logo
24 HAZİRAN 2026

15 Temmuz'un en kritik davasında gerekçeli karar açıklandı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Üssü'ndeki eylemlerine ilişkin 26 Kasım 2020'de verilen hükmün gerekçesi açıklandı

12.07.2021 19:23:00
15 Temmuz'un en kritik davasında gerekçeli karar açıklandı
15 Temmuz'un en kritik davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, 26 Kasım 2020'de hüküm verilen davanın, 365'i tutuklu, 104'ü tutuksuz, 6'sı yakalamalı sanıkları hakkındaki gerekçeli karar taraflara tebliğ edildi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, üye hakimler Ömer Ünal ve Erhan Karakaya'nın imzasının yer aldığı gerekçeli karar, 9 bin 204 sayfa tuttu.

Darbe girişiminin, elebaşı Fetullah Gülen ve yanındaki sözde tepe yöneticileriyle anlık iletişim halinde olan Akıncı Üssü'ndeki sivil imamlar Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş'in talimatıyla gerçekleştiği vurgulandı.

Gerekçeli kararda, FETÖ'nün anayasal düzeni değiştirerek, örgüt ideolojisine uygun, sözde cemaat zümresine dayanan, milli olmayan, gayrimeşru bir iktidar oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Kararda ayrıca darbe girişimini yöneten siviller Kemal Batmaz'ın Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Nurettin Oruç'un Jandarma Genel Komutanlığı, Hakan Çiçek'in Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Adil Öksüz'ün de TSK imamı olduğuna dikkat çekildi.

Darbe girişiminin başlamasıyla Akıncı Üssü'ndeki darbeci pilotların savaş uçaklarıyla Ankara ve İstanbul'da alçak uçuş yaptıkları hatırlatılan kararda, bu pilotların bombalı saldırıları sonucundan 77 sivil/kamu görevlisinin şehit olduğu, 206 kişinin de yaralandığı aktarıldı.

- Hüküm

Gerekçeli karar göre darbe girişimini Akıncı Üssü'nden yöneten örgütün "sivil imamları" Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve Nurettin Oruç ile eski İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı eski tuğgeneral Bekir Ercan Van, Hava Kuvvetleri Harekat Merkezini ele geçirmeye çalışan eski tuğgeneral Kemal Mutlum, eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığı Sistemler Daire Başkanı tuğgeneral Recep Sami Özatak, Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığının başında bulunan eski tuğgeneral Aydemir Taşçı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri eski albay Veysel Kavak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreter Yardımcısı eski kurmay albay Ali Durmuş, dönemin 141'inci Filo Komutanı eski yarbay Hakan Karakuş, dönemin 143'üncü Filo Komutanı eski binbaşı Mustafa Azimetli, TBMM'yi bombalayan eski pilot yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı, darbe girişiminde Ankara'da F-16 ile ilk uçuşu gerçekleştiren eski binbaşı Mehmet Fatih Çavur, dönemin 143'üncü Filo harekat subayı eski binbaşı Ali Karabulut, üssün harekat plan subayı olan eski binbaşı Murat Bicil, TBMM, TÜRKSAT ve Polis Özel Harekat Dairesini bombalayan eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk, F-16'lara bombalama talimatlarını ileten eski yüzbaşılar Mustafa Mete Kaygusuz ve Ahmet Tosun, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 77 kişinin şehit edilmesine ilişkin toplam 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.

Bu sanıkların tamamı, 198 kişiye ilişkin "kasten öldürmeye teşebbüs", 22 kişiye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve 1 kişiye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs" suçlarından da toplam 3 bin 901 yıl 6'şar ay hapis cezasına mahkum edildi.

