HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Zafer Bayramı'nın anlamı

31.08.2002 00:00:00
İstikbalini çok büyük mücadeleler neticesinde kanıyla, canıyla kazanan Türk Milleti'nin bu haklı gururu kutlu olsun.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihini hiç bir zaman unutmamalıdır. Bugün ise ondan ibret almaya her zamankinden fazla ihtiyacı vardır.

Tarih tekerrürden ibarettir. Ve geçmişin ittifakları üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin hâlâ tazeliğini korumaktadır.

İstiklal Savaşı'nda yalnız olan Türk Milleti, bugün de yalnızdır. O gün İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan vs. topyekün Batı âlemi karşısında müttefikti, bugün de müttefiktir.

Savaş meydanları yerini anlaşma metinlerinin imzalandığı masalara bırakmış; müttefik askerî birlikler, AB gibi birlikteliklerle bir çatı altında toplanmıştır.

Gayeler ise hiç değişmemiştir.

Türk Milleti, o gün Batı'nın yok etmek uğruna aralıksız yaptığı saldırılara maruz kalmışsa, bugün de aynı zihniyet, silahsız bir savaşla aynı gayeye ulaşmak için çalışmaktadır.

Ve savaş meydanlarında yenilmeyen Türkler, silahsız olan bu savaşta mağlup olmak üzeredir.

Bugün her günden daha ayık olma, her günden daha bir ve beraber kenetlenerek hareket etme zamanıdır.

Türk Milleti'nin üzerine oynanan oyunlar çok büyüktür. Bu oyunları fark edecek ve bozacak olan ise yine bu Milletttir. Zira, tarihte olmadığı gibi, Türk Milleti'nin bugün de kendinden başka dostu yoktur.

Vazife ve mesuliyet ise, 7'den 70'e her Türk vatandaşının üzerinedir.

Çünkü, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinde ifade ettiği gibi, "... Memleketi yönetenler gaflet, dalâlet, hatta hıyanet içinde bulunabilirler..."

Siyasî irade ülkemizde çok yanlış kararlar imzalamakta, o yüce tarihi bu millet yazmamış gibi, basit menfaatler karşılığı Türk'ün geleceği ateşe atılmaktadır.

Türkiye'nin günümüz penceresinden en önemli meselesi, AB'ye girmek haline getirilmiş; sadece bu dar ufuktan dünyaya açılabileceği fikri sabit bir devlet politikası halini almıştır.

"Muasır medeniyet seviyesine çıkmak" Atatürk'ün Türk Milletine gösterdiği hedeftir. Ancak, bu hedefe, can pahasına kazanılan vatanın, bağımsızlığın ve birliğin fedası ile sonuçlanacak risklere girerek ulaşılamaz.

Kaldı ki, İstiklal Savaşı'nı yaptığımız ülkelerle geçmişte kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden vatanımızın işgali sırasında kılıçtan geçirdikleri Milletimiz ne noktada uyuşabilir?

Bu yakın tarih, iki taraf için de acaba unutulmuş mudur?

Hayır.

Ne Türk Milleti o işgali, vatanı uğruna verdiği şehitleri, acımasız düşmanı unutmuştur ne de düşman işgal nedenini...

Bugün AB'ye uyum bahanesiyle istenilen tavizler, hâlen işgali unutmadıklarının bir göstergesi değil midir?

Biz onları suçlamıyoruz. Onlar menfaatleri istikametinde vazifelerini yapmaktadırlar. Bu noktada sorumluluk bizdedir. Biz dikkatli davranmalı, gerekli tedbirleri alarak ülkeyi diplomasinin incelikleriyle âdeta bu kuvvetlerin kucağına bırakmamalıyız.

Bu sebeple AB tek kurtuluş olarak görülmemeli. Farklı birlikteliklere yönelerek Türkiye'nin bakış açısı değiştirilmelidir.

Türkiye, AB kıskacından, dolayısıyla siyasî arenadaki bu silahsız diplomasi savaşından kurtarılmalıdır.

Son günlerde hükümet ile memurlar karşı karşıya gelmekte; TC. Devleti, memuruna istediği zammı, "IMF'ye söz verdik, artış sağlayamayız" diyebilmektedir.

Unutulmamalıdır ki; IMF, AB'ye üye devletlerin % 29.90 oranında pay sahibi olduğu bir uluslararası kuruluştur. Global dünyada, borç vererek bir ülkeyi boyunduruk altına alma aracıdır.

Yani silahsız savaşın ekonomi kılıcıdır.

Bugün Devletimiz, IMF'ye verdiği vaatlerine, çiftçisinden, memurundan, esnafından daha fazla değer vererek bunları mağdur etmek pahasına riayet ediyorsa, biz ekonomi kılıcının altında ezildik demektir.

Bu diplomasi savaşının, siyasî ve ekonomik boyutları dışında, bağımsız yargıyı kilitleyen, sosyal hayatı alt-üst eden, ahlakî değerleri yozlaştıran pek çok taktikleri de mevcuttur.

Ve tamamı ülkemizde uygulanmaktadır.

Kesinleşmiş, Türk Mahkemelerinin verdiği bir yargı kararı, olmasına rağmen 30 bin şehidimizin katilini affeden bir parlamentomuz yok mu?

Bir Fransız'a, bir Alman'a, bir İngiliz'e benzemeye çalışan gençliğimiz mevcut değil mi?

Kısaca, Türkiye, Zafer Bayramını yenilemesi gereken bir kuşatılmışlıktadır.

