logo
07 ŞUBAT 2026

Yazı Dizisi: Ali Rıza Bayzan "Amerika İslam Dünyasından ne istiyor (3)

16.10.2002 00:00:00
Yazı Dizisi: Ali Rıza Bayzan hazırlayan: ali rıza bayzan / www.bayzan.net/ arbayzan@hotmail.com

"Amerika İslam Dünyasından ne istiyor(3)

Hıristiyan sağı ve ABD'nin dış politikası

Dünkü gazeteler, Protestan Misyoner Falwell'in İslam'a hakaretleri dolayısıyla özür dilediğini yazıyordu. Külliyen yalan. Falwell'in kendi web sitesine girip gerekli araştırmayı yapma zahmeti göstermeden bizim gazetelerin Vakit ve Zaman dahil özür yalanını yayınlaması tam bir asparagas. Bir an yayınlandığı gibi bir özürün olduğunu ya da olacağını varsayalım; bunun Falwell'in politik bir manevrası olduğunu anlamak için ortalama zeka bile fazla gelir.

Hıristiyanların geçmişte Yahudilere karşı işledikleri suçlardan dolayı duyulan pişmanlıktan değil köktendinci ve Pentekostal çevrelerde yaygın bir biçimde paylaşılan ve "Tanrısal Mutluluk Çağının Arifesi" adıyla bilinen bir ilahiyat doktrininden kaynaklanıyordu. Bu doktrine göre, Kudüs'teki tapınağın yeniden inşası da dahil İsrail ulusunun tam olarak yeniden kurulmasının Mesih'in ikinci gelişini sağlayacağına ve onun mutluluk döneminin kuruluşunu başlatacağına inanılır. Bu nedenle Tanrı'nın planına karşı gelmek istemeyen Hıristiyanlar İsrail'i desteklemek zorundadır.

Türkiye'de büyükelçilik yapan ve CIA bağlantısı nedeniyle oldukça tartışılan Morton Abramovitz'in de editör heyetinde yer aldığı ünlü Foreing Policy Dergisi'nin Bahar 1999 Türkiye baskısında Rice Üniversitesi Sosyoloji bölümünde Din ve Kamu Politikası profesörü olan William Martin'in "Hıristiyan Sağı ve ABD'nin Dış Politikası" başlıklı makalesi yer almaktadır. Prof. Martin'in yazısının bir özetini ara başlıklar ve dipnotlar ekleyerek sunuyoruz: Küreselleşme, Mesih'in geliş vaktinin yaklaştığını gösteriyormuş

"... Küreselleşmenin yaygınlaşmasının Mesih'in dönüşü ve Mahşer günü hesaplaşması hakkında İncil'de bulunan korkunç kehanetlerin gerçekleşmesinin işareti olduğu yolundaki inanç, Muhafazakar Protestanların çoğunun kendilerini tanımlamak üzere kullandıkları evanjelik/müjdeci (İncilci) sıfatı, mesajlarını İsa'nın dediği gibi "tüm dünyaya" yayma niyetlerini ortaya koyuyor. Amerika'da en büyük seçmen kitlesi beyaz protestanlar

(...) Dinci Sağ merkez bir akım olmamakla birlikte marjinal de değildir. Hareketin mensuplarının çoğunluğunu oluşturan beyaz evanjelik Protestanlar bütün kayıtlı seçmenlerin yüzde 25'ini teşkil eder. Siyah Hıristiyan seçmenlerin üç, dindar olmayan seçmenlerin dört, Musevi seçmenlerin 12 katı. Evanjelik seçmenlerin sadece dörtte bir ilâ üçte biri kendilerini açıkça Dinci Sağ ile özdeşleştirmekle birlikte bunlar ortalama olarak diğer evanjeliklerden ve genel Amerikan nüfusundan daha iyi eğitimli, daha yüksek ücretli ve profesyonel işlerde olma ihtimali daha fazla olan bir kesimdir. Campaigns and Elections dergisinin 1995'te yaptığı bir ankete göre en azından 18 eyalette Cumhuriyetçi Parti'ye hakim durumdadırlar ve azından 13 eyalette önemli etkiye sahiptirler. (...)

