logo
24 HAZİRAN 2026

Yöresel Ürünler Fuarı 11. kez kapılarını açtı

Antalya Ticaret Borsasınca (ATB) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle bu yıl 11'incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) açıldı

20.10.2021 13:49:00
Yöresel Ürünler Fuarı 11. kez kapılarını açtı
Yöresel Ürünler Fuarı 11. kez kapılarını açtı
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40'ını, oda ve borsaların tescil ettirdiğini, başvurusu yapılan ürün sayısının ise 642 olduğunu belirterek, "Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin" dedi.

ATB Başkanı Ali Çandır, ANFAŞ Fuar Merkezi'ndeki fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 13 yıl önce 'Sizin oraların nesi meşhur' deyişiyle yöresel ürünler yolculuğuna başladıklarını hatırlattı. Katılımcıların fuarda birkaç saat içinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buram buram Anadolu'yu gezme imkanına sahip olacağını dile getiren Çandır, 'Yöresel ürünler projemizi çalışırken hiç aklımızdan çıkarmadığımız amaçlarımızın gerçekleştiğini gördükçe ekip olarak gururumuz daha da artmaktadır. Memleketimizin her bir köşesinden ayrı güzellikte fışkıran yöresel ürünlerimizin; tanınırlığını artırmak, kalitesini standartlaştırmak, üretimini artırmak, ürünlerin hakkını hukukunu garanti altına almak, istihdamı artırmak ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak amaçlarını hiçbir çalışmamızda dikkatimizden kaçırmadık. Eğer bu amaçlar uğrunda kararlılıkla çalışmaya devam edersek kesinlikle başaracağımızı biliyorduk. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir medeniyetler zenginliğine ve derinliğine sahibiz' diye konuştu.

"Yöresel ürünlerin hakkı ve hukuku korunmalı"

12 bin yılda biriktirilen kültür ve medeniyet zenginliğine ait ürünlerin değerini bildiklerinin altını çizen Ali Çandır, 'Ayrıca bir şey daha biliyoruz ki dünyada birkaç yüz yıllık geçmişe sahip ülkeler, kendi yöresel ürünlerinden milyarlarca dolarlık ihracat yapıyorlar, katma değer oluşturup kırsalda yaşamayı motive ediyorlar. Bugün artık yöresel ürünler; ülkemiz genelinde çok daha tanınır, talep edilir ve doğal olarak hemen her yerde üretilip satılabilir hale gelmiştir. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu, bu yöresel ürünlerin hakkını ve hukukunu korumak ve garanti altına almaktır. Bu korumayı, hem ulusal hem de uluslararası alanda, sağlayan coğrafi işaret tescilleridir' dedi.

"AB'de 7 ürün tescillendi"

Çandır, son 12 yılda coğrafi işaret tescilli yöresel ürün sayısının 109'dan 921'e, başvuru sayısının ise 160'dan 723'e yükseldiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği'nde 7 ürünün tescillendiğini 24 ürünün işlemlerinin devam ettiğini işaret eden Çandır, 'Dünyada ise 10 bin civarında coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. Bu tescillerin yüzde 40'ından fazlası ise oda ve borsalarımızın bünyesindedir. Bu fırsatla oda ve borsalarımızı, elini taşın altına koyması için cesaretlendiren, coğrafi işaretlerin gelişimini, ticaretini önemseyen bizi bu yolda hiç yalnız bırakmayan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu'na ve onun nezdinde tüm oda ve borsa başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum' dedi.

650'nin üzerinde katılımcı

Ali Çandır, fuara 76 ilden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden, 113 oda ve borsa 16 kalkınma ajansı, 83'ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650'nin üzerinde katılımcının yer aldığını kaydetti. Fuarda 9 farklı zincir market ve e-ticaret sitesi ile üreticilere ve katılımcılara yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlandığını dile getiren Çandır, bu kapsamda bine yakın görüşme beklediklerini belirtti.

Etkinlikler

Coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapan üretici ve katılımcılara e-ticaret ve dijital dönüşüm desteği konularında eğitimler sunulacağı ifade eden Çandır, 'Fuarımızda yöresel ürünle ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı ile birlikte 'Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması' isimli bir seminer düzenleyeceğiz. Seminerimizde; coğrafi işaretlerin dünyadaki ve bizdeki durumu ile ilham veren başarı öykülerini uzman konukların katılımıyla konuşup tartışacağız. 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserimiz olacak' diye konuştu.

