logo
23 HAZİRAN 2026

BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Motorlu Kurye İşçileri Derneği'ni ziyaret ederek motokuryelerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundu

21.06.2026 17:33:00 / Güncelleme: 21.06.2026 17:38:49
Hasan Gündoğdu
BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret
BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret
Kepekçi'ye ziyarette BTP Batman İl Başkanı Recep Aslan ve BTP Bağcılar İlçe Başkanı Hakan Akkuş eşlik etti. Motorlu Kurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Kölge ve dernek yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleşen programa dernek üyeleri de yoğun katılım gösterdi.






YASİN KÖLGE: "MESLEĞİMİZİN TANIMI VE GÜVENCESİ YOK"
 
Dernek Başkanı Yasin Kölge, motokuryelerin çalışma hayatında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek özellikle esnaf kurye modeli, yüksek vergi yükleri, uzun çalışma saatleri, teslimat baskısı, iş güvenliği eksiklikleri ve sosyal haklar konusunda düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.
 
Kölge, motokuryeliğin yüksek risk taşıyan bir meslek olduğuna dikkat çekerek, "Motokuryelerin yaptığı işin meslek tanımı net olarak yapılmalıdır. Teslimat süreleri üzerinden kurulan baskı, arkadaşlarımızı trafikte risk almaya zorlamaktadır" dedi.
 
Dernek tarafından dile getirilen talepler arasında; motokuryelerin örgütlenme hakkının güçlendirilmesi, esnaf kurye modelinin yeniden değerlendirilmesi, haftalık ve yıllık izin haklarının tanınması, ağır ceza ve uyum kesintilerinin kaldırılması, uzun çalışma sürelerinin kısaltılması ve iş güvenliği standartlarının yükseltilmesi yer aldı.







MOTOKURYELER SAHADAKİ SORUNLARI ANLATTI
 
Toplantıda söz alan motokuryeler, son dönemde birçok site, rezidans ve toplu yaşam alanında uygulanan kaskla giriş yasağının günlük çalışmalarını ciddi şekilde zorlaştırdığını ifade etti.
 
Kuryeler, teslimat için kasklarını çıkarmalarının istendiğini ancak çoğu zaman kasklarını güvenli şekilde bırakabilecekleri bir alan bulunmadığını belirtti. Yüksek maliyetli koruyucu ekipmanların bina girişlerinde bırakılmak zorunda kalındığını, bunun da kaybolma ve çalınma riskini beraberinde getirdiğini dile getirdiler.
 
Ayrıca bazı sitelerde uygulanan kimlik bırakma zorunluluğu, uzun güvenlik prosedürleri ve teslimat noktalarına ulaşmadaki bürokratik engeller nedeniyle teslimat sürelerinin uzadığı, bunun da kurye üzerinde ek performans baskısı oluşturduğu ifade edildi.
 
Trafik güvenliği konusu da toplantının önemli gündem başlıklarından biri oldu. Motokuryeler, yoğun şehir trafiğinde sürücülerin motosikletleri çoğu zaman fark etmediğini, ani şerit değiştirmeler, dikkatsiz araç kullanımı ve teslimat baskısı nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
 
Toplantıda ayrıca kötü hava koşullarında çalışma zorunluluğu, trafik kazaları sonrasında yaşanan hukuki süreçler, yüksek yakıt maliyetleri, motosiklet bakım giderleri, ekipman masrafları ve sosyal güvenlik sorunları da gündeme geldi.







KEPEKÇİ: "GENÇLER MECBURİYETTEN MOTOKURYE OLUYOR"
 
Toplantıda konuşan BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, motokuryelerin yaşadığı sorunların yalnızca bir meslek grubunun değil, aynı zamanda istihdam, gençlik ve sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi.
 
Kepekçi, özellikle motokuryeler arasında çok sayıda üniversite mezunu bulunduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
 
"Bugün aramızda eğitim fakültelerinden, mühendisliklerden ve farklı bölümlerden mezun olmuş çok sayıda genç kardeşimiz var. Bu gençlerimizin önemli bir kısmı kendi alanında iş bulamadığı ya da aldığı ücretle geçinemediği için motokuryelik yapmak zorunda kalıyor. Bir öğretmenin öğretmenlik yapamadığı, bir mühendisin mühendislik yapamadığı bir tablo ülke yönetimi açısından üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur. Bu aynı zamanda ülkenin yetişmiş insan kaynağının verimli kullanılamadığının da göstergesidir."
 
Kepekçi, özellikle son yıllarda yaygınlaşan esnaf kurye modelinin motokuryeler açısından ciddi mağduriyetler oluşturduğunu belirtti.
 
