logo
21 MAYIS 2026

23. Türkiye Hemofili Kongresi Antalya'da başladı

Antalya'da başlayan 23. Türkiye Hemofili Kongresi'nde hemofilide kanamayı önlemeye yönelik tedavilerde gelinen aşama, son 15 yılda yaşanan gelişmeler ve deri altı uygulamaların hastaların yaşamına etkisi gündeme geldi.

16.04.2026 13:39:00
İhlas Haber Ajansı
23. Türkiye Hemofili Kongresi Antalya'da başladı
23. Türkiye Hemofili Kongresi Antalya'da başladı
Antalya'da başlayan 23. Türkiye Hemofili Kongresi'nde hemofilide kanamayı önlemeye yönelik tedavilerde gelinen aşama, son 15 yılda yaşanan gelişmeler ve deri altı uygulamaların hastaların yaşamına etkisi gündeme geldi. Tedavide profilaksi yaklaşımının son yıllarda belirgin şekilde güç kazandığını belirten Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "Yaklaşık 30 senedir kanamanın önlenmesi, yani profilaksi dediğimiz olay üzerinde çalışılıyor. Ama geldiğimiz dönemde artık son beş senedir zirveye ulaştı" dedi. Prof. Dr. Yeşim Dargaud, "Son 15 yıl içerisinde hemofili konusunda tedaviler, ürünler olağanın üzerinde gelişme kaydetti" derken, Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise, "Deri altı tedaviler hastalarımızın ve ailelerimizin hayat kalitesini oldukça artırdı" ifadelerini kullandı.
Türkiye Hemofili Derneği ile Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında Antalya'nın Belek turizm merkezinde gerçekleştiriliyor. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kalıtsal kanama bozuklukları olan hemofilide farkındalık, yaşam kalitesi ve en güncel tedavi yöntemleri ele alındı. Uzman sağlık profesyonellerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının da katıldığı kongrede, hem bilimsel gelişmeler hem de tedaviye erişimde gelinen aşama değerlendirildi.

Türkiye, dünyada sürdürülen klinik çalışmalarda yüzde 10'un üzerinde yer alıyor
Açılış konuşmasını yapan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye'nin hemofili alanındaki küresel klinik çalışmalarda önemli bir paya sahip olduğunu belirtti. Zülfikar, dünyada halen bin 102 klinik çalışma yürütüldüğünü, Türkiye'nin bunların 121'inde yer aldığını söyleyerek, "Türkiye dünyada yapılan klinik çalışmalarda yüzde 10'undan daha fazla bulunuyor. Burada öncelik hastaların derdine derman olabilmektir. Şifasına vesile olabilmektir" ifadelerini kullandı.
Araştırmaların ikinci amacının bilgiyi derinleştirmek ve yeni bilgi üretmek olduğunu belirten Zülfikar, araştırma geliştirme faaliyetlerinin yayına dönüştürülmesinin ve mümkün olduğunda ürünlerin hastaların kullanımına sunulmasının önem taşıdığını ifade etti.

"Bugün hastalarımız normal yaşam süreçlerini sürdürüyorlar"
Lyon Üniversitesi Hemostaz Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yeşim Dargaud ise, hemofili tedavisinde son 15 yıl içinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Dargaud, "Son 15 yıl içerisinde hemofili konusunda tedaviler, ürünler olağanın üzerinde gelişme kaydetti. Bunlar hastalar açısından gerçekten ümidimizin üzerinde gelişmeler oldu" dedi.
Bu gelişmelerin hastaların geleceği açısından umut verici olduğunu kaydeden Dargaud, hemofili hastalığının tarihi seyrine de değindi. 1900'lü yıllarda hemofili hastalarının yaşam süresinin 12-13 yaş civarında olduğunu belirten Dargaud, bugün ise geliştirilen tedaviler sayesinde hastaların 60-70-80 yaşlarına kadar yaşayabildiğini ifade etti. Dargaud, "Bugün hastalarımız normal yaşam süreçlerini sürdürüyorlar. Sanki hastalığı olmayan insanlar gibi 60-70-80 yaşına kadar devam ediyorlar. Bunlar ürünler ve tedaviler sayesinde oldu" şeklinde konuştu.