110'dan 921!'e çıktı

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahip olunan yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla 2010 yılında 'kriz varsa, çare de var' sloganıyla YÖREX'in yola çıktığını hatırlattı. ATB'nin başlattığı bu girişimi TOBB olarak desteklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, 'Aradan geçen 10 yılda, 3 bin katılımcıya ve 1 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptık. YÖREX, aynı zamanda ülkemizde coğrafi işaret ekosisteminin gelişmesine de önemli katkılar sundu. 10 yılda tescilli coğrafi işaret sayısı 110'dan 921'e, başvuru sayısı ise 160'tan, 721'e çıktı. YÖREX, coğrafi işaret algısının ve bilinirliğinin ülke genelinde artmasını sağladı. Ayrıca YÖREX, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) özel ödülüne ve Oda-Borsa Proje Yarışması Jüri Özel ödülüne layık görüldü' ifadelerini kullandı.

Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in artık Türkiye'nin yöresel ürünler ve coğrafi işaretler vitrini olduğunu belirterek, burada Türkiye'nin tüm renklerinin bir araya geldiğini söyledi.

Geçen yıl pandemiden dolayı YÖREX'in yapılamadığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Çok şükür bu yıl 11. YÖREX'te yeniden birlikteyiz. Bu yıl YÖREX'e sponsor olan Trendyol'a da teşekkür ediyorum. Bugün; valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, kalkınma ajanslarımız, oda-borsalarımız, kadın girişimcilerimiz ve kooperatiflerimiz ve üreticilerimiz de burada. 600'den fazla katılımcı bugün bizlerle. Eğer coğrafi işaretler bugün bu kadar biliniyor ve önemseniyorsa, bunda oda ve borsalarımızın ve en başta da kadın girişimcilerimizin payı çok büyüktür. Bu işe sahip çıktılar. Son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40'ını, oda ve borsalarımız tescil ettirdi. Onlar tarafından tescil edilen ve başvurusu yapılan ürün sayısı 642'i oldu' ifadelerine yer verdi.

'Coğrafi işaret üreticilerini kayıt altına almaya başladık'

TOBB'un coğrafi işaretlerde nicelikten niteliğe geçiş vizyonunu da paylaşan Hisarcıklıoğlu, 'Burada öncelikle oda ve borsalarımız vasıtasıyla coğrafi işaret üreticilerini kayıt altına almaya başladık. Üreticiler, tescil sahibi olan oda veya borsa ile sözleşme yaparak, coğrafi işaretli ürünün üretimine başlıyorlar. Oda ve borsalarımız da bunu denetliyorlar ve bu piyasasının oluşmasını sağlıyorlar. Böylece coğrafi işaretlerin ticarete daha çok konu olmasını da mümkün kılıyorlar. Bu kapsamda YÖREX'i, yöresel ürünlerin ve coğrafi işaretlerin markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline getirdik. YÖREX'te her yıl coğrafi işaret üreticiler ile ulusal perakendecileri ve e-ticaret portalları bir araya getiriyoruz. İkili iş görüşmeleri yapmalarını sağlıyoruz. Yine coğrafi işaretlere özel e-ticaret portalları ile kampanyalar yapıyoruz. Coğrafi işaret üreticilerinin e-ticarette daha çok yer almalarını sağlıyoruz' dedi.
Hisarcıklıoğlu, sadece yurtiçi tescille işin bitmediğini dile getirerek, yurtdışında da tescil ettirmenin ve küresel pazarlara girmenin önemli olduğunu vurguladı.

'Zengin olmak istiyorsanız yöresel ürünlere sahip çıkın'

Şu ana kadar 7 ürünün Avrupa'da tescillendiğini, 24 ürünün de değerlendirme sürecinde olduğunu aktaran Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bunu başaran oda ve borsalarımı canı gönülden tebrik ediyorum. TOBB Brüksel Ofisimiz ile coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz. Coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı olması için de bir rehber hazırladık. Son olarak da coğrafi işaretlerimizin izlenebilirliği, takibi ve sertifikasyonunu sağlamak amacıyla akıllı etiket projesi üzerinde çalışıyoruz. Artık tüketici, coğrafi işareti güvenle tercih edecek, üretici de ürünü gururla sunacak. Şunu da hepimiz bilmeliyiz, bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmezsek, dış pazarlara hiç anlatamayız. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. Son dönemde yaşanan ekonomik çalkantıdan kurtulmanın çözümü de Anadolu topraklarında yatıyor. 200'den fazla peynir çeşidimiz var. Avrupalılar milyar dolardan peynirden gelir elde ediyorlar. Markalaştıracağız 200'den fazla peynir çeşidimizi diğer ürünleri dünya pazarına sunacağız. Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin' dedi.

