logo
11 EYLÜL 2026

Zam pazarlığı başladı

3 milyon 200 bin memur ile 2 milyona yakın memur emeklisinin 2020 ve 2021 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 5. Dönem Toplu Sözleşmesi'nin görüşmeleri başladı
 

01.08.2019 00:00:00
 
Zam pazarlığı başladı
Zam pazarlığı başladı

Memur ve meur emeklisinin beklenen zam pazarlığı start aldı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk başkanlığında, Bakanlığın Reşat Moralı Salonunda yapılan toplantıya, Kamu İşveren Heyeti temsilcileri ile Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz ve hizmet kollarında yetkili sendikaların temsilcileri katıldı.

Bakan Selçuk, açılış konuşmasında, sendika temsilcilerine hitaben "Her zaman olduğu gibi Türkiye için el ele vereceğimize güveniyorum" diyerek, "Bunun için, talepleri ve imkanları bir arada, bütüncül bir bakışla değerlendirerek makul bir sonucu beraberce tesis edeceğiz inşallah." ifadelerini kullandı.

Sendikalar ne istiyor?

Toplu sözleşme masasında 11 hizmet kolunun tamamıyla yetkili konfederasyon olan Memur-Sen, taban aylığa seyyanen 200 lira, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve birinci yıl yüzde 3, ikinci yıl yüzde 2 refah payı talebinde bulunmuştu.

Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa seyyanen 600 lira, ilk yıl yüzde 10+10, ikinci yıl yüzde 8+8 zam ve her iki yıl için yüzde 3 refah payının yanında, memurlara da bayram ikramiyesi ödenmesini talep etmişti. Pazarlık masasının diğer üyesi KESK, 2020 için toplam yüzde 38 artış, 2021 yılı için de 2020 enflasyonu, artı 3 puan refah payı istemişti.

 

Otopsiden korkunç gerçek çıktı

Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde müstakil bir evde çıkan yangında can verdikleri düşünülen Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin otopsisinde sırtlarında kurşun izleri tespit edildi. Altınları çalındıktan sonra delilleri karartmak amacıyla evleri yakılan talihsiz çiftin ölümüyle ilgili 4 şüpheli gözaltına alınırken, acılı oğul Düzgün Üykü, "2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyorlar" sözleriyle isyan etti

11.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasında yaşanan ve ilk etapta kayıtlara "ev yangını faciası" olarak geçen olayın arkasından tüyler ürperten bir çifte cinayet ve yağma çıktı.

İki katlı müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangına müdahale eden Karakoçan Belediyesi itfaiye ekipleri, alevleri söndürdükten sonra içeride 7 çocuk sahibi Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cansız bedenlerine ulaştı. Dumandan zehirlenerek öldükleri tahmin edilen yaşlı çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Gerçek otopsi raporuyla ortaya çıktı: Sırtlarından vurulmuşlar!

Morga kaldırılan cenazeler üzerinde yapılan ön otopsi incelemesi, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Uzmanların yaptığı incelemede, Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin vücutlarında, özellikle de sırt bölgelerinde kurşun izlerine rastlandı. Canilerin, yaşlı çifti silahla vurarak katlettikten sonra cinayete "yangın süsü" vermek ve delilleri yok etmek amacıyla evi ateşe verdikleri belirlendi.

Vahşetin arkasındaki neden: Altın yağması

Cinayet şüphesi üzerine soruşturmayı derinleştiren jandarma ekipleri, evde yaptıkları detaylı aramalarda çarpıcı bir bulguya daha ulaştı. Hayriye Üykü'ye ait olduğu bilinen altın ve bazı değerli ziynet eşyalarının evde olmadığı ve çalındığı saptandı. Sadece 4-5 hanenin yaşadığı tenha mezrada, çiftin gece saatlerinde kapıyı açmış olmasından yola çıkan ekipler, faillerin aileyi tanıyan ya da mezra çevresini iyi bilen en az iki kişi olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Yürütülen çok yönlü teknik ve fiziki takip sonucunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Gözyaşları içinde toprağa verildiler

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından yakınları tarafından teslim alınan Ağa ve Hayriye Üykü'nün cenazeleri, Ürünlü mezrasına getirildi. Kılınan cenaze namazının ardından yaşlı çift, köy sakinlerinin ve yakınlarının gözyaşları arasında aile kabristanında yan yana toprağa verildi.

