logo
24 NİSAN 2026

Yanarım kavrulurum bir damla düşmez bana

10.11.2003 00:00:00
Lise yıllarından aklımda kalan ve Şair Osman Sarı'ya ait olduğunu tahmin ettiğim uzunca şiirin bir beyitidir bu:

Gökten yağmur boşanır sel alır bir yerleri

Yanarım kavrulurum bir damla düşmez bana

Ekonomik alanda pembe tablolar çiziliyor, methiyeler, destanlar yazılıyor, istikbale dair hülyalar diziliyor, rivayeti ballandırmak için şekerler, şerbetler eziliyor, işe biraz da yeşillik katmak için bağlar, bostanlar geziliyor, sürüdeki koyunlar üçer-beşer kuzuluyor, sipariş üzerine çizilen yağlı boya tabloları dudak bükerek seyredenlere mezarlar kazılıyor.

Bal kavanozunu dışardan yalayanlar hiçbir tad alamadığı gibi, televizyon kanallarında rengarenk yemek tariflerini ve yapılışlarını seyredenler açlıklarını gideremedikleri gibi, yukarda sözü edilen pembe tablolardan da vatandaşa bir damla düşmüyor. İnsanımız yazılıp-çizilenlerle yaşadığı gerçek hayat arasındaki uçurumda debelenip duruyor. Bunlar ya dayak yememişler ya da sayı saymasını bilmiyorlar deyip geçiyor şimdilik.

Güzide basınımızın rivayetlerine, yazdıklarına, görüntüler eşliğinde anlattıklarına bakınca; yani Kıbrıs Fatihleri, Lala Paşalar, Plevne kahramanı Gaziosmanpaşalar, yeni Avrupa Fatihleri çıkarmamıza bir adım kalmış, belki yarın, belki yarından da yakın hissine, zehabına kapılıyorsunuz. Sabah oluyor, gün doğuyor, sisler dağılıyor, bir bakıyorsunuz ki yorgun gitmek üzere, tam tersi bir durum var.

İçerdeki problem açısından meseleye atf-ı nazar ediyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki, çatıkkaş, hükümetimiz dozerin kepçesine, YÖK problemini, başörtüsü meselesini, İmam-Hatiplilerin mağduriyetini, yolsuzlukları, yoksullukları doldurmuş, hadi ha gayret derken, her defasında "yine dingili kırdık" mazareti ile ricat ediyor, geri adım atıyor. Problemler daha bir büyümüş olarak, problemi çıkaran çevrelerde daha bir güçlenmiş olarak herkes minderine çörekleniyor. İşin daha garip tarafı ise, ortada halledilen bir mesele, çözülen herhangi bir problem olmadığı halde alnına "bakın yaptırmıyorlar" çıkartmasını yapıştıran hükümet de habire puan kazanıyor.

Çok net anlaşıldığı üzere yine bize düşen, insanımızın talihine çıkan:

"Yanarım kavrulurum bir damla düşmez bana" mısrası oluyor.

Diyalog cephesinde ise tam bir evlere şenlik vaziyeti hakim. Bize sunulan fotoğrafta; insanlık alemi sarmaş-dolaş, din farkı, dil farkı, mezhep, ırk farkları ortadan kalkmış, karşılıklı olarak kalpler yumuşamış, ikinci baharı yaşıyor insanlık ve her tarfa yemyeşil. Ama ufak bir sorun var; diğer gezegenlerden mi geliyor, neyse akıllı bombalar, füzeler gelip gelip Müslümanların başına düşüyor, evlerini barklarını havaya uçuruyor, kubbelerini minarelerini yerle bir ediyor, kestirmeden nüfus planlaması yapıyor. Anlaşıldığı üzere bu cephede de aynı türküyü söylüyoruz:

"Gökten yağmur boşanır sel alır bir yeleri

Yanarım kavurulurmu bir damla düşmez bana."
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.