Amerika'da politikayı etkileyen Mesihçi organizasyonlar

1980'lerin başlarında evanjelik vaiz Jerry Falwell ve onun Manevi Çoğunluk (Moral Majority) adlı örgütü, Yeni Sağın güçlü teşviki ve yardımıyla, Dinci Sağın en gözle görülür temsilcisi haline geldi. Falwell'in örgütünü 1986'da kapatmasından sonra daha iyi örgütlenmiş, siyasi bakımdan daha gelişkin ve Washington'dakilerle daha güçlü bağları olan başka liderler ve gruplar ortaya çıktı. Bunların en önemlileri dinci yayıncı ve kablolu televizyon devi Pat Robertson ve siyasetin harika çocuğu Ralph Reed'in kurdukları Hıristiyan Koalisyonu (Christian Coalition),(1) radyo James Dobson'ın önderliğindeki Aile Odağı (Focus on the Family)(2); Reagan yönetiminin önemli danışmanlarından olan ve başkan adayı olma niyetini bir süre önce açıklayan Gary Bauer'ın önderliğindeki, Aile Araştırmaları Konseyi (Family Research Council); ABD'de kamu politikalarını etkilemeye yönelik kadın örgütleri arasında tartışmasız en büyüğü olan Kaygılı Amerikan Kadınları (Concerned Women for America), saldırgan saydıkları medya organlarını sıkı bir biçimde izleyen Amerikan Aile Derneği (Amerikan Family Association) ve kürtaja ve eşcinsel haklarına karşı çıkan, Hıristiyan anababalara, çocuklarını özel dini okullara gönderilmelerine imkan verecek eğitim kuponları verilmesini talep eden ve taleplerini destekleyecek yüzlerce başka girişimde bulunan bir müttefik örgütler topluluğuydu. (...)

İsrail'e karşı çıkmak, Allah'a karşı çıkmakmış

Daha da önemlisi çağdaş Hıristiyan sağınının hemen hemen bütün kesimleri her zaman İsrail'in güvenilir destekçileri oldular. Radyo yorumcusu rahip Charles Coughlin gibi İkinci Dünya Savaşı öncesinin Yahudi düşmanı heyezanlarının önde gelen temsilcilerini hatırlayanlar açısından bu şaşırtıcı bir gelişmedir. Falwell, 1979'da "Manevi Çoğunluk" örgütünü kurduğunda bu örgütün başka şeylerin yanı sıra "İsrail yanlısı" olduğunu ilan ederek "İsrail'e karşı çıkan herkesin Tanrı'ya karşı gelmiş olacağını" açıklamıştı.

"Tanrısal Mutluluk Çağının Arifesi"

Bu bağlılık, Hıristiyanların geçmişte Yahudilere karşı işledikleri suçlardan dolayı duyulan pişmanlıktan değil kökten dinci ve Pentekostal çevrelerde yaygın bir biçimde paylaşılan ve "Tanrısal Mutluluk Çağının Arifesi" adıyla bilinen bir ilahiyat doktrininden kaynaklanıyordu. Bu doktrine göre, Kudüs'teki tapınağın yeniden inşası da dahil İsrail ulusunun tam olarak yeniden kurulmasının Mesih'in ikinci gelişini sağlayacağına ve onun mutluluk döneminin kuruluşunu başlatacağına inanılır. Bu nedenle Tanrı'nın planına karşı gelmek istemeyen Hıristiyanlar İsrail'i desteklemek zorundadır.

Musevilerin topluca Hıristiyan olacakları yolundaki inanışın da bu senaryonun bir parçası olduğunu görmezden gelen bazı Yahudi liderler Amerika'nın evanjelik Hıristiyanlarının İsrail'in düşman komşularına karşı savunması güçlendirme çabalarını olumlu karşıladılar. (...)

Hıristiyanların da gördüğü baskılar da Dinci Sağı harekete geçiren bir başka konu oldu. Bazı ülkelerde bu baskılar dramatik boyutlara varıyor - evanjelik Protestanlar, Sudan'da bir milyondan fazla yetişkin Hıristiyan'ın katledildiğini, bunlardan bazılarının çarmıha gerildiğini ve binlerce çocuğun köle olarak satıldığını iddia ediyorlar. Aile Araştırmaları Konseyi'nin "dünyada Hıristiyanlara karşı en saldırgan ülke" olarak tanımladığı Çin'de çok sayıda Hıristiyan (ve bazı bölgelerde Müslümanlar ve Budistler) inançları nedeniyle hapse atıldı ve kürek cezasına çarptırıldı.

Başka yerlerde, özellikle Müslüman ülkeler ile Rusya da dahil eski komünist ülkelerde ise Hıristiyan dininin yayılmasını, bazı durumlarda ise Hıristiyanların ibadet etmesini yasaklayan veya kısıtlayan ayırımcı uygulamalar bulunuyor.

Protestanların misyonerlik alanları

Evanjelik Protestanlar "10/40 Penceresi"adını verdikleri, dünyayı çevreleyen enlem kuşağındaki kısıtlamalar hakkında özellikle duyarlılar. Bu kuşak, Asya, Latin Amerika ve Ortadoğu'da Hıristiyan misyonerlerin çalışmaları için öncelikli alanlar olarak saptanmış olan kilit bölgeleri kapsıyor.