Çocuklarda beyin kanamalarında büyük düşüş
Yeni tedavi yöntemlerinin özellikle çocuk hastalar açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Dargaud, geçmişte yalnızca damardan uygulanabilen faktör tedavilerinin yeni doğan ve küçük yaş grubundaki çocuklarda büyük güçlük oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle tüm çabalara rağmen beyin kanamaları görülebildiğini ifade eden Dargaud, cilt altı ilaçlarla birlikte bu tabloda önemli bir değişim yaşandığını dile getirdi. Dargaud, "Hemofili hastalarında yeni doğan dönemi ve özellikle yaşamın ilk 4-5 yılı en hassas dönemlerden biri. Bu süreçte bizi en çok korkutan tablo ise beyin kanamaları. Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar yalnızca damardan uygulanabilen faktör tedavileri vardı. Ancak yeni doğan çocuklara haftada birkaç kez damar yoluyla enjeksiyon yapmak aileler için son derece zordu. Tedavinin uygulamadaki güçlüğü ve ürünlerin etki sürelerinin sınırlı olması nedeniyle, tüm çabalara rağmen beyin kanamaları görülebiliyordu. Cilt altı ilaçların devreye girmesiyle birlikte bu tabloda önemli bir değişim yaşandı. Bugün Avrupa'da bu ilaçlara neredeyse doğumdan itibaren başlanıyor. Bu sayede çocuklarda beyin kanamalarında çok büyük bir düşüş sağlandı. Nitekim ben, cilt altı ilaçların kullanılmaya başlamasından bu yana Fransa'da son 5 yılda bu tür bir vakaya rastlandığını duymadım" dedi.

"Deri altı tedaviler hayat kalitesini oldukça artırdı"
Hemofili Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı da doğumsal kanama hastalıklarının genetik ve hayat boyu devam eden hastalıklar olduğunu söyledi. Bu nedenle hastaların, ailelerin ve sağlık çalışanlarının uzun süreli bir tedavi sürecinin parçası olduğunu belirten Kavaklı, kongrede doktorlar, hemşireler, hastalar ve dernek yetkililerinin bir araya geldiğini ifade etti. Hastaların geçmişte bebeklikten itibaren haftada 2-3 kez damar yoluyla tedavi almak zorunda kaldığını belirten Kavaklı, "1-2 yaşından başlayarak 10 yaşına, 15 yaşına, 35-40, 50-60 yaşına kadar bu tedaviyi götürmek oldukça zordu. Neyse ki son 5-6 yılda deri altından uygulanan ilaçlar ortaya çıktı. Onlar da Türkiye'ye geldi çok şükür, hastalarımızın ve ailelerimizin hayat kalitesini oldukça artırdı" diye konuştu.
Özellikle bebek ve çocuk hastalarda bu ilaçların başarılı sonuçlar verdiğini belirten Kavaklı, diğer yaş gruplarındaki hastaların da bu tedavilerden yararlanmasını istediklerini söyledi.

Geri ödeme sisteminde yeni beklenti
Kavaklı, Türkiye'de SGK tarafından damar yoluyla kullanılan temel ürünlerin geri ödeme kapsamında karşılandığını, bu ürünlerin hastaların kanamadan ölmesini engellediğini ve ameliyat olmalarını sağladığını kaydetti. Deri altı ürünlerin yeni yeni Türkiye'ye girdiğini belirten Kavaklı, "Deri altı tedavi seçenekleri Türkiye'de henüz yeni uygulanmaya başlandığı için bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Daha fazla hastamızın bu tedavilerden yararlanabilmesi, uzun yıllar kullanabilecekleri daha kolay uygulanan yöntemlere geçebilmesi için geri ödeme sisteminde de önemli katkılar bekliyoruz" dedi.

