logo
15 TEMMUZ 2026

Yazarlardan 101 eser tepkisi

30.07.2005 00:00:00
 
Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) ve Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Milli Eğitim Bakanlığı'nca ilköğretim öğrencileri için hazırlanan "100 Temel Eser" uygulamasından vazgeçilmesini istedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokali'nde düzenlenen basın toplantısında, TYB ve TYS adına hazırlanan ortak metni okuyan TYB Yönetim Kurulu Başkanı Levent Tüzüner, "ilköğretim öğrencileri için hazırlanan '100 Temel Eser' listesine biçimsel açıdan çeşitli haklı itirazların geldiğini" söyledi. Tüzüner, "TYB ve TYS olarak böyle bir listenin hazırlanmasına karşı çıktıklarını" dile getirdi.

Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!


 
 
15 Temmuz ihanetinin darbe planı ABD'de şekillenmişti. Darbeye giden yolda çoğu ABD'de olmak üzere 23 toplantı yapılmıştı. Ancak bu yıl 15 Temmuz eksenli toplantılarda ABD'nin darbedeki rolüne hiç yer verilmemesi dikkat çekti. Oysa kilit FETÖ'cüler hala daha ABD'de bulunuyor, ABD makamları tarafından korunuyor, bu ülkede ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor!

15.07.2026 01:29:00 / Güncelleme: 15.07.2026 01:38:40
Haber Merkezi/AA
 
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine giden karanlık planı, 1 Kasım 2015 seçimlerinde sandıkta umduğunu bulamayan elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla başlayan ve sivil imamlar ile cuntacı askerlerin Ankara, İstanbul ve Pensilvanya üçgeninde 8 ay boyunca yürüttüğü gizli toplantı trafiğiyle şekillendirdiği belirlendi.

Örgütün bürokrasideki gücünü siyasete tahvil etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, elebaşı Gülen "darbe" talimatını verdi. 14-15 Kasım 2015'te Pensilvanya'da gerçekleştirilen ilk planlama toplantısının ardından ihanet şebekesinin çekirdek kadrosu oluşturuldu. FETÖ'nün "sivil imamları" Adil Öksüz ve Kemal Batmaz öncülüğündeki cunta heyeti, Ankara, İstanbul ve ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki örgüt karargahı arasında mekik dokuyarak darbe planına son şeklini verdi.

Adil Öksüz'ün ABD ziyareti sonrası şekillenen cuntacı heyette, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner yer aldı. Bu heyet, askeri kanattaki örgüt mensuplarıyla koordinasyonu sağlamak üzere ilk temasları 27-31 Aralık 2015'te Ankara'da gerçekleştirdi. Toplantının raporu vakit kaybetmeksizin Öksüz ve Batmaz tarafından Pensilvanya'ya götürülerek elebaşının onayına sunuldu. Darbe hazırlığı, 2016'nın ilk aylarında hızlandı. Ocak ve Martta Ankara'da belirlenen hücre evlerinde rütbeli askerlerin katılımıyla seri toplantılar düzenlendi.

MİT bu toplantılardan haberdar değil miydi?

Ankara'da gizlilik kurallarına riayet edilerek sürdürülen toplantılar, 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran'da da devam etti. Planlamanın son haline yaklaşılırken Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç, 20-25 Haziran 2016'da yeniden Pensilvanya'ya uçarak nihai harekat planına ilişkin son talimatları alıp Türkiye'ye döndü. Temmuz ayına girildiğinde hazırlıklar artık tamamlanma aşamasına geldi. Adil Öksüz başkanlığında, 6-7-8-9 Temmuz 2016'da Ankara'daki kiralık bir villada dört gün boyunca aralıksız toplantılar yapıldı. Hava ve kara kuvvetlerinden katılan rütbeli hainlerle gerçekleştirilen bu toplantılarda, Ankara ve İstanbul'da hangi stratejik noktaların işgal edileceği, hangi kamu görevlilerinin derdest edileceği, kullanılacak askeri araç, helikopter ve jetlerin planlaması gibi son rötuşlar yapıldı.

