logo
24 HAZİRAN 2026

Yaşlı adam 5 bin lira yüzünden öldürülmüş

Yaşlı adam 171 gündür aranıyordu... Cebindeki 5 bin TL için testereyle 5 parçaya bölüp denize atmış

27.03.2022 07:42:00
Yaşlı adam 5 bin lira yüzünden öldürülmüş
Yaşlı adam 5 bin lira yüzünden öldürülmüş
Rize'de kendisinden 171 gündür haber alınamayan ve televizyon programı sonrasında cinayete kurban gittiği ortaya çıkan yaşlı adamın cebindeki 5 bin lira yüzünden öldürüldüğü ortaya çıktı.

Rize'de geçtiğimiz yıl 6 Ekim'de kızı Fatma Bekar'ın Pazar ilçesindeki evinden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Dursun Zehir'in (75) kayıp olayında adliyeye sevk edilen 4 kişiden biri olan Yasin Şanal, işlediği cinayeti itiraf etti.

Kendisini cinayete Dursun Zehir'in torunu Kerim Bekar'ın azmettirdiğini ifade eden katil zanlısı Yasin Şanal, Zehir'i cebindeki 5 bin lira için öldürdüğünü söyledi. Olay da adı geçen taksici Serkan Yoğurtçu ise olayla bir alakası olmadığını, sadece Kerim Bekar'a sanal bir internet sitesinde bahis oynayabilmesi için kredi çekmek istediği farklı bir mevzuda yardımcı olduğunu, bir başka sanık Enes G. İse olaylardan haberi olmadığını ancak Dursun Zehir'i arkadaşı Yasin Şanal'ın öldürmüş olabildiğini ifade etti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Pazar Adliyesi'ne sevk edilen şahıslardan taksici Serkan Yoğurtçu çıkartıldığı nöbetçi mahkemece serbest bırakılırken, Enes G. İse Adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Dursun Zehir'i öldürdüğünü itiraf eden Yasin Şanal ve Zehir'in torunu Kerim Bekar da tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Öte yandan sahilde iş makinesi, denizde dalgıç polisler ve dalga kıranda kadavra köpeği ile arama çalışmaları devam eden Dursun Zehir'in cesedine henüz ulaşılamadı.

'Kerim bana 'Dedemde para var bölüşeceğiz' dedi'



Dursun Zehir'in torunu olan Kerim'in kendisinden dedesini öldürmesini istediğini, cebinde para olacağını söylediğini dile getiren 24 yaşındaki Yasin Şanal '04.10.2021 günü sabah saatlerinde Kerim Bekar'ı internet kafede gördüm.

Daha sonra dışarıda sigara içerken yanıma geldi. Bana çok borcu olduğunu ve 'Ailemden para istedim ancak bana para vermediler' dedi. Benden de para istedi bende vermeyince babamdan 50 TL istedi. Babam da vermedi ama yemek ısmarladı. Yine internet kafenin önündeyken 'Dedemden para istedim ama dedem de vermedi' dedi. Dedesinin 'Ne yapacaksın bu parayı' diye sorduğunu söyledi. 'Borcum olduğunu söyledim, borcunu ben ödeyeyim' dediğini söyledi. Bana internet kafenin orada dedemi kaldıracağız dedemde para var bölüşeceğiz şeklinde ifadede bulundu. Hatta biz bu mevzuları Pazar'da sahil de konuştuk.

Ertesi gün Dursun Zehir ile buluşmak için Naci Atabey Parkı'na gittim. Dursun Zehir'in buraya geleceğini Kerim bana söylemişti. 'Dedemde para var, onu al bölüşelim' dedi. 'Parayı al ve dedemi kaldır, delil de bırakma' dedi. Bende bu sebeple Dursun Zehir ile buluşunca, Kerim internet kafede daha önce bana resmini gösterdiği için Dursun Zehir isimli şahsa 'Dursun amca sen misin'' diye sordum. O da bana 'Kerim'in sana mı borcu var'' dedi. Bende 'Evet bana borcu var' dedim. Yanlış hatırlamıyorsam 200 TL civarlarında bir para söyledim ama asıl amacım üzerindeki 5 bin TL'yi almaktı. Dursun Zehir'in üzerinde 5 bin TL olduğunu da bana Kerim söyledi' dedi.