Amerikan medyasının, özel sektörünün ve hükümetinin bu suçların çoğunu görmezden geldiği veya müsamahayla karşıladığı suçlamasında bulunan Hıristiyan sağı, Çin'in En Çok Kayırılan Ülke statüsünün yenilenmesini engellemek istedi. Bugün ticaret ilişkilerinde olağan statü olarak bilinen EÇKÜ, ABD'nin Çin'e herhangi bir başka ülkeye uyguladığı en düşük gümrük oranlarını uygulamasını garantiler.

Amerika'nın yeni müdahale aracı: "Dini Baskılardan

Korunma Yasası"

Hıristiyan sağının mensupları ayrıca, kabul edildiği takdirde düzinelerce ülkeye ekonomik yaptırım uygulaması sonucunu verecek olan "Dini Baskılardan Korunma Yasası"nı (Freedom from Religious Persecution Act) da ateşli bir biçimde desteklemişlerdi. (...) Nihayet 1998 sonunda Kongre tasarıyı ... kabul etti. Uluslararası Din Özgürlüğü Yasası Başkan'a tek taraflı yaptırımların nerede ve ne zaman uygulanacağını saptamak konusunda küçümsenemeyecek bir esneklik tanımaktaysa da Mısır, Hindistan, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ABD'nin yakın müttefikleri ve ticaret ortaklarının da aralarında bulunduğu 77 ülkeyi etkileyebilecektir. (...)

Deccal beklentisi

Ne var ki bu kaygıların yanı sıra "Tanrısal Mutluluk Çağının Arifesi" doktrinin -dozu bireye ve örgüte bağlı olarak değişen bir başka bir ilkesi de-önem kazanmaktadır. Bazı evanjelik Protestanlar Deccal'in izni olmadan alışveriş yapmanın bile imkansız olduğu tam ve birleşik bir ekonomik ve siyasi diktatörlük kurulacağına kesinlikle inanmaktadırlar. Güçlü bir Sahte Peygamber küresel bir devrimin önderliğini yaparak bu rejimi destekleyecektir. Hıristiyan sağının bütün mensuplarının Tanrısal Çağ Doktrinine bağlı olduğu söylenemez; örneğin, etkileri gittikçe artan Yeniden Kurtuluşçular, İncil yasalarına dönüşün yüzyıllar sürebileceği görüşündedir. (...)

İncil kehaneti bağlamında, "küresel yönetişim" ve "yeni dünya düzeni" gibi terimler uğursuz çağrışımlar yapmaktadır. Tanrısal çağ doktrinine inananlar -Adolf Hitler, Benito Mussolini, Enver Sedat, Josef Stalin gibi- önde gelen dünya liderlerini muhtemel Deccal olarak görmüşler ve Daniel'in Kitabının yedinci ve sekizinci bölümünde geçen On Boynuzlu Canavar'la özdeşleştirdikleri Avrupa Ortak Pazarının güçlenmesi karşısında korkuya kapılmışlardır. İki boynuzun daha ilave edilmesiyle (Portekiz ve İspanya'nın 1986'da AT'ye katılması) bu özdeşlik biraz bozulmuşsa da Avrupa Birliği, artan gücü ve yeni kabul ettiği tek para birimi ile yeni bir kaygı nedeni olmaktadır. (...)

Dinci sağ başka bir düzeyde, eylemcilerinin coşkusunun da ötesine giden bir kalıcılığa sahiptir. Gary Bauer, Harvard Üniversitesi'nin Kamu Yönetimi Okulunda yaptığı konuşmada "manevi değerler"in Amerikan dış politikasının merkezinde yer alması ihtiyacından söz etmişti. Buna dindar olmayan dış politika uygulayıcıları bile samimiyetle "inşallah" diyebilirler. Amerikalılar, kendi değerlerinin Amerika dışında sağladığı başarının, dünyada ne ölçüde iyi bir yer edindiklerinin en uygun ölçüsü olduğunu düşünürler. (...)"(3)

Prof. Martin'in sözleri burada bitiyor.

11 Eylül'ün ardından Bush'un Mesihçilerle yaptığı toplantı

Aslında sözü bu kadar uzatmaya gerek yok: Amerika'da Hıristiyan Sağ, adıyla sanıyla WASP demektir. WASP içinde yer alan Güney Baptist Kilisesi ise, kendisi de bir Baptist olan Bush'un dinsel çizgisini belirlemektedir. Yarın Bush'un 11 Eylül sonrasında Misyoner Örgütlerle yaptığı ilginç bir toplantıyı ve burada alınan kararları yayınlayacağız.

Falwell, özürü yalan haber

Bu arada son bir not: Dünkü gazeteler, Protestan Misyoner Falwell'in İslam'a hakaretleri dolayısıyla özür dilediğini yazıyordu. Külliyen yalan. Falwell'in kendi web sitesine girip gerekli araştırmayı yapma zahmeti göstermeden bizim gazetelerin Vakit ve Zaman dahil özür yalanını yayınlaması tam bir asparagas.

