Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.
"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.
Suçlu sadece sıcaklık değil
Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.
Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.
Turizm ve balıkçılık tehdit altında
Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.
Asla tatlı su sürmeyin!
Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.
Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:
•
Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.
•
Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.
•
Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.
•
Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.
Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.