19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı coşkuyla kutladık.
Edirne'den Kars'a Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna şenliklerle, konferanslar ve panellerle idrak edilen 19 Mayıs Ruhu, hepimizin bildiği üzere, Mustafafa Kemal'in Samsun'a çıkışının bir sembolü.
Milli iradenin ve bağımsızlığın ilk meşalesi bu tarihte yakıldı.
Ülkeyi dörtbir koldan saran işgalcilere karşı başlatılan mücadelenin anlamı kelimelere sığdırılamaz.
Peki; ulusal bağımsızlığa sahip çıkması maksadıyla Türk gençliğine emanet edilen bu bayramı gönül ya da vicdan rahatlığı ile kutlayabiliyor muyuz?
Ulusal egemenliğimizin neresindeyiz?
Kendimizi ne kadar bağımsız ve ne derece özgür hissediyoruz?
Ya içerisinde bulunduğumuz şartlar ile kendi devletimizin konumu ne derece birbiri ile örtüşüyor?
Tam ulusal mıyız yoksa global senaryolara ulusalcılığımızı havale mi etmiş durumdayız?
Gençliğimizin durumu nedir?
Ulusal sporlarımızı idame ettirebiliyor muyuz?
Sorular ve sorgulamalar....
Sadece Türk gençliği mi?
Mustafa Kemal, ulusal bir devrim yaparken uluslararası açılımlara ve evrensel ölçülere göre de hareket etti.
İçeride yapılan siyaset ile dış siyaset aynı potada eritilerek bir devlet yönetildi.
Cumhuriyeti içte ve dışta sağlam kılan etmenlerin başında da bu temel ilke yeralır.
Mustafa Kemal yaşasıydı Türk gençliği hakkında ne düşünürdü?
İstediği eğitimi alamayan,
Eğitilse de iş bulamayan,
Dini ve milli değerleri tanımayan,
gençler hakkında....?
Sadece Türk gençliği mi?
Dışarıdaki gençlikle de ilgilenirdi Mustafa kemal.
Irak'ta işkence gören,
Filistin'de vurulan,
Çeçenistan'da bogazlanan
gençlerle......
19 Mayıs'ı Türk bayrakları ile kutlayan gençler bir tarafta.
Kendi bayrakları için kanla mücadele veren gençler diğer tarafta.
Türk gençliği içerisinde bulunduğu durumu ve uluslararası konumu iyi idrak etmek zorunda.
Bir ülkenin gençliği ile ulusal bağımsızlığı arasında doğru orantı var.
Gençliğiniz sağlam ise bağımsızlığınız tamdır.
Bağımsızlığınız yok ise gençliğiniz de yok demektir.
19 Mayıs'ta yeni bir muhasebe yapabildik mi?
Edirne'den Kars'a Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna şenliklerle, konferanslar ve panellerle idrak edilen 19 Mayıs Ruhu, hepimizin bildiği üzere, Mustafafa Kemal'in Samsun'a çıkışının bir sembolü.
Milli iradenin ve bağımsızlığın ilk meşalesi bu tarihte yakıldı.
Ülkeyi dörtbir koldan saran işgalcilere karşı başlatılan mücadelenin anlamı kelimelere sığdırılamaz.
Peki; ulusal bağımsızlığa sahip çıkması maksadıyla Türk gençliğine emanet edilen bu bayramı gönül ya da vicdan rahatlığı ile kutlayabiliyor muyuz?
Ulusal egemenliğimizin neresindeyiz?
Kendimizi ne kadar bağımsız ve ne derece özgür hissediyoruz?
Ya içerisinde bulunduğumuz şartlar ile kendi devletimizin konumu ne derece birbiri ile örtüşüyor?
Tam ulusal mıyız yoksa global senaryolara ulusalcılığımızı havale mi etmiş durumdayız?
Gençliğimizin durumu nedir?
Ulusal sporlarımızı idame ettirebiliyor muyuz?
Sorular ve sorgulamalar....
Sadece Türk gençliği mi?
Mustafa Kemal, ulusal bir devrim yaparken uluslararası açılımlara ve evrensel ölçülere göre de hareket etti.
İçeride yapılan siyaset ile dış siyaset aynı potada eritilerek bir devlet yönetildi.
Cumhuriyeti içte ve dışta sağlam kılan etmenlerin başında da bu temel ilke yeralır.
Mustafa Kemal yaşasıydı Türk gençliği hakkında ne düşünürdü?
İstediği eğitimi alamayan,
Eğitilse de iş bulamayan,
Dini ve milli değerleri tanımayan,
gençler hakkında....?
Sadece Türk gençliği mi?
Dışarıdaki gençlikle de ilgilenirdi Mustafa kemal.
Irak'ta işkence gören,
Filistin'de vurulan,
Çeçenistan'da bogazlanan
gençlerle......
19 Mayıs'ı Türk bayrakları ile kutlayan gençler bir tarafta.
Kendi bayrakları için kanla mücadele veren gençler diğer tarafta.
Türk gençliği içerisinde bulunduğu durumu ve uluslararası konumu iyi idrak etmek zorunda.
Bir ülkenin gençliği ile ulusal bağımsızlığı arasında doğru orantı var.
Gençliğiniz sağlam ise bağımsızlığınız tamdır.
Bağımsızlığınız yok ise gençliğiniz de yok demektir.
19 Mayıs'ta yeni bir muhasebe yapabildik mi?
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005



























































