şampiyon olan takım olduk. Ardından iki kez Trabzon ve tekrar Fenerbahçe yaptık. Türkiye'deki futbol gerçeklerini de göz önünde bulundurmak gerek, bugün birçok ilk var. Ekibim, teknoloji ve tıbbın kullanımı konusunda birçok kuruma eğitim veriyor. Algı çok kolay bir şey, bu algıyı çok rahatlıkla yapabiliyorsunuz ama o algıyı yapacak, o soruyu soracak ya da o konuda yorum yapacak kişilerin gelip bizimle tartışmasını istiyorum. Her yerde açık. Hangi ekip olursa olsun, onlara eğitim verebilecek donanıma sahip bir ekibimiz var. Ersun Yanal olarak bilime, bilimsel gelişmelere önem veren biri olarak kendimi bir kenara koyuyorum ama ekibime kimsenin haksızlık yapmasını istemem. Çünkü onlar önemli ve değerli. Aslında Vestel Manisaspor değil, Ankaragücü'ne dönmek gerek. Hala Ankaragücü'nde yapmış olduğumuz CD'leri izleyip, antrenman yapanlar var. Futbola büyük katkımız olduğunu ve olmaya da devam edeceğini düşünüyorum. Öğrenmek isteyen varsa gelsin."

Ersun Yanal, bu eleştirilerin sebebini ise "Bugüne kadar bu eleştirilerin en büyük sebebinin iletişim olduğunu düşünüyorum. İletişim konusunda sanıyorum çok geride kaldık. Bilim konusunda değil ama iletişim konusunda geri kaldığımızı düşünüyorum. Bu bir özeleştiri ama bundan sonra iletişim konusunda da çok geride kalmayacağımızı düşünüyorum. Bu konuda bir adım atacağız. Daha iyi anlaşılır bir hale geleceğimizden, çok kısa bir zaman içerisinde daha iyi anlaşacağımızdan eminim." sözleriyle açıkladı.

"Rakibimiz kim olursa olsun bizi yenmek çok zor"

Transfer yasağı nedeniyle ara transfer döneminde transfer yapamayan tek takım olduklarını hatırlatan Yanal, "Bu ülkede 152 ya da 156 transfer yapıldı, Avrupa'daki ortalama 24 ya da 26. İtalya'da 54 transfer yapıldı, rakamlar çok acı. Biz bu sene aynen şunu söylüyoruz 'Tüh tüh tüh bu sene çok transfer yapılmadı. Bu transfer dönemi çok kötü geçti, kulüplerin durumu iyi değil.' Arkadaşlar 150'den fazla transfer yapıyoruz devre arasında. Bu ne yapılanmayı, ne kulüplerin organizasyonunu ne de kulüplerin vizyonunu bize anlatır. Bu doğru bir şey değil. Antalyaspor özelinde, aslında isteseler çok rahat açabilecekleri bir transfer dönemi vardı. Transfer yapamamamız bence çok da iyi oldu. Zaten oynatabileceğimiz ya da takımımıza gelip oyuncularımızdan çok daha iyi olabilecek bir oyuncu yoktu." ifadelerini kullandı.

Transfer yapamamanın yanı sıra takımdan oyuncu da gönderdiklerinin altını çizen Antalyaspor Teknik Direktörü, "Gerekiyorsa yine yollardık. Bu takımda duruşu olan, karakterli ve bu duruşu performansıyla destekleyen oyuncular var. Genç oyuncuların oynamasına olanak sağladıkları iyi bir duruş var. Kazandık ve kazanmaya da devam edeceğiz. Başka oyuncular da gelecek. Bugün Antalyaspor'a baktığınızda kupada yarı finale ve final maçına çıkacak bir takım ve bana göre ligde en az 5-6 puan eksik toplayan, 37-39 bandına çıkacak bir sırada olması gerek. 3-5 puanlık farkla doğru bir yerde duruyoruz, durmaya da devam edeceğiz. Rakibimiz kim olursa olsun bizi yenmek çok zor. Bizi yenmek için iştahlanacak çok takım var, bu da çok güzel bir şey. Bu oluşturduğumuz yapıyı Türk futbolunun geldiği noktayla kıyasladığımızda ben oldukça mutluyum. Öncelikle oyunculara bu konuda teşekkür etmek istiyorum." şeklinde konuştu.

"Bu takım her sezon Avrupa'da olmalı"

Ersun Yanal, Avrupa hedefine ne kadar yakın oldukları yönündeki bir soruyu, "Bu sene elimizde. Şu anda önümüzde duran nesnel bir şey. Avrupa'da oynamalıyım, diyen iskeletimizden önemli oyuncular var. Onlar da bizi heyecanlandırıyor. Olmayabilir de ama önümüzdeki sezondan itibaren bu takım her sezon Avrupa'da olmalı. Antalya markası Avrupa'yla anılmalı ama bunu kendi üreterek yapabilmeli. Biz buna çok yaklaştık. Umarım Türkiye'de futbolun geldiği bu noktada doğru hamleler, doğru kurumsal yönetimlerle artık bu gibi takımların Avrupa'da yer alabileceği ortamları oluşturabiliriz. Umarım biz de bunu başaran insanlar oluruz. Benim en büyük hedeflerimden birisi de bu." şeklinde yanıtladı.

