logo
30 MART 2026

24 yaşındaki Dilara'nın öldüğü cinayetin sanığı hakim karşısında

Zonguldak'ın Gökçebey ilçesinde yüksek sesle müzik dinleme ve araç park etme meselesi yüzünden çıkan tartışmada komşusu Dilara Yıldırım'ı bıçaklayarak öldüren, Faruk B.'yi ise yaralayan tutuklu sanık Serdar S. ilk kez hakim karşısına çıktı

27.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 27.03.2026 15:12:39
İHA
24 yaşındaki Dilara'nın öldüğü cinayetin sanığı hakim karşısında
24 yaşındaki Dilara'nın öldüğü cinayetin sanığı hakim karşısında
Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Serdar Subaşı, müşteki Faruk B., olayda hayatını kaybeden Dilara Yıldırım'ın annesi Yeliz Yıldırım (SEGBİS) yöntemiyle katılırken, taraf avukatları ve tanıklar da hazır bulundu.

Hakkında 'kasten öldürme', 'mala zarar verme' ve 'kasten yaralama' suçlarından dava açılan sanık Serdar S., mahkemedeki savunmasında olayın planlı olmadığını ve cinayet kastıyla hareket etmediğini öne sürdü.



"Babamı ortalarına almışlardı, amacım korkutmaktı"

Geçen yıl 28 Eylül günü yaşanan olayda gece saatlerinde 4 aylık bebekleri uyuduğu için eşiyle terasta oturduklarını ve orada uyuyakaldığını anlatan sanık savunmasında olay anını şu sözlerle anlattı:

"Saat 03.00 sıralarında yüksek sesli müzikle bir araç geldi. Camdan baktığımda sürgülü kapımızın önüne, araçlarımızın çıkışını kapatacak şekilde park ettiğini gördüm. Araçtan inen Faruk'un elinde açılmamış bira şişeleri vardı. Yabancı olduğu için 'Hayırdır kime bakıyorsun'' diye seslendim. Bana ağır küfürlerle karşılık verdi. Eşim beni tuttu, evden çıkmamı engelledi. Tekrar camdan baktığımda Faruk'un yanında Dilara'yı gördüm. Aşağıdan bana ve eşime yönelik küfürlerine devam ettiler. Alt kata indim, annem çıkış kapısında durup beni engelledi. Daha sonra seslerin çoğaldığını fark edip balkondan baktığımda babamın dışarı çıktığını gördüm. Babamı ortalarına almışlardı. Önde Faruk, arkasında Dilara vardı ve küfür ediyorlardı. Faruk babama yumruk sallıyor, bir yandan da elini sol cebine atıyordu. Bunu görünce alt katta babamın evinden mutfaktan bir bıçak alıp dışarı çıktım. İlk önce kapımızı kapatan Faruk'un arabasının sol ön lastiğini kestim. Faruk lastikleri patlattığımı görünce bana yumruk atmaya başladı ancak sarhoş olduğu için isabet ettiremedi. Elimdeki bıçağı korkutmak amacıyla salladım, bel tarafına geldi. Öldürme niyetim olsa üst kattan bıçağı alıp inerdim, amacım sadece korkutmak ve saldırısını önlemekti."



"Çömelik vaziyetteyken arkamdan saldırıp tırmaladı"

Faruk B.'nin kaçması üzerine sinirine hakim olamayarak aracın arka lastiklerini de kestiğini belirten sanık Serdar S., Dilara Yıldırım'ın ölümüne neden olan anları ise şöyle aktardı:
"Lastikleri kesmek için çömelik vaziyetteydim. Arkamdan birisi bana tokat ve yumruk atıp ensemi, boynumu tırmalamaya başladı. 'Seni öldüreceğim' diyerek hakaret ediyordu. Baktığımda Dilara olduğunu gördüm. Çömelik olduğum için bir anda kalkamadım. Elimde büyük bir bıçak varken sert bir şekilde sola doğru döndüm. Bana doğru hamle yapınca o esnada yaralanmış. Ardından geri çekilip evinin olduğu sokağa doğru yürüdü. Evime girdikten sonra eşimi kontrol etmesi için gönderdim. Eşim Dilara'nın yaralandığını ve karnından kan geldiğini söyleyince hemen 112'yi aradım. Ambulans gecikince ikinci kez aradım, muhtara haber verdim. Hiçbir şekilde Dilara'ya karşı husumetim yoktu. Arkamdan saldırdığı sırada aniden dönünce kazaen yaralandı, o an bıçaklandığını anlamadım bile. Pişmanım, tahliyemi talep ediyorum."