Hüseyin Türk ile aynı uçakla Polis Özel Harekat Başkanlığını bombalayan eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu 45 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1170 yıl, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kavşağı'nı bombalayarak 15 kişiyi şehit eden eski pilot üsteğmen Müslim Macit 16 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 283 yıl 6 ay, Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığında 7 polisi şehit eden eski pilotlar yüzbaşı Ertan Koral ve üsteğmen Mehmet Çetin Kaplan'a 8'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 90'ar yıl hapis cezası verildi. Kaplan, ayrıca "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü bombalayarak 2 kişiyi şehit eden eski pilotlar yüzbaşı İlhami Aygül, üsteğmenler Mehmet Yurdakul ve Mustafa Özkan'a 3'er kez "ağırlaştırılmış müebbet hapis" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 648'er yıl hapis cezası verildi.

Üst sınırdan ceza veren mahkeme heyeti, sanıklar hakkında takdir indirimi uygulamadı.

- Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet alanlar

Sanıklar Fatih Yarımbaş, Cengiz Atak, Efrail Saltabaş, Ümit Şeker, Mustafa Balcı, Erdoğan Durgun, Kağan Polat, Özay Cödel, Ferat Erten, Hamdi Çıplak, Yücel Özcan, Erdinç Kurt, İrfan Altuntaş, Mutlu Ferik, Ahmet Çamoğlu, Murat Kale, Abdullah Demir, Murat Tekin, Emre Karaarslan, Süleyman Mert'e, "anayasal düzeni ihlale teşebbüs" suçundan 1'er kez, "nitelikli kasten öldürme" suçundan ise 8'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu sanıklar, "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise 1548'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca Yarımbaş'a, "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaya teşebbüsten" 7 yıl 6 ay daha hapis verildi.

Akıncı Üssü nizamiyesinde darbeye direnen 9 kişiyi şehit eden sanık eski albay Ali Erarslan, "anayasal düzeni ihlale teşebbüs" suçundan 1, "kasten adam öldürmek" suçundan ise 9 olmak üzere toplam 10 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi. Eraslan, ayrıca 86 kişiyi "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 1548 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanıklar Oğuz Alper Emrah ve İlker Hazinedar'a "anayasal düzeni ihlale teşebbüs" ve "Cumhurbaşkanına suikast teşebbüsü" suçlarından 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Sanıklar Halil Burak Balcı, Mustafa Zelbey, Işın Ceylan, "anayasal düzeni ihlale teşebbüs" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi.