"Biz kaza biliyorken vahşet çıktı: 2 bilezik için can alıyorlar"

Cenaze töreninin ardından metanetini koruyarak açıklamalarda bulunan çiftin oğlu Düzgün Üykü, adaletin yerini bulmasını isteyerek şu yürek yakan ifadeleri kullandı:

"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli... Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor; 2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor." (Açıklamanın tam metni için ilgili kaynaklara başvurulabilir).

Jandarma ekiplerinin, cinayetin tüm ortaklarını ve kayıp ziynet eşyalarını ortaya çıkarmak için bölgedeki arama kurtarma köpekleriyle yürüttüğü geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

İBB önünde olaylı eylem

Fatih Saraçhane'de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan çalışanlar, Sosyal Denge Sözleşmesi (SDS) sürecinde taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle eylem yaptı. Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini söyleyen işçiler, belediye binasına girmeye çalışınca gerginlik yaşandı. Barikatları aşmaya çalışan eylemciler, polis ekipleri tarafından sakinleştirildi

11.09.2026 17:27:00 / Güncelleme: 11.09.2026 17:32:26
İhlas Haber Ajansı
 
İBB önünde olaylı eylem
İBB önünde olaylı eylem
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane önünde toplanan Tüm Yerel Çalışanları Sendikası'na (Tüm Yerel-Sen) bağlı çalışanlar, SDS sürecinde tıkandıklarını belirterek eylem yaptı. Saraçhane'deki belediye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, sözleşme masasındaki tutumlar eleştirildi.

"Şantajla karşı karşıyayız"

Grup adına konuşma yapan Sendika Başkanı Sezgin Sevin, "Biz hep söyledik, biz kıran döken bir sendika değiliz, biz belediye başkanlarını zor durumda bırakmak için çöp dağları sendikası değiliz. Biz vuran, kesen, asan bir sendika değiliz. Ama nereye kadar. Emekçinin hakkı peşkeş çekildiği zaman biz vuran, kıran, döken bir sendika haline geliriz. Tıpkı bugün burada olduğu gibi. Buradan şantajcı İBB yetkililerine, sarı sendikaya sesleniyorum. İETT'de imzaladığınız toplu sözleşmeden dolayı "bizler de İETT'de gizli kapaklı olarak toplu sözleşme imzaladık. Yüzde yüz 20 dışında bir şey vermedik. Sizlerde gelin toplu sözleşmeyi imzalayalım. Kaçak, göçek, el altından duymaz' diyen İBB yetkilileri, isterseniz toplu sözleşmemizi kesin sonuna kadar direneceğiz, isterseniz hiç vermeyin sonuna kadar mücadele edeceğiz. Maalesef İBB'nin genel sekreter yardımcısı Zeynep Akçabay, bu hanımefendinin kibrini, egosunu yenersek 20 bin memur arkadaşımız çoluğunun çocuğunun rızkını alacak" dedi.



Sendika Başkanı Sezgin Sevinç, haklarını alana kadar Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini vurgulayarak süresiz eylem mesajı verdi. Sevinç, alanın terk edilemeyeceğini belirtirken, tüm çalışanlar kurum kimlik kartlarını çıkarmaya davet edildi.

Açıklamanın ardından "Haklıyız, kazanacağız" sloganları eşliğinde kurum kartlarını gösteren belediye çalışanları, tepkilerini göstermek üzere İBB binasına doğru yürüyüşe geçti. İçeri alınmayan çalışanlar, barikatları yerlere atarak belediyeye girmeye çalıştı. Kısa süreli gerginlik ve izdiham polis ekipleri tarafından sonlandırıldı.