Yanal, Avrupa kupalarında yer almanın kendisi için ne anlam ifade ettiğini ise şu sözlerle açıkladı: "Çok heyecanlandırıcı bir şey, ben de heyecanlanıyorum. Türkiye'deki başarı kriterlerini Avrupa'daki başarı kriterleriyle kıyaslamak da sıkıntılı. Neden? Başarı şampiyonluk mu sizce? Bazen başarı bir oyuncu çıkarmak, bazen başarı altyapıdan oyuncu oynatmak, bazen başarı o takımı orta sıralarda tutup para harcatmamak, bazen başarı genç oyuncularıyla beraber belirli sıralamaları zorlamak. Başarının kriterlerini doğru tespit etmek gerekiyor. Herkes kendi seviyesine göre başarı tespit edecek. Evet bugün bazı takımlarımız şampiyon olamazsa başarılı değil. Ama bazı takımlarımız şampiyonluğun ötesinde ürettikleri istihdam konusunda çok başarılı. Bazı takımlarımız da yönetsel olarak açık vermiyorlar, standartları var, bence başarılılar. Orada satabilecekleri genç oyuncular yerleştirebilirler mi? Bilmiyorum, belki düşünüyorlar. Antalyaspor özelinde burada oyuncu üretmeli ve satmalıyız. Aynı zamanda en azından Avrupa için yarışmalıyız. İstikrarlı ve kalıcı olmalıyız. Bunlar benim kendi hayallerim. Bazı oyuncularımız da var, birkaç yıl içerisinde mutlaka Avrupa'da oynamak istiyorlar, ben onların kısa bir sürede Avrupa'da oynayacaklarını düşünüyorum."

"Öztürk ailesi bütün borçları ödeyerek Antalyaspor'u devretti. Borçsuz, güzel bir takım bıraktılar"

Antalya'nın altyapı için en uygun yer olduğunu vurgulayan Yanal, "Bugün futbolda tartıştığımız en önemli konu futbol ekonomisi ve genç oyuncu problemi. Bunların en rahat şekilde geliştirilebileceği ve değiştirilebileceği yer Antalya. Sahip olduğu iklim ve futbol tesisleriyle bütün bu organizasyonların yapılabileceği yer de Antalya. Aslında ben bunu düşünerek de buraya geldim. Bu imkanları Antalya'da değerlendirdiğimizde hem ülke hem de dünya futboluna önemli bir katkıda bulunmuş olacağız." ifadelerini kullandı.

Deneyimli teknik adam, Öztürk ailesinin Antalyaspor yönetimini bırakmasıyla ilgili ise "Öztürk ailesi, Antalyaspor'u destekleyen ve yöneten, futbola büyük katkı sağlayacağına inandığım bu işin önemli bir başlangıcıydı. Şimdi Bodrumspor'la devam ediyorlar. Öztürk ailesi bütün borçları ödeyerek Antalyaspor'u devretti. Borçsuz, güzel bir takım bıraktılar. Türk futbolu adına onlara teşekkür etmek gerek. Bir taraftan da bunu sormak gerek. Niye? Maalesef ülkemizde bu niyeyi sorarken, yalnızlıktan, futbolun teşvikinden, futbola yapılacak teşviklerin doğru yönlendirilmesinden, bunun doğru kontrol mekanizmaları oluşturularak yapılmasından yola çıkmak gerek. Neden? Türkiye genç nüfusuna daha fazla sahip çıkıp, spor, sanat ve kültürde değişmek zorunda. Bunlardan en önemlisi de futbol. 32 Avrupa ülkesinden daha fazla genç nüfusa sahip olan bir ülke, futbol organizasyonunu iyi yaptığında buradan neler çıkmaz? Burada en önemli yer neresi derseniz, Antalya. Öztürk ailesinin bu işi bırakıp, yeni bir yönetimin devraldığı günlerdeyiz. Antalya yeni bir maceraya başladı. Önemli olan şehir ve takım markasının özdeşleşeceği kalıcı bir organizasyon oluşturmak. Bu oluşturulduğu takdirde Antalya, turizmin olduğu gibi futbolun da cazibe merkezi olacaktır." şeklinde konuştu.

Ersun Yanal'ın hedefi, iskeleti genç oyunculardan oluşan bir takım

Deneyimli teknik adam, yeni bir yönetimin göreve geldiğini hatırlatarak, "Antalya'da uzun zamandan beri oluşmamış bir güç birliği yapılıp, Sayın Mustafa Yılmaz başkanlığında bir yönetim oluştu. Çok kısa zamanda bu planlar yapılacaktır. Elbette iskeletinde genç oyunculardan kurulu bir takım olması için çalışılacak bir süreç bizi bekliyor. Bunun çok kısa zaman içerisinde oluşacağını düşünüyorum. Şu anda bile Gökdeniz, Bünyamin, Dorukhan ve bunlara ilave olacak Omar, Mevlüt, Mert gibi birçok oyuncu var. Bu oyuncuları çok kısa zaman içerisinde Türk futbolu hem tanıyacak hem de Türk futboluna katkı sağlayacak performanslarını görecek." değerlendirmesinde bulundu.

Takımda deneyimli, kalitesi yüksek ve 'Keşke daha önce birlikte çalışsaydım.' dediği oyuncular da bulunduğunu aktaran Ersun Yanal, şunları ifade etti: "Örneğin Nuri Şahin, hem Türk futboluna hem dünya futboluna çok önemli katkıda bulunabilecek bir karakter. Hakan Özmert, uzun zamandır tanıyorum, 36 yaşına geldi, önemli bir karakter, o da çok önemli işler yapacak. Ersan Gülüm, Beşiktaş'tan sonra Avustralya'ya döndü. Bu isimlere belki yaşlı oyuncular olarak bakılıyor ama tam tersi takımdaki dinamizmi tutan, bunu kendi vizyonuyla birleştiren, daha sonra teknik adam olarak görev yapacaklarını düşünüp kendilerini geliştiren isimler. Veysel ve Fedor da öyle. Bunları genç oyuncularla birleştirdiğimizde önümüzde çok önemli bir sürecin, bize güzel bir şekilde dönüşünü beklediğimiz bir zaman dilimi var. Hepimiz çok iştahlı ve keyifliyiz. Bu oyuncuların performansı ve ortaya koyduğu takımdaşlık örnek olacak. 13 maçlık seri bize bunu gösterdi. Galibiyet serisine birkaç maç daha ilave edip daha iyi olmak isterdik ama en azından, berabere bitirdiğimiz maçlarda kazanabileceğimizi göstermek, o mücadeleyi yapmak çok önemliydi. Bunun devam edeceğini düşünüyorum. Rakiplerimizin kim olduğu çok önemli değil, bizim nasıl geliştiğimiz, nasıl değiştiğimiz ve bu değişime nasıl uyum sağladığımız önemli."