- Bir kez ağırlaştırılmış müebbet alanlar

Sanıklar İbrahim Gerboğa, Abdullah Erdoğan, Ferhat Keten, Ozan Turanlı, Selçuk Yavuz, Yunus Emre Hoşoğlu, Hüseyin Mermer, Orhan Kuzucu, Mustafa Avşar, Melih Albayrak, Fatih Kaya, Resul Metin, Mehmet Zahid Çelik, Ahmet Oğuzhan Yıldız, Kadir Saraç, Hüseyin Demiral, Mehmet Ali Taşkıran, Bünyamin Özbek, Hasan Saltan, Seyyit Hamza Taştan, Cemal Akyıldız, Erhan Baltacıoğlu, Engin Yetgin, Yaşar Keskin, Metin Bilgici, İdris Aksoy, Osman Doğan, Özcan Murat Doğan, Ahmet Özdemir, Ceyhan Karakurt, Selahattin Yorulmaz, Mustafa Konur, Yücel Canbolat, Adem Kırcı, Yavuz İstek, İbrahim Yozgat, Erdem Erdoğan, Fatih Şen, Aziz Ersel Emanet, Yıldıray Korkmaz, Gökhan Karabacak, Murat Fırat, Mevlüt Öncel, Mustafa Özel, Hasan Alp Koruyucu, Fatih Koçak, Aykut Gündüz, Muhammet Saka, Muhammet Kıvrak, Gökhan Maldar, Mehmet Fatih Özkan, Murat Karakuş, Mustafa Ertürk, Alparslan Şahin, Hüseyin Aslanbay, Yılmaz Bahar, Fatih Suçatı, Göksel Bayram, Yunus Dağcı, Ramazan Dede, Yücel Lökeşe, Sinan Turğan, Fatih Pancar, Zeki Güngör, Ali Murat Karakaş, Semih Özçelik, Hasan Çalmaz, Fatih Aydemir, Sezer Gülşen, Mesut Güney, Burak Kolukısa, Ali Uçar, Mustafa Kozak, Ömer Vurgun, Fatih Özcan, Köksal Demirtuğ, Abdüssamet Kara, Hamza Karaduran, Gökhan Gerboğa, Oğuz Haksal, Kenan Comart, Fatih Kahraman (Ahmet oğlu), Mehmet Veske, Yakup Yiğit, Mustafa Turgay, Şahin Karatekin, Abdurrahman Ökmen, Timurcan Ermiş, Murat Yılmaz, Oktay Esen, Halil Kumcu, Tuncer Nergiz, Ertuğrul Özdemir, Cumali Pusat, Bülent Kaya, Fatih Yapıcı, Murat Çakır (Fethi oğlu), Murat Çakır (Ahmet oğlu), Muratcan Işık, Nevzat Bilir, Burak Ceylan, Selahaddin Yıldız, Ersin Eryiğit, Ümit Erim, Burak Kuru, Mehmet Ceylan, Murat Çınar, Ömür Yongacı, Bircan Ermaya, Oğuz Kağan Ayran, Süleyman Ekşi, Uğur Akyılmaz, Eren Kaçgan, Celal Onat, Suat Fatih Karadağ, Abdullah Berşah Kül, Fatih Kahraman (Besim oğlu), Emin Albayrak, Ahmet Bahadır Özmen, Ömer Faruk Alp, Safa Sefer Güleroğlu, Ünsal Canboğa, Muhammed Süheyl Serdaroğlu, Melih Döner, Sinan Alvur, Sinan Öztürk, Taner Doğan, Yunus Kılıçaslan, Eyyüp Ergül, Mehmet Köse, Kadir Bekmez, Ali Rıza Eken, Mehmet Güngör, Mustafa Bağatur, Telat Aktaş, Mehmet Oruç, Sabahattin Tigu, Selim Hakan Taş, Özgür Ötkün, Engin Yüksel, Hasan Kepez, Halil İbrahim Güçlü, Mustafa Karadere, Samet Avşar, Onur Ünal, İbrahim Yılmaz, Coşkun Bardakçı, Enes Taştan, Nihat Çırakoğlu, Mehmet Feyzi Ünal, Furkan Öztürk, Mesut Aşkın, Özer Zeren, Hüseyin Polatçı, Kamil Çetin, Raşit Öksüz, Okan Ayday, İsmail Küçükberber, Yasin Tuncar, Zekeriya Kaleli, Şevket Aydemir, Şuayip Aksoy, Muhammet Osman Haktanır, Murat Yazıcı, Ekrem Malkoç, Kadir Okur, Emre Sakarya, Zeynel Abidin Öztürk, Emre Vurmaz, Faruk Solmaz, Hamza Beyret, Veli Karakuş, Mesut İleru, Mehmet Fatih Canal, Mehmet Özçete, İbrahim Halil Kaya, Fatih Koç, Osman Bekar, Günay Köroğlu, Berat Ölçer, Mehmet Kaya, Adem Emiroğlu, Mesut Bayar, Adem Çakır, Orçun Kuş, Eyüp Bahadır Pekince, Yavuz Çam, Ferdi Evcimik, Osman Yılmaz, Erhan Gazioğlu, Hasan Kargın, Hızır Özyuva, Fatih Akbulut, Devrim Ağırağaç, Bülent Toygar, Mesut Baytürk, Muhammet Emrah Kuzu, Recep Ünal, Volkan Boy, Osman Nuri Gür, Kemal Akçınar, Fikri Özgür, İlhan Karasu, Devrim Orhan, Ayhan Çatıkkaya, Mesut Yurtdan, Gökmen Tarhan, Tunahan Özarslan, Eyüp Has, Mustafa Aydın, Yunus Şahin, Mehmet İhsan Akça, Fatih Aslantaş, Mesut Açıkgöz, Halil İbrahim Özdemir, Eren Çalışkan, Ercan Dağhan, Ekrem Kandur, Mahmut Sil, Zübeyir Güler, Alper Kalın, Uğur Bozkurt, Murat Gümüş, Osman Sivlim, Ali Soylu, Hasan Baysar, Mehmet Cantürk, Ali Tiryaki, Tuğrul Fikret Duran, Harun Olgun, Onur Kahveci, Selim Tosun, Timur Özgen, Abdulbaki Ayday, İlhami Yıldız, Veli Bilgin, Ali Pehlivan ve Hüseyin Yılmaz "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan 1'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