"Kanamayı önlemede son 5 yılda zirveye ulaşıldı"
Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında farkındalığı artırmayı amaçladıklarını belirterek, benzer şikayetleri olan kişilerin hekime ve sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyledi. Kalıtsal kanama bozukluğu olanlarda artık yalnızca kanamayı durdurmanın değil, kanamayı önlemenin ön plana çıktığını belirten Zülfikar, "Hastalarımızla konuştuğumuzda bir kanama yaşandığında sık sık 'Ne kadar şansım var'' sorusuyla karşılaşıyoruz. Çünkü burada temel mesele kanamayı durdurabilmek. Kanama, hayatın en büyük risklerinden biri; kontrol altına alınamadığında ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle tıp dünyası, kanamanın nasıl durdurulacağı ve nasıl önleneceği üzerine yoğun şekilde çalışıyor. Kalıtsal kanama bozukluğu olan bireylerin ise bu riski hayatın olağan bir parçası olarak her gün hissettiğini unutmamak gerekiyor. Başkaları için savaş ya da cinayet gibi olağanüstü durumlarda akla gelen kanama riski, bu hastalar için günlük yaşamın içinde karşılık bulan bir tehlike. Bu yüzden günümüzde kalıtsal kanama bozukluğu olan hastalarda yalnızca kanamayı durdurmak değil, kanamanın hiç oluşmamasını sağlamak da öncelikli hedef haline geldi. Yaklaşık otuz senedir kanamanın önlenmesi yani profilaksi dediğimiz olay üzerinde çalışılıyor. Ama geldiğimiz dönemde artık son beş senedir zirveye ulaştı. Son 10 senede de tedavi araçlarının, tedavi malzemelerinin daha kolay ulaşılabilir ve daha kolay uygulanabilirliği üzerinde gidiyoruz. Ülkemiz bu ürünlere ulaşımı sağladı, erişilebilir oldu bu ürünler. Ama bu erişilebilir ürünlerden tedaviyi kolaylaştıracak olanlara geçişimiz üzerinde konuşuyoruz" ifadelerini kulandı.
Tedavideki ilerlemelerin hastanede kalış sürelerini, cerrahi müdahale maliyetlerini ve faktör ücretlerini azalttığını belirten Zülfikar, yeni yöntemlerin maddi açıdan da önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi. Zülfikar, "Hastanede kalma süresi, proteze verilen ücret, ameliyat için harcadığımız faktör ücretleri bir kenara konulduğunda yapılan uygulamalar maddi açıdan da ekonomik tercihlerdir" ifadelerini kullandı.

Çocuklarda yeni tablo
Prof. Dr. Kaan Kavaklı, son 15 yılda geliştirilen ilaçlarla birlikte çocukların ve gençlerin eğitim ve sosyal yaşamında önemli değişim görüldüğünü söyledi. Daha önce çocukların evde kalmak zorunda olduğunu, bugün ise ilkokulu bitiren, ortaokul ve üniversiteye başlayan, meslek sahibi olan gençlerle karşılaştıklarını belirten Kavaklı, Türkiye'de yaklaşık 1-2 yıldır deri altı ilaçların kullanıldığını ve özellikle küçük çocuklar ile ailelerinin bu tedavilerden memnun olduğunu ifade etti. Kavaklı, "Şu anda ilkokulu bitiren, ortaokul ve üniversiteye başlayan, değişik mesleklere kavuşan gençlerle bir aradayız" dedi.

Kadın taşıyıcılar için dikkat çeken uyarı
Prof. Dr. Yeşim Dargaud, bugün cilt altı ilaçlarla profilaksi görme şansı bulunan çocuklarda eklemlerin daha iyi korunabildiğini ancak geçmişte yeterli tedavi alamamış erişkin hastalarda eklem içi kanamaların yol açtığı hasarın sürdüğüne işaret etti. Dargaud, "Bugünkü hemofili çocukları bu cilt altı ilaçlarla profilaksi görme şansı olan çocuklar, eklemlerini gayet güzel koruyabildiğimiz hastalar. Onların inşallah gelecekte böyle eklem problemleri olmayacak, proteze falan ihtiyaçları olmayacak. Ama şunu da bilmek lazım ki bu hastalar eklem içinde kanıyorlar ve kanın eklem içindeki neden olduğu tahribat geri çevrilemeyen bir reaksiyon" dedi.
Erişkin hastalarda ağrı, artroz ve protez ihtiyacının sürdüğünü belirten Dargaud, "Şimdi erişkin olan hastalar, eklemleri bu şekilde olan hastalar, ilaçlarımız her ne kadar düzgün olsa da maalesef ağrıları var, maalesef artroz problemleri var ve gene de proteze ihtiyaçları var. Bunun da çaresini bulmuş değiliz" diye konuştu.

Kadınlarda kanama bozukluğu olanlar mercek altına alınmalı
Prof. Dr. Yeşim Dargaud, hemofili genini taşıyan kadınların da uzun yıllar göz ardı edildiğine dikkat çekerken, kadın kanama bozukluğu olanların mercek altına alınması gerektiğini dile getirdi. "Genelde hep hemofiliyi kadınlar veriyor, kendileri hasta değil denirdi. Hayır. Kadınların bir geninde hastalık var, diğerinde yok. Dolayısıyla hafif hemofilik erkek hastalar gibi yaklaşık yüzde 30'u da kanamalı olabilir" dedi.
Bu kadınların bulunması ve tedavi edilmesi gerektiğini belirten Dargaud, "Şimdi gidip bu kadınları da bulmak lazım. Çünkü onların da regl olduklarında aşırı kanamaları var, anemileri var. Bunların da tedavisini düzgün yapmamız lazım" ifadelerini kullandı.