"Gökdeniz önümüzdeki sezon çok daha farklı bir kulvara geçecek"

Yanal, son dönemde attığı gollerle adından söz ettiren takımın genç forveti Gökdeniz Bayrakdar hakkında ise "Gökdeniz güçlü bir fiziğe sahip, aslında kötü olmayan bir tekniği ve çok iyi olan bir gol vuruş becerisi var. Dayanıklılığı çok iyi. Bunlar en önemli özellikleri. Dayanıklı, gol vuruşu çok iyi, bir kere çok iştahlı ve çok düzgün bir profesyonel. Önünde önemli bir zaman var. Çünkü bu tür oyuncular Anadolu'dan geliyor. Anadolu insanımızın saflığı, temizliği, daha hızlı karar verebilme özelliklerini geliştirebilecek zamana ihtiyacı var. Gökdeniz önümüzdeki sezon çok daha farklı bir kulvara geçecek. Biraz daha oyun yorumu, oyun tekniği ve oyun zekası geliştiğinde çok daha farklı bir kulvara geçeceğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Takımın diğer genç isimleri Bünyamin Balcı ve Doğukan Sinik'ten de övgüye bahseden Antalyaspor Teknik Direktörü, şöyle konuştu: "Bünyamin de çok dayanıklı, çok farklı yönlerde oynayabilen bir oyuncu. Doğukan, şu anda en yetenekli, tekniği yüksek bir oyuncu, onun da eksikleri var. Biraz maç eksiği var, onu tamamlaması gerekiyor. Onu tamamladığında çok başka bir oyuncu olacak. Başka genç oyuncular da var. İsim telaffuz etmek istemiyorum ama önümüzdeki sezon 'Ya bu oyuncu nereden çıktı?' diyeceğiniz oyuncular var. Antalyaspor'un zaten yapması gereken buydu: Altyapılar. Sedat Karabük hoca var. Çok önemli bir organizasyon içinde. Bu organizasyonu çok keyifli ve istekli yapıyorlar.

Sayın Şafak Öztürk ve yönetimi bunu çok öncelikli kılmış, her şeyin önüne koymuş. Zaten Türkiye'nin en büyük ihtiyacı bu. Çok kısa bir sürede oranın daha da gelişeceğini düşünüyorum. Antalyaspor kendi imkanları, şehir ve iklim olarak da altyapısıyla Türk futboluna kazandırabileceği çok oyuncuyu barındıracak kapasiteye sahip. Bunun sonuçlarını birkaç yılda göreceğimizi umuyorum. Neden bunu söylüyorum, çünkü burada olmaya, bu heyecanı yaşamaya inanılmaz istekliydim. Çünkü burası bu tarz bir yer. Daha önce birçok genç oyuncuya katkım oldu, şimdi yeni oyunculara katkım olması beni çok keyiflendiriyor. Bu da bir sonuç, bu da bir başarı. Bunun peşinde koşmak beni heyecanlandırıyor."

Süper Lig'deki şampiyonluk yarışını da değerlendiren Ersun Yanal, "Üç İstanbul takımı var, Trabzonspor'un da sonuna kadar bu yarışa devam edeceğini düşünüyorum. Trabzonspor'un getirdiği nokta bence büyük başarı. Çünkü onlar çok arkadan geldiler ve kazanarak devam ettiler. İyi bir strateji yaptılar. Geçen sene yaşadıkları kırılmayı yaşamazlarsa onlar da bu işe ortak olurlar." ifadelerini kullandı.

"VAR ilk kez Rusya'da uygulandığında çok heyecanlanmıştık ama orada dünyanın en kaliteli hakemleriyle uygulandı"

Süper Lig'deki tartışmalara da değinen Ersun Yanal, şu ifadeleri kullandı: "Belki eleştireceğim ama bu seneki organizasyon futbolu çok yordu. Kümede kalma, düşmenin kaldırılması... Bu türlü sorunlar ve pandeminin bir taraftan sıkıştırdığı yaşam konforu. Bir taraftan organizasyon sayısı, bizi oldukça yordu. Bir taraftan, yorulan bu ligde yıpranan kurumlar oldu. Hakemlik müessesi yıprananlardan bir tanesi, bence VAR konusu ciddi tartışmaya açıldı. VAR'ı şöyle değerlendiriyorum. VAR ilk kez Rusya'da uygulandığında çok heyecanlanmıştık ama orada dünyanın en kaliteli hakemleriyle uygulandı. Bir anda VAR bugün ülkemizde herkesin soru işareti bıraktığı, hatta çok tartıştığı 'Niye yayınlanmıyor sesler, açalım yayınlayalım, görelim, duyalım' dediği boyuta geldi. Alınan kararlar, değişen uygulamalar, tavla oynarken oyunun kuralı değişiyor, 'Zarlar dik gelecek.' diyorsun, 'Altı altı sayılmıyor.' diyorsun. Ya da 'Bu taşı sen kıramazsın.' diyorsun. Birçok kuralın değiştiği, takımların, kişilerin, hakemlerin üzüldüğü çok stresli dönemler yaşadık. Pandemi bir taraftan, takım sayıları arttığı için organizasyonun yoğunluğu bir taraftan, VAR bir taraftan, epey pres yani. Bu presi yönetmek, bunun altından kalkmak kolay değildi. Çok az kaldı, umarım sağlıklı bir şekilde bitirip, dünyanın da oturup bu VAR konusunda da düşüneceği sağlıklı bir yapının kurulacağı günler inşallah yakındır."