"Bıçağı görür görmez kaçmak istedim beni sırtımdan bıçakladı"

Olayda sırtından bıçaklanan ve aracında maddi hasar oluşan müşteki Faruk B. ise sanığın iddialarını reddederek şikayetçi oldu. Faruk B. ifadesinde, "Hastaneden çıkıp kız arkadaşımı evine bırakmak için sokağa girdim. Yol bozuk olduğu için evin önüne kadar çıkamadım, sanığın evinin karşısına aracı park ettim. İnene kadar sanığı görmedim. Bana laf atıp küfür etti. Arabaya binip uzaklaşmak istedim ancak babası dışarıdaydı ve kız arkadaşımın kafasına vurdu. Arabadan inip aralarına girdim. O esnada Serdar balkondan atlayıp yanımıza geldi. Bıçağı görür görmez kaçmak istedim ama beni sırtımdan bıçakladı. Sonrasında aracımın lastiklerini kesti. Ben olay yerinden ayrılırken Dilara ayaktaydı, hiçbir sıkıntısı yoktu. Bıçaklansa fark ederdim. Aracımda yüksek sesle müzik çalmıyordu. Şikayetçiyim" dedi.

Duruşmaya SEGBİS bağlantısıyla katılan maktul Dilara Yıldırım'ın annesi Yeliz Yıldırım ise olay günü evde olmadığını ancak evdeki güvenlik kamerası kayıtlarını jandarmaya teslim ettiklerini söyleyerek, "Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum" şeklinde konuştu.

Duruşmada tanıklar da dinlendi. Bazı tanıklar Dilara Yıldırım'ın vücudunda kan görmediklerini söyledi. Duruşmada güvenlik kamera kayıtları izlendi. Dilara Yıldırım'ın önce eve geldiği sonrasında dışarı çıktığı, bir yakınının "Kalk Dilara" diye bağırdığı, arbede sırasında küfürleşmelerin yaşandığı, bir kişinin de Faruk B.'ye yönelik "Bin arabaya git" dediği tespit edildi.
Cumhuriyet Savcısı sanığın tutukluluk halinin devamını talep ederken bir sonraki celse de mütalaa açıklanacağı taraflara tebliğ edildi. Mahkeme heyeti, Faruk B.'nin aracındaki maddi zararın giderilmesi için sanık tarafına süre verdi. Sanık Serdar S.'nin tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, savcılık mütalaasının hazırlanması için duruşmayı ileri tarihe erteledi.

Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesinde aşırı yağışlar sebebiyle taşan dere yüzünden yol trafiğe kapatıldı

30.03.2026 13:44:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:47:16
İHA
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Gemlik'te bulunan Muratoba mahallesini Katırlı mahallesine bağlayan köprü aşırı yağışlar nedeniyle ulaşıma kapandı.



Gemlik bölgesinde 2 gündür aralıksız olarak devam eden yağışlar sonrası derelerdeki su debisi yükselirken, yetkililer vatandaşları uyararak dere kenarlarından uzak durmalarını istediler.



Kaymakamlık ve jandarma yetkilileri bölgede tedbir alınmasını sağladılar.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak

İçişleri Bakanlığı sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacağını ve erteleme olmayacağını bildirdi

30.03.2026 11:39:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:31:19
İhlas Haber Ajansı
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
İçişleri Bakanlığı Basın Müşaviri Hasan Öymez, trafik kanunuyla ilgili yapılan düzenlemeler hakkında, "Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak, erteleme yok" ifadelerini kullandı.

Öymez, trafik kanunundaki düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kanuna aykırı kabul edilen plakaları değiştirme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Öymez, şu ifadelere yer verdi:

"Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak. Erteleme yok. Hatalı da olsa TŞOF'tan alınmış plakalara ceza yazılmayacak. Süreç içinde değiştirilmeleri sağlanacak. Multimedya ekranlar ve hoparlör-ses sistemlerine ilişkin standartlar ise yakında duyurulacak olan yönetmelikle belirlenecek."

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:29:47
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması
 
Bu arada Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, 4 belediye personelinin gözaltına alınmasına ilişkin, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" dedi.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit

Kuzey Marmara Otoyolu’nda polis servis minibüsünün karıştığı kazada 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru yaralandı

30.03.2026 10:24:00
İHA
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda polis servis minibüsü kaza yaptı. Kazada 1 polis şehit oldu, 16 polis yaralandı.

Olay, sabah saatlerinde Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yaşandı. Yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçtu. Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi, itfaiye ve polis sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin müdahalesiyle çevre hastanelere kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul Valiliği'nden açıklama

İstanbul Valiliği'nden kazaya ilişkin yapılan açıklamada, "30.03.2026 Pazartesi günü saat 09.00 sıralarında polis memurlarını taşıyan servis aracı, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı noktasında bariyerlere çarpmıştır. Kazada ilk belirlemelere göre 1 polis memurumuz şehit olmuş, 1'i ağır 16 polis memurumuz ise yaralanmıştır. Yaralı polis memurlarımız çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır" denildi.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Sessiz tehlike ağızda başlıyor!


 
Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini?

28.03.2026 14:40:00
MURAT ÇORBACI
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? "Basit bir diş eti kanaması" denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı.
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.

3. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin.

5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.

6. Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.
7. En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.