3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında 22 ilde 'C31K' isimli yeni nesil örgüte yönelik operasyon düzenlendi

11.09.2026 13:27:00
Haber Merkezi
 
 3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi
 3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi
3 ilde 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 'C31K' isimli suç örgütüne operasyon düzenlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında 22 ilde 'C31K' isimli yeni nesil örgüte yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda sosyal medya ve iletişim platformlarında çeşitli suç içerikli paylaşımlarda bulunan ve 3 ildeki 3 okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları belirlenen 27 kişi gözaltına alındı.

19'u suça sürüklenen 32 şüpheli
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "C31K" isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği anlaşılan 19'u "adli süreçteki çocuk" olmak üzere 32 şüpheli tespit edildi.

Bebek ve çocuklara ait görüntüler paylaştıkları tespit edildi
Şüphelilerin, çeşitli sosyal medya platformlarında bebek ve çocuklara ait müstehcen görüntüler paylaştığı, milli ve manevi değerlere yönelik hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu, Türk bayrağının yakılması, hayvanlara eziyet edilmesi ve hayvanların öldürülmesine ilişkin görüntüler paylaştığı aktarıldı.
Ayrıca şüphelilerin, toplumsal hassasiyet oluşturan güncel olaylarla kamuoyu tarafından tanınan kişilerin kayıplarını istismar ettiği, görsel, yazılı ve sesli mesajlar aracılığıyla şiddet, tehdit ve şantajla korku, panik yaratmaya yönelik içerikler ürettikleri ve çevrimiçi gruplar üzerinden bu içerikleri yaydıkları bildirildi.

Hedeflerinde okullar vardı
Yeni eğitim ve öğretim yılının açılışı sırasında da farklı illerde bulunan üç ayrı okula yönelik silahlı saldırı hazırlığı içerisinde olduklarına dair paylaşımlarda bulunan ve "C31K" isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kapsamda Ankara merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilirken, 27 şüpheli yakalandı ve dijital materyallere el konuldu.
Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

11.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
17 Ağustos depreminin 27'nci yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bina denetim raporları ortaya çıktı. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların talebi üzerine ekipler 40 bin binada inceleme yaptı. Karar gazetesinden Selin Işık'ın haberine göre gerçekleştirilen testler sonucunda 20 bin binanın 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu belirlendi.
İncelenen 40 bin binanın 20 bininin yüksek veya çok yüksek riskli olduğu belirlendi. En kötü durumdaki ilçeler ise Avcılar ve Zeytinburnu oldu.

EN KÖTÜ YERLER AVCILAR İLE ZEYTİNBURNU
İBB verileri riskli binaların çoğunun 1999'dan önce yapıldığını gösterdi. Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti. Başvuru talebi en çok Kadıköy'den, en az ise Sultanbeyli'den geldi. 6 Şubat Depremleri sırasında inceleme talepleri artsa da bir süre sonra düşüş yaşanması dikkat çekti.

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ACİLİYETİ
Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birim risk altındayken, kentsel dönüşüm aciliyetinin en yüksek olduğu şehir, ülke genelindeki 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık üçte birini (600 bin bağımsız birim) tek başına barındıran İstanbul oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012'de resmi olarak başlamasıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 291 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ederek toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü açıkladı.

1999 ÖNCESİNE DİKKAT
Vatandaşların dijital ortamdaki ve yazılı başvuruları üzerine şimdiye kadar 142 bin bina ziyaret edildi. Çoğunluğu 6 Şubat depremlerinden sonra olmak üzere Hızlı Tarama yöntemi için toplam 173 bin 189 başvuru yapıldı. Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, resmen 23 Temmuz 2020'de yapılan tanıtım toplantısıyla başlayarak, Avcılar ve Silivri pilot bölgeleriyle hayata geçti. Tam 6 yıl boyunca yapılan başvuru ve incelemelerin ardından Temmuz 2026 verileri de dahil olmak üzere İstanbul genelinde 40 bin binanın yarısının 'yüksek ve çok yüksek riskli' (D ve E sınıfı) kategorisinde yer aldığı görüldü. İBB'ye ait verilerde riskli yapıların çoğunun 1999'dan önce yapılmış olduğuna dikkat çekildi.