"Portekiz ligi beni çok heyecanlandırıyor"

Dünya futbolunu da yakından takip ettiğini belirten Ersun Yanal, "Almanya ligini çok seviyorum. Üretiyorlar. Çok farklı çizgileri var. En yüksek seyirci ortalamasına sahipler. O bir keyif ve bu keyfi aldıklarını hissettiğim bir ortam var. Ondan sonra İngiltere geliyor. İspanya daha kreatif ve daha oryantal, bize daha uygun. Çok enteresan olduğunu düşündüğüm bir Portekiz ligi var. Portekiz ligindeki oyuncu kaliteleri, tarzları, hangi kalitede ne zaman çıkacağı belli olmayan sürprizleri beni çok heyecanlandırıyor. İtalya biraz daha sert ve acımasız geliyor. Ama şu anda değişeceğini ve aşama yapacağını düşündüğüm Rusya ligi var. Orası da farklı geliyor ve değişiyor. Çok taktiksel ve çok disiplinli. Özellikle taktik disipline çok sadık takımlar olmaya başladılar. Ukrayna ligi, Shakhtar Donetsk ve Dinamo Kiev her zaman Avrupa'da. Ve tabii bir de üreten ligler var. Üreten liglerin keyfi, onları izleyip orada yeni yıldızları görmek çok önemli. Ben Fransa'yı buna katıyorum. Fransa belki Paris Saint-Germain'le, Lyon'la başka bir boyutta görünse de en çok üretenlerden biri. Belçika ve Orta Avrupa'nın, Kuzey Avrupa'nın etkisi Slovakya, Slovenya, Çekya..." şeklinde konuştu.

İşi gereği tüm ligleri takip etmek zorunda olduğunun altını çizen deneyimli teknik adam, "Aslında baktığınızda çok kalabalık bir aile değiliz, 30 binlik şehir gibiyiz. Herkes birbirini çok iyi tanıyor. Futboldan uzak kalmıyorsunuz ama önemli olduğunu düşündüğüm bir ABD ligi geliyor. Liginde değişik kurallar ve uygulamalar başladı. Onları yakından takip etmek gerekiyor. ABD, bu işin membası. Bütün dünyayı saydık. Bir tek Asya kaldı. Asya'da da Japonya ayrı, Premier bir lig, Kore onun arkasında. Çin ligi apayrı bir taraf, işin ekonomik ve para kazanma yeri olduğunda orası düşünülüyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Aslında en çok merak ettiğim ve orada olmak istediğim yer Katar'daki Dünya Kupası"

"Aslında en çok merak ettiğim ve orada olmak istediğim yer Katar'daki Dünya Kupası." ifadesini kullanan Ersun Yanal, şöyle devam etti: "Katar'a gittik, statları gezdik, tesisleri gezdik, olağanüstü güzel tesislerle organizasyonu yapmaya çalışıyorlar ama orada bu iş nasıl olacak ve Katar bu işi nasıl planlayacak? Açıkçası çok merak ediyorum. Umarım orada olurum, orada olduğum zaman da büyük bir keyifle izleyeceğimi düşünüyorum. Ama organizasyonu merak ediyorum. Oteller statların hemen yanında, belki de tünellerden yürüyerek stada gidecekler. İklim şartları ve pandemi o zamana kadar ne olacak. Tabii ki öncesinde Avrupa Şampiyonası var. Avrupa Şampiyonası'na İtalya ile başlayacağız. Ondan sonra oynayacağımız maçlar çok kritik. Ben iyi bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'daki oyuncularımızın bizi çok iyi temsil ettiğini düşünüyorum. Fransa'da, İngiltere'de. Özellikle şimdi Ozan'ın Liverpool'a transferi... Çok heyecanlandıran bir atmosfer var. Umarım uzun süreden sonra ilk defa böyle bir heyecanla başlayacağımız bir Avrupa Şampiyonası'nı bekliyoruz."

"Yusuf Şimşek bugün oynasaydı İngiltere ya da İspanya'da büyük bir takımda oynuyor olurdu"

Deneyimli teknik adam, "Kariyerinizde çalıştığınız en özel oyuncu kimdi?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Çok karakter var, çok önemli oyuncular var. Bir tane oyuncu var. 1996'dan 2001'e hep çalıştım, daha sonra büyük takımlarda oynadı, Yusuf Şimşek. Oyuncu kalitesi olağanüstüydü. Olağanüstü bir yetenekti. Çok akıllıydı, çok zekiydi, bu yetenekleriyle çok daha önemli yerlerde olmalıydı. Yusuf Şimşek bugün oynasaydı İngiltere ya da İspanya'da büyük bir takımda oynuyor olurdu. Yine zaten kendini kanıtlayan Arda ve Caner, bunlar önemli, özel oyunculardı. Yusuf Yazıcı çok farklı bir oyuncu olacak, bence daha da uzayacak daha da gidecek. Abdülkadir sakatlıklar yaşıyor, umarım çok hızlı iyileşir. O da önemli bir yetenek. Birçok oyuncu var, saymakla bitmez ama bunların içerisinde seçmek, şu oyuncu demek zor ama Yusuf Şimşek çok farklı bir oyuncuydu. Fiziğiyle, dayanıklılığıyla, süratiyle, oyun zekasıyla kendine büyük haksızlık yapmıştır."

Fransa'nın Lille ekibinde kariyerini sürdüren Yusuf Yazıcı'ya ilk kez A takımda şans veren isim olan Yanal, başarılı oyuncuyla ilgili olarak ise, "Yusuf Yazıcı çok aşama kaydedecek bir oyuncu. Çünkü dayanıklı, tekniği çok yüksek, oyun zekası çok iyi ve gole çok yakın. Her mevkiyi oynayabilir ve kişilik olarak çok önemli. Yani çok iyi düşünüyor, çok akıllı, kendine doğru yatırım yapıyor ve bunu uzun süre devam ettirebilecek bir karaktere sahip. Hemen burada belirteyim, hiçbir zaman hiçbir yerde hiçbir şekilde rol kapmaya çalışmıyorum. Kesinlikle hiç kimsenin de önüne geçmeye çalışmıyorum. Bütün çalıştığımız oyunculara mutlaka karınca kararınca katkımız olmuştur, kısa olan da vardır, bu bir süreçtir çünkü ben yaptım demek çok doğru değil. Yusuf Yazıcı özellikle Trabzonspor'da birçok kişinin elinin değdiği bir oyuncudur ve bugün geldiği noktada çok da destek almıştır başka hocalarından, ben de destek vermişimdir." değerlendirmesinde bulundu.