İhanet girişimine günler kala, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz 12 Temmuz'da son kez Pensilvanya'ya giderek elebaşı Gülen ile "Darbe Hazırlıkları Son Değerlendirme" toplantısını gerçekleştirdi. 13 Temmuz'da İstanbul'a dönen "sivil imamlar", sahada son kontrolleri başlattı. Bu kapsamda 12-15 Temmuz'da İstanbul Maltepe Kışlası, Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi'nde darbeci subaylarla son koordinasyon toplantıları yapıldı. Görev yeri olmamasına rağmen çok sayıda general ve rütbeli asker o günlerde Hava Harp Okulu'nda hazır bulundu.

ABD neden sorgulanmıyor?

15 Temmuz darbe girişiminde ABD'nin rolü açık... 
1. O tarihten bu yana ABD, elebaşı Gülen dahil tek bir FETÖ'cüyü Türkiye'ye iade etmedi.
2. FETÖ, ABD'de istediği gibi faaliyette bulundu. Okulları faal, ticari işletmeleri halen aktif...
3. ABD İstihbaratı, kilit konumdaki FETÖ'cüleri korumaya devam ediyor. 
4. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık "dostum" diye hitap ettiği ABD Başkanı Trump da sıra FETÖ'ye gelince Türkiye'nin taleplerini kulak ardı ediyor! 
5. FETÖ Türkiye'de ve bazı ülkelerde güç kaybetse de, ABD sayesinde hem ABD'de hem de pek çok ülkede capcanlı!


Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?

Yargıtay, boş taahhütname ve eş imzası konularında görüşünü değiştirerek bu unsurları geçerli kabul ederken, kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saymaya devam ediyor. Taahhütnamenin en erken kira sözleşmesinden bir gün sonra imzalanması gerekiyor. Avukat Büşra Kiraz, Meltem TV’de konuyu tüm detaylarıyla anlattı

14.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Kira ilişkilerinde ev sahiplerinin en sık başvurduğu yöntemlerden biri olan tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte konutu boşaltacağına dair yazılı taahhütte bulunmasıdır. Bu belge sayesinde ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesi halinde kiracıyı tahliye etmek için icra yoluyla daha hızlı ve kolay işlem yapabilmektedir. Ancak Yargıtay'ın içtihatları, bu belgenin geçerliliğini sıkı şartlara bağlıyor.

Meltem TV'nin Gayrimenkul Pusulası programında Avukat Büşra Kiraz, Yargıtay'ın tahliye taahhütnamesi konusundaki güncel yaklaşımını değerlendirdi. Kiraz'ın açıklamasına göre Yargıtay, son dönemde "boş taahhütname" (imzalanmadan önce doldurulmamış form) ve evli kiracılarda eşin imzasının bulunması gibi konularda görüş değiştirdi. Bu unsurlar artık geçerli kabul ediliyor.

Ancak Yargıtay'ın tavrında değişmeyen en kritik nokta, taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmasıdır. Avukat Kiraz, Yargıtay'ın bu durumda tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saydığını vurguladı. Kiraz'a göre taahhütname, kira sözleşmesinin imzalanmasından en erken bir gün sonra imzalanmalıdır.

Bu kuralın temel gerekçesi, taahhütnamenin kiracının özgür iradesiyle verilmiş olmasını sağlamaktır. Kira sözleşmesiyle aynı anda imzalanan bir taahhütname, kiracının konutu kiralama şartı olarak algılanabilir ve bu durum belgenin hukuki niteliğini zedeler. Yargıtay, bu tür taahhütnamelerin "sözleşmenin eki veya koşulu" niteliğinde görülebileceği gerekçesiyle geçersizliğine hükmetmektedir.

