logo
10 ŞUBAT 2026

1 Eylül'de hayatını kaybeden Ahu Tuğba'nın cenazesi ailesine teslim edildi

ABD'de 1 Eylül'de hayatını kaybeden sinema oyuncusu Ahu Tuğba'nın cenazesi, Miami-İstanbul seferini yapan yolcu uçağıyla İstanbul'a getirildi

28.09.2024 00:34:00
İhlas Haber Ajansı
1 Eylül'de hayatını kaybeden Ahu Tuğba'nın cenazesi ailesine teslim edildi
1 Eylül'de hayatını kaybeden Ahu Tuğba'nın cenazesi ailesine teslim edildi
ABD'de 1 Eylül'de hayatını kaybeden sinema oyuncusu Ahu Tuğba'nın cenazesi, Miami-İstanbul seferini yapan yolcu uçağıyla İstanbul'a getirildi. Ünlü oyuncunun cenazesini teslim alan kızı Anjelik Calvin, annesinin ölümüne neden olan hastalığının KOAH ve migren olduğunu söyledi.

Oyuncu Ahu Tuğba, ABD'de birlikte yaşadığı kızı Anjelik Calvin'in evinde 1 Eylül'de hayatını kaybetmişti. KOAH hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği öğrenilen Tuğba'nın cenazesi, ABD'nin Miami eyaletinden kalkan THY uçağıyla saat 16.00 sıralarında İstanbul Havalimanı'na getirilmişti. Tuğba'nın cenazesi ekipler eşliğinde uçaktan indirilirken diğer prosedürler ve yakınlarının teslim alması için kargo terminaline götürüldü. Ünlü oyuncunun kargo terminaline getirilen naaşını ABD'de yaşayan kızı Anjelik Calvin teslim aldı.

"Migren ilacının etkisinin olduğunu düşünüyorum"



Kargo terminalinde açıklamalarda bulunan Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin, "9-10 gün uyumayan bir kız çocuğu düşünün ateşlendi bir anda soğuktu buz gibiydi ben annecim hadi ateşin düştü alnını öptüm uyumaya gittim. Artık sırf bu yüzden uyuyamıyorum. Ben ne olduğunu düşünüyorum, ben herhalde migren ilacının bir etkisi olduğunu düşünüyorum annemin ölümünde. Aç karnına almış olduğu ateş düşürücü migren ilacı da üzerinde yazıyor birden fazla alınca kanamaya sebebiyet verir diye. Migren ilacından şüpheleniyorum' şeklinde konuştu.

"Kızım ben ölürsem beni Türkiye'ye göm dedi"

Ölmeden önce annesiyle yaşadığı son konuşmayı anlatan Calvin, "İlgi istiyorum dedi bebek gibi. O hissetti sanki bana dedi ki 'kızım ben ölürsem beni Türkiye'ye göm dedi. Beni burada bırakma dedi. Bana 'yavrum ben öleceğim galiba' dedi. Ben de 'anne ne biçim konuşuyorsun hastaneye gidelim' dedim. Solüsyon makinesi yetmiyor sana hastaneye götüreyim seni dedim. Döndü bana tekrar dedi ki 'ben gayet iyiyim' sonrasında uyuya kaldı. Bir süre sonra kontrol etmeye gittim. Uyuyor sanıyorum melek gibi başta hiç algılayamadım, sonra artık ben tabii duramıyorum şüphelendim akşam olunca içim içimi yiyor. Bir baktım annemde tık yok kaldırdığım zaman artık ceset olmuştu. Allah almıştı onu" diye konuştu.
Anjelik, "Rabbim bizi affetsin böyle geciktiği için. Bu da Allah'ın hükmü ve ben elimden geleni yaptım" şeklinde konuştu.

Yarın son yolculuğuna uğurlanacak

Anjelik Calvin son olarak annesinin sosyal medya hesabından cenaze işlemlerine ilişkin detayları aktaran bir paylaşımda bulundu. Calvin yaptığı paylaşımda, "Bu cumartesi (yarın) saat 11.00'de Beyoğlu Atlas Sineması'nda anma töreni olacaktır. Cenaze, Teşvikiye Camii'nde öğlen kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Annemi birlikte dualarla uğurlayalım, dualarla gitsin" ifadelerini kullandı.

Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artışla 17 milyon 709 bine, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 5,4 yükselişle 57 milyon 874 bine çıktı

 

10.02.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,3 artarak, 17 milyon 709 bine çıktı. Bu dönemde sığır sayısı yüzde 4,3 artışla 17 milyon 544 bin, manda sayısı da yüzde 1,7 yükselişle 164 bin 785 oldu.

Küçükbaş hayvan sayısı ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak, 57 milyon 874 bin olarak hesaplandı. Koyun sayısı bu dönemde yüzde 5,9 yükselerek 46 milyon 689 bin, keçi sayısı ise yüzde 3,4 artışla 11 milyon 186 bin başa çıktı.

Yaş ipek kozası ve bal üretimi arttı

Bal üretimi, 2025'te 2024 yılına kıyasla yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 ton oldu.

Yaş ipek kozası üretimi ise aynı dönemde yüzde 38,4 artışla, 118 ton olarak belirlendi. 

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor

Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

09.02.2026 17:29:00
İhlas Haber Ajansı
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca, Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Kabaş'ın, 'X' isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar üzerine 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Sedef Kabaş'ın yargılanmasına başlanacak.

Serbest bırakılmıştı

Sedef Kabaş, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle 26 Ocak tarihinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında gözaltına alınmış, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman ve Siirt için sağanak yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu

09.02.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre 10 Şubat'ta Siirt il geneli, Diyarbakır'ın kuzeydoğusu (Kulp, Lice, Silvan, Hazro) ve Batman merkez ve kuzey ilçelerinde (Kozluk, Sason, Beşiri) sağanak yağmur ve karla karışık yağmur beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Yağışların 1700 metre rakım üzeri yükseklerde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olması beklenmektedir. Ulaşımda aksamalar, yükseklerde tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti


 
Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.

07.02.2026 19:33:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:36:15
AHMET SAFA TERZİ
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti

Yeni gelişen teknolojiler sayesinde kanserde teşhis (tanı) süresi oldukça kısaldı. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor. Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.

Tümörün temel moleküler profili ortaya çıkarılıyor

Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. "Kansere dakikalar içinde tanı" ifadesi, tüm DNA'nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Yürütmekte olduğumuz projelerde, 'frozen-dondurulmuş' yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor" dedi.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirterek, "Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. Genetik testler artık yalnızca "Bu tümör nedir?" sorusuna değil, "Bu hastada hangi tedavi işe yarar?" sorusuna da cevap veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor" ifadelerini kullandı. 

Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!


 
 
Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu.

07.02.2026 19:29:00
Haber Merkezi
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre üniversite eğitiminin ilk yılında öğrencilerin yüzde 39.5'inin sigara içtiği, bu oranın mezuniyet yılında yüzde 48.8'e yükseldiği belirtildi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından yürütülen araştırma, 4 yıllık eğitim süreci boyunca 435 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre öğrencilerin sigara bağımlılığına karşı mücadeleye destek verme oranı ilk yıl yüzde 45 iken, ikinci yılda yüzde 49.3'e yükseldi ancak mezuniyet yılında ise yüzde 42.8'e geriledi. Kadın öğrencilerin sigaranın olumsuz sonuçlarına dair farkındalıklarının son sınıfta belirgin şekilde arttığı, buna karşın genel olarak sigarayı reddetme öz-yeterliklerinin azaldığı belirlendi. Sigara içme oranlarının sağlık bilimleri öğrencileri arasında diğer fakültelere göre daha düşük olmasına rağmen, bu fakültelerde de oranların yıllar içinde yükselerek yüzde 22.2'den yüzde 36.4'e yükseldiği görüldü.

Prof. Dr. Mehmet Ali Kurçer, Merve Bektaş ve Ebru Katar'ın yer aldığı araştırma ekibi, elde edilen bulguların üniversite döneminin sigara alışkanlığının yerleştiği en riskli dönemlerden biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, "Yürütülen bu çalışma, üniversite yıllarının sigara açısından kritik bir risk dönemi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrenciler sigaranın zararlarını daha iyi bildikçe, ne yazık ki sigaraya karşı dirençleri artmıyor, aksine zayıflıyor" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.