100 BİN KİŞİNİ TAHLİYESİ PLANLANIYOR
İBB'nin incelemelerindeki verilere göre öncelikli binalardan şimdiye kadar 2 bin 330 binanın (22 bin 527 bağımsız birimin) yıkımı gerçekleştirildi. Ayrıca 612 binada resmi işlem başlatıldığı belirtilirken bu binaların yıkılmasıyla da bağımsız birim sayısı 28 bin 263'e yükselecek. Bu dönüşüm kapsamında riskli binalardan tam 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleşmesi planlanıyor. Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

EN RİSKSİZ BÖLGELER
Yine ilçelerin risk dağılım oranlarında Şile yüzde sıfır, Çekmeköy yüzde 0,6 ile en düşük riskli ilçeler arasında yer alırken şu ilçeler takip etti: yüzde 0,08 ile Beykoz, yüzde 0,27 ile Başakşehir ve Sarıyer, yüzde 0,30 ile Sancaktepe, yüzde 0,32 ile Adalar, yüzde 0,36 ile Çatalca ve Sultanbeyli, yüzde 0,37 ile Beşiktaş.

19 İLÇEDE RİSKLİ BİNA ORANI
Ümraniye: Yüzde 0,48
Ataşehir: Yüzde 0,52
Arnavutköy: Yüzde 0,57
Şişli: Yüzde 0,58
Eyüpsultan: Yüzde 0,64
Beylikdüzü: Yüzde 0,73
Tuzla: Yüzde 0,88
Kartal: Yüzde 0,89
Üsküdar: Yüzde 0,91
Kağıthane: Yüzde 0,94
Pendik: Yüzde 0,95
Kadıköy: Yüzde 0,10 (Yüzde 1,10)
Beyoğlu: Yüzde 1,17
Sultangazi: Yüzde 1,21
Maltepe: Yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: Yüzde 1,56
Bayrampaşa: Yüzde 2,09
Güngören: Yüzde 2,33
Büyükçekmece: Yüzde 2,58

İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı

Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe-Roma futbol müsabakasında Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın kafasına su şişesi attığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve hakkında seyirden men tedbiri uygulanan Kaan A., ifadesinde olaydan dolayı pişman olduğunu belirterek İsmail Kartal'dan özür diledi. Kaan A., su şişesini İsmail Kartal'ı hedef gözeterek atmadığını savundu

11.09.2026 12:53:00 / Güncelleme: 11.09.2026 13:20:12
İHA
 
İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı
İsmail Kartal'a su şişesi atan taraftarın ifadesi ortaya çıktı
Fenerbahçe-Roma futbol müsabakasında Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın kafasına su şişesi attığı gerekçesiyle gözaltına alınan Kaan A.'nın emniyette verdiği ifadesi ortaya çıktı.

Şüpheli hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında işlem yapılmış, seyirden men tedbiri ile 1 yıl imza atma yükümlülüğü uygulanmıştı.

"Anın heyecanıyla elimde bulunan pet su şişesini sahaya doğru fırlattım"

Fenerbahçe taraftarı olduğunu ve uzun yıllardır kombine sahibi olarak maçlara gittiğini belirten Kaan A., 5 yaşındaki oğlunu da karşılaşmalara götürdüğünü ifade etti. Bugüne kadar herhangi bir taşkınlık yapmadığını savunan Kaan A., olay anını, "Dün maç esnasında önce penaltı olduğunu düşündüğümüz bir pozisyonda anın heyecanıyla elimde bulunan pet su şişesini hedef gözetmeksizin sahaya doğru fırlattım" sözleriyle anlattı.