'Ekonomiye ciddi katkıları var'

ANFAŞ Genel Müdürü Ali Bıdı, fuarların yavaş açılmaya başladığını ve yüzlerin gülmeye başladığını bildirdi. ANFAŞ'ın çeyrek asrı aşkın süredir ekonomiye ve ihracata katkı sağladığını dile getiren Bıdı, fuarların kent ekonomisine de ciddi katkıları olduğunu YÖREX gibi markalara daha çok ihtiyaçlarının olduğunu belirtti.

'5 coğrafi işaret aldık'

ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya'nın son yıllarda turizmde ve tarımda önemli gelişmeler yaşadığını dile getirdi. YÖREX'in fuardan öte bir etkinlik olduğunu ifade eden Çetin, 'Hem ulusalda hem yerelde gıdada markalaşmada ciddi mesafe aldık. Bizde oda olarak 5 coğrafi işaretli ürün aldık. Bizim gündemimizde gastronomi fularları var. Önümüzdeki yıl çok daha iyi başarılara imza atarız' dedi.

'Destek istiyoruz'

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, milli değerlere sahip çıkan kırsal kesimdeki kadınların desteklenmesini sağlatan fuarda yer aldığı için mutlu olduğunu dile getirdi. Öztürk, bu tür fularların ticaret yolundaki yöresel ürünlerin tanıtılması, kırsal kesimdeki kadınların cesaretlendirilmesi, girişimcilerin önünün açılması adına önemli önemli etkinlikler olduğunu dile getirdi. Öztürk, kooperatifçiliğinin desteklemesi ve ata tohumlarına gereken önemin verilmesini istedi.

"İlk 10'a girdik"

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Habip Asan, coğrafi işaretli ürün konusunda Türkiye'de ciddi bir bilinçlenme oluştuğunu söyledi. Coğrafi işaretli ürünler bazında daha fazla katma değer oluşturma ve sürdürülebilirlik konusunun da ön plana çıktığını dile getiren Asan, "Türkiye, sınai mülkiyet açısından 15 senesi öncesine göre 20 kat daha artış yaşadı. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatına göre, Türkiye sınai başvurularda dünyada ilk 10'a giren bir ülke oldu. Başvurulardan daha fazla katma değer oluşturmalıyız. Tünelin sonundaki ışığı görüyorum. Başvuru farkındalığının daha fazla katma değer oluşturulan yüksek bir ekonomik habercisi olduğunu düşünüyorum' dedi.

"Yerelden kalkınma"

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarım üreticilerinin, kırsaldaki üreticilerinin sorunlarını yakından takip ettiklerini dile getirdi. Üreticinin köylünün alın terinin kıymetini çok iyi bildiklerini ifade eden Böcek, 'Pandemi ve iklim değişikliğine bağlı olarak, doğal afetler, kuraklık gibi risklerle tarım sektörü derinden etkilenmektedir. Bir avuç toprağın bile önemli olduğunu herkes tarafından anlaşılmıştır. Üreticilerin maliyeti düşürülmeli ve tarımda istihdam arttırılmalıdır. Büyükşehir olarak bugüne kadar yerelden kalkınma projelerini uygulamaya, tarımı geliştirmeye özen gösteriyoruz' dedi.

"Dünya piyasasına taşınacak"

Vali Yazıcı, "YÖREX'i daha da büyüterek yöresel ürünler coğrafi işaretli ürünlerin dünyaya tanıtımına dünya şehrinden hep birlikte yapacağız. Manavgat'ın köylerini etkileyen yangın yaşadık. TOBB Başkanına destekleri için teşekkür ediyorum. Dünya pazarına yöresel değerlerimizi bize ait olanları dünya piyasasına hep birlikte pazarlayacağız. Bütün dünyaya değerlerimizi öğreteceğiz. Belki biraz geri kalmış, bazı ürünlerimizde gecikmiş olabiliriz ama inanıyorum ki bu ülkenin güzel insanları borsa ve oda başkanları üyeleri yöresel ürünler başta olmak üzere diğer ürünleri dünyanın zirvesine taşıyacaktır' diye konuştu.
Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Çandır'a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol fuardaki stantları gezdi, ikram edilen yöresel ürünlerin tadına baktı.
Fuara, konuşmacıların yanı sıra TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, milletvekilleri, valiler, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, çok sayıda oda borsanın temsilcisi ve vatandaşlar katıldı.
Girişin ücretsiz olduğu fuar 5 gün açık olacak ve Anadolu'nun gerçek değerleri ziyaretçisiyle buluşacak.İHA

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.