"Hemofili merkezlerinin sayısı artmalı"
Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise yeni tedavilerin gelecekte oluşabilecek hasarları önleyebildiğini, ancak geçmişte eklem kanamaları yaşamış erişkin hastalarda ortopedik sorunların sürdüğünü söyledi. Bu nedenle hemofili hastalarına yönelik ameliyatları yapabilecek uzmanlaşmış merkezlerin sayısının artırılması gerektiğini belirten Kavaklı, "Hayat boyu devam eden hastalıkta, daha önceki yıllarda imkanlardan yeteri kadar faydalanmayıp son yıllarda bu gelişmeden faydalanan hastalarda daha önceki eklem problemlerinin bir bölümü devam ediyor. Ve bunların ortopedik ameliyatlara ihtiyacı var. Şu anda yeni tanı koyduğumuz 5-10 yıldakiler çok sağlıklı gidiyor, hiçbir eklem kanamaları olmadan. Ama şu anda yaşı 15-20-30 olanlarda eskiden kaynaklanan eklem problemleri var" dedi.
Türkiye'de bu ameliyatların daha çok İstanbul Üniversitesi ve Ege Üniversitesi'nde yapıldığını ifade eden Kavaklı, "Türkiye'nin her yerinden gelen hastaların ameliyatlarını yapmaya çalışıyoruz ama bu tabii 80 milyonluk bir ülkede yetmez. Demek ki daha kapsamlı hemofili merkezlerinin de sayısının artması lazım" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de 120 bin kişilik bir topluluğa hitap ediyor"
Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili hastalığına Türkiye'de 10 binde bir rastlandığını söyledi. Tanı konulamamış hastalar, yurt dışına göç etmiş aileler ve diğer kalıtsal kanama bozuklukları da dikkate alındığında çok daha geniş bir topluluğun söz konusu olduğunu belirten Zülfikar, "Sadece hemofili A değil, B'si, Von Willebrand'ı ve diğerlerini topladığınız zaman bu yaklaşık 120 bin kişilik bir kitleye hitap ediyor" dedi.İHA

BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Şubat ayından bu yana Kurumun yürüttüğü faaliyetleri değerlendirdi

20.05.2026 19:50:00 / Güncelleme: 20.05.2026 19:54:22
Haber Merkezi
BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık
BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı. Türk basınının dijital dönüşümüne rehberlik eden, genç iletişimcileri sektörün mutfağıyla buluşturan ve medyadaki küresel değişimi doğru okumaya çalışan yoğun bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını belirten Çay, toplumsal hafıza açısından anlamlı bir çalışma olan '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi'ni 7 bölgeyi temsilen, 7 üniversite ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

Milletimizin demokrasi mücadelesini ve hafızasını genç kuşaklara aktardık

Genel Müdür Çay, 'Hafızayı Koru, Hakikati Yaz' temasıyla düzenlenen etkinlikte iletişim fakültelerinde öğrenim gören geleceğin gazeteci adaylarıyla sektörün deneyimli isimlerini buluşturduklarını kaydederek, "Öğrencilerimiz kriz ve afet haberciliğinden doğrulama mekanizmalarına; etik yayıncılıktan medya sorumluluğuna kadar geniş bir yelpazede eğitimler alarak edindikleri bilgileri pratiğe dökme imkânı buldu. Yalnızca akademik bir eğitim faaliyeti yürütmekle kalmadık; aynı zamanda milletimizin demokrasi mücadelesini ve hafızasını diri tutacak bir medya bilincinin genç kuşaklara aktarılmasına öncülük ettik" şeklinde konuştu.

Basın İlan Kurumu ile üniversiteler arasında kurulan iş birliklerine değinen Çay, İstanbul, Anadolu ve Sakarya Üniversiteleriyle kuramsal bilgi ile sektörel tecrübeyi buluşturacak adımlar attıklarını dile getirdi. Genel Müdür Çay, bu kapsamdaki bir diğer önemli çalışmanın da 'genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunma ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırma' hedefi doğrultusunda iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik başlatılan staj programı olduğunu hatırlatarak, "Türkiye'nin dört bir yanından 150'ye yakın öğrencimizin başvurusunu aldık.