Avukat Büşra Kiraz, programda kiracıların ve ev sahiplerinin bu ayrımı dikkatle gözetmesi gerektiğini belirtti. Aynı gün imzalanan taahhütnamelerin ileride tahliye işlemlerinde sorun yaratabileceğini, ev sahibinin icra takibi başlatamayabileceğini ve konuyu mahkemeye taşımak zorunda kalabileceğini ifade etti. Kiraz, taahhütnamenin ayrı bir belge olarak, sözleşmeden sonraki bir tarihte, tercihen kiracının kendi el yazısıyla ve tarih atılarak hazırlanmasının önemine dikkat çekti.

Bu Yargıtay yaklaşımı, hem kiracıları olası baskılardan korumayı hem de ev sahiplerinin usulüne uygun hazırladığı taahhütnamelerle haklarını güvence altına almayı amaçlıyor. Uzmanlar, kira sözleşmesi imzalanırken tahliye taahhütnamesinin hemen aynı anda alınmamasının, ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafları önleyeceğini belirtiyor.

Meltem TV'de Av. Büşra Kiraz'ın açıklamalarıyla gündeme gelen bu konu, özellikle yoğun kira uyuşmazlıklarının yaşandığı dönemde kiracı-ev sahibi ilişkilerinde önemli bir hukuki uyarı niteliği taşıyor.

Yenidoğan Çetesi davası ertelendi

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi

14.07.2026 19:00:00
İHA
 
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'yenidoğan çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fırat Sarı ile bir kısım tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları katıldı. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Cuma günü görülen duruşmada, sanıklar savunmalarını tamamlamış, dün yapılan oturumda ise sanıkların avukatları savunmalarını yapmışlardı.

"Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir"

Konuya ilişkin bugün görülen duruşmada, tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın avukatı Hande Yücedağ savunma yaptı. Avukat Yücedağ savunmasında, "Serdarova bebek bakımından raporda çelişki vardır. Dosyada hala tutukluluk devam kararları verilmesi hukuki olarak kabul edilebilir değildir. Müvekkilin beraatını talep ediyoruz" diye konuştu.

Tutuklu sanık Rıza Keykubat'in avukatı Simay Maraşlı, "Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak, sanığın beraatını talep ediyoruz" dedi.

Duruşma12 Ekim'e ertelendi

Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi.

Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü

Konya'da bir kişi tartıştığı öz kız kardeşi ve üvey annesinin boğazını keserek öldürdü. Evde bulunan babasına zarar vermeyen şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı

14.07.2026 16:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü
Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü
Olay, saat 14.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Işıklar Mahallesi Hilmidede Sokak üzerinde bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın ikinci katındaki dairede yaşayan R.Ö., üvey annesi Dursuniye Öztürk ve kız kardeşi Esmanur Öztürk ile tartışmaya başladı.

Tartışma sırasında R.Ö., mutfaktan aldığı bıçakla üvey annesi Dursuniye Öztürk ve kız kardeşi Esmanur Öztürk'ün boğazını kesti. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekiplerinin müdahalesi sonrası zanlı olay yerinden kaçamadan gözaltına alındı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Dursuniye Öztürk ile Esmanur Öztürk'ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olayda evde bulunan zanlının babası ise kontrol amaçlı hastaneye kaldırıldı.

Zanlı polis ekiplerince emniyete götürülürken, olay yerindeki incelemelerin ardından olayda hayatını kaybeden Dursuniye Öztürk ile Esmanur Öztürk'ün cenazeleri Konya Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

15-18 yaşa müebbet hapis geliyor

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi. Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı

14.07.2026 12:17:00
AA
 
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.

Usta, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve bazı milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 2002'den bugüne kadar reform niteliğinde çok sayıda düzenlemenin yasalaştırıldığını ifade etti.

Adalet sisteminin güçlendirilmesi ve adalet hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşturulması amacıyla önemli reformları hayata geçirdiklerini belirten Usta, reform anlayışının devamı olarak Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu kaydetti.

Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun raporunu sunduğunu hatırlatan Usta, teklifin hazırlanması sürecinde komisyon raporundan faydalanıldığını belirtti.

Kanun teklifinin 7 farklı kanunda değişiklik ve düzenleme öngördüğünü bildiren Usta, çocukların suça karışmasının, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorun olduğunun altını çizdi.

"Ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi hedeflenmiştir"

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31'inci maddesindeki düzenlemeyle hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılacağını aktaran Usta, şöyle devam etti:

"Kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir düzenleme öngörülmektedir. Böylece 15-18 yaş arası çocukların belirlenen şartlar yerine geldiği takdirde hakimin takdir yetkisiyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik düzenleme hayata geçirilecektir. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde hakime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanmasına da imkan sağlanmaktadır."

Usta, TCK'deki tekerrür hükümlerin uygulanma yaş sınırının 18'den 15'e düşürülerek, suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesinin ve caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

TCK'deki "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" suçunun cezasının alt ve üst sınırlarının da artırılacağını aktaran Usta, "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi de hedeflenmiştir" ifadelerini kullandı.

Çocuk hükümlülerin cezalarının infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacağını belirten Usta, "iyi halli" olduğunun tespiti durumunda çocuk hükümlülerin eğitim evlerine ayrılacağını bildirdi.

Leyla Şahin Usta, şöyle konuştu:

"Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün 2 gün olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilecek, 1 günün 1 gün olarak dikkate alınması da sağlanacaktır. Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmektedir."

"Yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir"

AK Parti Grup Başkanvekili Usta, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılmasının, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınmasının yasaklanacağını, bu eylemlere idari yaptırım uygulanacağını ifade etti.

Teklifteki yeni düzenlemeleri anlatan Usta, şunları kaydetti:

"Çocuk hakları yaklaşımı doğrultusunda mevzuatta yer alan 'suça sürüklenen çocuk' ibaresi yerine 'adli süreçteki çocuk' ifadesi benimsenerek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan çocuklar bakımından masumiyet karinesini ve çocuk odaklı yaklaşımı daha güçlü şekilde yansıtan bir terminolojiyi kullanmayı hedefliyoruz. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından barınma, eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım şeklindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında 'sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri', 'dijital risklerden korunma tedbiri', 'kitap ve kütüphane tedbiri', 'çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri', 'tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle davranışsal bağımlılık tedbiri' şeklinde yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir. Böylelikle cezai sorumluluğu bulunmayan çocukların daha etkin bir şekilde rehabilite edilmesi ve toplumsal hayata hazırlanması amaçlanmaktadır."

Hastane ile adliye arasında, akıl hastalığı veya bağımlılık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeksizin ulaşabilmeleri amacıyla hızlı ve etkin karar alınmasına imkan sağlayan bir mekanizma kurulacağını vurgulayan Usta, çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanacağını belirtti.

Usta, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan iddianame düzenlenmesinin, iddianamenin iadesi nedenleri arasına alınacağını bildirdi.

Çocuklar hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğinin altını çizen Usta, anne, baba, vasi ve bakımdan sorumlu kişilerin kararlara uygun hareket etmelerinin sağlanacağını ifade etti.

Bir gazetecinin 15-18 arası çocuklara müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl verileceğini soruması üzerine Usta, burada bazı kriterler ve şartların belirlendiğini söyledi. Sadece hakime takdir yetkisi verilmediğine işaret eden Usta, "kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma" durumunda hakimin takdir yetkisini kullanacağını kaydetti. Usta, benzer uygulamanın İngiltere, Fransa ve Almanya'da da bulunduğunu bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nun tatile girmeden bu ayın sonuna kadar çalışmasının planlandığını belirten Usta, Meclis tatile girmeden teklifin görüşülerek yasalaşmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 kişi daha gözaltına alındı

14.07.2026 10:28:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in Şile Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında tutuklanan kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'ni, Sur Müzik Yapım Şirketi'ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu ihalenin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent'in asistanı olan Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu kişi ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığının belirlendiği kaydedildi.

Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da 14 şüpheli ve 4 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi.

Açıklamada, şüphelilerin yakalandığı ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edildi.

Öte yandan gözaltı kararı verilen 3 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.

