Bir ülkede yargı kararları hakim ve mahkemeden değil de iktidardan biliniyorsa, adalet güven dip yapmışsa…
Bir ülkede gelir adaleti kaybolmuşsa…
Bir ülkede eğitimde, sağlıkta fırsat ve hizmette ayrımcılık başlamışsa…
Yasaklar her yanı sarmışsa…
Yolsuzluklar patlamışsa…
Yoksulluk en bildik tabirle 'Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazarlardan atık topluyorsa, meydanlar 'açız' diye bağırıyorsa, bu ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir' ve o ülke seçime gitmelidir.
Rakamlarda seçim diyor
23 yıldır Erdoğan ve iktidarının yönettiği ülkemiz dünya hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 2012 yılında ise 71'ci sıradaydı. 2025'te de 118'ci sıraya düştük. Yani 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.
Gelir adaletsizliği
Ekonomiden çok iyi anladıklarını iddia eden tek parti iktidarımız, 23 yılda gelir adaletsizliğinde ülkemizi Avrupa'da 1 numara 130 ülke arasında da en adaletsiz 28. ülke konumuna getirdi.
'Adil paylaşım' diyen, 'emeğin, hakkın' kutsallığından bahseden tek parti iktidarı öyle bir paylaşım yaptı ki, ülkemizdeki %10'luk kesim toplam servetin %68'ini paylaşırken en yoksul %50'lik kesim ise servetin sadece %2,6'sini paylaşıyor.
Yolsuzluk
İktidara gelmeden önce 'yolsuzlukları bitireceğiz' sözü verdiler. 2013 yılında Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 182 ülke arasında 50'ci sıradaydık. 2025'te 124'cı sıraya düştük.
'Paranın dini, imanı olmaz' diyen AKP iktidarı, 2008 yılın yurt dışında veya yurt içinde kayıt dışı kalmış para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin vergi incelemesine tabi tutulmadan ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan kamuoyunda 'varlık barışı' adlı 5811 Sayılı Kanun'u çıkardı. 2023 yılında kadar bu kanunda 7 kez düzenleme yaptı.
Ülkemiz 'kara para' aklama üssüne dönüştü. 2 kez gri listeye girdik.
2025 yılında Türkiye'nin kara para aklamada 177 ülke arasında 62. Sırada orta risk' sınıfında yer almıştır.
Devleti de milleti de borca batırdılar
2002 yılında yaklaşık 130 milyar dolar olan Türkiye'nin toplam dış borç stoku, 2026 yılına gelindiğinde 4 buçuk kattan fazla artarak 600 milyar dolara ulaşmış durumda.
2002 sonu itibarı ile vatandaşların bankalara olan toplam borcu yaklaşık 6,6 milyar TL (4,4 milyar dolar) seviyesindeydi.
2026 Nisan BDDK verilerine göre, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplam hacmi 6,17 trilyon TL seviyesine ulaştı. Çiftçilerimizin borcu 1 trilyon 323 milyar TL'ye ulaştı. 43 milyon kişi bankalara borçlu.
Faiz
Ayet-hadis okuyarak faize karşı olduklarına vatandaşı ikna ettiler. 23 yılda 610 milyar dolar faiz ödediler.
Şu anda politika faizi dünya sıralamasında Venezuela %58,59 faiz ile birinci, Türkiye %37,00 faiz ile ikinci sırada.
Ekonomi
Yukarıdaki veriler bu ülkede ekonomi yönetimi yok, demektir. İktidarımız, 'ekonomiyi şaha kaldırdık' diyor. Doğrudur. Zenginler, faiz baronları için şaha kalkan bir ekonomi olduğu gerçek.
Diğer taraftan da vatandaşa karşı ceza kesen, vergi tahsildarlığı yapan, sermayeye karşı da ne var ne yok satan bir ekonomi yönetimi anlayışı var.
İktidar, ekonomiyi yönetmiyor. İçerde tahsildarlık dışarıda pazarlamacılık yapıyor.
Bu şartlarda devletin bekası, milletin huzuru için seçim şarttır.
Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor
TBMM'deki muhalefet partileri de seçim, diyor. Ana muhalefet partisi ısrar etmeye devam ediyor.
Peki, iktidar ve ittifakının tek ses olduğu bir ortamda dağınık bir muhalefet ile seçime gidildiğinde kim kazanır? Cevap: Milletin dini ve milli duygularına oynayanlar kazanır. Bu maalesef ülkemizin gerçeği.
Bu gerçeği iyi bilen BTP lideri Hüseyin Baş yıllardır muhalefetin tek çatı ve ortak söylem başlığında birleşmesi gerektiğini vurguluyor. CHP'nin sorumluluk alması gerektiğine vurgu yapıyordu.
Geldiğimiz noktada siyasi uzmanlar, akademisyenler tek sesli bir muhalefet diyor.
Nihayet
CHP Genel Başkanı Özgür Özel nihayet: "Vatandaşın bizden beklentisi açık: 'Birleşin ve bizi bu yoksulluktan kurtarın' diyorlar. Biz, bu sese kulak tıkayamayız. Türkiye'nin kurtuluşu için, hangi eli tutmamız gerekiyorsa, memleket menfaati için o eli tutarız. Kimle kol kola girmemiz gerekiyorsa kol kola gireceğiz" dedi.
Peki, hangi eli tutacaksınız?
Bana göre CHP, DEM'in elini bırakmadıktan, bebek katilini aklama sürecinden çekilmedikten sonra kuracağı her ittifak, Bay Kemal'in 6'lı masasının yeni versiyonu olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Bana göre bütün muhalif partiler bir araya gelerek:
Üniter yapıdan asla taviz verilmeyeceği
Ekonomi ve hayat pahalılığı
Hukukun üstünlüğü ve adalet
Güçlendirilmiş parlamenter sistem
Terörle mücadelede ortak duruş
Dış politikada ABD-AB-NATO üçgeninin sorgulanması gibi başlıklarda ortak söylemler ile ve de akademisyenleri, sanat ve spor camiasında güvenilir isimlerle halkın karşısına çıkarlarsa milletin umudu olurlar.
Bir ülkede gelir adaleti kaybolmuşsa…
Bir ülkede eğitimde, sağlıkta fırsat ve hizmette ayrımcılık başlamışsa…
Yasaklar her yanı sarmışsa…
Yolsuzluklar patlamışsa…
Yoksulluk en bildik tabirle 'Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazarlardan atık topluyorsa, meydanlar 'açız' diye bağırıyorsa, bu ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir' ve o ülke seçime gitmelidir.
Rakamlarda seçim diyor
23 yıldır Erdoğan ve iktidarının yönettiği ülkemiz dünya hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 2012 yılında ise 71'ci sıradaydı. 2025'te de 118'ci sıraya düştük. Yani 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.
Gelir adaletsizliği
Ekonomiden çok iyi anladıklarını iddia eden tek parti iktidarımız, 23 yılda gelir adaletsizliğinde ülkemizi Avrupa'da 1 numara 130 ülke arasında da en adaletsiz 28. ülke konumuna getirdi.
'Adil paylaşım' diyen, 'emeğin, hakkın' kutsallığından bahseden tek parti iktidarı öyle bir paylaşım yaptı ki, ülkemizdeki %10'luk kesim toplam servetin %68'ini paylaşırken en yoksul %50'lik kesim ise servetin sadece %2,6'sini paylaşıyor.
Yolsuzluk
İktidara gelmeden önce 'yolsuzlukları bitireceğiz' sözü verdiler. 2013 yılında Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 182 ülke arasında 50'ci sıradaydık. 2025'te 124'cı sıraya düştük.
'Paranın dini, imanı olmaz' diyen AKP iktidarı, 2008 yılın yurt dışında veya yurt içinde kayıt dışı kalmış para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin vergi incelemesine tabi tutulmadan ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan kamuoyunda 'varlık barışı' adlı 5811 Sayılı Kanun'u çıkardı. 2023 yılında kadar bu kanunda 7 kez düzenleme yaptı.
Ülkemiz 'kara para' aklama üssüne dönüştü. 2 kez gri listeye girdik.