Genel Müdürlük ve 16 Bölge Müdürlüğümüzün dâhil edildiği programla genç meslektaşlarımıza medya mevzuatını, resmî ilan sisteminin işleyişini ve kamusal yayıncılık bilincini yerinde tecrübe edebilecekleri bir zemin hazırladık" ifadelerini kullandı.



'Dijital telif' konusunun takipçi olmaya devam edeceğiz

"Bugün yayıncılarımız; büyük fedakârlıklarla içerik üretmekte, kamuoyunu doğru bilgilendirmekte ve dijital dünyanın veri akışını beslemektedir" diyen Çay, yayıncıların ürettiği içeriklerin doğurduğu ekonomik değerlerin küresel teknoloji platformlarının tehdidi altında olduğunu söyledi. Genel Müdür Çay, internet haber sitelerinin algoritmik baskılara karşı korunması, özgün içerik üretiminin teşvik edilmesi ve dijital telif mekanizmalarının hukuki olarak güçlendirilmesi gerektiğini her platformda vurguladıklarını; bu konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Eskişehir, Tekirdağ ve Konya'da düzenlenen bölgesel basın buluşmalarında 10 farklı şehirden 98 gazete ve internet haber sitesinin temsilcisiyle bire bir görüşme fırsatı bulduğunu aktaran Genel Müdür Çay, "Bu istişare toplantıları sayesinde yerel basının çözüm beklediği temel başlıkları, dijital dönüşüm süreçlerine dair fikirlerini, nitelikli insan kaynağı ihtiyacını birinci ağızdan dinledik. Türk basınının sesine kulak veren ve yapıcı çözümler üretmeye odaklanan kurumsal duruşumuzu, yaptığımız buluşmalarda bir kez daha vurgulamış olduk" açıklamasında bulundu.

İlan ve reklamlarda önemli oranda artışlar gerçekleşti

Basın İlan Kurumu Bölge Müdürlüklerinin faaliyetlerini büyük titizlikle yürüttüklerini belirten Çay, Kurumun taşra teşkilatıyla yaptıkları istişareler ve personelin özverisiyle 2026 yılının ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre resmî ilan adetlerinde ortalama yüzde 17, reklam adetlerinde ise yüzde 13 oranlarında artış sağlandığı bilgisini paylaştı.

Çay, artışların ilan tutar bazında yüzde 45, reklam tutar bazında ise yüzde 64 oranlarında gerçekleştiğini bildirdi. Çay, şöyle konuştu: "Kamu kurum ve kuruluşlarıyla basın kuruluşlarımızın desteklenmesi için yaptığımız çalışmaların ne denli önemli olduğunu da böylelikle görmüş olduk. Sektörümüzün tüm bileşenlerinin sürece verdiği destekler de bir o kadar kıymetlidir."



241 milyon TL tutarında krediye onay verdik

Basın sektörünün kredi ve kefalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Garanti Fonu ile Ocak ayında yapılan protokol kapsamında pek çok medya kuruluşunun kredi imkânına kavuştuğunu ifade eden Çay, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulunun 20 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla süreli yayınların talepleri doğrultusunda 241 milyon TL tutarında krediye onay verdiğini aktardı. 

Mesleki gelişim ve eğitim faaliyetlerini taşraya yayarak sürdürdüklerini kaydeden Çay, Kurumun denetim ve rehberlik fonksiyonu gereğince İzmir, Trabzon, Antalya ve Van Bölge Müdürlüklerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen bölgesel uygulamalı mevzuat eğitimlerinde basın kuruluşlarını bilgilendirdiklerini söyleyerek, yıl genelinde de bu programların devam edeceğini bildirdi.

Genel Müdür Çay, Gaziantep ve Eskişehir'de düzenlenen 'Dijital Habercilik ve Yapay Zekâ Eğitimi Programı'na kurumsal paydaş olarak destek verdiklerini; yapay zekâ teknolojilerinin medya üzerindeki dönüştürücü etkilerini, haberciliğin evrilen üretim süreçlerini ve yeni nesil iletişim pratiklerini sektörün aktörleriyle birlikte mercek altına aldıklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurulu'nun 22 Mayıs 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

İstanbul’da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da etkili olan ani sağanak yağış ve yerel dolu geçişleri megakentte hayatı olumsuz etkiledi

20.05.2026 16:06:00
Haber Merkezi
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul'da sağanak yağış etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, ani sıcaklık düşüşüyle birlikte yağışlar bazı ilçelerde yerini doluya bıraktı.