Tarihi şan, şeref ve kahramanlıkla yazılmış bu yüce Millet, bugünkü korkunç manzarayı ve gelmesi muhtemel acı akıbeti kesinlikle hak etmemektedir.

Bu kutlu zaferin ne uğruna, kiminle yapılan mücadelelerden sonra kazanıldığı defalarca, tekrar tekrar okunmalıdır.

Bugünümüze ve yarınlarımıza, bu tarihî hakikatlerden ders alınarak yön verilmelidir.
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 23.10.2002
- Türkiye'yi kemiren kurt: Faiz / 22.10.2002
- Güneş balçıkla sıvanmaz / 21.10.2002
- ABD gerçekten dost mu! / 20.10.2002
- Orduyu küçültme iddialarının perde arkası / 19.10.2002
- Denk bütçe için-II / 18.10.2002
- Denk bütçe için-1 / 17.10.2002
- 3 Kasım'ın favorisi bellidir / 16.10.2002
- AB'nin gerçek yüzü artık farkedilmelidir / 15.10.2002
- Dünden bugüne değişemeyen Ecevit / 14.10.2002
- Irak operasyonunun asıl hedefi / 13.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 11.10.2002
- Millet, emaneti ehline teslim edecektir / 10.10.2002
- AB içinde Türkiye'nin yeri yoktur / 09.10.2002
- Irak operasyonu başlamadan durdurulmalı / 08.10.2002
- Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı yok / 05.10.2002
- Ulusal bütünlük gözardı edilemez / 04.10.2002
- Irak operasyonunun arka planı / 03.10.2002
- Azınlık vakıfları ve Lozan / 01.10.2002
- Türkiye'nin liderliğinde Ortadoğu / 30.09.2002
- Türkler Avrupalı olamaz / 29.09.2002
- Yeni vergi düzenlemesi / 28.09.2002
- Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye / 26.09.2002
- CHP IMF'nin güdümünde / 24.09.2002
- Türkiye'nin geleceğini BTP kuracaktır / 23.09.2002
- Modern sömürünün ekonomik ayağı: IMF / 21.09.2002
- Bağımsız enerji politikaları ve BTP / 20.09.2002
- Azerbaycan petrolleri ve Türkiye / 19.09.2002
- Irak operasyonu ve Türkiye'nin politikası / 18.09.2002
- Türkiye için AB yolu kapalı / 17.09.2002
- AB'ci partilerin seçim korkusu / 15.09.2002
- Atatürk'ün milli bütünlük politikasına dönüş şarttır / 14.09.2002
- Asıl mesele tam bağımsızlık / 13.09.2002
- Millet tercihini yaptı / 12.09.2002
- BTP'nin maden politikası ile kazanılacaklar / 11.09.2002
- Son umutları küskünler hareketi / 10.09.2002
- IMF'ci CHP 'boş' çıktı / 09.09.2002
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi / 06.09.2002
- Bu nasıl halkçılık? / 05.09.2002
- Batı'nın gözü Türkî Cumhuriyetlerin üzerinde / 04.09.2002
- Bağımsız ve milli bir dış politika şart / 03.09.2002
- AB'den değil, milletten yana tavır alınmalı / 02.09.2002
- Kıbrıs'ta zor dönemeç / 01.09.2002
- Zafer Bayramı'nın anlamı / 31.08.2002
- IMF ve AB'cilerin BTP korkusu / 30.08.2002
- Gerçek Atatürkçüler / 29.08.2002
- Bu nasıl halkçılıktır ki... / 28.08.2002
- Gerçekten millete vekil olmak / 27.08.2002
- Siyasette kirlenme / 26.08.2002
- Türkiye, alternatifsiz değildir / 25.08.2002
- Eskilerden bıkan halk yeniye koşuyor / 24.08.2002
- Türkiye'nin stratejik derinliği / 23.08.2002
- Batı'nın yozlaşmış ahlakı / 22.08.2002
- MEB'nın attığı faydalı adım / 21.08.2002
- Türkiye'nin ufkunu değiştiren lider / 20.08.2002
- BTP milli bir harekettir / 19.08.2002
- Atatürk'ün hedefi / 18.08.2002
- BTP iktidara geliyor / 17.08.2002
- AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş / 15.08.2002
- Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan / 14.08.2002
- Milletten uzak siyaset olur mu? / 13.08.2002
- Milletin son ve tek umudu: BTP / 11.08.2002
- BTP ve medyaya düşen görev / 10.08.2002
- Vatandaş kararını verdi: BTP / 09.08.2002
- AB'nin hedefi Kıbrıs / 08.08.2002
- Gücünü milletten alan parti: BTP / 07.08.2002
- Kilit ülke Türkiye / 06.08.2002
- "Önce insan" / 05.08.2002
- AB yasalarında milletin imzası yoktur! / 04.08.2002
- AB uyum paketinin hedefi: Toprak bütünlüğümüz / 03.08.2002
- Tam bağımsız ekonomi / 01.08.2002
- Sorumlular AB'nin gerçek yüzünü görmelidir! / 31.07.2002
- İktidara yürüyen BTP ve projeleri / 30.07.2002
- AB'nin Kıbrıs oyunu / 29.07.2002
- Gözün aydın Türkiyem / 28.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.08.2001, 31.08.2000, 31.08.1999, 31.08.1998, 31.08.1997, 31.08.1996, 31.08.1995, 31.08.1994, 31.08.1993, 31.08.1992, 31.08.1991, 31.08.1990, 31.08.1989, 31.08.1988, 31.08.1987, 31.08.1986, 31.08.1985, 31.08.1984, 31.08.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.