logo
18 MART 2026


Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada

05.03.2026 00:00:00
Papa 2. Jean Paul, 25 Aralık 1999 akşamı şunları ifade etmişti: "Birinci bin yılda Avrupa Hristiyanlaştırıldı, ikinci bin yılda Amerika Hristiyanlaştırıldı, üçüncü bin yılda da Asya'yı Hristiyanlaştıralım."

Kim, Papa? Rab kabul ettikleri İsa'nın yeryüzündeki temsilcisi ve tüm insanlığın sahibi.

Bu hedefin siyasi açılımını ise 11 Eylül planlı saldırıları ardından ABD Başkanı Bush bizzat, 'son Haçlı seferini başlatıyorum' diyerek yapmıştı.

Biz kez daha ifade edelim ki bu savaş ABD-İsrail, İran savaşı değildir. Bu savaş, çeyrek asırdır devam eden Haçlı-Siyonist zihniyetin, İslam ile savaşıdır.

Bunun için diyorum ki, çeyrek asırdır Haçlı-Siyonist zihniyetin katliamlarına mazeret arayanlar, elleri, dilleri ve kalpleri ile karşı olmayanlar, gerekli duruşu göstermeyenler hele hele mezhepçilik üzerinden Haçlı-Siyonist zihniyete alan açanlar boşuna oruç tutmasın, namaz kılmasın, zekât vermesin. Çünkü oruç, namaz, zekat iman var ise vardır.

Sahaya gelirsek

Haçlı-Siyonist zihniyet şu anda 2. Vietnam'ı yaşıyor. Kaybediyorlar. Artık dünya halkları bu zihniyetin, 'barış, demokrasi' yalanlarına, 'kimyasal silah' iddialarına inanmıyor.

Aynen Gazze vahşetinde olduğu gibi İslam devletleri, İslam halkları, dünya ve batı halkları kadar tepki göstermiyor, gösteremiyor.

Çünkü bizzat devlet başkanları ve sözde din adına öne çıkanlar, kendi bekaları için az bir dünyalık karşılığı imanları satıp, Müslümanlara engel oluyorlar.

Eğer İslam devletlerini yönetenler, İspanya gibi ülkelerin aldığı kararlar gibi kararlar alır, milletlerin temsilcileri, batılı temsilciler gibi direk, net konuşuyor, halklar ise bu vahşette ABD-İsrail vahşetinin karşısında olursa bu savaş ABD-İsrail aleyhine yarın biter.

Barzani ve NATO

Durumun farkında olan ABD-İsrail her şıkkı kullanmak istiyor.

Hatırlar mısınız (!) 2017'de Barzani bağımsızlık referandumu yapmış ve % 92 destek almıştı.

Bu kararı tanımayan ve Barzani'ye 'dur' diyen kimdi? Bizzat ABD. O dönemde ABD'nin bu kararı için 'ABD, şartlar uygun olmadığı için buna izin vermedi. Kürtleri yarın başka amaçlar için kullanacaklar' demiştik.

Şimdi şartlar oluştu. SDG silah bırakmadı. ABD'nin istediği alanlara döndü. Şara hükümeti sözde İŞİD militanlarını, Irak'a gönderdi.

Hatırlayın, Netanyahu aylardır İran'a karşı "Kürt gruplar ayaklanabilir, önemli rol oynayabilir" diyordu.

İran'da 5 Kürt parti bir araya gelip, İran'a, karşı savaşacaklarını açıkladı.

Trump, savaşın 2'ci gününde Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile görüştü.

Amaç nedir? Olası kara harekatını, Irak topraklarından ve Kürtlerin vekaleti ile gerçekleştirmek. PKK-Peşmerge-PJAK teröristleri ile İran'daki Kürtleri ayaklandırmak, İran'ı düşürmektir.

Bunun karşılığında da Irak Kürdistan'ına bağımsızlık ve meşruiyetlerini vermektir.

Bu görüşmeler için Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'dan ses yok. Apo'nun umudu Devlet Bahçeli'den açıklama yok.

Ses ise ülkemizin önde gelen din fenomenlerinden biri olan Cüppeli Ahmet'ten geldi.,

Bay Ahmet: "Meğer Devlet Bey bugünleri görmüş de bu süreci hızlandırmış, biz bile bunu anlamadık. Zaten biz anlasaydık devlet aklı diye bir şey olur muydu?" dedi.

Ahmet Yesevi Hazretleri de:

"Başına sarık sarar,

Kendine mürit arar,

İlmi yok neye yarar,

Ahir zaman şeyhleri

Dünyaya kucak açar,

Zoru görünce kaçar,

Her yere küfür saçar,

Ahir zaman şeyhleri' demişti.

AKP iktidarının duruşu

AKP sözcüsü Ömer Çelik: 'İran'ın Amerikan üslerini gerekçe göstererek kardeş ülkelerin topraklarına yönelik füze saldırıları yapması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. İran, kendi savunma hakkı ile bu hakkı bölgesel bir savaşa dönüştürme arasındaki net ayrımı mutlaka yapmalıdır.

Savunma hakkını bölgesel bir savaşı tetikleyecek şekilde kullanmak ve üçüncü ülkelerin topraklarını hedef almak, birilerinin oluşturmaya çalıştığı faciaya yeni boyutlar ekleyecektir' diyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise: "Şimdi İran'ın şu mesajı veren bir strateji izlediğini görüyoruz: Kendisine karşı nihai bir saldırıyla karşı karşıya kalırsa, bölgeyi de birlikte aşağı çekecek. Başka bir deyişle, eğer ben düşersem, bölgeyi de yanımda götürürüm" dedi.

Her şey bir tarafa! Suriye'ye neden girdik? Ülkemize yönelik tehditleri bertaraf etmek için öyle değil mi?

Sayın Erdoğan, Ege'deki ABD üslerinden rahatsızlığını bizzat dile getirmiş, Rum kesimini silahlandırılmasına karşı çıkmıştı.

 ABD'nin, Yunanistan Dedeağaç'a üs kurdu, 4 binden fazla tank konuşlandırdı. Arap coğrafyasındaki üsleri malum.

Şimdi! ABD veya İsrail bize saldıracak olsa biz bu üsleri vurmayacak mıyız?

NATO

MSB: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir."

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Dost ve komşu ülkelerimizin saygıdeğer liderleri, sizin yardımınız ve diplomasi yoluyla savaştan kaçınmaya çalıştık ancak Amerikan-Siyonist askeri saldırısı bize kendimizi savunmaktan başka seçenek bırakmadı.

Egemenliğinize saygı duyuyoruz ve bölgesel barışın bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğine inanıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalede bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz" dedi.

NATO: "Türkiye dahil tüm müttefiklerin yanındayız" dedi.

Umarın bu kez NATO'ya jandarma olmayız!

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.