- 46 sanığa müebbet hapis

Sanıklar Mert Keskin, Serdar Gülbaş, Ertuğrul Dinçer, Metin Çerkezoğlu, Caner Çamoğlu, Abdullah Özbekler, Adem Gül, Erkan Muzafferiyet, Fahri Yavuz, Muhammed Muzaffer Durmaz, İbrahim Koçak, Gökhan Yakut, İsmail Keskin, Habip Sarıahmetoğlu, Mustafa Erez, Merve Duğan, Lale Işık, Nazif Baysal, Buğra Baldan, Harun Nihat Aşık, Enes Coşkunçay, Ertuğrul Güven Birlik, Ahmet Sarıkaya, Feyyaz Karakaş, Can Kaya, Tahir Neşet Öncü, Aydın Nevzat Özkan, Mustafa Ertuğrul, Fahri Ünver, Ramazan Cingöz, Yavuz Selim Özberk, Bekir Dirmit, Celal Keçelioğlu, Bünyamin Bozkurt, Abdullah Can, Ahmet Tarık Kaya, Erkan Durmuş, Olgun Acuce, Mustafa İlleez, Mehmet Teoman Kalmaz, Ahmet Ufuk Yener, Murat Altay, Kübra Arpaguş, Sedat Koçyiğit, Yahya Baştan ve Mikail Tığcıoğlu ise "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan birer kez müebbet hapse mahkum edildi.

Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapse çarptırılan sanıklardan bazılarına, ayrıca "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan da 7 yıl 6 ay ile 120 yıl arasında değişen hapis cezası veridi.

- Darbeye yardımdan ceza alanlar

Sanıklar Uluç Hüseyin Hançer, Raif Can Dursun, Ertuğrul Cihat Sungur, Yıldırım Kılıçarslan, Hakan Doğan ve Ali Mert Tüfekçi "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 16 yıl 8'er ay, sanıklar Aydın Gündüz, Necip Yılmaz, Ferhat Akbulut, Harun Eraslan, Ercan Dursun, Abdullah Emre Sandık ve Emre Ateş aynı suçtan 16'şar yıl, Münir Işık, Mustafa Can Mengül, Zafer Güner, İbrahim Mesut Yılmaz ve Hamza Aras 13 yıl 4'er ay, Burak Deniz ise 12 yıl 6 ay hapse mahkum edildi.

Veli Bilgin ve Ali Pehlivan "Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüse yardım" suçundan 16'şar yıl hapse mahkum edilirken, Ertuğrul Cihat Sungur'un "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 10 yıl hapisle cezalandırılması kararlaştırıldı.

Mustafa Altunay ve Fatih Arslan hakkındaki kamu davaları kesin hüküm nedeniyle reddedildi, "Cumhurbaşkanına suikast" suçundan yargılanan Hüseyin Yılmaz'ın ise beraatine karar verildi.

Sanıklardan 41'i hakkında "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 6 yıl 3'er aydan 9'ar yıla kadar mahkumiyet veren mahkeme heyeti, 70 sanık hakkında beraate hükmetti.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Akıncı Üssü'nde darbeyi yöneten "sivil imamlardan" firari Adil Öksüz ile Serkan Aydın, Ahmet Sürmen, Halit Çetin ve Fatih Arık'ın dosyalarının ise ayrılması kararlaştırıldı.  

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.