Çalıştığı öne çıkan genç oyunculardan Fenerbahçe kalecisi Altay Bayındır'a da değinen deneyimli teknik adam, "Örneğin Altay Bayındır, bunların içerisinde mental olarak belki de en önde olanlardan biri. Ve kazanırsa öncelikle herkesin örnek almasını düşündüğüm mental duruşu ve davranışı yüzünden başaracaktır. Birçok dezavantajına rağmen bu mental duruşu ve davranışı ona birçok avantaj kazandırmıştır. Bizim Türk oyuncularımızda eksik olduğunu düşündüğüm birçok artı Altay'da var. Bence o bu mental çalışmalarıyla birçok insanın önüne geçecektir. Bence başarılı olacaklardan biri de odur." ifadelerini kullandı.

Gaziantep Burak Yılmaz'ın yerine Mirel Radoi ile anlaştı

Gaziantep Futbol Kulübü, Burak Yılmaz ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktörlük için Rumen çalıştırıcı Mirel Radoi ile prensip anlaşmasına vardı

21.04.2026 22:50:00
İhlas Haber Ajansı
Gaziantep Burak Yılmaz'ın yerine Mirel Radoi ile anlaştı
Gaziantep Burak Yılmaz'ın yerine Mirel Radoi ile anlaştı
Gaziantep Futbol Kulübü, Burak Yılmaz ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktörlük için Rumen çalıştırıcı Mirel Radoi ile prensip anlaşmasına vardı.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gaziantep Futbol Kulübü'nde yeni teknik direktör belli oldu. Geçtiğimiz hafta genç çalıştırıcı Burak Yılmaz ile karşılıklı anlaşarak yollarını ayıran Gaziantep ekibi, 45 yaşındaki Rumen teknik direktör Mirel Radoi ile prensip anlaşmasına vardı. Rumen hoca, sözleşme imzalamak için kente davet edildi.

Konu ile ilgili Gaziantep FK'dan yapılan açıklamada, "Gaziantep Futbol Kulübümüz, teknik direktörlük görevi için Romanya Milli Takımı'nın geçmiş dönem teknik direktörlerinden Mirel Radoi ile prensip anlaşmasına varmıştır. Mirel Radoi ve ekibi, yönetimimizle ileri görüşmeleri tamamlamak üzere şehrimize davet edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Sanatçılardan İrlanda-İsrail maçına boykot çağrısı

Kneecap, The Mary Wallopers, Fontaines D.C. müzik grupları ve Annie Mac, İrlanda ile İsrail arasındaki Uluslar Ligi maçını durdurmak amacıyla başlatılan "StopTheGame" kampanyasına destek verdi

21.04.2026 00:10:00
AA
Sanatçılardan İrlanda-İsrail maçına boykot çağrısı
Sanatçılardan İrlanda-İsrail maçına boykot çağrısı
Kneecap, The Mary Wallopers, Fontaines D.C. müzik grupları ve Annie Mac, İrlanda ile İsrail arasındaki Uluslar Ligi maçını durdurmak amacıyla başlatılan "StopTheGame" kampanyasına destek verdi.

UEFA Uluslar Ligi'nde İrlanda ile İsrail arasında 4 Ekim'de başkent Dublin'de oynanması planlanan maça tepkiler giderek büyüyor.



İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım nedeniyle İrlanda'nın sahaya çıkmaması gerektiğini savunan İrlanda taraftar grupları, maçın boykot edilmesi çağrısında bulunuyor.

Taraftarlar tarafından maçın oynanmaması için başlatılan "StopTheGame" kampanyasına dünyaca ünlü müzik gruplarından ve sanatçılardan da destek geldi.

Aralarında Kneecap, The Mary Wallopers, Fontaines D.C. müzik grupları ile ünlü DJ ve yazar Annie Mac'in yer aldığı çok sayıda sanatçı, kampanyayı desteklediklerini duyurdu.



"Oyunu durdurun" etiketiyle kampanyaya katılan sanatçılar, içinde futbol maçlarından ve Gazze'deki soykırımdan kesitlerin yer aldığı videoyu paylaştı. Videoda, "Son 30 ayda İsrail, Gazze'de 565 Filistinli futbolcuyu öldürdü. İsrail ile oynamak soykırımı desteklemektir." ifadeleri kullanıldı.

"Futbol ile siyaseti ayırmak saçmalık"



2003-05 yıllarında İrlanda Milli Takımı'nın teknik direktörlüğünü yapan Brian Kerr, futbolla siyasetin ayrılması gerektiğini söyleyen Başbakan Micheal Martin'e tepki gösterdi.

Ker, Başbakan Martin'in maçın oynanması yönündeki düşünceleri üzerine, "Futbol ile siyaseti ayırmak saçmalık. Bu, İrlanda Federasyonu için Filistin halkı adına bir tavır alma fırsatı." diye konuştu.

Hagi geri döndü

Romanya Milli Futbol Takımı'nda teknik direktörlüğe Gheorghe Hagi getirildi

21.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Hagi geri döndü
Hagi geri döndü
Romanya Milli Futbol Takımı'nda teknik direktörlüğe Gheorghe Hagi getirildi.

Romanya Futbol Federasyonunun açıklamasında, vefat eden Mircea Lucescu'dan boşalan teknik direktörlük görevi için Hagi ile anlaşma sağlandığı belirtildi.



