logo
17 TEMMUZ 2026

Yumurtaya 1 yıl 2 ay hapis

14.04.2006 00:00:00
 
Trabzon'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yumurta attıkları ve protestoda bulundukları gerekçesiyle yargılanan Murat Bektaşoğlu 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Güvenlik güçlerini taş yağmuruna tutan terör örgütü mensuplarının 'cezasız' kaldığı bir ortamda, Trabzon'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yumurta attıkları ve protestoda bulundukları gerekçesiyle yargılanan Murat Bektaşoğlu'nun 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılması dikkat çekti.

Mahkeme, Bektaşoğlu'nun cezası erteledi. Halkevi Derneği Trabzon Şube Başkanı Murat Bektaşoğlu ve dernek üyesi Ethem Küçük, Trabzon'da 24 Haziran 2005 tarihinde yol açılışı sırasında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yumurta atarak, 'Karadeniz uşağı Amerikan uşağı olmayacak' diye bağırdı.

Gözaltına alındıktan sonra tuuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan iki sanık hakkında, Trabzon 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme, Ethem Küçük'ün beraatine karar verirken, Murat Bektaşoğlu'nu 'Başbakan'a hakaret suçundan' 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Bektaşoglu'na verilen cezası, sabıkası olmaması ve duruşmalardaki iyi hali gözönünde bulundurularak ertelendi.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar

İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi

17.07.2026 12:38:00
İHA
 
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.'nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği'ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi.

Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

Araçları parçalayıp sattılar

Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

Yapay zekayla sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladılar

Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı

17.07.2026 11:00:00
AA
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 19 kişi tutuklandı

 

17.07.2026 10:27:00 / Güncelleme: 17.07.2026 14:55:37
Anadolu Ajansı
 
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."

Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis, bahis şikesi ve sporda şiddet soruşturması kapsamında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldığını duyurdu

17.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içerisinde çalışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması, sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasının temel ilke olarak benimsendiğini vurguladı.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşıldığını kaydetti.

Paylaşımında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edildiğini, bu kapsamda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve emeği geçen kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve kamu vicdanını yaralayan olayların aydınlatılması amacıyla adli süreçlerin hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, sporun ruhunu zedeleyen ve futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağdurları, özlük hakları ve taban maaş talebiyle Ankara'da sokağa çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilere polis müdahale etti; aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu onlarca öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı

16.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın Sendika.Org çağrısıyla Ankara'da bir araya gelen eğitim emekçileri ve mülakat mağdurları, ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünde toplandı. Sık sık karşılaştıkları "Bütçe yok" gerekçesine tepki gösteren öğretmenler, taleplerinin asıl muhatabı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın işaret edilmesine atıfta bulunarak, "Madem adres burası, o zaman bugün kapınızdayız" açıklaması yaptı.

Eğitimciler, insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş düzenlemesi getirilmesini, güvencesiz çalışma koşullarının sonlandırılmasını ve mülakatlarda hakkı yenen meslektaşlarının derhal işe başlatılmasını talep etti.

Polis barikat kurdu, görüntü alınması engellendi

Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki kitlesel açıklamanın ardından öğretmenler, "Bizim muhatabımız Milli Eğitim Bakanlığıdır" diyerek Evrensel caddesi üzerinden MEB'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak yürüyüşe izin vermeyen emniyet güçleri, öğretmenlerin etrafını kalkanlarla sararak barikat kurdu.

Polis ekipleri, müdahale esnasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla kalkanlarını havaya kaldırdı. Abluka altındaki alandan, "Polis bize şiddet uyguluyor, kalkanlar şiddet görüntülenmesin diye havaya kaldırılıyor" sesleri yükseldi. Basın mensupları da alandan uzaklaştırılmaya çalışılarak gözaltıyla tehdit edildi.

Sendika başkanı dahil en az 44 gözaltı

Polisin sert müdahalesiyle dağıtılmaya çalışılan gruptan çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak darp edilerek gözaltına alındı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Genel Sekreter Ozan Fındık ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu en az 44 kişi gözaltına alındı. Çocuğunun gözaltına alınmasını engellemeye çalışan öğretmen anneleri de polis müdahalesine maruz kalarak alandan uzaklaştırıldı.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri yaşanan sert müdahaleye tepki göstererek, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılması ve taban maaş yasasının bir an önce çıkarılması yönünde çağrılarını yineledi.

MSB'den S-400 açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi

16.07.2026 13:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
MSB'den S-400 açıklaması
MSB'den S-400 açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN'ın Ankara Teknoloji Kampüsü'nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN'ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi.

