2 milyon stajyer ve çırak çözüm bekliyor
Murat Bal, “Eskiden devlet yapımızda bizim tabandan talepler tabandan giderdi. Şimdi bu alttan gelen yapı değişmiş durumda artık yukarıdan geliyor. Külliyeden eğer böyle bir şey gelmezse bu şekilde bekleyeceğiz” dedi.
Bülent TAPICI





Murat Bal şunları söyledi;
"Bugün 2 milyon stajyer ve çırak var muvazzaf olarak halihazırda. Bu 2 milyon stajyer ve çırak hedefsiz şu anda. Siz gençlerin önüne hedef koymadığınız da maalesef ki onlardan verim alamazsınız.
Nasıl bir hedef yok; sigorta girişleri yapılmıyor düşünün yani bir çalışma hayatı başlıyor ama sigorta girişleri yapılmamış. Siz bu gençlerin önüne hedef koymuyorsunuz. Sen şu tarihte giriş yapacaksın, bu tarihte şu kadar günde emekli olacaksın şeklinde hedefler koymuyorsun sadece bir sağlık sigortası primi ile maalesef ki bunu geçiştiriyorsunuz.
Bugün Ankara Ticaret Odası Başkanı, İstanbul Ticaret Odası başkanı ve minimum bütün ticaret odaları başkanlar, 'Biz bunların uzun vade sigortalarını ödemeye hazırız işverenler olarak yani normal prim yapalım ve biz bunları ödeyelim. Onun haricinde bu çocukları askerden bile muaf edelim. Üniversite mezunlarında nasıl kısa dönem yapılıyorsa bunun gibi çeşitli kolaylıklar ve muafiyetler getirelim' diyorlar. Neden? Çünkü aranan eleman oldu zaten araya araya bulamadık en sonunda aranan elemanı oldu.
Bu 2 milyon kişinin sistem içine dahil edilmesiyle birlikte yıllık olarak 170 milyarın üzerinde bir paradan bahsediyoruz yani çok büyük bir kaynak. Bugün muvazzaf stajyer ve çıraklar sistem içine dahil edilsin ben iddia ediyorum emekli maaşları dahil buna faydası olacak, emekli maaşlarını da artıracak bir şeyden bahsediyoruz. Bugün düşük emekli maaşlarının sebeplerinden bir tanesi de kayıt dışı olarak çalıştırılan stajyer ve çıraklardır. Bunları sistem içine aldığımızda zaten çok ciddi bir kaynağı da SGK bütçesine koymuş olacağız, bunları unutmamak gerekiyor.
Biz bunları Çalışma Bakanlığında bürokratlara, siyasilere dosyalar halinde, raporlar halinde sunuyoruz. Biraz kulakları sağır, gözleri kör durumda. Maalesef ki duyuyorlar ama gereğini yapmıyorlar.
Şu anda tek merkezden yönetilen bir ülkedeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız bir konuda 'hadi' demezse hiç kimse hareket etmiyor. Ankara bürokrasisi tamamen o tarafa bakıyor. Külliyeden bir laf gelirse, danışmanlardan kendilerine bir emir gelirse işte o zaman harekete geçiriliyor ve konu çözüme ulaşıyor ama bürokrasiden Külliyeye maalesef hiçbir şey gitmiyor. Eskiden devlet yapımızda bizim tabandan talepler tabandan giderdi. Şimdi bu alttan gelen yapı değişmiş durumda artık yukarıdan geliyor. Külliyeden eğer böyle bir şey gelmezse bu şekilde bekleyeceğiz."













































