Önce başına vurdu, sonra testereyle 5 parçaya böldü

Dursun Zehir'i nasıl öldürdüğünü anlatan Şanal 'Dursun amcaya gel seninle şöyle biraz yürüyelim diyerek kolundan tuttum ve deniz fenerinin oraya doğru birlikte yürüdük. Giderken 'Neden buraya geldik' şeklinde bir şey demedi. Kerim sürekli benden para istiyor diye bahsediyordu. Bende deniz fenerinin olduğu yere gelince oradan aldığım bir taşla bayıltma amaçlı Dursun Zehir'in başına vurarak bayılttım ve fenerin olduğu kuyuya doğru çektim. Onu o şekilde orada tekrar bırakıp testere almak için çalıştığım havalimanı şantiyesine gittim. Sonra Dursun Zehir'in olduğu yere doğru gittim. Önce üzerimi çıkarttım sadece pantolon kaldı. Daha sonra Dursun Zehir'in üzerindeki ceketi çıkararak sol ön cebindeki 5 bin TL'yi aldım ve sağ cebinden telefonu aldım. Sonra elimdeki testere ile önce sol bacağını diz üstünden pantolon ile birlikte kestim. Sonra sağ bacağını da diz üstünden kestim. Sağ kolunu omuzunun aşağısından kestim. Sol omuzunu da omuzunun aşağısından kestim. Gövdesi ve başını ayırmadım' dedi.

'Olaydan önce Kerim parka çöp poşeti bıraktı'

Dursun Zehir'in torunu Kerim'in olaydan 2 gün önce parkta bulunan çalılıkların içerisine çöp poşeti koyduğunu, kendisinin de o çöp poşetlerine koyduğu cesedi denize attığını ifade eden Şanal 'Kerim'in 2 gün önceden parktaki çalılıkların altına bıraktığı çöp poşetlerini alarak tekrar geri geldim. 5 poşet şeklinde cesedin parçalarını poşete koyup ağzından ip kullanmadan taş ile ve teker teker denize attım. Yaklaşık 5-6 dakika poşetlerin yavaş yavaş denizin dibine çökmesini izledim' ifadelerini kullandı.

Paranın yarısını ve dedesinin telefonunu Kerim'e vermiş
Dursun Zehir'in cebinden aldığı paranın yarısını ve telefonunu torunu Kerim'e verdiğini sözlerine ekleyen Şanal 'Olay sonrası eve giderek banyo ettim ve tekrardan Dursun Zehir'in ceketini almak için deniz fenerine gittim. Ceketi aldıktan sonra Kerim ile buluşarak Kerim'e 2 bin 500 TL para ile cep telefonunu ve ceketi verdim. Kerim bana 'Ne yaptın, arkanda kanıt falan bıraktın mı'' diye sorunca bende olan biten her şeyi anlattım ve oradan ayrıldık' dedi.

Öldürdüğü Dursun Zehir'in cesedinin bıraktığı yerde olmamasının sebebinin Kerim'in dedesini faklı bir yere gömmek ıstemesinden kaynaklı olabileceğini de ifade eden Şanal 'Kerim'in azmettirmesiyle Dursun Zehir'deki parayı almak için Dursun Zehir'i öldürdüm. Her ne kadar Dursun Zehir'i parçalayıp denize attığımı söylesem de Kerim Bekar bana 'Dedem nerede, dedemi Taşlıdere mevkiinde bulunan çay fabrikasının civarındaki meşeliğin oraya gömeceğim' dedi. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ederim. Olay nedeniyle pişmanım. Dursun Zehir'in telefonun Ankara'dan sinyal vermesi ile ilgili bir bilgim yok. Ben telefonu Kerim'e vermiştim. Ben annem vefat ettikten sonra psikolojik sorunlar nedeniyle Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gördüm. Şu anda da ağır bir psikolojik ilaç kullanıyorum. Dün gece emniyette de halüsinasyonlar gördüm' şeklinde konuştu.

'Yasin benden borç istedi, bende parkta veririm dedim'

Üzerine atılan azmettirme suçunu kabul etmeyen Dursun Zehir'in torunu Kerim Bekar ise Yasin Şanal'ın ifadesinde söylediğinin aksine kendisinden Yasin Şanal'ın para istediğini ifade ederek '04.10.2021 günü Pazar ilçesinde bulunan internet kafede 2 yıldır tanışıklığım bulunan Yasin Şanal benden 50 TL para istedi. Bende paramın olmadığını ancak dedemden alırsam verebileceğimi ve Salı günü internet kafede buluştuğumuzda parayı verebileceğimi söyledim. Ancak internet kafede veremezsem parkta buluşup parayı verebileceğimi söyledim. O da o zaman orada buluşuruz dedi. Olay günü oradan ayrıldık ertesi günü dedemin hastane işleri nedeniyle parka gelemedim. Ancak o gün akşam internet kafeye gittim. Yasin internet kafede olmadığı için ve beni de aramayınca para verme işi kaldı. Bende zaten o gün dedemden 100 TL para ıstemiştim. 50 TL'sini Yasin'e verecektim. O akşam da yine aramızda para mevzusu oldu. Dedem de bana kızdı' dedi.

