logo
28 EYLÜL 2026

2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak

Konya'nın Karapınar ilçesinde çorak arazide 2 bin 600 futbol sahasına eşit alanda yerli üretim panellerle kurulmaya başlayan Karapınar Güneş Enerjisi Santrali (GES), tamamlandığında uzaydan görülecek, 2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak. Kalyon Holding Enerji Grubu İcra Kurulu Üyesi Dr. Murtaza Ata, projenin Türkiye tarihinin en stratejik projelerinden biri olduğunu belirterek, 'Nasıl ki petrol stratejik bir enerji kaynağıysa, bu gördüğünüz paneller petrol gibi, bu asrın petrolü. Petrolden farkı şu; petrol tükeniyor bu tükenmiyor' dedi

28.09.2020 12:59:00
 
2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak
2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak
Karapınar Güneş Enerjisi Santralinde panel montaj çalışmaları devam ediyor. Ankara'da kurulan Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikasında üretilen, şu anda teknolojik olarak sınıfında dünyanın en gelişmiş teknolojiye, yüksek verimliliğe sahip panelleri, Karapınar'daki güneş enerjisi santralinde montajlanarak üretim için hazır hale getiriliyor. Kalyon Holding Enerji Grubu İcra Kurulu Üyesi Dr. Murtaza Ata, projenin uzun bir serüven sonunda rüyaların gerçek olduğu bir proje olduğunu söyledi. Ata, 'Bu proje Enerji Bakanlığımızın 3-4 yıl önce politika olarak benimsediği ve dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın kişisel olarak gerçekten çok özel önem verdiği, üzerinde çok durduğu, kişisel olarak mimarlığını yaptığı bir proje, yenilenebilir enerji kaynak alanları projesi. Sadece yenilenebilir enerjinin payını arttırmayı hedefleyen bir proje değil, yenilenebilir enerji teknolojilerinin de milli olarak üretilmesini hedeflemiş, planlanmış bir proje. Üç sene önce bu projenin ihalesi çıktı, bir çok insan için çok inanılır gelmedi. Çünkü şartlar şuydu: silisyum minerali alacaksınız, saflaştırılmış silisyum minerali, ondan panel üreteceksiniz. Çok insan bunun yapılabileceğini ihtimal vermedi. Çok spekülasyonlar yapıldı' dedi.

'Türkiye tarihinin en stratejik projelerinden biri'

Projenin Türkiye tarihinin en stratejik projelerinden olduğunu ifade eden Dr. Murtaza Ata, 'Çok şükür bütün bu aşamaların hepsi tamamlandı ve meyvesi 1300 megavatlık bu santralin, ilk 4 megavatlık kısmını devreye alarak bu hayallerin, rüyaların gerçekleştiği bir alan bu gördüğünüz alan. Ve 19 Ağustos'ta Cumhurbaşkanımızın açılışını yaptığı törenle fabrikamız şu anda üretime geçti. Orada eritiyoruz silisyumdan ingot üretiyoruz, ingottan kesiyoruz wafer üretiyoruz, waferden hücre üretiyoruz, hücreden panel üretiyoruz. Ve ürettiğimiz paneller şu anda teknolojik olarak sınıfında dünyanın en gelişmiş teknolojiye sahip yüksek verimliliğe sahip panelleri. Yüzde 22 hücre verimliliğine sahip, yüzde 20 panel verimliliğine sahip. Fabrikamızda sadece panel üretmiyoruz, AR-GE merkezimiz var. AR-GE merkezimizde güneş panellerinin, fotovoltaik teknolojisini daha da geliştiriyoruz, verimliliklerini artırıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da daha verimli paneller üreteceğiz. Dolayısıyla bu proje Türkiye tarihi tarihinin en stratejik projelerinden biri. Nasıl ki petrol stratejik bir enerji kaynağıysa, bu gördüğünüz paneller petrol gibi, bu asrın petrolü. Petrolden farkı şu; petrol tükeniyor bu tükenmiyor. Çünkü güneş için yaklaşık olarak 4 milyar yıl daha ömrü var deniyor. İnsanlık için çok daha gelişmiş enerji teknolojileri, füzyon teknolojileri yaygınlaşana kadar yani bu yüzyıla, önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak bir teknoloji ve Türkiye olarak bu teknolojiyi artık biz kendimiz üretiyoruz. Kendimize ait teknolojiyle ürettiğimiz panellerle artık enerji santrali kurup üretime başlamış oluyoruz' dedi.