Kaan A., şişeyi İsmail Kartal'a yönelik attığı yönündeki iddiaları kabul etmeyerek, "Her ne kadar emniyet evrakında ve kamuoyunda Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'a yönelik olarak fırlattığım söylenmiş ise de böyle bir şey kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır" ifadelerini kullandı.

"İsmail Kartal'dan özür diliyorum"

Oğluyla birlikte gittiği maçlarda iyi örnek olmaya çalıştığını belirten Kaan A., yaptığı hareketten pişman olduğunu ifade ederek, "Ne olursa olsun bu yaptığım hareket yanlıştır. Meydana gelen olay nedeniyle pişmanım. Öncelikle İsmail Kartal'dan ve kamuoyunu meşgul ettiğim için sizlerden özür diliyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.

18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı

İçişleri Bakanlığı, 18 ilde jandarma ekiplerince icra edilen göçmen kaçakçılığı operasyonunda yakalanan 52 göçmen kaçakçısı organizatöründen 43'nün tutuklandığını bildirdi

11.09.2026 12:15:00
İHA
 
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "18 ilde 'Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele' kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 52 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.

Şüphelilerden; 43'ü tutuklandı. 9'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları; asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu 18 ilde düzenlenen operasyonlarda; 131 araç ile 20 bot ve bot motoru ele geçirildi.

Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün yapılması beklenen feth-i kabir işlemi iptal edildi

11.09.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi
Kaşif kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi iptal edildi
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün yapılması beklenen feth-i kabir işlemi iptal edildi. İşlemin yarın gerçekleştirilmesinin beklendiği öğrenildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alınmıştı.

Bugün gerçekleştirilmesi planlanan feth-i kabir işlemi iptal edilirlen Kozinoğlu'nun mezarının yarın açılmasının beklendiği öğrenildi.

Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi

11.09.2026 10:03:00 / Güncelleme: 11.09.2026 10:07:38
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi. Depoların tespit edildiği, 2 milyar liralık uyuşturucu piyasasının önüne geçildiği operasyonlarda aralarında satıcılarında olduğu 23 şüpheli yakalandı.

Türkiye'nin üretimden turizme kadar bir çok alanda ilk sıralarda yer alan Mersin'de gençlerin uyuşturucu madde ile zehirlenmesinin önüne geçilmesi için güvenlik güçleri Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son 10 gün içerisinde önemli çalışmalar yaptı.



İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Narkotik Şubesi ekipleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele de peş peşe operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyonlarda depo olarak kullanılan asansörcüden, fırıncıya, turizm bölgelerinde piyasaya sürülmek için yazlıkta zulanan uyuşturucuya kadar bir çok adres belirlendi.

7'si büyük peş peşe yapılan operasyonlarda merkez ve ilçelerde adreslere baskınlar gerçekleştiren güvenlik güçleri 4 milyon 600 binden fazla uyuşturucu içerikli sentetik hap, yine 4 milyona yakın üretim yapılabilecek 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 6 milyon adet boş kapsül,19 kilo 225 gram esrar ile 65 bin adet ectacy ele geçirdi.

2 milyarlık uyuşturucu piyasası çökertildi

Polis ve jandarmanın çalışmasıyla yapılan 7 ayrı operasyonda yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu piyasası çökertilirken, 10 gün içerisinde şuana kadar 23 şüphelinin yakalandığı öğrenildi. Yakalanan şüphelilerin bir kısmının yapılan işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı, bazı şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın ise derinleştirilerek sürdüğü bildirildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde polis ve jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi.

Mehmet Akif Ersoy hakkında karar

"Çoklu cinsel birliktelik" ve uyuşturucu suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen, liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada sanıkların savunmalarının ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

10.09.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Dosya kapsamında görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik tahliye edildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını kabul etti

Davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaların önemli bölümünü reddederken uyuşturucu kullandığını kabul etmişti. Ersoy, "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim, hatamı kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin temin etmediğini ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını savunmuştu. Ersoy, ayrıca dosyada yer alan cinsel saldırı iddialarının kendisine savcılık aşamasında sorulmadığını belirterek "Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını iddia eden Mustafa Manaz'a tepki göstererek, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.