"Son bir haftada 3 PKK'lı terörist teslim oldu"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu.

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.

"20 Temmuz'da KKTC'de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak"

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz'da Girne'de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa'da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi.

"İsrail'in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail'in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu.

Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı'na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı'nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti.

MSB'den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'nı kabul ettiğini ve "Türkiye'nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı'nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas'ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi'ne Amfibi Kolordu Komutanı'nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz'da Doğu Akdeniz'de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi.

Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.

"TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır"

Bakanlık, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada'daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi.

"Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak"

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye'ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi.

"Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı"

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınanların sayısı 12 oldu

16.07.2026 11:16:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi. 25 şüpheli gözaltı kararı verilirken, şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon yapıldı.

Operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınırken İlyas Yalçıntaş'ın evinde yapılan aramada hassas terazi ve madde kullanımını için olduğu düşünülen malzemeler ele geçirildi.

3 şüpheli daha gözaltına alındı

Operasyon kapsamında Eylem İpek Şafak, Gökhan Şafak ve Orhan Yıldız'ın da gözaltına alıdığı öğrenildi.

Devlet okulları tel tel dökülüyor


 
İstanbul'da bu yıl 101 öğrenci LGS'de tam puan aldı. Bunların 70'ı özel okullarda, 31'i ise devlet okullarında eğitim aldı. Oysa LGS'ye giren her 10 öğrenciden sadece biri özel okullarda eğitim görüyor! Üstelik özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor.

16.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:44:16
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
 Devlet okulları tel tel dökülüyor
 Devlet okulları tel tel dökülüyor

İstanbul Valiliği, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda 500 tam puan alarak birinci olan öğrenciler için ödül töreni düzenledi. Valiliğin bahçesindeki törene, sınavda tüm soruları doğru bilerek birinci olan 70'i özel, 31'i devlet okulundan 101 öğrenci ve aileleri katıldı. Bu yıl LGS'de 452 öğrenci tam puan almıştı. Tam puan alanların 40'ı Ankara'da, 27'si İzmir'de, 21'i Bursa'da, 15'i Konya'da, 14'ü de Kocaeli'ndeki okullardan çıktı. Tam puan alan öğrencilerin 31'i de İmam-Hatip okullarında eğitim görüyordu.

Neden özel okullar daha başarılı?

İstanbul'da bu yıl LGS'ye yaklaşık 200 bin öğrenci girdi. Bunların 20 bini özel okullarda eğitim alıyordu. 180 bin öğrenci arasından sadece 31 öğrenci tam puan alabildi. Eminiz bunların çoğu da özel dershanelerde eğitim almıştır. Devlet okullarında 5 bin 800 LGS adayından biri tam puan alırken, özel okullarda bu oran 285'te bir... Arada 20 kattan fazla başarı farkı var! Oysa özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor. Bu nedenle günlerce Ankara'da eylem yaptılar.

Devlet okullarındaki meslektaşlarının özlük haklarının 10'da birine bile sahip değiller... Devlet okulları 'gerçek okul' binalarına sahipken, çoğu özel okul apartman binası gibi yerlerde eğitim faaliyetini sürdürüyor... Buna rağmen özel okul öğrencileri kat kat daha başarılı oluyor.

Aslında en iyi öğretmenler devlet okullarında olmalı

Devlet okullarındaki başarısızlık ya sistemden, ya da öğretmen seçiminden kaynaklanıyor. Devlet KPSS ile öğretmen alıyor. Devletin bu sistemle en başarılı, en nitelikli öğretmenleri istihdam etme olanağı bulunuyor. Öğretmen adaylarının da öncelikli tercihi devlet okulları... Bir taraftan özel okullarda öğretmenlik yapan, öte yandan her yıl KPSS'ye giren binlerce öğretmen var!

Ancak gel gör ki işin içine mülakat yani torpil girince niteliksiz öğretmen adayları sınavları kazanıyor, özel okullara çocuklarını gönderecek maddi olanaklardan mahrum olan vatandaşların çocukları ise kalitesiz eğitim almak zorunda kalıyor. Meselenin özü bu… Bir başka nokta da motivasyon… Özel okullar öğretmenlerini başarılı olmaları için motive ediyor, başarılı olmayan öğretmenleriyle sözleşme yenilemiyor. Devlette böyle bir motivasyon yok… Bir kez devlete kapağı attın mı, ister nitelikli öğrenci yetiştir, ister yetiştirme; emekli olana kadar ya da istifa edene kadar maaş garanti…
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.