logo
09 AĞUSTOS 2026

Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı tarihe ışık tutuyor

Karadeniz’in en büyüleyici kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ordu’nun Perşembe ilçesindeki Yason Burnu, hem el değmemiş doğal güzelliği hem de binlerce yıllık köklü geçmişiyle bölgenin en önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ediyor

24.05.2026 00:56:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı tarihe ışık tutuyor
Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı tarihe ışık tutuyor
Karadeniz'in en büyüleyici kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ordu'nun Perşembe ilçesindeki Yason Burnu, hem el değmemiş doğal güzelliği hem de binlerce yıllık köklü geçmişiyle bölgenin en önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Hem arkeolojik hem de doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan bu eşsiz yarımada, mitolojik efsaneleri, tarihi kalıntıları ve büyüleyici gün batımı manzaralarıyla ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.

Antik çağlarda "Jason's Cape" olarak anılan yarımada, adını Yunan mitolojisinin en ünlü anlatılarından biri olan Argonotlar Efsanesi'nden alıyor.







Mitolojiye göre, Iason (Jason) önderliğindeki Argonotlar, Altın Post'u ele geçirmek amacıyla çıktıkları tehlikeli Karadeniz yolculuğunda bu burunda karaya çıkmış ve burayı bir sığınak olarak kullanmışlardır. Bu efsanevi geçmiş, Yason Burnu'nu sadece bir doğa harikası olmaktan çıkarıp insanlık tarihinin ortak miraslarından biri haline getiriyor.

Yarımadanın üzerinde yükselen en dikkat çekici tarihi yapı ise 1868 yılında bölgede yaşayan Rumlar ve Gürcüler tarafından inşa edilen Yason Kilisesi'dir.







Deniz feneriyle yan yana duran ve aslına uygun olarak restore edilen bu tarihi kilise, Karadeniz'in hırçın dalgalarına karşı yüzyıllardır dimdik ayakta durarak yarımadanın siluetine benzersiz bir zarafet katıyor.

Kıyı şeridinde yer alan antik liman kalıntıları ve taş ocakları ise buranın antik dönemde de hareketli bir deniz ticareti merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.

Yason Burnu, arkeolojik değerinin yanı sıra doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için de tam bir görsel şölen sunuyor. Karadeniz otoyolunun gürültüsünden uzak, yeşille mavinin birleştiği bu uç nokta, özellikle Türkiye'de deniz seviyesinde güneşin doğuşunun ve batışının en net, en büyüleyici şekilde izlenebildiği nadir yerlerden biri olarak biliniyor.







Yarımadayı çevreleyen yürüyüş yolları, temiz havası ve sakin atmosferi, kentin stresinden kaçmak isteyenlere huzurlu bir sığınak sunuyor.






Korumacılık ve turizmin dengeli bir şekilde yürütüldüğü Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı, yapılan çevre düzenlemeleriyle aslına zarar verilmeden geleceğe taşınmaya çalışılıyor. Yetkililer ve tarihçiler, bu bölgenin sadece Ordu'nun değil, tüm Karadeniz kültür turizminin amiral gemilerinden biri olduğunu vurgulayarak, alanın doğal dokusunun korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. 






Yason Burnu, dalgaların melodisi eşliğinde hem tarihe tanıklık etmek hem de doğanın sessizliğini dinlemek isteyen herkesi ağırlamayı bekliyor.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.