Bir an yayınlandığı gibi bir özürün olduğunu ya da olacağını varsayalım; bunun Falwell'in politik bir manevrası olduğunu anlamak için ortalam zeka bile fazla gelir.

Dipnotlar:

1)Web adresi: www.cc.org

2)Web adresi: www.family.org

3)William Martin, Hıristiyan Sağı ve ABD'nin Dış Politikası, Foreing Policy Dergisi, Bahar 1999 sayısı, Türkiye baskısı, İstanbul Bilgi Üniversitesi yay. s. 62-76. Makalenin daha geniş bir özetine web sitemizde yer verdik. Bkz.,www.bayzan.org/goster.php?kid=23

4)ALİ H. ASLAN, Bush'un zor tercihleri, 23.06.2002 tarihli Zaman.

İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı.

MLKP silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda örgütün açık ve illegal alan yapılanmaları olan SGDF, SKM, Kaktüs Genç Kadın Derneği, KGÖ, KKÖ, ETHA, LÖB, BEKSAV, EHB yapılarında faaliyet yürüten 121 şahıs tespit edildi.

Şüpheli şahıslardan 6'sının cezaevinde, 6'sının yurtdışında olduğu belirlenirken, 110 şahsın yakalanmasına yönelik İstanbul'da 70 ve 21 ilde 42 şüpheliye yönelik 3 Şubat günü operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan 102 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hakimlik tarafından 102 şüpheliden 77'si tutuklanırken, 23 şüpheli adli kontrol şartı 2 şüpheli ise ev hapsi ile serbest bırakıldı.

Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon

Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 10:45:00
İhlas Haber Ajansı
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince; yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün alacak-verecek konularında tahsilatçılık yaptığı, haraç vermeyen eğlence mekanlarını tehdit ederek yağma ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu, ayrıca çek ve senet tahsilatı, tefecilik ve silah kaçakçılığı faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi.



Şüphelilerin bu kapsamda 11 ayrı suça karıştığı belirlendi. Soruşturmanın önceki aşamalarında, suç örgütü lideri ve yöneticileri ile birlikte 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Dönmezler' suç örgütü yöneticisi ve üyeliği tespit edilen 35 şüpheliden 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 7'sinin ise halen ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu tespit edildi.



Özel Harekat polis ekiplerinin de yer aldığı operasyonla; 2 Şubat günü saat 06.30'da Hatay, İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 17 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri, 91 fişek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 34 av tüfeği kartuşu, 74 boş senet, 1 yazılı senet, 1 hesap ajandası, 22 cep telefonu, 1 bilgisayar ve başkasına ait 1 kimlik ele geçirildi.



Gözaltına alınan şüphelilerden 16'sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu

Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

07.02.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrimiçi yasa dışı bahis suçlarına yönelik MASAK koordinesinde çalışma başlattı.



Yapılan çalışmalarda, çeşitli illegal bahis siteleri üzerinden yasadışı bahis oynatıldığı, bu yöntemle haksız kazanç sağlayan şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 2 milyar 865 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.



Şüpheli şahısların tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda; Kayseri merkezli olmak üzere Nevşehir, İstanbul, Bursa, Sivas, Sinop ve Adana'da yasadışı bahis organizasyonunda 'setçi ve kasa' olarak faaliyet yürüten ve banka hesaplarını menfaat karşılığı kullandıran şahısların da aralarında bulunduğu, toplam 47 şüpheli şahıs tespit eden ekipler, eş zamanlı operasyon düzenledi.



Operasyonlarda 46 şüpheli şahıs yakalanırken, çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 16'sı tutuklanırken, 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

07.02.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Sabah 09.41'de meydana gelen depremin merkez üssü Alakır kırsal mahallesi olarak tespit edildi.

Yerin 9 kilometre altında meydana gelen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.

Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı

İzmir'in Çeşme ilçesinde öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle caddeler sularla kaplandı. Rögarların taştığı ilçede araçlar, dereye dönen yollarda ilerlemekte güçlük çekti

05.02.2026 14:44:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:46:41
İHA
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Turistik ilçe Çeşme'de, öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte ilçedeki birçok cadde ve sokak yağmur sularına teslim oldu.



Yağışla beraber altyapı sisteminde yaşanan yoğunluk nedeniyle rögarlarda taşmalar meydana geldi.

Yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu cadde ve sokaklar adeta dere yatağına dönüştü.



Su birikintilerinin oluştuğu yollarda trafik akışında aksamalar yaşanırken, sürücüler, suyla kaplanan yollarda araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.