Zaman hızlı geçti takvim tükendi
İki bin yirmi beş, geldi hoş geldi
Eski dert üstüne dertler eklendi
Geldi güzel amma, eli boş geldi
Yokluk yoksulları çok fena çarptı
Savaş yıllarından bin beter yaptı
Zamlar çığ oldu da dağlardan koptu
O yıldan bu yıla top ateş geldi
Aya yıldızlara göz ediyorduk
Yorgana atlastan yüz ediyorduk
Bulgurdan pirinçten söz ediyorduk
Yoksulun ağzına kırık diş geldi
Artış var ülkede körde sağırda
Sütten yandık hep üfledik yoğurda
Çok şey feda ettik hep bu uğurda
Ülkenin başına bin bir iş geldi
Vaatlere ne manalar yüklerken
Umutlarla günü güne eklerken
Akşam-sabah nevbaharı beklerken
Kasırga fırtına yaman kış geldi
Kementler vurdular dudağa dile
Vatana kıyanlar Allah'tan bula
Diş ve tırnak ile açılan yola
Hangi dağdan bilmem korkunç taş geldi
Zulüm için kanayan her vicdan gibi
Göklere yükselen her figan gibi
Bağrı yanık dertli her insan gibi
Karaca'nın gözlerinden yaş geldi
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Her sorunun ardında binlerce soru / 06.06.2026
- ‘Aman gazeteci gel bizim köye’ / 05.06.2026
- İşi, iş ve aş bulmak olan kişiler… / 04.06.2026
- Ne sebepten ötürü? / 01.06.2026
- Bayramın altını yaman oymuşlar / 27.05.2026
- Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel / 25.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
























