Açıklamada görüşüne yer verilen Hagi, "Futbolculuk zamanımda yaptığım gibi Romanya'yı bir kez daha temsil etmek büyük bir onur ve sorumluluk.

Bunu bir antrenör olarak da yapmayı umuyorum çünkü önemli olan performans sergilemek, başarılı olmak. Milli takıma bu yüzden geldim. Güzel şeyler başarabileceğimize inanıyorum.



Futbolculuğumda ortaya koyduğum performansı, bir antrenör olarak da sergilemeyi umuyorum. En iyisi olabileceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Başarılarla dolu futbolculuk kariyerine Galatasaray'da son veren Hagi, ilk olarak 2001'de Romanya Milli Takımı'nın başına geçti.

Sarı-kırmızılılarda teknik direktörlük de yapan 61 yaşındaki Rumen teknik adam, daha sonra Bursaspor, Steaua Bükreş, Viitorul ve Farul gibi takımları çalıştırdı.

Bursaspor'un ‘yaşamadığı’ şampiyonluk kalmadı

Nesine 2. Lig'de bitime bir hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek 1. Lig'e yükselen Bursaspor, profesyonel liglerin tamamında şampiyonluk yaşayan ilk ekip ünvanını​​​​​​​ elde etti

21.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Bursaspor'un ‘yaşamadığı’ şampiyonluk kalmadı
Bursaspor'un ‘yaşamadığı’ şampiyonluk kalmadı
Nesine 2. Lig'de bitime bir hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek 1. Lig'e yükselen Bursaspor, profesyonel liglerin tamamında şampiyonluk yaşayan ilk ekip ünvanını elde etti.

Akınspor, Acar İdman Yurdu, Demirçelikspor, İstiklalspor ve Pınarspor'un 1963 yılında birleşerek kurduğu, beyazını Uludağ'ın karından, yeşilini Bursa Ovası'ndan alan Anadolu'nun köklü kulübü Bursaspor, adeta küllerinden doğuyor.

Süper Lig'de 2009-10 sezonunu şampiyon tamamlayan ve Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye'yi temsil eden yeşil-beyazlılar, mali sıkıntıların ardından 2018-2019 sezonunda küme düştü.

Bursa temsilcisi, kötü sürecin ardından gidişatı durduramayarak 3. Lig'e kadar geriledi.

Başkan Enes Çelik yönetimi başarıyı getirdi



Bursaspor'un yaşadığı mali ve sportif başarısızlıklar, yönetimde istikrarın sağlanamamasına da neden oldu.

Son olarak Enes Çelik'in başkanlığında maddi bağış kampanyalarıyla taraftarı da arkasına alan yönetim, uzun süre kapalı kalan transfer tahtasını açtı.

Maddi destek şampiyonlukları getirdi



Bursaspor, yapılan transferlerle 3. Lig'i en yakın takipçisinin 10 puan önünde zirvede bitirdi.

Kadrosunu 2. Lig'de de güçlendirmeye devam eden yeşil-beyazlılar, şampiyonluğun en büyük adayı olarak sezona başladı.

Taraftar desteği ve yakalanan havayla Bursa temsilcisi, 2. Lig'de de bitime 1 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti ve 1. Lig'e yükseldi.

Profesyonel liglerin tamamında şampiyon oldu

Bursaspor, bu süreçte profesyonel liglerin tamamında şampiyon olan tek takım ünvanını da aldı.

Türk futbolunun zirvesi Süper Lig'de de şampiyon olan Anadolu'nun köklü kulübü, en düşük lig olan 3. Lig'de de kupa kaldırma başarısı gösterdi.

Yeşil-beyazlılar, 1966-1967 ve 2005-2006 sezonlarında da 1. Lig'i şampiyon tamamladı.

İç sahadaki tüm maçlar kapalı gişe oynandı

Bursaspor'un bu süreçteki en dikkati çeken özelliği, taraftarın iç saha maçlarına gösterdiği ilgi oldu.

Alt liglerde mücadele etmesine rağmen Bursa'daki maçların neredeyse tamamı 40 bini aşkın taraftar desteğiyle oynandı.

Bursaspor'un dün oynanan ve 2. Lig'de şampiyonluğunu ilan ettiği Somaspor maçını ise 45 bin 450 taraftar izledi.

Euroleague finalinde Galatasaray'ı yenen Fenerbahçe şampiyon oldu

Kadınlar Euroleague finalinde Fenerbahçe, Galatasaray'ı 68-55 mağlup ederek 3. kez şampiyonluğa ulaştı.

20.04.2026 11:23:00
İhlas Haber Ajansı
Euroleague finalinde Galatasaray'ı yenen Fenerbahçe şampiyon oldu
Euroleague finalinde Galatasaray'ı yenen Fenerbahçe şampiyon oldu
Kadınlar Euroleague finalinde Fenerbahçe, Galatasaray'ı 68-55 mağlup ederek 3. kez şampiyonluğa ulaştı.


6'lı Final'in MVP'si Julie Allemand

Final karşılaşmasında 13 sayı, 10 ribaund, 9 asistle yıldızlaşan Jule Allemand, Kadınlar Euroleague 6'lı Final organizasyonunun en değerli oyuncusu seçildi. Öte yandan Emma Meesseman ile Julie Allemand, 6'lı Final organizasyonunun en iyi beşine seçildi.

Büyük coşku yaşadılar



Kadınlar Euroleague'de üçüncü kez şampiyonluğa ulaşan Fenerbahçe, maçın ardından büyük sevinç yaşadı ve kupa coşkusunu doyasıya kutladı. Sarı-lacivertliler 2025-26 sezonunda mücadele ettiği 4 kulvarda da mutlu sona ulaştı.



Sezonun ilk kupası olan Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı 14. kez müzesine götürmeyi başaran Fenerbahçe, Türkiye Kupası'nı ise 15. kez kazanarak bu kupayı en çok kazanan takım unvanını elinde bulunduruyor. Fenerbahçe Opet, ligi de namağlup şampiyonlukla noktalayarak, üst üste 8. toplamda ise 20. Lig şampiyonluğunu kazandı. Kanarya,, Avrupa'da üçüncü kez Euroleague Kupası'nı kazanarak bunu başaran ilk kadın Türk takımı oldu.


