logo
10 AĞUSTOS 2026

Yapımı zahmetli bu sakız sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor

Sivas'ta doğada yetişen kenger bitkisinin kök kısmındaki özden elde edilen kenger sakızı, sağlık açısından taşıdığı faydalarıyla dikkat çekiyor

19.06.2026 12:20:00
İHA
 
Yapımı zahmetli bu sakız sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor
Yapımı zahmetli bu sakız sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor
Kenger sakızı, ilkbahar aylarında doğada yetişen kenger bitkisinin kökünde bulunan beyaz süt kıvamındaki özden elde ediliyor. Sakız, hem zahmetli üretim süreci hem de sağlık açısından taşıdığı faydalarıyla dikkat çekiyor.






Doğal yöntemlerle çıkarılan kenger sakızının diş sağlığını desteklediği, yüz felci geçiren bireylerde kas hareketlerini artırdığı, kulak intihabının atılmasında yardımcı olduğu, mide ağrılarını ve şişkinliği hafiflettiği, ayrıca migren üzerinde olumlu etkiler gösterdiği biliniyor. Toplayan kişi sayısının az olması ve toplama aşamasının zor olmasından dolayı yüksek fiyattan satışa sunulan kenger sakızı, vatandaşların dikkatini çekiyor.








Kenger sakızının elde edilmesinin oldukça zahmetli olduğunu ifade eden Aktar Muhammet Emin Gülle, "Kenger sakızı midenin suyunu emer, diş etlerine faydalıdır, kulaktaki enfeksiyonu atar ve yüz felcini önler. En çokta yüz felcine faydası vardır. Kilosu fiyat olarak şu anda 10-12 bin TL arasında, kalitesine göre değişiyor. Altın fiyatlarıyla yarışıyor. Tanesini 30 TL'den satıyoruz. Yeni sezonda da ortalama 50 TL olacak. Şu anda o fiyattan satanlar var. Bu sakızın toplaması çok zahmetli bir iş. Işkın otu var. O otu toplayıp kesersiniz, suyu süt gibi akar. Onu temiz bir taşın üzerine akıtırlar, ertesi gün gidip o taşın üstündeki suyu yuvarlayarak bu hale getirirsiniz ve sakız şeklini alır. Çok zahmetli bir iş olduğu için kimse uğraşmak istemiyor. Her sene bu sakızı yapanların sayısı azalıyor. O yüzden fiyatı diğer sakızlara göre yüksek" dedi.



























Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması

Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor

10.08.2026 00:55:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor.

Bireylerin ve grupların kendilerini keskin sınırlar üzerinden tanımlamasıyla derinleşen "Biz ve Onlar" ayrımı, ortak paydalarda buluşmayı zorlaştırırken, toplumsal diyaloğun yerini katı bir ötekileştirmeye bırakıyor.

Farklı fikirlerin zenginlik olarak görülmesi gereken platformlarda dahi uzlaşı zeminlerinin hızla kaybolması, sosyal barışı ve birliktelik duygusunu ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu zihinsel ayrışma, bireylerin birbirlerine karşı duyduğu güveni zedelerken, ortak bir gelecek vizyonu etrafında kenetlenmeyi de imkansız hale getiriyor.







Dijital Yankı Odaları ve Algı Yönetimi

Kutuplaşma dinamikleri incelendiğinde, bu durumun sadece siyasi veya fikri ayrışmalarla sınırlı kalmadığı, günlük yaşamın her alanına sirayet ettiği görülüyor.

İletişim kanallarının ve özellikle dijital mecraların yankı odalarına dönüşmesi, bireylerin yalnızca kendi görüşlerini pekiştiren içeriklere maruz kalmasına yol açıyor. Algoritmaların tüketicilere sürekli benzer fikirleri sunması, farklı seslerin duyulmasını engelliyor.

Bu durum, karşı tarafın argümanlarını anlamak yerine onları doğrudan bir tehdit veya öteki olarak algılama eğilimini güçlendiriyor. Zamanla derinleşen bu zihinsel yarılma, bireyler arasındaki empati bağlarını kopartarak toplumsal hoşgörüyü ortadan kaldırıyor.







Gündelik Hayata Yansıyan Keskin Hatlar

Ayrışma hissi yalnızca teorik tartışmalarda kalmayıp, mahallelerden iş yerlerine, sosyal ilişkilerden aile içi diyaloglara kadar sızıyor. Bireyler, karşı gruptakilerin bilgi düzeyini, niyetini ve hatta ahlaki değerlerini sorgulamaya başladıkça, rasyonel zemin tümüyle ortadan kalkıyor.







Toplumun farklı kesimleri arasında paylaşılan kamusal alanlar giderek daralırken, insanlar kendilerini güvende hissettikleri homojen grupların içine çekiliyor.

Bu durum, farklı kültürlerin ve fikirlerin birbirini besleme potansiyelini yok ederek toplumu durağan ve tepkisel bir yapıya büründürüyor.







Onarım Süreci ve Onarıcı İletişim Dili

Sosyologlar ve toplumbilimciler, kutuplaşma ile mücadelede en kritik adımın kapsayıcı bir dil geliştirmek ve ortak değerler etrafında buluşabilme becerisini yeniden kazanmak olduğunu vurguluyor.







Sağlıklı bir kamuoyunun oluşabilmesi, farklı kitlelerin birbirini dinleme ve anlama iradesi göstermesine bağlı. Toplumsal yarılmanın önüne geçebilmek için eğitimden medyaya kadar pek çok alanda yapıcı söylemlerin benimsenmesi gerekiyor.

Bireylerin kriz anlarında dahi ortak akla başvurabilmesi, "Biz" tanımının ötekileştirmeden, tüm toplum unsurlarını kapsayacak şekilde genişletilmesiyle mümkün kılınabilir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.