logo
05 MART 2026


Yenidoğan bebeklerde sarılık riskine dikkat!

07.05.2007 00:00:00
Sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerin %50'sinden fazlasında sarılık görüldüğünü belirten uzmanlar, bebeklerin, kanlarında biriken bilirubini hemen uzaklaştıramadıklarını ifade ediyor Çocuk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Metin Kılınç, sarılığa, kırmızı kan hücrelerinin yıkımı sonucunda ortaya çıkan ve "bilirubin" denilen sarı renkli bir maddenin kanda aşırı birikmesinin neden olduğunu belirtti.Kılınç, şöyle konuştu: "Kanda aşırı bilirubin birikimi sarılığa neden olur. Sarılık, yeni doğan bebeğin cildinin ve göz aklarının sarıya boyanmasıdır. Sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerin yüzde 50'sinden fazlasında sarılık görülür. Bu sarılık genellikle 1-2 hafta içinde kaybolur ve tedavi gerektirmez. Zamanından önce doğan bebeklerin organları gelişimlerini tamamlamamıştır.Karaciğerleri oluşan bilirubini çabucak temizleyemez. Ayrıca bebek hasta ve beslenmemişse bağırsaklarındaki bilirubini dışkı ile atması gecikir. Bu bebeklerin bilirubinleri daha fazla olacağından sarılığa yakalanma riskleri daha yüksektir."Kılınç, anne sütünde bulunan bazı maddelerin de sarılığa neden olabildiğini, anne sütüne bağlı sarılığın bir haftadan fazla sürmesi durumunda doktora danışılması gerektiğini belirterek doktorun belirli bir süre anne sütüne ara verilmesini isteyebileceğini bildirdi.Bebeğin anne kan grubundan farklı kan grubuna sahip olması durumunda da sarılık görülebileceğini, böyle bir durumda da bebeğin mutlaka gözetim altında tutulması gerektiğini ifade eden Kılınç, şunları anlattı: "Bazı bebeklerde sarılık tedavi gerektirmeyebilir ancak zamanında doğan bebeklerde 14 gün, erken doğanlarda 21 günden uzun süren sarılıkların mutlaka araştırılması gerekir. Sarılık bebeğin doğumundan sonraki ilk 24 saat içinde ortaya çıkmışsa bebeğin rengi 7 günden sonra koyulaşırsa ve sarılık 2 haftadan daha uzun sürmüşse hemen uzman doktora başvurulmalı." Kılınç, vücudun herhangi bir yerindeki enfeksiyonun kana karışması sonucu da sarılık görülebileceğini, bu nedenle sarılık olduğu anlaşılan çocuğun ateşinin yükselmesi halinde vakit kaybetmeden tedavi altına alınması gerektiğini kaydetti. AİLELERE ÖNERİLEREbeveynlerin bebeklerinin cildinde ve göz aklarındaki renk değişikliğine dikkat etmesini isteyen Kılınç, bebeğin sarılığının doğal ışıkta değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.  Kılınç, sarılığın önce yüzde ardından gövdede fark edildiğini ve ilerledikçe ayaklara doğru yayıldığını, parmağın bebeğin burun ucuna ya da alnına bastırıp çekilmesi durumunda sarı bir renk ortaya çıkıyorsa doktora başvurmak gerektiğini bildirdi.

26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı

Çankırı'da teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olanlar, anıt önünde düzenlenen törenle anıldı

05.03.2026 13:06:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:09:25
İHA
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
Çankırı'da, 1999 yılında teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Nurettin Cinsoy, öğrenci Emrah Ersoy ve Fatma Dönmez ile esnaf Alpay Evirgen için anma programı düzenlendi.



Cumhuriyet Mahallesi'nde olayın yaşandığı sokakta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı. Programda şehir düşenler dualarla anıldı.