Başakşehir, son dakikalarda bulduğu golle hedefini sürdürdü

RAMS Başakşehir, Trabzonspor karşısında son dakikalarda bulduğu golle Trendyol Süper Lig'de 5.'lik yarışında önemli bir puan elde etti

20.04.2026 10:51:00
İhlas Haber Ajansı
Başakşehir, son dakikalarda bulduğu golle hedefini sürdürdü
Başakşehir, son dakikalarda bulduğu golle hedefini sürdürdü
RAMS Başakşehir, Trabzonspor karşısında son dakikalarda bulduğu golle Trendyol Süper Lig'de 5.'lik yarışında önemli bir puan elde etti. Uzatma dakikalarında attığı golle Başakşehir'e beraberliği getiren Davie Selke ise son haftalardaki gol suskunluğunu bozdu.

Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında RAMS Başakşehir, deplasmanda Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Turuncu-lacivertliler, karşılaşmanın son dakikalarında bulduğu golle sahadan 1 puanla ayrılırken, Avrupa kupalarına katılma yolunda önemli bir haftayı geride bıraktı.



Süper Ligi ilk 4 sırada tamamlayan takımlardan birinin Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanması halinde, sezonu 5. sırada bitiren ekibin Avrupa kupalarına katılacak olması, Başakşehir ile Göztepe arasındaki yarışı daha da kritik hale getirdi.

İzmir temsilcisinin deplasmanda Kocaelispor ile uzatma dakikalarında yediği golle 1-1 berabere kalmasının ardından gözler bu mücadeleye çevrildi. İstanbul ekibi, 1-0 geriye düşmesine rağmen uzatma dakikalarında bulduğu golle haftayı 5. sıradaki yerini koruyarak tamamladı.

48 puana sahip iki takım arasındaki yarışta Başakşehir, ikili averaj üstünlüğü sayesinde Göztepe'nin bir basamak üzerinde yer alıyor.

Selke, son haftalardaki suskunluğu bozdu



RAMS Başakşehir'in Alman santrforu Davie Selke, Trabzonspor karşısında attığı golle takımına önemli bir puan kazandırdı. Müsabakanın 75. dakikasında Bertuğ Yıldırım'ın yerine oyuna dahil olan 31 yaşındaki futbolcu, 90+3. dakikada kaydettiği kafa golüyle skora denge getirdi. Başakşehir, Selke'nin bu golüyle karşılaşmanın son anlarında kritik bir puan elde etti. Sezonun ilk bölümünde yaşadığı sakatlık nedeniyle 8 maçta forma giyemeyen Selke, ardından 19 ile 24. haftalar arasında 6 gol kaydederek dikkat çekmişti. Tecrübeli golcü, 5 maçlık gol suskunluğunu da Trabzonspor karşısında sona erdirdi.

Nuri Şahin dönemiyle hedef Avrupa kupaları



Sezona Çağdaş Atan yönetiminde başlayan Başakşehir, üst üste alınan olumsuz sonuçların ardından görev değişikliğine gidilerek takım Nuri Şahin'e emanet edildi. Şahin'in göreve geldiği dönemde turuncu-lacivertliler, UEFA Avrupa Konferans Ligi'ne play-off turunda veda ederken, Trendyol Süper Lig'de oynadığı ilk 3 maçta 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.

Ligin 9. haftasında sahasında Galatasaray'a 2-1 mağlup olan Başakşehir, haftayı 16. sırada tamamladı. Ancak turuncu-lacivertliler, 14 ile 25. haftalar arasında oynadığı 12 maçta 9 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak önemli bir çıkış yakaladı. Bu süreçte 8 maçlık yenilmezlik serisi de elde eden Başakşehir, 9. haftada düşme hattına kadar gerilemesine rağmen 25. hafta sonunda 5. sıraya kadar yükselmeyi başardı.

Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı

Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı yarın oynanacak Konyaspor-Fenerbahçe maçıyla başlayacak. Galatasaray, Çarşamba günü Gençlerbirliği'ni, Perşembe günü ise Samsunspor, Trabzonspor'u, Beşiktaş ise Corendon Alanyaspor'u konuk edecek

20.04.2026 10:34:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı
Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı
Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı yarın oynanacak Konyaspor-Fenerbahçe maçıyla başlayacak. Galatasaray, Çarşamba günü Gençlerbirliği'ni, Perşembe günü ise Samsunspor, Trabzonspor'u, Beşiktaş ise Corendon Alanyaspor'u konuk edecek.

Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek final heyecanı, yarın oynanacak Konyaspor - Fenerbahçe maçıyla başlayacak. Tek maç eleme usulüne göre oynanacak turda, Çarşamba günü Galatasaray sahasında Gençlerbirliği'ni konuk edecek. Perşembe günü ise Samsunspor, Trabzonspor ile karşılaşırken; Beşiktaş da Alanyaspor'u ağırlayacak.

Eşleşmelere göre Konyaspor - Fenerbahçe maçının galibi, Beşiktaş - Corendon Alanyaspor karşılaşmasının kazananının ev sahipliğinde yarı finalde mücadele edecek. Galatasaray - Gençlerbirliği eşleşmesinin galibi ise Samsunspor - Trabzonspor maçının kazananını sahasında ağırlayacak.