Göçmez'in sözlerinin ardından Manaz'ın "Yalan mı" diye bağırması üzerine Göçmez savunmasına devam ederek, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef arkadaş olduk, 2-3 yıl yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif'in çakarlı bir aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı bey bize yöneltilen diğer iddiaları sordu, reddettim. Böyle bir durum söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim. Mehmet Akif'i çok uzun süredir tanırım ve kendisi çok merhametli biridir. Savcılık makamı çok ağır bir suçlama yapıyor. Mehmet Akif Ersoy'la aramızda arkadaşlık ilişkisi dışında bir ilişkimiz yoktur. İddianame ilk ortaya çıktığında kendime gelemedim" dedi.

"Burcu Akyüz'le ilgili suçlamaları kabul etmiyorum"

Burcu Akyüz'le ilgili suçlamalara da değinen Dündar, "Burcu Akyüz'ün herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim ya da cinsel saldırı gibi bir beyanı yok. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlık ötesine geçmemiştir. Benim uyuşturucu testim negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili olarak ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı suçlamalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Melis Asena bana husumet duymaya başladı"

Melis Asena Özkan'ın beyanlarına ilişkin ise Dündar, "Melis Asena bana husumet duymaya başladı, iş konusuyla ilgili. Mehmet Akif dosyası ortaya çıktıktan 40 gün sonra bu şekilde ifadelerde bulunmuştur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"Birkaç kere kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle ilgili de konuşan Dündar, "Uyuşturucu madde testim negatif çıktı. Birkaç kere kullanmıştım ama negatif çıktığı için ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılıkta belirttim" diye konuştu.

Tanıklar dinlendi

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. 'Kütüphane' adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim" dedi.

Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edilen tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy dışında diğer sanıkları tanımıyorum. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu konusunda birini, bir kadını zorladığını veya taciz ettiğini asla görmedim, duymadım. Onu tanıyan hiç kimse böyle bir şeye inanmaz" ifadelerini kullandı.

Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim" diye konuştu.

Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Bahsi geçen doğum günü partisinde Mehmet Akif de vardı. Bahsi geçen kişilerin uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım, asla görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ancak bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim düzenlediğim partide tanıştı" şeklinde konuştu.

Tanık sıfatıyla beyanda bulunan gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara ilişkin benim gördüğüm hiçbir şey yok. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu kullandığını görmedim ya da diğer iddialarla ilgili bir şey duymadım görmedim" dedi.

Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı

Dosya kapsamında henüz beyanı alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi talep edildi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına, adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı sürdürülmesine karar verilmesi istendi. Mütalaanın ardından tutuklu ve tutuksuz sanıkların beyanları ve sanık avukatları dinlendi.

Alınan beyanların ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik ise tahliye edildi.

Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 17 yaşındaki Yağmur Çoban'ın ölümüyle ilgili görülen davada, eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

10.09.2026 18:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet
Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet
Kayseri'de 17 yaşındaki Yağmur Çoban'ın ölümüyle ilgili eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen sözleşmeli er F.D.'nin yargılanmasına devam edildi. 3 tanığın dinlendiği mahkemede savcılık makamı kadına ve çocuğu karşı kasten öldürme suçundan sanığının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti Yağmur Çoban'ın hayatını kaybettiği olayın intihar değil cinayet olduğuna hükmederek, F.D.'ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

Olay

19 Ocak 2025 tarihinde Kocasinan ilçesine bağlı Şeker Mahallesi 5265 Sokak'ta meydana gelen olayda, iddiaya göre Yağmur Çoban ile sevgilisi sözleşmeli er F.D. konuşmak için bir araya geldi. İkili arasında çıkan tartışmanın ardından Yağmur Çoban, F.D.'ye ait olan silahla başından vurularak hayatını kaybetti. Olay sonrası yakalanan F.D. tutuklanarak cezaevine gönderildi.İ
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.