Programa, Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık

Yangına en hassas iller arasında yer alan Muğla'da, yangın sezonu öncesi ormanlık alanlarda önleyici çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, muhtemel yangın riskine karşı kara yolları kenarında ağaç budama ve temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor

05.03.2026 13:03:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:05:49
İHA
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Bu kapsamda, 9 kilometrelik Sakar Geçidi'nde yol kenarındaki ağaçların yola sarkan dalları Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından temizleniyor. Gökova Körfezi'ne hakim konumda bulunan ve tamamen çam ormanlarıyla kaplı Sakar Geçidi, aynı zamanda Türkiye'nin en tehlikeli yollarından biri olarak biliniyor. Ekipler, hem sürüş güvenliğini artırmak, hem de muhtemel yangın riskini azaltmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında bulunan Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında toplam 800 kilometrelik yol kenarı temizlik çalışması yapıldı. 2026 yılı için ise bu rakamın bin kilometreye çıkarılması planlanıyor. Yangın sezonu öncesinde gerçekleştirilen bu çalışmaların, hem orman yangınlarının önlenmesine katkı sağlaması, hem de kara yolu güvenliğini artırması hedefleniyor.



Yangınlar ile mücadele önleyici tedbir olarak ağaçlar budanıyor

Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, Sakar rampasının orman yangınları açısından son derece önemli olduğunu belirterek, "Muğla Orman Bölge Müdürü olarak orman yangınlarıyla mücadele kapsamında önleyici tedbirler içerisinde yol kenarı temizlik çalışmalarımız ve bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Aralıksız bir şekilde bakım faaliyetlerinin yanında orman köylülerimize de eğitimleri, orman yangınlarıyla mücadele eğitimlerini aralıksız devam ediyoruz. Bugün burada Sakar Geçidi dediğimiz noktada bulunmaktayız. Burası sıfırdan 700 rakıma yükselen blok ormanlık sahalarla kaplı yangınlar açısından son derece kritik öneme sahip bir noktadayız. Kara yolumuza yakın kenardaki ağaçlardaki budama faaliyetlerimizi yine ağaçlarımızın sağlıklı bir şekilde yapıya kavuşması için ağaçlarımıza bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz" dedi.



"Bin kilometre temizlik çalışması planlanıyor"

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü olarak sorumluluk alanı Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında 800 kilometre yol kenarı temizlik çalışması yaptıklarını açıklayan Muğla Orman Bölge Müdürü Ülküdür, 2026 yılında bin kilometre temizlik planladıklarını açıklayarak, "Bulunduğumuz nokta yaz aylarında özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı nokta. Burada 2025 yılında yaşadığımız birkaç araç arızasından kaynaklı yangınlar gerçekleşti. Son anda ormana sirayet etmesi engellendi. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda yangınlara karşı bir tedbir olarak burada temizlik çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında Aydın ve Muğla illerinde yangın sezonu öncesinde yol kenarı temizlik çalışmalarını tamamlıyoruz. 2025 yılında 800 kilometrede bu çalışmalarımızı gerçekleştirdik. 2026 yılında bin kilometre olacak şekilde planlamamızı yaptık ve bugün burada bu çalışmalarımıza start verdik. Yaklaşan yangın sezonu öncesinde buradan tüm vatandaşlarımızdan orman yangınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz. Gördükleri en küçük alevi 112 ihbar hattımıza bildirmelerini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Kamu-akademi iş birliğini güçlendirecek protokol kapsamında; eğitim ve staj programlarından ortak araştırma projelerine, bilimsel etkinliklerden uygulamalı çalışmalara kadar geniş bir alanda ortak adımlar atılacak

05.03.2026 11:20:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:20:36
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Türk basınının desteklenmesine ve gelişimine yönelik faaliyetlerini sürdüren Basın İlan Kurumu, Türkiye'nin köklü yükseköğretim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde imzalanan protokolle iki kurum arasında eğitim, araştırma ve uygulama odaklı çok boyutlu bir iş birliği süreci başlatılmış oldu.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri gibi somut akademik ve mesleki iş birliği çalışmaları gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Ayrıca, Basın İlan Kurumu'nun Üniversite bünyesinde düzenleyeceği etkinlik ve projelerde duyuru, katılım ve mekân desteği İstanbul Üniversitesi tarafından sağlanacak. Kurumun öğrenci ve akademisyenlere açık programlarının ilgili kitlelere ulaştırılması konusunda da Üniversite destek verecek.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Protokol ile iki köklü kurum arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve akademi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.



İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi

 

04.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:14:18
AA
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.

Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz." 

Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı

Bodrum'da "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılanan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın danışmanı reklamcı Levent Arkan hakkında yeniden görülen davada 18 ay hapis cezası verildi. Kararın istinaf yolunun açık olduğu bildirildi

04.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı
Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı
Bodrum'da "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılanan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın danışmanı reklamcı Levent Arkan hakkında yeniden görülen davada 18 ay hapis cezası verildi. Kararın istinaf yolunun açık olduğu bildirildi.

2024 yılı Şubat ayında bazı internet sitelerinde Arkan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtları yayımlandı.



Yapılan şikayetler üzerine gözaltına alınarak tutuklanan Arkan hakkında, kayıtlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Muğla Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Osman Gürün ve Cumhur İttifakı Bodrum Belediyesi başkan adayı Mehmet Tosun'a yönelik hakaret suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldı.

56 gün cezaevinde kalan Arkan, Bodrum Adliyesi'nde görülen ilk duruşmada "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 21 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İtiraz üzerine dosya, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nde yeniden değerlendirildi. Mahkeme, yerel mahkemenin kararını aleniyet ilkesine dikkat çekerek bozdu ve dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Bodrum'a gönderdi.



Dava yeniden Bodrum Adliyesi'nde görüldü. Yapılan yargılama sonucunda Arkan hakkında verilen 21 ay hapis cezası, istinaf yolu açık olmak üzere 18 aya indirildi.

Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli

İstanbul Arel Üniversitesi, Deprem Haftası kapsamında düzenlenen "Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" panelinde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki'yi ağırladı. Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler paylaştı

03.03.2026 14:02:00 / Güncelleme: 03.03.2026 14:07:32
İHA
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
"Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" başlıklı panelde, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçekliğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, genç mühendis adaylarına mesleki etik ve sorumluluk üzerine önemli mesajlar verdi. İstanbul gibi yüksek riskli bir metropolde kentsel dönüşümün ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Öztürk, mühendisliğin yalnızca teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda hayati bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Yapı Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe iş dünyasından da katılım sağlandı. İş adamı Okan Hocaoğlu sismik izolatörler hakkında bilgilendirme yaparken Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing) ve Prof. Dr. Mehmet Palancı inşaat yapıları hakkında teknik değerlendirmelerde bulundular.

"Sarsıntı olmadan yıkılan binalar var"

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing), kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak, "Bugün deprem olmadan, kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, can güvenliği için zorunluluktur" dedi.



"Marmara'da büyük deprem bekliyorum"

Panelde konuşan Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem kuşağındaki konumuna dikkat çekerek çarpıcı bir kıyaslama yaptı ve "Türkiye, Japonya'dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıyor" diye konuştu. Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi'ndeki riskli hatlara işaret ederek Bandırma, Balıkesir ve Demirköprü hattında uzun süredir büyük bir hareketlilik yaşanmadığını, bunun da riskin biriktiğine işaret ettiğini söyledi. Balıkesir'de geçtiğimiz yıl yaşanan sarsıntıların fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu ifade eden Moriwaki, Marmara Denizi içerisindeki fay hatları için ise büyük bir deprem beklentisinin sürdüğünü kaydetti.



"İyi ki 23 Nisan depremi oldu"

Silivri açıklarındaki hareketliliğe de değinen Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolunda risk birikimi olduğunu belirterek, Küçükçekmece'den Yalova-Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini söyledi. 23 Nisan'da meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, bu tür orta ölçekli sarsıntıların enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu ifade ederek "İyi ki 23 Nisan depremi oldu" dedi.

Etkinlik sonrası yayımlanan mesajda üniversite yönetimi, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan öncü yapılar olduğu vurgulandı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere seslenerek, mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin soru-cevap bölümünde, kentsel dönüşüm süreçlerinden afet sonrası koordinasyon senaryolarına, yapıların deprem direncinin artırılmasından mühendislik uygulamalarına kadar birçok başlık ele alındı. Geleceğin mühendisleri, uzman isimlere merak ettikleri soruları yönelterek sahadan ve bilim dünyasından doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.

Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

Başakşehir'de evinin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafının ölümüne ilişkin, maktulün eşinin de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 4 sanığın müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık eş hakkında ise haksız tahrik hükümleri uygulanarak 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında ise beraat kararı verdi

03.03.2026 13:07:00 / Güncelleme: 03.03.2026 13:10:06
İHA
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Başakşehir'de 3 Ocak 2024 tarihinde evinin otoparkında aracını park ettiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul'un (36) ölümüne ilişkin, aralarında, diğer failler ile irtibatının bulunduğu belirlenen maktulün eşi Hülya Altuğrul (35) ve oğlu Ş.A.(17)'nın da bulunduğu 7 sanıklı dava karara bağlandı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Hülya Altuğrul'un da bulunduğu 7 tutuklu sanık, müşteki kız kardeş Ayşe Altuğrul ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Beraatlarını istediler

Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Beyanda bulunan müşteki Ayşe Altuğrul ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti.

Sanık eş hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandı

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç'ün üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanık Hülya Altuğrul için ise 'eşi kasten öldürmeye azmettirme' suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ardından haksız tahrik hükümleri uygulayarak bu cezanın 17 yıl 6 aya indirilmesine ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi.

Maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında beraat kararı

Mahkeme, hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan dava açılan ve dosyası Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden, Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilerek birleştirilen suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' karar verdi. Öte yandan heyet, diğer tutuklu sanık Muhlis Sönmez hakkında da, üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan, suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' hükmetti.

Müşteki avukatı karara itiraz etti

Karar sonrası istinafa taşınan dosyaya itiraz dilekçesi sunan müşteki avukatı Erhan Demirci beyanlarında, "Müvekkilimize yönelik olarak eş tarafından planlanarak gerçekleştirilen kasten öldürme eylemine ilişkin verilen kararda, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olması hukuka açıkça aykırıdır. Eşe karşı ve tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde, ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması; kanunun nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisizleştirmekte ve yaptırımı olması gereken ağırlıktan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmuş olup; haksız tahrik hükümlerinin kaldırılması ve eylemin nitelikli kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir" denildi.

İddianameden:

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Abdulkadir Altuğrul 'maktul', Hülya Altuğrul, Mazlum Bulut, Muhlis Sönmez, Serkan Karay, Taner Göç ve Uğur Aykut 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, 3 Ocak 2024 tarihinde Abdulkadir Altuğrul'un evinin bulunduğu sitenin otoparkında, ateşli silahlı saldırıya uğraması ve hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı

Olayın yaşandığı yere ait güvenlik kamerası inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanakta, maktulün site içerisindeyken kendi oturduğu daireye ayrılmış otopark alanı dışında öldürüldüğü, aynı sitenin başka bir bloğuna ait alana park ettiği bu alana da sitenin görevlisi olan şüpheli Muhlis Sönmez'in yönlendirmesiyle park edildiği, maktulün normalde aracın bagaj kısmının duvara doğru park edecekken, Sönmez'in yönlendirmesiyle bagaj kısmının ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin bekleme yaptığı alana yakın ve görülecek şekilde park etmesini sağladığı vurgulandı. Olayın, Abdulkadir Altuğrul'un bagaj kısmına yükleme yaparken, bu sürede diğer araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru ateşlemeler ile eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı. Kamera kayıtlarında, ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin 34 GAB 701 plaka sayılı araç ile olay yerine geldiği, olay sonrası aracı otoparkta bıraktığı, failin olay sonrası şahsın, maktulün eşi Hülya Altuğrul'un yanına gittiği, bilgisi iddianamede yer aldı.

Şüpheli eşin diğer failler ile aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği anlatıldı

Hayatını Kaybeden Altuğrul'a yapılan otopsi işlemi raporu da iddianameye eklendi. Raporda, maktulün başına öldürmeye elverişli iki ateşli silah yararlanması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede, eş Hülya Altuğrul ve şüpheli Taner Göç'ün aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, maktulün kullandığı aracın park yerini değiştirten ve cinayetin yukarıda belirtilen şeklinde gerçekleştirilmesine imkan sağlayan Muhlis Sönmez'in de bu kişilerle iştirak içinde olduğunun değerlendirildi. İddianamede, maktulün, eşi Hülya Altuğrul'a zaman zaman darp uyguladığı, son olarak da evde eşinin kafasına silah dayadığı, maktul ve Hülya Altuğrul'un çocukları olan suça sürüklenen çocuk Ş.A.'nın da araya girdiği, maktulün oğlu ve eşi ile aralarının açıldığının tespit edildiği aktarıldı.

Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu belirtildi

İddianamede, öldürme olayını Mazlum Bulut'un gerçekleştirdiği, şahsın site otoparkına girmesine şüpheli Taner Göç'ün yardım ettiği, Göç sayesinde Bulut'un şifre girmeye gerek kalmadan garaja ulaştığı, Bulut'un otoparka girmeden önce Hülya Altuğrul ile arama kaydının bulunduğu, Muhlis Sönmez'in ise maktulle arama kaydının olduğu, sonrasında maktulün aracının olay yeri olan C blok tarafına götürdüğü belirtildi. Maktulün kullandığı belirlenen araçta yapılan iz incelemesinde, olay anında ve sonrasında Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu bilgisi yer aldı.

Annenin oğluna, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı

Şüpheliler Serkan Karay ve Mazlum Bulut'un Hülya Altuğrul'dan, 20 bin lira para aldığını, daha önceden de tabanca alımı için şüphelilerin Altuğrul'dan 40 bin lira aldıklarını, alınan ifadelere göre Hülya Altuğrul'un zaman zaman oğlu Ş.A.'ya, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı. İddianamede, olaydan önceki kamera kayıtları incelendiğinde, İSTOÇ'ta şüpheli Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın buluştukları, Uğur Aykut'un diğer şahısların yanından ayrıldıktan sonra bir büfe önünde beklediği, burada kasten öldürme olayında silah kullandığı tespit edilen Mazlum Bulut ile görüştüğü belirtildi. İddianamede, şüpheli Mazlum Bulut'un araçtan indiği ve maktul şahsın ikametine doğru yürüdüğü, bu esnada Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın olay yerinden ayrılarak bir hastanenin otoparkına geçtikleri, şüpheli Bulut'un olayı gerçekleştirdikten sonra yaya olarak kaçtığı, hemen sonrasında da şüpheliler Taner Güç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın kafeden ayrılarak şüpheli Mazlum Bulut'u araca alarak uzaklaştıkları bilgisi yer aldı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, 6 şüpheli hakkında 'tasarlayarak kasten adam öldürme' suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı

Dün tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan geçici bir tedbirle görevden uzaklaştırıldı

03.03.2026 11:35:00 / Güncelleme: 03.03.2026 12:52:54
Haber Merkezi
Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı, dün tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın geçici bir tedbirle görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 'İcbar Suretiyle İrtikap' suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2 Mart 2026 tarih ve 2026/48 sorgu numaralı kararıyla tutuklanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak çişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

02.03.2026 21:23:00
İhlas Haber Ajansı
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik gerçekleştirdiği hava ve füze saldırıları Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti.



Saldırılarda İran dini liderinin hayatını kaybetmesinin ardından Iğdır'da yaşayan Caferi vatandaşlar basın açıklaması yaptı. Bağlar Mahallesi'nden Zübeyde Hanım Bulvarı'na kadar yürüyen grup, Kur'an-ı Kerim okuyarak, "Kahrolsun İsrail" ve "Kahrolsun ABD" şeklinde sloganlar attı.



Düzenlenen basın açıklamasında konuşan Caferi kanaat önderleri, saldırıları sert sözlerle kınadı. Yapılan basın açıklamasında, "Dünyanın mazlumlarının, zalimler karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüzün, yolumuzun sonunda zaferleri müjdelediğine inanıyoruz. İnancımız tamdır. Rabbimize hamd olsun. Önderlerimiz teslim olmaz. Önderlerimiz kimlik kaybına uğramaz. Önderlerimiz, düşman karşısında diz çöküp bizlere zillet yaşatmaz. Seyyid El Hamaney Ağa da düşman karşısında en ufak bir taviz vermeden, Hz. Hüseyin gibi haysiyetle bu dünyadan ayrıldı. Biz ondan razıydık. Rabbim de ondan razı olsun inşallah." denildi.

Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

02.03.2026 18:47:00
Anadolu Ajansı
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 8,94 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.