Çeyrek final eşleşmeleri ve maçların oynanacağı saatler şu şekilde:

21 Nisan Salı
20.30 Konyaspor - Fenerbahçe

22 Nisan Çarşamba
20.30 Galatasaray - Gençlerbirliği

23 Nisan Perşembe

18.45 Samsunspor - Trabzonspor
20.45 Beşiktaş - Corendon Alanyaspor

İspanya Kral Kupası Real Sociedad’ın

İspanya Kral Kupası (Copa del Rey) finalinde Atletico Madrid'i yenen Real Sociedad, şampiyonluğa ulaştı

19.04.2026 08:52:00
AA
İspanya Kral Kupası Real Sociedad’ın
İspanya Kral Kupası Real Sociedad’ın
İspanya Kral Kupası (Copa del Rey) finalinde Atletico Madrid'i yenen Real Sociedad, şampiyonluğa ulaştı.

Sevilla Olimpiyat Stadı'nda oynanan maçın henüz 13. saniyesinde Real Sociedad, Barrenetxea'nın golüyle 1-0 öne geçerken bu gol, organizasyon tarihinde atılan en erken gol oldu.

Karşılaşmanın 19. dakikasında Lookman'ın golüyle Atletico Madrid, 1-1 eşitliği sağlarken Real Sociedad, 45+1'de Oyarzabal'ın penaltı golüyle 2-1 öne geçti.



Madrid ekibi, 83. dakikada Alvarez'in golüyle eşitliği sağlayıp karşılaşmayı uzatmalara taşıdı.

Real Sociedad, normal süresi ve uzatma bölümleri 2-2 biten maçın seri penaltı atışlarında Atletico Madrid'e 4-3 üstünlük sağlayarak şampiyonluğa ulaştı.

Fenerbahçe'nin borcu 27 milyar 293 milyon lira

Fenerbahçe Kulübünün 1 Haziran 2025-28 Şubat 2026 dönemini kapsayan raporuna göre toplam borç 27 milyar 293 milyon lira olarak açıklandı

19.04.2026 08:48:00
AA
Fenerbahçe'nin borcu 27 milyar 293 milyon lira
Fenerbahçe'nin borcu 27 milyar 293 milyon lira
Fenerbahçe Kulübünün 1 Haziran 2025-28 Şubat 2026 dönemini kapsayan raporuna göre toplam borç 27 milyar 293 milyon lira olarak açıklandı.

Kalamış'ta bulunan Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen olağan yüksek divan kurulu toplantısında konuşan Fenerbahçe Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina, 1 Haziran 2025 ile 28 Şubat 2026 dönemini kapsayan rapora göre enflasyon düzenlemelerinin yapılmasının ardından Fenerbahçe'nin kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 205 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin 8 milyar 997 milyon lira, özkaynak birikmiş zararının 1 milyar 91 milyon lira ve toplam borcun ise 27 milyar 293 milyon lira olduğunu duyurdu.

Mehmet Vodina, finansal tabloların yanı sıra bilanço dışında izlenen yükümlülükler olduğunu da ifade ederek şunları söyledi:

"Amatör ve profesyonel sporcularla yapılan sözleşmeler dolayısıyla 28 Şubat 2026'dan sonra ödenecek maç başı ücretler hariç garanti ücretler vardır, toplamı 12 milyar 823 milyon TL'dir.

Bu yükümlülük, oyuncuların performanslarına bağlı olarak zaman içinde artı ya da eksi yönde değişiklikler gösterecektir. Bu dönemde 2026-2027, 2027-2028, 2028-2029, 2029-2030 ve 2030-2031 sezonlarına dek 2 milyar 165 milyon TL tutarlarında reklam, sponsorluk ve loca gelirleri tahsil edilmiştir."

Eyüpspor, Fatih Karagümrük'ü 2-1 yendi

Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında ikas Eyüpspor, deplasmanda Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'ü 2-1 mağlup etti

19.04.2026 00:30:00
Haber Merkezi
Eyüpspor, Fatih Karagümrük'ü 2-1 yendi
Eyüpspor, Fatih Karagümrük'ü 2-1 yendi
Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında ikas Eyüpspor, deplasmanda Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'ü 2-1 mağlup etti.

16. dakikada Fatih Karagümrük öne geçti. Verde'nin sağdan kullandığı kornerde kale sahasında Serginho'nun yaptığı kafa vuruşunda, kaleci Jankat Yılmaz ile Umut Meraş'ın müdahalesi yeterli olmadı ve meşin yuvarlak filelere gitti: 1-0

39. dakikada Eyüpspor beraberliği yakaladı. Umut Bozok'un pasında sağdan ceza sahasına giren Metehan Altunbaş, meşin yuvarlağı içeri çevirdi. Kranevitter'in ceza sahasında uzaklaştırmak istediği top ağlarla buluştu: 1-1

44. dakikada konuk takım ikinci golü buldu. Umut Meraş'ın soldan pasında Legowski'nin ceza yayı içinde bekletmeden çıkardığı şutta, meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-2

ikas Eyüpspor, ilk yarıyı 2-1 üstün bitirdi.

50. dakikada ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Verde, pasını Biraschi'ye verdi. Bu oyuncunun ortasında Serginho'nun arka direkte yaptığı sert vuruşta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı.

78. dakikada ikas Eyüpsporlu futbolcu Anıl Yaşar, VAR incelemesinin ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Tiago Çukur, Anıl ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı. Maçın hakemi Cihan Aydın, Anıl'a sarı kart gösterdi. VAR hakemlerinin uyarısı üzerine pozisyonu saha kenarındaki ekrandan izleyen Aydın, sarı kartı iptal etti ve Anıl Yaşar'ı kırmızı kartla cezalandırdı.

ikas Eyüpspor, karşılaşmayı 2-1 kazandı.

Bu sonuçla Süper Lig'de 6. galibiyetini alan Eyüpspor, puanını 25'e çıkardı ve kümede kalma umutlarını sürdürdü. 20. yenilgisini yaşayan Fatih Karagümrük ise 20 puanda kaldı.

Atilla Gerin: "En azından ümidimizi önümüzdeki haftaya da taşıdık"

ikas Eyüpspor Teknik Direktörü Atilla Gerin, Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında deplasmanda Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'ü 2-1 yenerek ligde kalma ümitlerini son haftalara taşıdıklarını söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.