logo
24 MAYIS 2026

Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor

04.05.2026 00:00:00
Bir ülkede yargı kararları hakim ve mahkemeden değil de iktidardan biliniyorsa, adalet güven dip yapmışsa…

Bir ülkede gelir adaleti kaybolmuşsa…

Bir ülkede eğitimde, sağlıkta fırsat ve hizmette ayrımcılık başlamışsa…

Yasaklar her yanı sarmışsa…

Yolsuzluklar patlamışsa…

Yoksulluk en bildik tabirle 'Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazarlardan atık topluyorsa, meydanlar 'açız' diye bağırıyorsa, bu ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir' ve o ülke seçime gitmelidir.

Rakamlarda seçim diyor

23 yıldır Erdoğan ve iktidarının yönettiği ülkemiz dünya hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 2012 yılında ise 71'ci sıradaydı. 2025'te de 118'ci sıraya düştük. Yani 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.

Gelir adaletsizliği

Ekonomiden çok iyi anladıklarını iddia eden tek parti iktidarımız, 23 yılda gelir adaletsizliğinde ülkemizi Avrupa'da 1 numara 130 ülke arasında da en adaletsiz 28. ülke konumuna getirdi.

'Adil paylaşım' diyen, 'emeğin, hakkın' kutsallığından bahseden tek parti iktidarı öyle bir paylaşım yaptı ki, ülkemizdeki %10'luk kesim toplam servetin %68'ini paylaşırken en yoksul %50'lik kesim ise servetin sadece %2,6'sini paylaşıyor.

Yolsuzluk

İktidara gelmeden önce 'yolsuzlukları bitireceğiz' sözü verdiler. 2013 yılında Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 182 ülke arasında 50'ci sıradaydık. 2025'te 124'cı sıraya düştük.

'Paranın dini, imanı olmaz' diyen AKP iktidarı, 2008 yılın yurt dışında veya yurt içinde kayıt dışı kalmış para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin vergi incelemesine tabi tutulmadan ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan kamuoyunda 'varlık barışı' adlı 5811 Sayılı Kanun'u çıkardı. 2023 yılında kadar bu kanunda 7 kez düzenleme yaptı.

Ülkemiz 'kara para' aklama üssüne dönüştü. 2 kez gri listeye girdik.

2025 yılında Türkiye'nin kara para aklamada 177 ülke arasında 62. Sırada orta risk' sınıfında yer almıştır.

Devleti de milleti de borca batırdılar

2002 yılında yaklaşık 130 milyar dolar olan Türkiye'nin toplam dış borç stoku, 2026 yılına gelindiğinde 4 buçuk kattan fazla artarak 600 milyar dolara ulaşmış durumda.

2002 sonu itibarı ile vatandaşların bankalara olan toplam borcu yaklaşık 6,6 milyar TL (4,4 milyar dolar) seviyesindeydi.

2026 Nisan BDDK verilerine göre, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplam hacmi 6,17 trilyon TL seviyesine ulaştı. Çiftçilerimizin borcu 1 trilyon 323 milyar TL'ye ulaştı. 43 milyon kişi bankalara borçlu.

Faiz

Ayet-hadis okuyarak faize karşı olduklarına vatandaşı ikna ettiler. 23 yılda 610 milyar dolar faiz ödediler.

Şu anda politika faizi dünya sıralamasında Venezuela %58,59 faiz ile birinci, Türkiye %37,00 faiz ile ikinci sırada.

Ekonomi

Yukarıdaki veriler bu ülkede ekonomi yönetimi yok, demektir. İktidarımız, 'ekonomiyi şaha kaldırdık' diyor. Doğrudur. Zenginler, faiz baronları için şaha kalkan bir ekonomi olduğu gerçek.

Diğer taraftan da vatandaşa karşı ceza kesen, vergi tahsildarlığı yapan, sermayeye karşı da ne var ne yok satan bir ekonomi yönetimi anlayışı var.

İktidar, ekonomiyi yönetmiyor. İçerde tahsildarlık dışarıda pazarlamacılık yapıyor.

Bu şartlarda devletin bekası, milletin huzuru için seçim şarttır.

Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor

TBMM'deki muhalefet partileri de seçim, diyor. Ana muhalefet partisi ısrar etmeye devam ediyor.

Peki, iktidar ve ittifakının tek ses olduğu bir ortamda dağınık bir muhalefet ile seçime gidildiğinde kim kazanır? Cevap: Milletin dini ve milli duygularına oynayanlar kazanır. Bu maalesef ülkemizin gerçeği.

Bu gerçeği iyi bilen BTP lideri Hüseyin Baş yıllardır muhalefetin tek çatı ve ortak söylem başlığında birleşmesi gerektiğini vurguluyor. CHP'nin sorumluluk alması gerektiğine vurgu yapıyordu.

Geldiğimiz noktada siyasi uzmanlar, akademisyenler tek sesli bir muhalefet diyor.

Nihayet

CHP Genel Başkanı Özgür Özel nihayet: "Vatandaşın bizden beklentisi açık: 'Birleşin ve bizi bu yoksulluktan kurtarın' diyorlar. Biz, bu sese kulak tıkayamayız. Türkiye'nin kurtuluşu için, hangi eli tutmamız gerekiyorsa, memleket menfaati için o eli tutarız. Kimle kol kola girmemiz gerekiyorsa kol kola gireceğiz" dedi.

Peki, hangi eli tutacaksınız?

Bana göre CHP, DEM'in elini bırakmadıktan, bebek katilini aklama sürecinden çekilmedikten sonra kuracağı her ittifak, Bay Kemal'in 6'lı masasının yeni versiyonu olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Bana göre bütün muhalif partiler bir araya gelerek:

Üniter yapıdan asla taviz verilmeyeceği

Ekonomi ve hayat pahalılığı

Hukukun üstünlüğü ve adalet

Güçlendirilmiş parlamenter sistem

Terörle mücadelede ortak duruş

Dış politikada ABD-AB-NATO üçgeninin sorgulanması gibi başlıklarda ortak söylemler ile ve de akademisyenleri, sanat ve spor camiasında güvenilir isimlerle halkın karşısına çıkarlarsa milletin umudu olurlar.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.