HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 EYLÜL 2021, CUMA

Yılmaz'ın gölge boksu

06.08.2001 00:00:00
ANAP kongresinde, sadece Türk siyasetinin geldiği nokta açısından değil, Genel Başkan Mesut Yılmaz bakımından da enteresan tablolar yaşandı.

Polis kordonu altında demokrasi

Değişim ve demokrasi vurgusu üzerine konuşmasını oturtan Yılmaz, genel başkan adaylarından Necla Akben'in "değişimin ön şartı" olan "özeleştiri" içerikli konuşmasını, Divan Başkanı Ülkü Güney'in katkılarıyla kestirdi.

Akben'e karşı manevralar bununla da kalmadı; partisi için yüreği yanarak "mevta", Yılmaz için de "pişkin" ve "vefasız" nitelemeleri yapan Akben'in eşi tartaklanmaktan zor kurtuldu. Akben konuşmasını polis koruması altında sürdürdü ve platforma fırlayan partililerin arasından polis kordonuyla ayrıldı. Akben, üç-beş kelam daha etseydi; herhalde DSP kongresinde Sema Pişkinsüt'e reva görülen "demokrasi şamarların"dan nasibini alacaktı. Yılmaz, partiiçi demokrasiyi polis kordonuna almayı statüko olarak görmüyor; ama ülkenin ulusal güvenliğinin milletçe kontrol altına alınmasına tahammül edemiyor.

Başkalarını biçtiği gelecek

Yılmaz, ülkedeki mandacı ve dışa bağımlı politikalara karşı milletin Kuvay-ı Milliye ruhu etrafında seferber olduğunu adeta görmezlikten gelerek, kendisi işbaşında değilmiş gibi "işbaşındaki siyasiler"in yaklaşımıyla toplumu yargılıyor. Öncelikle "kendisini bağlayan zihniyet"le toplumu itham ederek diyor ki; "Eğer müdahale etmezsek ülkemize biçilen gelecek, başkalarının biçtiği bir gelecek olacaktır. Şu soruları cevaplandırmak zorundayız: Ülkemizin bugününü belirleyen değişimlerin, ne kadarı bizim, ne kadarı başkalarının denetiminde gerçekleşmiştir? Büyük güçler nasıl olsa Türkiye'nin ekonomik olarak batmasına, etnik olarak bölünmesine, savunmasının çökmesine izin vermezler, yoksa dünyanın bütün dengeleri bozulur mantığıyla hareket ediyoruz."

Milletin feveranı başka

Hayır, millet tam aksini söylüyor. Millet, bu mantıkla hareket etmiyor. Ülkeyi global güçlerin etnik olarak bölmeye çalıştığını, ekonomik olarak büyük güçlerin Türkiyemizi batırmaya kalkıştığını, bütün bunlara da işbaşındaki siyasilerimizin maalesef teşne olduğu biliyor ve feveran ediyor.

Yılmaz'da ulusal güvenlik sıkıntısı

Yılmaz, bir yandan güya ülkenin yabancı odaklar tarafından bölünme tehlikesinden bahsediyor, diğer yandan da AB'nin Kıbrıs, Ege, Güneydoğumuz ve diğer alanlardaki bölücü dayatmalarından habersizmişcesine "ulusal güvenlik" kavramının öne çıkartılmasından rahatsızlığını dile getiriyor. İfadeleri aynen şöyle: "AB uyum çalışmalarındaki engelleyici rolü konusunda herkesin az çok bilgi sahibi olduğu, ancak üç maymunları oynadığı bir tabu var. Ulusal güvenlik gerekleri, ya da daha doğru bir isimlendirmeyle ulusal güvenlik sendromu... Bugün bu tabunun üzerindeki perdeyi çekip almanın zamanı gelmiştir."

Yılmaz bu kadarla da iktifa etmiyor ve "Devletin bekasını sağlayacak bir kavramı, devletin can damarlarını keser hale getirmeyi dünya üzerinde yalnız Türkiye becerebilirdi. Nitekim de öyle olmuştur" diyor. Ama kendi tabanı dahil toplum, Yılmaz'a, bu ne perhiz, bu ne turşu, diye sormaktan kendini alamıyor.

Yılmaz, "Değişime adım atmanın, rotamızı Avrupa'ya çevirmenin gerçek anahtarı, şartı, ulusal güvenlik kavramının kapsam ve sınırlarını yeniden belirlemektedir" derken; acaba "ulusal güvenlik" kavramımızın tarifini topluma göre değil AB'ye göre; azınlık tarifini Lozan'a göre değil Kopenhag'a göre; Kıbrıs'ın konumunu asker ve şehitlik anlayışımıza göre değil AB kriterlerine göre yapalım mı demektedir. Aşağıda bu teklifi yapan Yılmaz mı ANAP'ın başındaki politikacı, yoksa yukarıda global güçlerin geleceğimizi şekillendirmesinden güya yakınan Yılmaz mı?

Yılmaz muhalefette mi?

Yılmaz, sanki yıllarca işbaşında değil de muhalefette imiş gibi "Türkiye ekonomisi, bugün ameliyat masasındadır. Ekonomik krizlerin milletimize çok ağır ekonomik ve siyasi maliyeti oldu. İşsizlik daha da arttı. Binlerce ailenin uzun yıllar biriktirdiği tasarrufları yok oldu. İş yerleri kapandı. Gelir dağılımı daha da bozuldu" diyerek yakınıp durmaktadır. Yılmaz, bu yakınma yerine, ANAP'ı anketlerde sıfırlara doğru çeken sebepleri gerçekten araştırsaydı, Necla Akben'in ifadesiyle "pişkin pişkin" bu sözleri eminim ki sarfedemezdi.

Çevreye zararlı pet şişe

Yılmaz, kendisinin bakanlık koltuğuna oturttuğu "sağ omuzu kaykılmış kahraman"ı sanki başkası tayin etmiş gibi, nasıl da içi emilmiş çevreye zararlı "pet şişe" halinde bir kenara atıyor. Diyor ki: "Siyasetteki en ucuz kahramanlık rolünün hırsız-polis oyunundaki kahraman polis rolü olduğunu zannedip buna soyunanlar olmadı mı? Ekonomimizi batırmada, yolsuzluk iddialarını ve gösterişli operasyonları her gün manşetlere ve ekranlara taşınmasının rolü olmadı mı?"

Eğer Yılmaz, bütün bunları yapanın ve bunlara imkan verenin gerçekten "bizzat kendisi" olduğunu bugüne kadar bilseydi, ANAP tabanı, kendisine başka adresler aramaz, partisine desteğini sıfırın altına çekmezdi.

Gölge boksu

Kongresini, kendi gölgesiyle ve milletle boks maçına çeviren Yılmaz, yabancılara umut verdiği kadar Türk milletine umut vermedi, veremedi. Bu haliyle Yılmaz sadece kendisini yoruyor, kendisini bitiriyor. Keşke bu gerçeği görse de Türk siyaseti, tecrübeli bir politikacıdan olmasa... Zira sadece milletin hayalleri değil, kongrenin Yılmaz'a bir vicdan muhasebesi imkanı vereceğini umut eden tabanın hayalleri de suya düştü.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.08.2000, 06.08.1999, 06.08.1998, 06.08.1997, 06.08.1996, 06.08.1995, 06.08.1994, 06.08.1993, 06.08.1992, 06.08.1991, 06.08.1990, 06.08.1989, 06.08.1988, 06.08.1987, 06.08.1986, 06.08.1985, 06.08.1984, 06.08.1983, 06.08.1982


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.