2025 yılında Türkiye'nin kara para aklamada 177 ülke arasında 62. Sırada orta risk' sınıfında yer almıştır.
Devleti de milleti de borca batırdılar
2002 yılında yaklaşık 130 milyar dolar olan Türkiye'nin toplam dış borç stoku, 2026 yılına gelindiğinde 4 buçuk kattan fazla artarak 600 milyar dolara ulaşmış durumda.
2002 sonu itibarı ile vatandaşların bankalara olan toplam borcu yaklaşık 6,6 milyar TL (4,4 milyar dolar) seviyesindeydi.
2026 Nisan BDDK verilerine göre, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplam hacmi 6,17 trilyon TL seviyesine ulaştı. Çiftçilerimizin borcu 1 trilyon 323 milyar TL'ye ulaştı. 43 milyon kişi bankalara borçlu.
Faiz
Ayet-hadis okuyarak faize karşı olduklarına vatandaşı ikna ettiler. 23 yılda 610 milyar dolar faiz ödediler.
Şu anda politika faizi dünya sıralamasında Venezuela %58,59 faiz ile birinci, Türkiye %37,00 faiz ile ikinci sırada.
Ekonomi
Yukarıdaki veriler bu ülkede ekonomi yönetimi yok, demektir. İktidarımız, 'ekonomiyi şaha kaldırdık' diyor. Doğrudur. Zenginler, faiz baronları için şaha kalkan bir ekonomi olduğu gerçek.
Diğer taraftan da vatandaşa karşı ceza kesen, vergi tahsildarlığı yapan, sermayeye karşı da ne var ne yok satan bir ekonomi yönetimi anlayışı var.
İktidar, ekonomiyi yönetmiyor. İçerde tahsildarlık dışarıda pazarlamacılık yapıyor.
Bu şartlarda devletin bekası, milletin huzuru için seçim şarttır.
Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor
TBMM'deki muhalefet partileri de seçim, diyor. Ana muhalefet partisi ısrar etmeye devam ediyor.
Peki, iktidar ve ittifakının tek ses olduğu bir ortamda dağınık bir muhalefet ile seçime gidildiğinde kim kazanır? Cevap: Milletin dini ve milli duygularına oynayanlar kazanır. Bu maalesef ülkemizin gerçeği.
Bu gerçeği iyi bilen BTP lideri Hüseyin Baş yıllardır muhalefetin tek çatı ve ortak söylem başlığında birleşmesi gerektiğini vurguluyor. CHP'nin sorumluluk alması gerektiğine vurgu yapıyordu.
Geldiğimiz noktada siyasi uzmanlar, akademisyenler tek sesli bir muhalefet diyor.
Nihayet
CHP Genel Başkanı Özgür Özel nihayet: "Vatandaşın bizden beklentisi açık: 'Birleşin ve bizi bu yoksulluktan kurtarın' diyorlar. Biz, bu sese kulak tıkayamayız. Türkiye'nin kurtuluşu için, hangi eli tutmamız gerekiyorsa, memleket menfaati için o eli tutarız. Kimle kol kola girmemiz gerekiyorsa kol kola gireceğiz" dedi.
Peki, hangi eli tutacaksınız?
Bana göre CHP, DEM'in elini bırakmadıktan, bebek katilini aklama sürecinden çekilmedikten sonra kuracağı her ittifak, Bay Kemal'in 6'lı masasının yeni versiyonu olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Bana göre bütün muhalif partiler bir araya gelerek:
Üniter yapıdan asla taviz verilmeyeceği
Ekonomi ve hayat pahalılığı
Hukukun üstünlüğü ve adalet
Güçlendirilmiş parlamenter sistem
Terörle mücadelede ortak duruş
Dış politikada ABD-AB-NATO üçgeninin sorgulanması gibi başlıklarda ortak söylemler ile ve de akademisyenleri, sanat ve spor camiasında güvenilir isimlerle halkın karşısına çıkarlarsa milletin umudu olurlar.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi? / 24.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026



























