'Annem beni arayarak 'Dedeni bulamıyoruz' dedi'

Dedesi Dursun Zehir'in kaybolmasıyla alakalı ilk olarak karakola kendisinin gittiğini de söyleyen Bekar 'Dedemi o akşam Yasin isimli arkadaşıma borcum olduğunu bu sebeple parkta borcumu ödeyeceğimi söyledim. Kendisi bana bu hususu sormadı. Sabah kendisi bana hiçbir şey demeden evden ayrılıp gitmiş. Bende dedem evden gittikten yarım saat 40 dakika sonra üstümü giyinerek dedemi evde kontrol edip çıktım. Evden çıktıktan sonra 12.30'a kadar internet kafede oyun oynadım. Annemin arayarak dedemin evde olmadığını söylemesiyle bende dedemin arkadaşlarının dükkanlarına baktım. Pazar da biraz turladıktan sonra dedemi tekrar bulamayınca internet kafeye geri döndüm. Saat 13.30'a kadar oyun oynadıktan sonra annem tekrardan beni arayarak 'Dedeni bulamıyoruz, dedeni ara' deyince internet kafeden çıkarak tekrar aynı arkadaşların dükkanlarına baktık. Sonra annem yine aradı ve polise git dedi. Bende 16:50 gibi karakola gittim. Karakolda bana 1. Dere yakınlarından kimse var mı onlar gelsin deyince bende karakoldan ayrıldım. Anneme bu durumu anlatıp 24 saat geçmesi gerekiyormuş, ondan sonra gelip kayıp ilanı verebilirsiniz şeklinde beyanda bulunduklarını söyledim. Dedemi bulamayınca ertesi gün kayıp ilanı vermek için karakola geldik' ifadelerini kullandı.

'Yasin'in dedemi öldürdüğünü TV programında öğrendim'

Yasin Şanal'ın dedesini öldürdüğünü TV Programında öğrendiğini ifade eden Bekar 'Yasin'in dedemi öldürdüğünü aramak için çıktığımız TV programında öğrendim. Bir arkadaşım beni arayarak bu durumu söyledi. Ben Yasin Şanal isimli şahıs ile hiç sahil kenarında buluşmadım. Genelde internet kafede akşam üstleri buluşurduk. Yasin'in iddialarını kabul etmiyorum. Yasin bana herhangi bir para, dedeme ait telefon veya ceket vermedi. Ben parka herhangi bir çöp poşeti bırakmadım. Kendisini de tehdit etmişliğim yoktur. Dedem kaybolduktan sonra park olayını anlatmamın sebebi Yasin'in böyle bir iş yapacağını düşünmemem ve dedemin bizi terk ettiğini düşündüğümden dolayıdır' şeklinde konuştu.

Torun Kerim Bekar üzerine atılan suçu kabul etmedi

Yasin Şanal'ın kendisine yönelik 'Beni azmettirdi' ifadelerini de kabul etmeyen Bekar 'Olaydan 2 ay sonra Yasin bir internet oyunundan 5 bin TL kazandığını daha sonra valiz ile internet kafeye gelerek 'Ben İstanbul'a gidiyorum' şeklinde beyanlarda bulunduğunu hatırlıyorum. Ayrıca iletişim kaydında Enes ile konuştuğum gözükmektedir. Ancak Yasin benim telefonumu 'Şarjım bitiyor, dakikam yok' diyerek Enes'e attığını ve Yasin'in benim telefonumdan Enes ile konuştuğunu hatırlıyorum.

Benim olaydan sonraları taksiye binip otelde konaklayabilmemin sebebi de Araklı'da dedemin evinde bulmuş olduğum 10 bin TL paradır. Ancak bu olayın dedemin öldürülmesi olayı ile alakası yoktur. Enes isimli şahsı da tanımıyorum. Taksici Serkan Yoğurtçu'nun da bu olayla alakası yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yasin sürekli iftira atarak bizi bu olayın içerisine çekmeye çalışmaktadır' şeklinde konuştu.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.