158 milyon tarama ile kronik hastalıklara savaş açıldı
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 yılının ilk dört ayına ait çarpıcı birinci basamak sağlık verilerini paylaştı. Bakanlık, hastalıklardan önce sağlığı koruma misyonuyla rekor başvuru ve tarama sayılarına ulaştı
Eyüp Kabil





Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, resmî kanallar üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde 8 bin 350 aile sağlığı merkezi, 973 toplum sağlığı merkezi ve 348 sağlıklı hayat merkeziyle kurulan güçlü ağın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu. 2026 yılının ilk 4 ayında 158 milyondan fazla sağlık taraması gerçekleştirilerek kronik hastalık yönetiminde tarihi bir dönüm noktasına imza atıldı.
Sağlıklı Hayat Merkezlerine 96 bini aşkın başvuru
Bakan Memişoğlu'nun aktardığı verilere göre, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Sağlıklı Hayat Merkezleri, 2026'nın ilk çeyreğinde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Merkezlere başvuran 96 binden fazla kişi, hastanelere gitmeye gerek kalmaksızın koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalandı.
Bu merkezlerde sunulan öne çıkan hizmet alanları şunlar oldu:
• Kronik Hastalık Takibi: Yüksek tansiyon, şeker ve obezite gibi yaygın rahatsızlıklar erkenden kontrol altına alınıyor.
• Beslenme Danışmanlığı: Uzman diyetisyenler eşliğinde sağlıklı beslenme programları hazırlanıyor.
• Kanser Taramaları: Erken teşhis hayat kurtarır prensibiyle ücretsiz tarama kitleri ve yönlendirmeler sağlanıyor.
• Psikososyal Destek ve Fiziksel Aktivite: Ruh sağlığı uzmanları ve fizyoterapistler eşliğinde toplumsal refah artırılıyor.
Hedef: "Hastalanmadan önce sağlığı korumak"
Sağlık Bakanlığı, bütçeyi sadece tedavi edici hizmetlere değil, hastalıkları önleyici sistemlere ayırarak sağlık yükünü hafifletmeyi planlıyor. Bakan Memişoğlu, geliştirilen bu proaktif süreçle birlikte aile hekimliklerinin ve yerel sağlık merkezlerinin çok daha dinamik bir yapıya büründüğünü vurguladı.
Yetkililer, vatandaşların düzenli taramalarını yaptırmak üzere kendilerine en yakın Aile Sağlığı Merkezi veya Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvurmalarının, gelecekteki olası büyük sağlık risklerinin önüne geçmede kritik önem taşıdığını belirtiyor.
















































