Birçok motokuryenin fiilen bir işçi gibi belirli platformlara ve çalışma düzenlerine bağlı olarak çalışmasına rağmen; vergi, Bağ-Kur primi, ekipman giderleri, motosiklet bakım masrafları, yakıt giderleri ve çeşitli operasyonel maliyetleri tek başına karşılamak zorunda bırakıldığını ifade eden Kepekçi, bu durumun çalışma hayatında önemli bir adaletsizlik ortaya çıkardığını söyledi.
 
"Bugün motokuryelerimiz bir taraftan işverenlerin performans ve teslimat baskısıyla karşı karşıya kalırken, diğer taraftan da esnaf statüsünde değerlendirildikleri için ağır mali yüklerin altında ezilmektedir. İşçi gibi çalışan ancak esnaf gibi sorumluluk taşıyan bu yapı sürdürülebilir değildir. Esnaf kurye sistemi çalışanlarımızın lehine olacak şekilde yeniden ele alınmalıdır" dedi.
 
Motokuryelerin yalnızca ekonomik değil, iş güvenliği açısından da ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Kepekçi, teslimat süreleri üzerinden oluşturulan rekabet ortamının ve performans baskısının çalışanları zamanla yarışmaya zorladığını ifade etti.
 
"Bir siparişi birkaç dakika daha erken teslim etme baskısı, insan hayatından daha değerli değildir. Teslimat süreleri, puanlama sistemleri ve prim uygulamaları gözden geçirilmeli; hız değil güvenlik esas alınmalıdır. Trafikte her gün ölümle burun buruna çalışan gençlerimizin can güvenliği her türlü ticari kaygının önünde tutulmalıdır" diye konuştu.
 
Motokuryeliğin artık geçici bir iş olmaktan çıktığını ve yüz binlerce kişinin geçim kaynağı haline geldiğini belirten Kepekçi, meslek tanımının netleştirilmesi, sosyal güvencelerin güçlendirilmesi, iş güvenliği standartlarının artırılması ve çalışma şartlarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Kepekçi, "Motokuryelerimizin taleplerini yalnızca bir sektör talebi olarak değil, emek, gençlik ve sosyal adalet meselesi olarak görüyoruz. İnsan hayatını merkeze alan çalışma modelleri oluşturulmadan bu sorunların kalıcı olarak çözülmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
 
"ÇÖZÜM MİLLİ EKONOMİ MODELİ VE SOSYAL DEVLET"
 
Konuşmasında BTP'nin ekonomi politikalarına da değinen Kepekçi, insanların mecbur kaldıkları işleri değil, eğitimini aldığı ve severek yapacağı meslekleri icra edebildiği bir Türkiye'nin mümkün olduğunu ifade etti.
 
Milli Ekonomi Modeli'nin temel hedeflerinden birinin tam istihdam olduğunu belirten Kepekçi, sosyal devlet anlayışının yalnızca yardım dağıtan değil, vatandaşına iş, üretim ve gelir imkânı sunan bir devlet anlayışı olduğunu vurguladı.
 
"Bugün üniversite mezunu gençlerimizin önemli bir kısmının kendi mesleklerini yapamaması ülkemiz adına ciddi bir kayıptır. Gençlerimizin zorunluluktan değil tercih ederek çalıştığı, herkesin kendi mesleğini yapabildiği bir düzen mümkündür. BTP'nin Sosyal Devlet Projeleri ve Milli Ekonomi Modeli; üretimi, istihdamı ve sosyal adaleti esas alan bir anlayışla vatandaşlarımızın geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedeflemektedir" dedi.
 
KEPEKÇİ'DEN YASİN KÖLGE VE DERNEK YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR
 
Ziyaret sonunda Kepekçi, Motorlu Kurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Kölge'ye, dernek yönetimine ve programa katılan tüm üyelere teşekkür etti.
 
Kepekçi, "Burada sadece bir meslek örgütü değil, gençlerimize sahip çıkan bir aile ortamı gördüm. Sayın Yasin Kölge ve dernek yönetimi birçok gencimize ağabeylik yapıyor, onlara yol gösteriyor ve sahip çıkıyor. Gençlerimizi yalnızlığa, çeteleşmeye, kumara, madde bağımlılığına ve benzeri olumsuz ortamlara terk etmek yerine onları bir çatı altında toplamak son derece kıymetli bir sosyal sorumluluktur" dedi.
 
Yasin Kölge ve dernek yönetiminin ortaya koyduğu fedakârlığın takdire değer olduğunu belirten Kepekçi, gençlere sahip çıkan her çalışmanın Türkiye'nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.