Başakşehir, Bağcılar, Esenler, Küçükçekmece ve Zeytinburnu başta olmak üzere birçok noktada şiddetli yağış görüldü.

Ana arterlerde ve ara sokaklarda kısa sürede oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Yağmura hazırlıksız yakalananlar bina altlarına ve dükkan tentelerine sığındı. Yağış nedeniyle ulaşımda da aksamalar oldu.

Avrupa Yakası'nda hayatı durma noktasına getiren hava dalgası, Anadolu Yakası'nda daha hafif hissedildi. Üsküdar, Kadıköy ve Ümraniye çevrelerinde yağışlar hafif geçişler şeklinde görüldü. Yağışın ardından gökyüzünde beliren gökkuşağı ise vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi.

Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman açıklamalarına çevrildi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pütürge fayına dikkat çekerek bölgede enerji akışının yön değiştirdiğini söyledi

20.05.2026 13:35:00
Haber Merkezi
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte gerçekleştiği açıklanırken, bölgede yaşanan sarsıntılar kamuoyunda yeni bir büyük deprem endişesini gündeme taşıdı.

Şener Üşümezsoy'dan Pütürge uyarısı
Deprem sonrası değerlendirmelerde bulunan yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Üşümezsoy, 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremini hatırlatarak kırılmanın Pütürge yönüne ilerlediğini ancak Doğan Yol kesiminde stresin tam anlamıyla boşalmadığını söyledi.
Uzman isim, 6 Şubat depremlerinin ardından Pütürge masifinin kırılmayan ve dirençli kalan bölgelerden biri olduğunu ifade etti.

'Bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var'
Fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli bulunduğunu belirten Üşümezsoy, enerji birikiminin uzun süredir devam ettiğini dile getirdi.
Üşümezsoy'a göre ana fay hattındaki kilitlenme nedeniyle enerji farklı kollara yöneliyor.
'Bağdat Caddesi tıkanınca trafik ara sokaklara sapıyor'
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fay hareketlerini günlük yaşamdan verdiği örnekle anlattı.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"Bağdat Caddesi'nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge'deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt'taki küçük faylara yöneldi."
Uzman isim, bölgede yaşanan küçük sarsıntıların ana fay yerine yan kollarda meydana geldiğini belirtti.
Yeşilyurt ve Battalgazi'de hissedilen küçük depremlerin büyük enerji boşaltımı yaratamayacağını söyleyen Üşümezsoy, bu fayların sürekli küçük sarsıntılar üretse de ana kırılmayı temsil etmediğini ifade etti.
Üşümezsoy, bu durumu "yan sokakların depremi" olarak tanımladı.

'Haritaya bakıp konuşuyorlar'
Açıklamalarında bazı deprem uzmanlarını da eleştiren Üşümezsoy, sadece haritalar üzerinden yapılan yorumların doğru olmadığını savundu.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı'yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller."

'Malatyalılar müsterih olsun'
Fay hatlarındaki enerji dağılımını insan vücudundaki damar sistemine benzeten Üşümezsoy, küçük fayların büyük enerji üretmeyeceğini belirtti.
"Kılcal damarlar hayat kurtarır" benzetmesini yapan uzman isim, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” dedi
 

20.05.2026 13:26:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün, Samsun'da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünü geride bıraktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcuların da bulunduğu 200'ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını ifade etti.

Cumartesi günü ise Kocaeli'de, Kocaelispor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak oldular. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı. Heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ye akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'deki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik."

Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlara gönül kapılarını açtıklarını anlatan Erdoğan, "Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca, daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını dile getirdi. Merhum Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözünü aktaran Erdoğan, gençliğe yüz çevirmenin geleceğe yüz çevirmek anlamına geldiğini söyledi.

Terörsüz Türkiye süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni başarılara, zaferlere imza atacağız."

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Batman merkezli 17 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli gözaltına alındı

20.05.2026 10:00:00
AA
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen "kara paraların" çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.

143 şüphelinin 19 milyar 300 milyon lirayı aşkın işlem hacmi gerçekleştirdikleri belirlendi.

18 Mayıs'ta Batman, İstanbul, Kocaeli, Antalya, İzmir, Balıkesir, Zonguldak, Konya, Adana, Aydın, Erzurum, Siirt, Adıyaman, Zonguldak, Sivas, Ağrı ve Diyarbakır'da 200 ekip ve 700 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 121 şüpheli yakalandı.

Bu kişilerin ikametlerinde yapılan aramalarda bazı dijital materyale el konuldu, 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

22 şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. 

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.