'Bu projeyi milli bir proje olarak değerlendiriyoruz'

Tesiste panel montajlarının devam ettiğini ifade eden Murtaza Ata, 'Daha çok başındayız. İlk kabulünü geçtiğimiz hafta sonu yaptık. Tabii ki buradaki amaç bir an önce tamamlanan kesimlerini devreye almak. Çünkü 1300 megavatt bu tesisin kurulması 32 ay sürecek, yaklaşık olarak, Mayıs, Haziran 2023'te bitecek. Bitecek, biten kısmını devreye alacağız. O konuda sağ olsun Enerji Bakanlığımız da çok yakından yardımcı oluyorlar. Kabullerde biten kısmın hemen kabulüne geliyorlar, ellerinden gelen bütün desteği de verdiler. Bu projeyi milli bir proje olarak, yani bir firmanın gerçekleştirdiği değil milli bir proje olarak değerlendiriyoruz. Evet projeyi geliştirmiş olan Kalyon Enerji, Kalyon Holding olabilir. Ama bu proje burada bu ülkenin enerjide bağımsızlığına çok önemli katkıda bulunan stratejik bir tesis, fabrikamız bu stratejik tesisi üreten bir tesis. Dolayısıyla sadece ülkemize de katkıda bulunmuyor, insanlığa burada çok büyük katkıda bulunuyor. Çünkü biz insanlık olarak son yüzyılda inanılmaz boyutlarda fosil yakıtlarında tüketim yaptık, hala da yapıyoruz. Ve küresel ısınma artık gezegenimizin hayatiyetini tehdit eder boyutlara geldi. Ve bu küresel ısınma sonucu yağışlar azalıyor, iklim kaymaları oluyor, kuraklıklar meydana geldi. Mesela bu gördüğünüz saha eski bir göl yatağı. 30 yıl önce burada balık avlıyorlardı. Neden göl yatağı kurudu' Son 30 yılda yağışlar buharlaşmanın üçte biri kadar oldu. Yani bir yağmışsa bunun üç katı buharlaşma olduğu için bugün kurudu ve bu göl yatağı insanların inanılmaz boyutlarda fosil yakıtlarını kullanmasının bir neticesi. Ama biz ne yapıyoruz, bunu geriye çeviriyoruz. İşte burası aynı zamanda insanlığın bu kötü gidişatına dur diyen bir tesis. İnsanlığın fosil yakıtlarını kullanması sonucu kuruyan bu göl yatağında biz bu küresel iklim değişikliğini engelleyecek bir tesis kuruyoruz ve burada yılda milyonlarca ton karbon salınımını engellemiş oluyoruz' ifadelerini kullandı.

'Uzaydan görülecek, 2 milyon kişinin elektriğini karşılayacak'

Şu anda sahada şantiyede yaklaşık 800 kişinin çalıştığını kaydeden Murtaza Ata, 'Sayı biraz daha artabilir ancak santralimiz tamamlandığı zaman burada yaklaşık 100 kişiyle işletiyor olacağız. Tabii çok büyük, devasa bir alan. Burada bir takım teknolojiler kullanacağız. Otomatik yıkama sistemleri, otomatik arıza tespit sistemleri, robotları, dronları kullanacağız. Ve bütün bunlar içinde gelişmiş bir scada merkezi inşaatına başlanacak. Onunla da ilgili anıtsal bir yapı olmasını arzu ediyoruz, çalışmalarımız devam ediyor. Güneş enerjisi santrali tamamlandığında, 1300 megavatt panel ve 1000 megavatt elektrik gücüne ulaştığında 2 milyonun üzerinde insanın elektriğini karşılamış olacak. Çok büyük bir alan, 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğünde. Boydan boya 13 kilometreye yakın bir uzunluğu var. Baktığınız zaman bir ucundan bir ucunu göremezsiniz. Yani büyüklüğünü şöyle ifade edeyim; hani uzaydan görünen insan yapıları vardır ya konuşulur, Çin Seddi uzaydan görünür falan, bu da Türkiye'nin uzaydan görünen ilk tesisi olacak. Hani uzaydan bakıldığı zaman çıplak gözle uydulardan görebileceğimiz bir tesis olacak' diye konuştu.

Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası

400 milyon dolarlık yatırımla Ankara Sincan Malıköy'deki Başkent OSB'de kurulan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 19 Ağustos tarihinde resmi açılışı yapılan fabrikada bin 400 kişiye istihdam sağlanacak. Fabrika, tek çatı altında AR-GE ile birlikte güneş paneli üretiminin 4 aşamasını da birleştirerek dünyada tek olma özelliğine sahip. Güneş santrali kurulumunda gerekli 'ingot, wafer, hücre ve modül' imalatının tek çatı altında yapıldığı fabrika, yılda 500 megavatlık üretim kapasitesiyle hizmet vermeye başlarken, fabrikanın kapasitenin 2021'de 1000 megavata çıkarılması planlanıyor. Fabrikada Hasan Kalyoncu Üniversitesi, ODTÜ Güneş Araştırmaları Merkezi, TÜBİTAK ve ilgili bakanlıkların paydaşlığında oluşturulan AR-GE Merkezi'nde, 100 araştırmacı görev yapıyor. AR-GE Merkezi şu anda, panelin verimliliğini artırmaktan aydınlatmaya, sulama sistemlerine kadar 15 proje üzerinde çalışıyor. Üretilen paneller yüzde 75'ten fazla yerlilik oranına sahip ve bu oranın daha yukarılara çıkarılması için projeler yürütülüyor. Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası'nda üretilecek olan yüzde 22 gibi yüksek verimlilik oranına sahip paneller, Karapınar Güneş Enerji Santrali'nin kurulumunda kullanılıyor.

Karapınar Güneş Enerji Santrali

Konya Karapınar Güneş Enerji Santrali, 1 milyar dolarlık yatırımla 2 bin 600 futbol sahasına eşit 20 milyon metrekare alanda kurulacak ve tek başına yıllık 2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak. Santralin kurulduğu alan 20 milyon metrekare, boydan boya 12 kilometre eni ortalama bin 600 metre. Bu anlamda tek bir parsel üzerinde tek bir yatırımcı tarafından yapılan dünyanın en büyük santrali olan Konya Karapınar Güneş Enerji Santrali'nin montajı tamamlandığında, Türkler tarafından yapılan uzaydan görülebilecek ilk yapı olacak. Güvenlik sisteminde ve panellerin arıza tespitinde dronlar da kullanılacak. Karapınar Güneş Enerji Santrali'nde toplam 3.5 milyon adet panel kullanılacak. Her ay yaklaşık 104 bin adet panel kurulumu yapılıyor. Paneller Ankara'da üretilmeseydi yurtdışından ithal edilmek durumunda kalınacaktı ve bu da yaklaşık 400 milyon dolara denk geliyor. Karapınar Güneş Enerji Santrali güneşi takip eden bir sisteme sahip. Paneller doğuşundan batışına kadar güneşi takip edecek. Böylece yüzde 12 daha fazla elektrik üretecek. Kullanılacak panellerin iki yüzü de taraflı elektrik üretecek. Paneller ön yüzüne ışınları doğrudan aldığı gibi dolaylı yoldan gelen ve panelin arka yüzüne çarpan ışınlardan da elektrik üretecek. Burada da yüzde 5 civarında bir elektrik artışı daha sağlanacak. Karapınar Güneş Enerji Santrali'nde panellerin kurulumuna 19 Ağustos 2020 tarihinde başlandı. Bugüne kadar ise 10 bin 200 panel elektrik üretimine başladı. Güneş santrali tam kapasite üretime başladığında bu rakam 2 milyona çıkacak. Ankara'daki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası'nda yaklaşık bin 400 kişi çalışıyor. Karapınar'da ise yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlanacak. Santral faaliyete geçtiğinde her yıl 1.5 milyon ton fosil yakıt ve karbondioksit salımı da engellenmiş olacak. Karapınar Güneş Enerji Santrali'nde sembol bir yönetim merkezi inşa edilecek. Bu merkezde ziyarete gelen gruplara sunumların yapılacağı konferans salonları, atölyeler, üniversitelerden gelen araştırmacıların çalışmalarını sergileyeceği alanlar olacak. İHA

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.