3 şeyin şakası olmaz
Muhterem Hocam! Şahadet, amelin de bir göstergesi oluyor. Bunu İfade buyurdunuz. O zaman şahadet bir kere de söylenip geçilen bir şey değil, diyebilir miyiz? Şahadet burada bir zikir olarak algılanabilir mi?
Haber Merkezi





"Çok güzel bir tespitte bulundunuz. Zaten imanın tazelenmesi diye bir olay var. Hem bunu yapıyor, hem de bunu vücut ikliminde ispatlıyorsunuz. Bir insanın vücut ikliminde onu ispatlaması, hatırlaması demektir. Kimi? Allah'ı hatırlamasıdır. Allah'ı hatırlamanın adı da zikrullahtır. İmanı tazelemek, şahitliği bol bol yapmak anlamındadır.
Enteresandır, iman etme konusuyla ilgili olarak Cenab-ı Hak, Kur'an'da fevkalade bir mahiyetle, sıfatla beyan buyuruyor: "Etlaha" yani "felah buldu, kurtuldu." Nereden kurtulma söz konusu? Malum, nardan, ateşten kurtuluyor. "Kim kurtuluyor?" sorusunun cevabı; "El mü'minun/inananlar kurtuldu." (Mü'minun; 11)
Kurtuluşun birinci şartı imandır. Bunun dışında insan çok şey yapsa ve fakat bu maddeyi (bilerek ya da bilmeyerek) ihlal etse, kurtulması mümkün değildir. Onun için İslam'da bazı şeyler vardır ki, şakası bile olmaz.
Malumunuz; iman konusu, nikah konusu, talak konusu bu cümledendir. Yani bir insan şakadan inkar etmiş olsa, inkarı sahihtir.
"Ama efendim, ben bunu şakadan söyledim!" Bu işin şakası olmaz. Talak konusu da böyledir, nikah konusu da böyledir. Hülasa bazı şeyler var ki, insanların bunlarda ciddiyetini her an koruması lazım.
Bunların başında iman gelir. İman konusunu çok ciddiye almamız lazım. Sahabe, imandan sonra küfre düşmektense ateşe düşüp yanmayı daha iyi kabul ederleri.
Kurtuluşa erenlerin amelleri
Cenab- ı Hak, "Muhakkak ki inananlar kurtuldu, kurtuluşa erdi" buyuruyor. Bu ayette Cenab-ı Hak devamla kurtulan insanların yaptıkları amelleri de sıraya koyuyor: "Onlar ki namazlarını huşu içinde kılarlar..." (Mü'minun; 2).
Kurtulmuş insanın ilk icraatı neymiş? Namazmış. "Efendim; ben inanıyorum ama namazımı kılmıyorum." O halde yanlış yapıyorsun. İnandığın şeyin ispatı için, senin o namazı ikame etmen farz-ı ayındır, farzdır.
"Efendim; benim hiç noksanım yok. Hatam da yok. Vebalim de yok. Günahım da yok." Namaz kılmadığın halde böyle bir iddiada bulunuyorsan, sana, "yanlış yapıyorsun" derim.
Cenab-ı Hak, Kur'an'ında münafıklar için şöyle buyuruyor: "...Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allah' ı pek az zikrederler." Sanki onların sırtında bir yük vardır; böyle kalkarlar. "Bir de Allah'ı az zikrederler." Bu, Allah korusun, münafıklığın alametidir." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hikmetin sırları eseri)















































