Böylece toplam gözaltı sayısı 39 oldu.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Öte yandan Başaran Holding'in, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulunmasının ardından başka bir soruşturma daha başlatılmıştı. 

FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı

Cumhuriyet başsavcılıklarınca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün deşifresine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, 13 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye genelinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 81 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 973 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 704 şüpheli gözaltına alındı. Firari 269 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi

14.07.2026 09:00:00
İHA
 
FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı
FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmalar kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu değerlendirilen 973 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlarda 704 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 269 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.


Gözaltına alınanların 170'i aktif kamu personeli



Gözaltına alınan 704 şüphelinin 170'inin aktif kamu personeli, 6'sının emekli kamu personeli, 44'ünün ihraç edilmiş kamu personeli, 484'ünün ise özel sektör çalışanı ve sivil şüphelilerden oluştuğu açıklandı.

Aktif kamu personeli olarak gözaltına alınan şüphelilerden 97'sinin İçişleri Bakanlığı personeli olduğu belirtilirken, bunların 1'inin emniyet amiri, 1'inin komiser, 94'ünün polis memuru ve 1'inin jandarma personeli olduğu ifade edildi.

Gözaltına alınan kamu görevlilerinden 14'ünün Adalet Bakanlığı personeli olduğu, bunların 1 zabıt katibi, 8 infaz koruma memuru ve 5 serbest avukattan oluştuğu bildirildi. Kalan 59 kamu personelinin ise Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarında öğretmen, doktor, hemşire, diyetisyen ile öğretim ve araştırma görevlisi olarak görev yaptığı kaydedildi.

Yetkililer, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların ülke genelinde sürdüğünü bildirdi.

Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü

Gaziantep'te cezaevinden izinli çıkan şahıs tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra kendisini astı

13.07.2026 15:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Olay, Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Kayaönü Mahallesi, Hamidiye Caddesi üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.

Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen E.A, gece geç saatlerde eşi Esengül Doğu ile tartıştı. Tartışma sırasında eşini bıçaklayarak öldüren şahıs daha sonra iple kendisini astı. Kendilerinden haber alamayan yakınları durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri E.A ve Esengül Doğu'nun öldüğünü belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

Elazığ'da etkisini arttıran sıcak hava dalgalarından dolayı, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

13.07.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Yaz döneminde hissedilen bunaltıcı sıcakların artmasıyla yaşam alanlarında serin hava isteyenlerin klima ve vantilatör arayışları da hız kazandı. Elazığ'ı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının ardından serinlemek isteyen vatandaşlar, soluğu klima ve vantilatör satan yerlerde aldı. Avrupa'da yaşanan klima sıkıntısının aksine Türkiye'de stokların fazla olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Klima ve vantilatör ihtiyacı olanlar geç kalmadan alsınlar" dedi.

Klimalara yoğun bir talep olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Özellikle son dönemlerde havaların ısınmasıyla beraber çok ciddi bir talep var. Biz de müşterilerimize bunun karşılığını vermeye çalışıyoruz. Vatandaşlar klima olarak 18 ve 12 binlik İhlas aura ürünlerini talep ediyor. Onun dışında ekonomik şartların zorluğu nedeniyle vantilatör talepleri de oldukça fazla.

Klima fiyatları 30 bin liradan başlıyor 50 bin liraya kadar gidiyor, vantilatörler ise bin liradan başlayarak 5 bin liraya kadar yükseliyor. Şu anda Türkiye'de klima stoku yeterince var. Türkiye'de üretim kapasitesi ve ithalatın olması Avrupa ülkelerindeki sıkıntılar gibi olmadı. Biz Türk milleti olarak işlerimizi son dakikalarda yaparız. Klima alacak vatandaşlara tavsiyem bu işleri son dakikalara bırakmamalarıdır. Öyle olunca montaj ve servisler yoğun oluyor. Ondan dolayı çok fazla sıcaklar gelmeden klima veya vantilatör ihtiyacı olanlar bir an önce alsınlar" ifadelerini kullandı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.